Gürsel Tekin, Halk TV'nin yayın konuğu oldu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 23 Kasım 2015 tarihinde Halk TV'nin yayın konuğu oldu ve gündemi değerlendirdi.

Lale Özan Arslan: Stüdyomuzda CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin var. Sayın Tekin hoş geldiniz.
Gürsel Tekin: Hoş bulduk. İyi yayınlar diliyorum.

Lale Özan Arslan: Teşekkür ederim. Hemen CHP ile başlamak istiyorum. İç siyasete geçeceğiz ama kurultayla ilgili tartışmalar devam ederken açıklama geldi. 16 -17 Ocak'ta yapılacak Ankara'da. Ancak parti içinde tepkiler de var özellikle adaylıkta adı geçenlerden. Kurultayla ilgili süreci bir anlatırsanız, hem vatandaşlar bilgilensin izleyenler hem de merak edenler.
Gürsel Tekin: İzin verirseniz önce, Sayın Genel Başkanımız seçimden sonra kurultay talebi olan arkadaşlarımızla ilgili, arkadaşlarımızı incitici herhangi bir cümle kullanılmasın. Bu demokratik bir yarıştır. Bu yarışta bütün arkadaşlarımız yarışabilmeli ve bu konuda da hepiniz destek olun, yardımcı olun dedi. Olabildiğince bugüne kadar kırıcı bir dil kullanmamak için özen gösterdik. Bugün bir mesaj geçmişler; Genel Sekreter Gürsel Tekin'in dünkü açıklamasını dikkate almayın. Şimdi ben anlıyorum yani arkadaşlarımız bu mektebe sonradan dâhil olmuş olabilir ama ben Cumhuriyet Halk Partisi mektebinde büyüyen bir insanım. Bu partinin önemi şu, elbette tartışılabilir neden iktidar olunmuyor müzakere edilebilir ama yaşayan tek siyasi partidir. 1946'dan sonra 400'ün üzerinde siyasi parti kurulmuş, bugün hiçbir tanesi yok ama çok şükür bu mektep bugün de vardır yarın da var olacaktır. Bu ne Gürsel Tekin'le vardır ne Ahmet'le ne Mehmet'le. Hep var olacaktır. Bu çok kırıcı bir üsluptu bunu şiddetle reddediyorum. Hele bize böyle sonradan gelip de partinin tüzüğünü öğretenlere daha ağır cümleler kullanmak istemiyorum. Hatta dönemin MYK'sında olan arkadaşlar çok iyi bilir. Biz yerel seçimlerden sonra kongre takvimini başlatacaktık. O tartışmaların içinde olan arkadaşlarımız da vardı. Israrla takvimi başlatmamız gerek diyen şahıs da benim. Bugün sözde muhalefet olan arkadaşlarımız bu yönetimde olduğunda Sayın genel Başkanımıza hangi önerileri getirdi de Sayın Genel Başkanımız yapmadı ya da hangi eleştirileri getirdi de Sayın Genel Başkanımız kabul etmedi. Eğer siyaseti seçilemedim, bu dönem yokum gibi bir mağduriyet üzerine oturtmaya çalışırsanız böyle bir siyaset olmaz. Siyaseti doğru bir zemin üzerine oturtacaksınız. Bu takvim başladı, sonra seçim takvimi başladı. Seçim takviminden önce biz kongre takvimi başlatmıştık aslında. Kongre takvimi yürüyordu. Seçim takvimi başlayınca kongre takvimini dondurmak zorunda kaldık. Bu takvime baktığınızda, takvime göre salon tutacağız biliyorsunuz bu salonlar her gün boş olan salonlar değil. 16- 17'ye denk düştü biz de takvimi açıkladık. Bunun hukukla tüzükle ne alakası var.

Lale Özan Arslan: Bu arada bu eleştiri de Sayın Umut Oran'dan geldi onu da söyleyelim.
Gürsel Tekin: Kimden gelirse gelsin, derslerini çalışacaklar. Ben anlıyorum onları sonradan dâhil olmuş olabilirler önemli değil. Ama bu okulun terbiyesini herkes alacak, kimse kusura bakmasın. 32 yıldır şerefle bu okuldayım. Ben de çeşitli dönemlerde parti içerisinde muhalefet olan ve bunu parti içinde yüksek sesle söyleyen bir insanım. Hiçbir gün herhangi bir arkadaşımı basın yoluyla, parti büyüklerimi basın yoluyla tartışan bir insan değilim. Partimizin kültürü buna asla izin vermez. Hangi arkadaşlarımız iddiaları varsa, sıkıntıları varsa gelecekle ilgili vizyonları varsa gelecek, işte çarşamba günü parti meclisi var. Sayın Genel Başkanımız 15 saat parti meclisi toplantısı yapıyor. Rahatlıkla herkes düşüncelerini söyleyebilir. Bir başka şey daha söylemek istiyorum. Zaman zaman televizyonlarda izliyoruz. Türkiye'nin bir sürü sorunları varken, bütün televizyonlar söz konusu Cumhuriyet Halk Partisi olunca tartışmak için çok önemli alanları da açıyorlar. Acaba Sayın Kılıçdaroğlu neyi eksik yaptı? Mesela şu denilebilir, çalışmadı denilebilir, doğru dürüst projeleri yoktu denilebilir. Çeşitli bir gerekçeye dayandırabilirsiniz. Hiçbir gerekçe yok. Yedi tane genel başkanla çalışan bir siyasetçiyim. Rahmetli Erdal İnönü ile başladım Kemal Bey ile beraberim şu anda. Yedisi de çok pırıl pırıl insanlar. Bilgi birikimleriyle, dürüstlükleriyle, devlet adamlığı kimlikleriyle... Bu sadece böyle bir lider tartışması olsaydı yedi tane lideri boşuna değiştirmemiş olurduk. Ve sürekli parti içi tartışma. Parti içerisinde birbirimize kırıcı cümleler söyleyerek biz bu partiyi büyütemeyiz. Sayın Genel Başkanımız olağanüstü bir alan açtı. Herkesin kendisini ifade edebileceği önseçimin olabileceği bir alan yarattı. Şimdi bu alandan kaynaklı bir disiplin ve entegrasyon sorunu yaşandığını görüyorum. Ama hepimizin dikkatli olması lazım. Hiç kimse unutmamalı, Türkiye'nin zor dönemlerinde rey ile ölçülemeyecek kadar kıymetli bir partiyiz. Bakın daha yeni seçim oldu. Seçmenin %86'sı oyunu verdi. Aynı seçmene geçen hafta bir kamuoyu yoklaması yapılmış. İtibar konusunda en son sırada siyaset var. Siyasetin bu kadar çürüdüğü bir dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin daha diri durması lazım. Elbette eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarını işleteceğiz. Şu anda beni ekranda izleyen arkadaşlarımız bilir, 5 yıldır MYK'dayım. O MYK'da acımasızca eleştiri yapan da tek insan benim, kusura bakmasınlar. Ama bir gün de Sayın Genel Başkan 'niye bu eleştirileri yapıyorsun' diye beni ötelememiştir.

Lale Özan Arslan: Yani bu konuda bir sıkıntı yok, Sayın Kılıçdaroğlu her türlü eleştiriye açık.
Gürsel Tekin: Efendim yerel seçim döneminde, Sayın Oran komisyonun üyesiydi. Karar mekanizmasına baktığınızda olumlu ya da olumsuzluk içerisinde sayın arkadaşımız, sevgili kardeşimiz Umut Bey'in de kararları var, imzası var. Ve ilk kez bir genel başkan komisyona bu kadar yetki veriyor. Şimdi tüm bunlara baktığımızda hepimiz kendimizi gözden geçireceğiz. Elbette sosyolojik olarak kendimizi gözden geçirmemiz gereken, tartışmamız gereken her şeyi yapmalıyız. Şimdi iki tane araştırma var. Bir tanesini size ifade ettim, siyasetin ne kadar çürüdüğünü, ne kadar itibarsız bir duruma geldiğini. İkincisi seçmene soruluyor; hangi siyasi partinin projelerini ve programını beğeniyorsunuz? %65 Cumhuriyet Halk Partisi. Bu projeler sadece toplumun %65'ini etkileyen projeler değil aynı zamanda bizim dışımızdaki siyasi partileri de çok etkilediği için her üç parti de Cumhuriyet Halk Partisi'nin projelerini kendi programlarına aldılar. İktidar partisinde bugün emekliler, taşeronlaşma ya da asgari ücret tartışılıyorsa bu Cumhuriyet Halk Partisi'nin projeleridir. Demek ki proje konusunda sorun yok, lider konusunda çalışma sorunu yok. Nerede sorun var? Açık söylüyorum, 32 yıldır bu yuvada olan birisi olarak söylüyorum, örgütsel olarak sadece bizim açımızdan değil dünya değişiyor. Bizim şu andaki örgütsel yapımız 50 yıl önce planlanmış bir örgütsel yapı. Şimdi dünya değişti, çağ değişti, teknoloji her şeyin önüne geçti. Bu yapısal değişikliği maalesef yapamadık.

Lale Özan Arslan: Neden?
Gürsel Tekin: Yapamadık, seçimdi, şuydu buydu. Doğrusu ben Gürsel tekin olarak da kendimi sorumlu hissediyorum. İstanbul'daki uygulamayı maalesef Ankara'ya taşıyamadık. Gücüm yetmedi. Özeleştiri yapmak zorundayız. İki, siz her ne kadar öteki insanlarla siz ötekileştirmemiş olsanız bile o kendini sizden öteki olarak görüyorsa bunu da bir gözden geçirmeniz lazım. Bizim sorunumuz eli öpülesi büyük şehirlerde bizim CHP seçmenimiz değil. Burada bir sıkıntı yok. Onlar inanın bizden daha sorumlu davranıyorlar. Sokakta sürekli şununla karşılaşıyorum: 'Aman parti içi tartışma yaratmayın.' Çünkü bizim seçmenin ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum. Oy kullanırken Türkiye'nin geleceği, cumhuriyetin değerleri için oy kullanıyor. Bu kadar hassas bir seçmenin karşısında yöneticilerin de en az seçmen kadar hassas davranması lazım. Tabi kısa süre içerisinde seçmen algısını değiştirmek de çok zordur. 81 ili iki kez dolaşmış bir siyasetçiyim. Herkesle çok iyi ilişkilerim var. Ama ne yazık ki geçmiş dönemlerdeki siyasal sürecin yaratmış olduğu sıkıntılar, 90'lı yılların yaratmış olduğu kırılganlık Doğra, Güneydoğuda, Orta Anadolu'da müthiş bir şey oluştu. İnşallah kurultaydan sonra ilk işimiz, evet CHP'nin projelerine, bilgi birikimine çok güveniyorum diyen %65'e kendimizi anlatacağız. Elbette bizim de eksiklerimiz var, yanlış uygulamalarımız elbette vardır. Ama bütün bunları bir aile içerisinde bir mutfakta çözmek mümkün. Sürekli bizlere hakaret eden gazeteler, başta Sayın Oran gibi çok yakinen tanıyorum kişi olarak da kendisini çok seviyorum. Neredeyse büyük bir iftirayla sanki bir kumpasla Sayın Erdoğan'ın kızına suikast yapacakmış gibi ağır bir iddiayla manşetlerine taşıyan gazeteler şimdi arkadaşlarımızı manşetlerine taşıyor, "acaba CHP'yi nasıl karıştırabiliriz" diye. Hiç kimsenin gücü CHP'yi karıştırmaya yetmez.
İç hesaplaşmalarımız yapacağız, birbirimizi acımasızca eleştireceğiz ama o salondan kol kola çıkacağız. Bizim kültürümüz bunu gerektirir.


Lale Özan Arslan: bunun nedeni nedir Sayın Tekin? Parti içinde yaşananlar dışarıya sızıyor. Diğer partilerde bunu görmüyoruz diyebiliriz.
Gürsel Tekin: Diğer partilerde de var da diğer partileri dövmenin bedeli ağırdır. Parlamento kulislerinde zaman zaman gazeteci arkadaşlarımızda konuştuğumuzda da AKP içindeki sıkıntıların ne kadar net olduğunu hepimiz görüyoruz ama kimse yazamıyor. Mesela şimdi tek başına iktidar olmuş bir siyasi partinin bir haftadır bakanlar kurulu neden açıklanamıyor? Söz konusu AKP olunca bedeli çok ağır oluyor. Söz konusu CHP olunca hiçbir bedeli yok istediğinizi yazabilirsiniz. Bir siyasi parti yöneticisi, hangi siyasi parti olursa olsun ister AKP, ister MHP, hele CHP... CHP'de aile içindeki sorunları kim sızdırıyorsa o bir kere insan değildir. Partililiğini yok sayıyorum. CHP'li kimliği taşıyan bir insanın aile içindeki sorunları dışarı vermesi bir CHP'li kimliğine asla yakışmaz ama CHP'liliğinde ötesinde aşağılıkça bir şeydir. Özetleyeyim, bizim sorunumuz yok. Kongre takvimimiz uzun süredir başladı. Bitim tarihi 16- 17 Ocak'ta. 16- 17 Ocak'ta salon uygun olduğu için salonumuzu kapattık. Bütün arkadaşlarımız gelirler, en demokratik şekilde yarışırlar. Hiçbir tereddüt yok. En ufak bir sıkıntı olursa bunun garantisi de biziz. Biz böyle bir partiyiz. Ama biz birbirimizi üzerek..."Bunu ciddiye alma...", mesaj göndermiş. Ben partinin Genel Sekreteriyim. Bireysel olarak Gürsel Tekin'i ciddiye almayabilirsiniz, hiç önemli değil. Siz beni ne kadar ciddiye alırsanız ben de sizi o kadar ciddiye alırım. Ama partinin kurumsal kimliğini ciddiye almıyorum demek bir parti edebine hiç yakışmıyor.

Lale Özan Arslan: Yaptığınız özeleştirilerden şunu anlıyorum ki, en son seçim 1 Kasım 2015'te gerçekleşti. Bunun sonucuna ne genel başkanın ne de projelerin neden olduğunu düşünmüyorsunuz. Bunlarla ilgili bir sorun yok, örgütlerle ilgili bir sıkıntı var.
Gürsel Tekin: Elbette tabi bizim de yönetsel olarak eksikliklerimiz vardır. Sosyolojik olarak yapılması gereken siyaseten çok ciddi şeyler vardır.  Biz görmüyor olabiliriz. Çok çaplı bir araştırma yapılıyor. Hatalarımız eksiklerimiz nelerdir, neden öteki seçmenlere ulaşamamışız? Bu kadar kıymetli projelerimiz olmasına rağmen seçmenin de bunu kavrayıp oy vermemesinin gerekçesi nedir? Bunların hepsi araştırılacak. Önümüzdeki günlerde inşallah ben kendime öyle bir program yaptım, Türkiye'yi dolaşmak istiyorum. Trabzonlu abilerimle görüşmek istiyorum, buluşmak istiyorum. Biz nerede eksik yapıyoruz? Urfalı abilerime, ablalarıma gideceğim. Nerede eksik yaptık? Liderimiz çok dürüst, partimiz çok şerefli, haysiyetli, yolsuzluğa pisliğe bulaşmamışsa bunların önemli değerler olması lazım. Hele öyle bir siyasi süreçte öyle bir duruma geldik ki bugünkü Başbakan Sayın Davutoğlu 'Kim burada servet edinirse yolumu ayırırım' dedi. Ama Sayın Davutoğlu parlamentoya bi bakın parlamentonun yarısı, üçte ikisi müteahhit hala kamuda binlerce iş yapılıyor. Direkt kendisinin üstüne olmayabilir, oğlunun üstünedir, kızının üstünedir. Şimdi bunları seçmenin görmemesi mümkün olabilir mi? Seçmen bunları gördüğü için itibarımız %14. %86 oy veren seçmen ertesi gün dönüyor diyor ki, mecburen oy verdim, kirlisiniz, %14 diyor. İtibarı % 14 olan bir parlamentoda ben utandığımı ifade etmek istiyorum. Şimdi tüm bunlarda demek ki eksiklerimiz, vatandaşa ulaşamadığımız, kendimizi ifade edemediğimiz çeşitli alanlar var. O alanları el birliği ile gidermek zorundayız.

Lale Özan Arslan: Hemen faaliyete geçecek misiniz? Normal süreç 4 yıllık AKP iktidarı görünüyor ama olağanüstü bir şey olmazsa. Ne yapacak CHP bu 4 yıllık süre içerisinde?
Gürsel Tekin: Şunu yapacak, Sayın Genel Başkanımız bunu yapıyor. Son 5 yıldır ben hiç tatile gittiğini zannetmiyorum. Galiba bir ya da bir buçuk gün gitti sonra bir kriz oldu dönmek zorunda kaldı.  24 saat çalışan bir insan. Ama sadece bir genel başkanın çalışmasıyla olacak şey değil. İstanbul İl Başkanı olarak atandığımda, Sayın Baykal sağ olsun kendisine de teşekkür ediyorum,   gittim ağustos ayıydı arkadaşlarımla toplantı yaptım. Eylül ayında seçim startı vereceğiz dedim. Nasıl dediler. Gerçekten eylül ayında yani seçimden iki buçuk yıl önce sokaktaydık, alandaydık.

Şimdi son dönemlerde toplum perişan esnaf bitmiş, işsizlik, sefalet... Bir ülke düşünün her gün ortalama 20 - 25 kişi ölüyorsa bu ülkede çok ciddi sorun var demektir. Trafik, kadın cinayetleri, intiharlar... Sosyolojik olarak Türkiye'nin yapısı değişti. Özellikle kırsal kesimden büyük kentlere göç ve insanları büyük kentlerin devasa beton binalarına sıkıştırdığınızda orada tutunmaya çalışan, o şehirde var olmak isteyen insanların bir kısmı maalesef tutunamadı. Tutunamadığı için de ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Öteki Türkiye diye bir kitabımız vardı. Kusuruma bakmasınlar birçok arkadaşımız okuyamadı öteki Türkiye'yi. Ne oluyor öteki Türkiye'de? Gittim kendim yaşadım birçok yerde. Uzaklara gitmenize de gerek yok, Ankara’nın başkentin çeperlerine gittiğinizde de oradaki manzarayı görebilirsiniz. İstanbul'da çok uzaklara da göndermek istemiyorum. Şu anda bizi izleyenler Tarihi Yarımada'yı bu saatte dolaştıklarında İstanbul'un nasıl bir dramla karşı karşıya kaldığını, insanların nasıl perişanlık içinde yaşadığını görecekler. Ama bunların hiçbirisi yok. Daha çok sıcak siyasetle meşgulüz. Niye sıcak siyasetle meşgulüz? Bu da olağanüstü bir PR. Çünkü bu sıcak siyasetin yaratmış olduğu küresel dünyanın projelerinin yürüdüğü ve neredeyse bakın son günlerde sınırlardaki değişkenlik, sınırlardaki sorunlar karşısında hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz. Ey iktidar mensupları iş adamlarını dövebilirsiniz, mal varlıklarına el koyabilirsiniz, gazetecileri işten atabilirsiniz, muhalefeti, ana muhalefeti yok sayabilirsiniz bunun bir önemi yok. Birbirimize gücümüz yetebilir. Ama yanı başınızda bir ülke gelip sağınızdan solunuzdan tokat atıyorsa hepimiz bir kendimizi gözden geçireceğiz. Bu parlamento, hani milli değerler diyorlar ya, milli değerlerin alt üst edildiği bir ortamda Ortadoğu coğrafyasında ne oluyor acaba, kimler ne hesaplar yapıyor, hangi haritalar değişiyor bunlardan hiçbirimiz haberdar değiliz. Nelerden haberdarız? Asparagas haberlerden haberdarız. Bu üç muhalefet partisi için de geçerlidir. Elbette MHP de kendi içinde hesaplaşabilir, HDP de kendi içerisinde hesaplaşabilir. Ama bugün muhalefet partilerinin kendi iç hesaplaşmalarının günü değildir. Çünkü iktidar gerçekten yönetebilir durumda değil şu anda. % 49 alabilirsiniz, içeride yönetebilirsiniz sorun yok. İstediğinizi yapabilirsiniz. Ama bu ülkenin dış politikadaki kırılganlığı telafisi mümkün olmayan sorunlar yaratabilir. Önümüzdeki günlerde başka şeyler tartışabiliriz. Ama hiçbirimiz bunları konuşmuyoruz. Televizyonlar bile konuşmuyor. Sanki her şey süt liman, hiçbir şey olmamış gibi. Bazı şeyler bir günde gelmiyor, yavaş yavaş geliyor. Her gün baktığınız ağacın ne kadar büyüdüğünü fark edemezsiniz. Bugün tehlike öyle bir noktaya gelmiş ki maalesef hepimiz suskun ve sessiz bir şekilde izliyoruz.

Lale Özan Arslan: Kanıksadık bir yerde Sayın Tekin. Bu terör saldırıları, sınırlarda olanlar...
Gürsel Tekin: Sınırlarda terörün ötesinde başka şeyler oluyor. Öyle bir noktaya getirdik ki, öngörüsüz, çapsız, bilgisiz dış politikanın yaratmış olduğu sorunlar var. Şimdi küresel dünyanın tamamı hesaplarını bunun üzerinden yapıyor. Rusya'sı, Amerika'sı, İngiltere'si, Avrupa'sı, Asya'sı... Bütün ülkelere bakın hesaplarını buradan yapıyor. Kim bu alanı yarattı? Bu alanı yaratan AKP iktidarı. Niye yarattınız bu alanı? Sorduk bin kere sorduk, milyon kere sorduk. Yapmayın. 1 Mart tezkeresinden itibaren, Ortadoğu'daki kırılganlığın parçası olmayalım bunun bedeli bize çok ağır olur dememize rağmen 'biz küresel dünya olduk, dünyayı yöneteceğiz' falan diye bu kadar çapsız söylemlerin karşısında şimdi öyle bir noktaya geldik ki Rusya bir taraftan tokat atıyor, Avrupa bir taraftan tokat atıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Ama bu parlamento hala bütün bu yaşanan sorunları müzakere edecek ya da tartışabilecek bir alan yaratamadı. Hiçbir şey olmamış gibi maalesef gereksiz tartışmalar, anayasa tartışması; o olsun, bu olsun... Kardeşim memleket elden gidiyor. Anayasa tartışması da yapalım ama bu ülkenin birliğini bütünlüğünü bozduğumuz an düzeltmemiz çok zorlaşır.

Lale Özan Arslan: Şimdi tabi AKP iktidarını eleştiriyoruz. Hele ki bu seçimden sonra sözünü ettiğimiz bu şeyleri büyük çoğunlukla iktidarı ele geçirdiği için tek başına yönetecek. Ama bir de şu var, şimdi en fazla mücadele edebilecek olan ana muhalefet partisi CHP. CHP bundan sonra yola nasıl devam etmeli tartışması da gündemde. Örneğin eski Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın da bir değerlendirmesi var CHP ile ilgili. 'Merkezde yer almalı CHP artık' dedi. Bir yandan da bir kesim daha solda olmalı CHP yorumları yapıyor. CHP bundan sonraki süreçte nasıl olacak?
Gürsel Tekin: CHP kararlı bir şekilde ana muhalefet görevini yapacaktır. Hiç kimse merak etmesin. İç barışımız konusunda çok ciddi kaygılarımız var. Bu konuda olabildiğince uyarılarımızı yapıyoruz. Günlük siyaset, siyasi partiler arasındaki müzakereler bunlar bir türlü tolere edilebilir. Kendi aramızdaki işsizliğimiz, yoksulluğumuz bunların hepsi zamanla giderilebilecek sorunlardır.  Ama biraz öncede söylediğim gibi dış politika konusunda özellikle 17- 25 Aralıktan sonra beklenmedik tavizler verildi. Bu çok tehlikelidir. Bunu özellikle altını çizerek söylüyorum. Yani telefonlarla hava üslerinin açılması kapanması bizim devlet geleneğimizde böyle bir şey yok. İkincisi şu anda bile Türkmen kardeşlerimize yapılan muamele, özellikle Güneydoğu'da üç dört ildeki sıkıyönetim yasası tüm bunlar acaba bizi iç tartışma içine çekmek için mi yapılıyor? Doğrusu bu konuda kafamızda çok ciddi soru işaretlerimiz var. O sınırlarda ne oluyor? Türkiye bu meselelerden haberdar mıdır, ne kadar haberdardır? Haberdar olduğu yerde ne kadar bu işlerin parçası?
Önümüzdeki günlerde bizi bekleyen iki önemli tehlike var. Bunların biri kara harekâtı. Nasıl olacak çok bir netlik yok orada. Kara harekâtını kiminle yapacağız? İran- Rusya ile mi yapacağız? Esad'la ilişkilerimiz hangi boyutta bir barış mı sağlanacak? Amerika ya da koalisyon ülkeleriyle mi yapacağız? Kurmuş olduğunuz Özgür Suriye Ordusu ne oldu, nereye gitti? Özgür Suriye Ordusu'na vermiş olduğunuz silahlar, destekler ne oldu? Bunların hepsi soru işareti. Şimdi geldiğimiz noktada kara harekâtının bir parçası mı olacağız, olmayacaksak nasıl yapacağız? İki, kara harekâtının bir parçası olduğumuzda özellikle Türkiye'de herkesin bildiği hücre evleri örgütlenmeleriyle ilgili bir önlem alındı mı? Tüm bunlar önümüzdeki günlerde çokça konuşacağımız, tartışacağımız belki Türkiye'de can yakıcı olaylar olacaktır. Keşke işsizliği, yoksulluğu konuşabilme imkânımız olsa ama bunun ne kadar büyük bir tehlike olduğunu vurgulamak istiyorum.


Lale Özan Arslan: Çok teşekkür ediyoruz Sayın Tekin yorumlarınız için.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ediyorum.

 

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 23 Kasım 2015 21:41

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica