Gürsel Tekin CNN Türk'e konuk oldu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 1 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk'ün yayın konuğu oldu.

Ahmet Hakan'a yapılan saldırı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Gürsel Tekin, "Son bir aydır Hürriyet saldırısından sonra ekranlarında, köşelerinde saldırı yapacaklarını açık beyan ettiler. Ekranlarda olan onlarca gazetecinin ikişer üçer tane koruması olduğunu biliyoruz. Bütün bu gelecek saldırılara rağmen Ahmet Hakan'a koruma verilmemesi oldukça düşündürücü. Burada bana göre kamu yöneticileri suç işlemiştir. Kendisi talep etmeden bu korumanın verilmesi gerekirken tam tersi yapılmış." dedi.

Başbakan Davutoğlu'ndan duyarlılık beklediğini dile getiren Tekin, "Bütün bu saldırılara, bu aymazlıklara rağmen Sayın Davutoğlu'nun ya da Sayın İçişleri Bakanı'nın duyarsız kalması ayrı bir tartışma konusu. Aslında Sayın Bahçeli bir basın toplantısında çok net bir şekilde bu magandaları afişe etmişti. Bilinmeyen insanlar değildir ama yöneticilerin bilmemesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu vesileyle de Ahmet Hakan'a geçmiş olsun diyorum. Özgür basının daima yanınızda olacağız, yalnız değilsiniz. Özgürlük mücadelesinde daima yanınızda olacağız." diye konuştu.

Gürsel Tekin, CHP'nin seçim bildirgesine ilişkin "CHP Türkiye'nin en eski partisi olarak gençler dedi. Sayın Kılıçdaroğlu bir kaç sembolik mesaj verdi. Ali İsmail Korkmaz dedi. Biz bundan anladık ki Gezi olayına bir gönderme var. Özgecan dedi. Kadın Cinayetlerinin gündeme gelmesi gerekir. Akış içinde şehitler, gaziler... Çatışmalı bir ortam içindeyiz. Şehit düşen genç çocukları gündeme getirdi. Bunlar nokta nokta tespit edildi mi bunları biraz açabilir misiniz? Bir de buna ek olarak bir süredir örneğin Cizre gibi olaylar yaşanıyor. Çocuk ölümleri oluyor. Belki biraz bu unutulmuş mu dünkü konuşmada?" sorusuna şu şekilde cevap verdi:
"Aslında bir önceki bildirgemize baktığınızda da her ne kadar adı seçim bildirgesi olsa da Türkiye için geçim bildirgesi. Çünkü öyle bir noktaya geldik ki herkes ciddi sorunlarla karşı karşıya. Emeklisi, kadını, gazetecisi, iş dünyası… Bakın ismini vermek istemiyorum bugünkü iktidarın varlık sebebi olan iş adamları var. Bir kısmının gece yarısı iş yerlerine baskın yapılıyor, gazeteci meslektaşlarınız biliyorsunuz geçmiş dönemde bizim de eleştirdiğimiz daha çok eski milli görüşten mesela bir kadın gazeteci kardeşimiz 17 - 25 Aralık gibi önemli bir süreçte yazdığı "Başım kapalı ama gözüm kapalı değil" yazısından dolayı ertesi gün kapı dışarı edildi. Şimdi o kadar ciddi bir mağduriyet var ki, sosyal sorunlarımız çığ gibi büyüdü. Sadece İstanbul'da ilk kez bu Ramazan'da yüzde 400 artmış. Mesele sadece terör meselesi değil. Bu sorunların tamamını çözebilecek irade Cumhuriyet Halk Partisi'nde vardır. Bu bildirgemiz hazırlanırken günübirlik hazırlanmış bir bildirge değildir. Uygulanabilir, günlerce tartışılan, konuşulan dünya örnekleri alınarak hazırlanmış bir bildirgedir. Ama tabi bildirgenin ötesinde önümüzde ciddi bir sıkıntı var. Ciddi bir süreçten geçiyoruz. Biz bu süreçte projelerimizi nasıl anlatacağız doğrusu şaşkınlık içerisindeyiz. Sadece bugün ölen insan sayısı 30'u buldu. 12 insan Ankara'da hayatını kaybetti, 4 tane şehit var ve kamuoyunun gündemine gelmeyen intiharların oluşu da son derece dramatik bir sorun. Bütün bunların hepsine derman olabilecek bir projedir. Şunu da söylemek istiyorum büyük olasılıkla pazar günü AKP kendi bildirgesini hazırlamış olacak. Bizim seçim bildirgemizi çok yakinen takip ediyorlar, inceliyorlar. Şundan gocunmayız; CHP'nin hazırlamış olduğu bildirgenin aynısını sunabilirler. Hiç önemli değil. İlk kez emekliyi hatırladılar, emekliyi gündeme getirecekler. Bizim gibi direkt olmasa da farklı bir yöntemle emeklilerin sorunlarını fark etmiş oldular. İki taşeron işçiler. 13 yıldır iktidarsınız taşeron işçinin sorunları aklınıza gelmedi ama CHP  gündeme getirince şimdi AKP de gündeme almış. Bir sosyal devlette olması gereken bizim aile sigortası olarak 2011 yılından itibaren ısrarla gelin insani bir görev yapalım, bunu siz yapın demiş olsak da aile sigortasını da şimdi gündeme getirecekler. Bu son derece sevindirici bir şey. Toplumun temel meselelerini Cumhuriyet Halk Partisi projeleriyle fark etmeleri bir kazanımdır diye düşünüyorum."

14 yaşından beri siyasetin içerisinde olduğunu ve o dönemde kendisini çok daha özgür hissettiğini belirten Gürsel Tekin, "Şimdiki gençlere bakıyorum, bir şehrin yeşiline, dokusuna sahip çıkmak için mücadele eden bir topluluğa, ilk kez dünyada örneği yoktur, çevre duyarlılığından dolayı binin üzerinde mahkeme kararı var. Dünyanın başka ülkelerinde bu mücadeleye ödül verirler bizde mahkemelerde dolaşılıyor. Gezi Parkı'nda sadece kentine, şehrine sahip çıkan insanların hangi muameleyle karşı karşıya kaldığını ve 9 tane gencecik çocuğun şehit düştüğünü hepimiz biliyoruz. Onlarca gencecik çocuk yaralandı. Bu olayın içerisinde bulunan bir kısım polis kardeşimize de buradan çağrıda bulunmak istiyorum. Bütün sürece baktığınızda hükümetlerin bütün dönemlerinde en mağdur olanlar polis kardeşlerimizdir. Gezi Parkı döneminde birebir karşı karşıya geldiğimiz orada insanlara gaz sıkan bize zulmeden o polis kardeşlerimizle bir vesileyle bir araya geldik. Onlar biliyorsunuz bir kısmı sürgüne tabi tutuldu bir kısmı da görevinden alındı. Bu şu demektir; kamu yöneticilerinin tamamı devletin yargıcı, devletin polisi olmak zorunda, kanunlar dâhilinde görevini yapmak zorunda. Hayır, siyasi iradenin iki dudağı arasında görev yapacağım derseniz polis kardeşim, 7bin kişi mağdur olursunuz ve sürgüne tabi tutulursunuz.
Sadece buralarda değil bakın biz daha ortaokuldayken kendi düşüncelerimizi ifade ederken bugün üniversite öğrencileri kendi düşüncelerini ifade edemeyecek durumdaysa ciddi bir sorun var. YÖK ile ilgili Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi bu YÖK belasından üniversiteleri kurtaracağız. Özgür üniversiteler, özgür gençlerin kendilerini ifade edebileceği, bizleri sorgulayabileceği bir dönemi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yaşatacak." diye konuştu.

    Perşembe, 01 Ekim 2015 22:03

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica