Gürsel Tekin Habertürk'te güncel konuları değerlendirdi

 

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 15 Eylül 2015 tarihinde Habertürk'ün yayın konuğu oldu.

Veyis Ateş: Kısa bir aradan sonra tekrardan huzurlarınızdayız. Gürsel Tekin stüdyo da yayın konuğum. Hoş geldiniz efendim.
Gürsel Tekin: Hoş bulduk, çok teşekkür ediyorum.

Veyis Ateş: Koalisyon daha doğrusu olmayan koalisyon, artan terör hadiseleri dalgalanan para. Ne diyeceksiniz seçmene?
Gürsel Tekin: Çok güzel bir soru. Aslında bizim diyeceğimizin ötesinde seçmen ne diyecek o çok merak konusu. Bir kere 7 Haziran'daki seçimde seçmen tercihini koydu ve bu tercih konusunda siyasi partilerin bir vaziyet alması gerekiyordu. Ne yazık ki CHP dışında hiçbir parti CHP kadar sorumlu davranamadı. Ben inanıyorum ki seçmen gereğini yapacaktır. Şimdi girdiğimiz süreç çok sıkıntılı. Ekonomik sıkıntılar var, sosyal sıkıntılar olabildiğince büyümüş. Bütün bunların yanında en temel sorun şu anda terör ve barış süreci. Bu mesele ortadayken siz  sokakta ne anlatırsanız anlatın kendinizi fazla ifade edemezsiniz.

Veyis Ateş: Kafa karışıklığını anlatan güzel bir cümle kullandınız. Terör ve barış süreci. Yani yoğurt mu ayran mı su mu katı mı ne olduğu bilinmez bir hal aldı. CHP'ye bu süreçte baktığımızda en azından koalisyon sürecinde HDP ile olabilir denildi. Hatta Cizre'ye bir komisyon gidecekti sonradan gitmedi. Yalın basit bir soru sorayım size, 20 Temmuz'dan sonra ne oldu da barış süreci ilerlerken ne oldu da böyle oldu.
Gürsel Tekin: Ne olduğunu tarif etmek çok zor. Yani geçmiş dönemlere de baktığımızda 80-90'lı yıllar da bu sıkıntılar yaşanıyor. Gerekçelerini bilmeniz için devleti yönetmeniz lazım. Devleti yönetmediğini sürece sadece rivayetlerle konuşursunuz. Elimizde hiçbir veri yok. Yani bir önceki süreç dahil olmak üzere bugüne kadar... AKP sıfır terör ile hükümet kurdu hatırlayın. Biz bugüne kadar 2007,2009,2011 defalarca seçim yaşamışımız. Bütün bu sorunlara rağmen bu kadar büyük bir mesele olmamıştı. Şimdi gerçekten iktidar tarafından mesele haline dönüşmüştür. Mesela süreç başlarken CHP 2011 yılında benzer sorunların yaşandığı dönemde Sayın Genel Başkanımız, AKP Genel Merkezine, Sayın Erdoğan ile konuşmaya gitti. CHP olarak bu sadece AKP sorunu değildir. Türkiye'nin temel sorunudur bu sorunla ilgili katkı sunmak istiyoruz dedi. Sayın Erdoğan hatırlayacağınız gibi o dönem, sizin desteğinize ihtiyacımı yoktur. Buna rağmen biz sorunu çözüyoruz dediler. Biz bundan memnun oluruz. Türkiye'de terörün bitmesine en çok biz mutlu oluruz. Bu konuda yapılması gereken ne varsa her şeye rağmen destek sunabiliriz. Çözüm süreci başladığı zaman Genel Başkanımız, eğer barışı sağlayacaksanız size kredi veriyorum dedi. Ertesi gün yine gazetelerin manşetinden okunacağı gibi Sayın Erdoğan sizin kredinize ihtiyacımız yoktur dediler. Tabi keşke bu meseleyi bizlerle müzakere etmiş olsalardı ya da parlamentoda bütün siyasi partilerle müzakere edilmiş olsaydı belki bu noktaya gelinmemiş olurdu. Ama tabi ki bunu sadece iç dinamiklerle tarif etmekte zor. Şimdi bakın eğer dış politikayı bu meselenin dışında tutmaya kalkışırsak bunu çözmemiz çok zorlaşır.

Veyis Ateş: Şöyle yapalım. Ortaklık dediniz, meclis çatısı dediniz olmadı. Bir seçime gidiyoruz. Diyelim ki iktidarı size verdi seçmen. İnanılmaz bir durumdayız. Basit ve yalın ne yaparsınız? Önce kan nasıl durur?
Gürsel Tekin: Elbette birinci önceliğimiz kanı durdurmaktır. Bugünden hemen şunu yaparız diyemeyiz. Çok kolay bir iş değildir. Kronikleşmiş, kanser haline dönüşmüş bir sorunun bugünden şu argümanlarla kısa süre içerisinde çözeriz dersek biz kendimizi de yanıltmış oluruz. Birincisi şu, bir kere öncelikle bu iç sorunu demokrasinin bugün dünyada bütün demokrat ülkelerde olduğu gibi özgürlükleri sınırsız şekilde devam ettireceksiniz. Bir tek ilacı bu. Amalar, bölüneceğiz korkusu ile bu meseleleri çözmemiz mümkün değildir. 35 yıldır bir sorun ortada ve bu soruna baktığımızda 35 yıl içerisinde onlarca hükümet yemiş, onlarca parti çürütmüş ve halen ortada.

Veyis Ateş: Ve her iktidar da çözeceğiz demiş.
Gürsel Tekin: Şunu da söyleyeyim. Bu mesele birçok partiyi yiyebilir. Bir önceki programlarınızda da ifade etmiştim. Bu bir parti meselesinin önüne geçen bir meseledir. Birincisi dış politikanızı yeniden gözden geçirmek zorundasınız. Bakın Kürt meselesi sadece Diyarbakır ile, Şırnak ile tarif edilecek bir mesele değildir. Bugün Ortadoğu coğrafyasının sorunu haline gelmiş bir meseledir. Bir küresel mesele haline gelmiştir. Şimdi sizin Irak ve Suriye ile sorununuz var, İran ile sorununuz var. Bu mesele ile mücadele edeceksiniz.

Veyis Ateş: Ya onların Türkiye ile bir sorunu varsa.
Gürsel Tekin: Var sorunları. Onların da sizinle sorunu var. Sorun olmaması mümkün değil. Yani Irak devlet başkanı çok açık ifade etti. Biz Türkiye'ye bütün kapılarımızı açtık ama ne yazık ki kapılarımızdan değil bacalarımızdan girmeye kalkıştı dedi. Şunu net tarif ettiler. Kendi iç sorunları, özellikle muhalif olarak saydıkları insanları biliyorsunuz Türkiye aldı burada muhafaza etti ve destek verdi. Çok ciddi sorunlar yaşadı ve bu sorunlardan dolayı sorunlarımızı giderebilmiş değiliz. Suriye meselesini anlatmama gerek var mı. Bütün bu meselelerin tek bir pencerede şöyle yaparız derseniz çözemezsiniz. Bir başka şey, daha düne kadar koalisyon ülkeleri ile ortaklaştık biliyorsunuz. Hatta koalisyon ülkeleri toplantısına PYD lideri de katıldı. O dönem biz koalisyon ülkelerinin IŞİD ile mücadelesi konusunda ortaklaştık ve destek verdik. Yani bölgede terör örgütleri ile IŞİD ile kim mücadele edecekti. Yerel güç olarak kim var. PYD var değil mi. Şimdi bütün bunlar masadayken bir tek pencereden bu meseleyi şöyle çözeriz derseniz bu gerçekten zor. Birinci öncelik olarak hemen şimdi, özellikle dört siyasi partinin sorumlu davranabileceği, ülkenin varlığını ve bütünlüğünü bozmayacak şekilde bizim kullanacağımız her cümlenin sokakta bir karşılığı olmalı. Bugün Ortadoğu coğrafyasındaki yaşanan sorunlar nedir? Maalesef iç sorunlar. Bu sorunlar ufak mesele gibi göründü ama şimdi gidin ülkelere bakın dörde, beşe parçalanmış neredeyse mahalleden mahalleye geçişlerin olmadığı bir coğrafya haline gelmiş. Türkiye'nin bu konuda çok dikkatli olması lazım. Herkesin aklını başına toplaması lazım. Bir ülkenin birliğini ve bütünlüğümü bozmak çok kolaydır, onu tekrardan inşa etmek yüz yıllarınızı alıyor.

Veyis Ateş: Bu soruları şunun için soruyorum. Mesele öyle bir yere geldi ki misal olsun diye söylüyorum. Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması mı, anayasa da değişiklik mi hani somut orta yerde gerçekten bir şey yok.
Gürsel Tekin: Veysi bey somut vardı. Biliyorsunuz Dolmabahçe'de 10 madde kamuoyu ile paylaşıldı ve 10 maddeye baktığınızda aslında bu maddeler çözümsüzlük sorunu değildi. Çok kolayca tartışılması gereken hatta bir kısmı kamuoyunda rahatlıkla karşılık bulan maddelerdi. Taraflar oturdu ve bu açıklamalar yapıldığında kamuoyundan çok ciddi tepkide gelmedi. Ne oldu da Dolmabahçe'deki bu sorun çözümsüzlüğe gitti. Asıl tartışılması gereken mesele bu.

Veyis Ateş: Pekala şimdi gelelim CHP'ye. Bugün bir gazetede Sayın Baykal ve İnce'nin yeniden aday gösterilmeyeceği, aday olmayacağı yönünde haberler çıktı. Öncelikle bununla başlayalım.
Gürsel Tekin: Çok tartışma konusu oldu. Zaman zaman birçok sosyal medyada da özellikle belli kirli medya ile ilgili soruşturma açılması gerekiyor. Bunun hesabı sorulacak diye bir cümle kullandım. Tabi ki hukuken sorulacaktır. Habertürk, Hürriyet, Milliyet hiçbir gazete üstüne alınmamış. Yani bir tanesi kirli siyasetçi dediğinde ben hiç üzerime alınmam. Kirli siyasetçi değilim sonuçta. Şimdi uzun süredir CHP'yi karıştırmak için CHP'de bir kavga çıkartabilir miyiz mücadelesi var. CHP'de bir sorun yok. CHP'de böyle bir şey asla söz konusu değildir. Tamamen asparagas bir haberdir.

Veyis Ateş: Pekala. Asgari ücret, ekonomi... Herhalde bir kere daha aynı şeyi tekrar etmeyeceksiniz veya ettiğiniz şeyin üstüne ne koyacaksınız?
Gürsel Tekin: Bir önceki seçimde kamuoyuna sunmuş olduğumuz projelerin tamamı yapılan araştırmalarda gösterdi ki vatandaşımız %70'i bizim projelerimizi çok beğeniyor. Yani bize oy vermeyen AKP seçmeni, MHP, HDP seçmeni CHP'nin sunmuş olduğu projelerin tamamını beğeniyor. Biz bu projelerimizi devam ettireceğiz. Projelerimiz günübirlik seçime yönelik projeler değildir. Bunu çok net olarak söylüyorum. Hatta bunun esprileri de oldu. Sürekli MYK toplantılarımızda özellikle bu projelerin sürekli konuşulup tartışma konusu olduğunda bizim kulakları çınlansın Sencer hocaya dedim ki, bizi sunum manyağı yaptınız diye takıldık. Bu çok iyi oldu, bir okul gibi bir fakülte gibi çalıştık. Bu projeler öyle iki üç ay içerisinde hazırlanmış projeler değildir. Bu projelerin önemli kısmı 2010 yılından beri başlayan projelerdir.

Veyis Ateş: 7 Haziran'da her parti birbirinin elini gördü. Sizin üstünüze bir şey söylerse. Herkes açık etti elini nihayetinde. Bunun üstüne bir şey söylenirse. Yeni bir şeyiniz var mı?
Gürsel Tekin: Var tabi, üç tane önemli projemiz var. Onu Sayın Genel Başkanımız açıklayacak.

Veyis Ateş: Ne zaman? Belirli bir tarih var mı?
Gürsel Tekin: Büyük olasılıkla aday belirlemeleri bittikten sonra herhalde çokta zamanımız yok, bayramdan sonra bu açıklama yapılacaktır.

Veyis Ateş: AKP sanırım 22'sinde seçim beyannamesini açıklayacak.
Gürsel Tekin: Mesela bir tanesi çok basit, uygulanabilmesi gereken ve bugün hepimizin varlık sebebi olan annelerimiz. Her bayramda birer maaş ikramiye konusunu bir kanun teklifi olarak verdik. Keşke Sayın Davutoğlu bunu kabul etmiş olsaydı. En azından emeklilerimiz bu bayramda bir maaşına sahip olmuş olurdu. Bu rakam öyle AKP'lilerin tartıştığı gibi çok büyük bir rakam değildir. Bakın sadece CHP ile AKP'nin koalisyon görüşmelerinin olduğu dönemde. Şimdi biliyorsunuz önümüzdeki süreçte G20 toplantısı var. Önemli bir toplantıdır. G20'nin içinde para değerimiz beşinci sıradaydı. Şu anda birinci sıradayız. Beşte bir arasındaki TL kaybındaki rakamımız kaç para biliyor musunuz? 26 milyar dolar. Emeklinize vereceğiniz 1 milyar dolar ve emeklinin alacağı 1 milyar doların yarısı yine vergi olarak devlete gidecekti. 1 Milyar doları esirgediniz ama 26 milyar doları hani Gezi Parkı'nda faizciler dediler ya. 26 Milyar doları ne yazık ki küresel dünyaya heba ettiler. Ama emeklimize gelince o rakamdaki paranın olmadığını söylediler.

Veyis Ateş: Koalisyon olmadığı için ortaya çıkan rakam değil mi?
Gürsel Tekin: E yani. Olmuş olsaydı bugün Türkiye'de 26 Milyar dolar kayıp olmayacaktı.

Veyis Ateş: Şunu az çok tahmin ediyoruz. Koalisyon olmadığını açıklayacak partiler ve ne diyeceklerini çok merak ediyorum.
Gürsel Tekin: Çok şükür yani CHP'ye kimsenin bir şey söyleyeceği yok. CHP kurucu felsefe içerisindeki o iradeye hakim olan bir anlayışla devam ediyor. Bakın ilk kez, bütün geçmiş dönemlerde, maalesef siyasal tarihimize baktığımızda biz hep genelde darbeleri tartışırız ama darbe öncesi siyasetin gerilimlerini hiç tartışmış değiliz. Bugün CHP, bu gerilimin dışında olan bir siyasi partidir. Üç siyasi parti ile eşit mesafede görüşebilen tek siyasi partiyiz.

Veyis Ateş: 1 Kasım'da nasıl bir oran bekliyorsunuz?
Gürsel Tekin: Bir oran ifade etmek çok doğru değildir. Seçim öncesi milletin iradesini bugün buradan ifade etmek doğru değildir ama CHP olarak biz kadrolarımızla projelerimizle davranışlarımızla birinci parti olmayı bekliyoruz.

Veyis Ateş: Şu ortamda Diyarbakır'da, Mardin'de, Urfa'da miting yapacak mısınız?
Gürsel Tekin: Miting olanakları çok kısıtlı. Bizim CHP olarak gidemeyeceğimiz  hiçbir yer yok. Son bir aydır CHP milletvekillerinin gitmediği hiçbir yer yok. Cizre dahil olmak üzere Güneydoğu coğrafyası dahil olmak üzere bütün arkadaşlarımızın çalışmaları devam etti ve halen devam ediyor. İnşallah buna Cizre dahil olmak üzere Diyarbakır, Mardin hepsine gideceğiz. Ama miting imkanları çok yok. Birincisi oradaki gerilimli hava ciddi bir sorun haline dönüşmüş. İkincisi, her gün yüreklerin yandığı bir yerde sizin miting yapmanız da çok olanaklı değil.

Veyis Ateş: Aşağı yukarı 20 yılda AKP'de sizi çözümle birleştirdi. Sivas'ın ötesine gidememek. Aynı soru AKP'lilere de sorulacak. Doğu ve Güneydoğu'dan yeterli ilgiyi görmüyorsunuz. Değişir mi bu?
Gürsel Tekin: Sayın Kılıçdaroğlu Başbakan olsaydı ve böyle bir cümle kullansaydı ilk eleştiren ben olurdum. Muhalefete siz Sivas'ın ötesine niye gitmiyorsunuz cümlesi çok abes bir cümledir.

Veyis Ateş: Neden?
Gürsel Tekin: Bir güvenlik nedeni varsa kim başbakansa sorun onda. Bizim Sivas'ın ötesine ya da biz çok şükür her yere gidiyoruz. Sivas'ın ötesine gidiyoruz da korumamız yok polisimiz yok. Ama bir iktidarın övünebileceği bir iş değildir. Ama şimdi söylediniz, etme bulma dünyası. Bırakın Sivas'ın ötesinden vazgeçtim. Benim yaşadığım İstanbul şehrinin varoşlarına gidemezsiniz. Siz Ankara'nın bölgelerinde polissiz dolaşamazsınız. Üzülüyorum ben bu tabloya. Bir iktidar partisi yöneticilerinin bakanlarının, milletvekillerinin rahatlıkla Türkiye Coğrafyasını gezmesini çok arzu ederim. Eğer iktidar güvence altındaysa muhalefet güvence altında olur. Ama şimdi geldiğimiz noktaya bakın hükümetin bakanının giremediği coğrafyalar var. Bu hepimizin utanç tablosudur.

Veyis Ateş: Sayın Erdoğan varsa yoksa Beştepe, varsa yoksa Erdoğan diyerekten sürekli eleştiri merkezinde beni tutuyorlar dedi. Bu geçtiğimiz süreçte çok polemiğe girmemeye özen gösterdi Sayın Kılıçdaroğlu. Yine aynı tavır sürecek mi?
Gürsel Tekin: Biz demokrasilerde millet iradesine saygılı olan bir siyasi partiyiz. Cumhurbaşkanlığı seçimi bitti. Sayın Genel Başkanımız MYK'da ilk cümlesi şu oldu. Arkadaşlar bundan sonra muhatabınız Başbakandır ve bakanlardır, sizin muhatabınız Beştepe ya da Cumhurbaşkanı değildir dedi. Gerçekten o günden itibaren bakın arkadaşlarımızın tamamı buna Sayın Kılıçdaroğlu dahil olmak üzere hatta Sayın Davutoğlu çıkıp açıklama yaptı, bundan sonra muhatabınız benim dedi. Sayın Erdoğan kendisi Kasımpaşalıyım diyor ya, Kasımpaşa'da CHP'ye söylediklerini herhangi bir kahvede söylese kavga sorunudur. Biz getirmedik bu noktaya, ısrarla kendileri getirdi. Seçim sürecindeki tabloyu hepimiz izledik. Sayın Erdoğan, Sayın Gül gibi sadece cumhurbaşkanlık gibi çerçevede kalmış olsaydı... Biz Sayın Gül'e ne dedik Allah aşkına? Sadece birkaç eleştirimiz vardı onlarda noter gibi vs. Onun dışında Sayın Gül ile ilgili bir tek negatif cümle kullanmış değiliz. Sayın Erdoğan'a karşı kullanmış olduğumuz cümlelerin sorumlusu kendisidir.

Veyis Ateş: Cumhurbaşkanı diyor ki ben siyasi olarak %52 ile seçildim. Vatanın milletin derdini tabi ki seçmenle konuşacağım. Şikayetim varsa tabi ki edeceğim. Bunda ne var.
Gürsel Tekin: Efendim bakın biz neye göre davranacağız? Habertürk'ün bir kriteri yok mu? Sabah biri geldiğinde istediği zaman yayına mı girebiliyor? Ya da istediğiniz zaman yayın mı değiştiriyorsunuz? Kurallarınız var sizinde. Bir ülkenin de hukuk kuralları ve anayasası vardır. Anayasa çerçevesi içerisinde kaldığı sürece hiçbir CHP'li Cumhurbaşkanı ile ilgili bir tek kelime kullanmaz. Elbette milletle buluşabilir. Doktor ile buluşuyor, muhtarla buluşuyor. Ama her toplantıda biz ana muhalefete hakaret eder konumuna gelirseniz bizde elimizi kolumuzu bağlayacak değiliz ya. Kusuruma bakmasın yani Sayın Genel Başkanımız çok sabırlı davranıyor. Her CHP'li böyle sabırlı davranmaz. Cibilliyetsiz ne demektir. Biz Anadolu çocuğuyuz. Bizi izleyen Anadolu insanı cibilliyetsizin ne olduğunu bilir. Bu cümle kullanılabilecek bir cümle midir Veysi bey Allah aşkına? Şimdi bütün bunları yok sayacaksınız sanki CHP'nin işi gücü yok Sayın Erdoğan'a bulaşıyor. Bakın şunu milat olarak koyalım. Yarından itibaren siyasi partilerle meşgul olmasın hiçbirimiz meşgul olmayacağız. Sayın Davutoğlu çıkıp konuştunuz biz sizi de referans aldık. Sayın Davutoğlu'da etkisiz eleman ne yapayım yani.

Veyis Ateş: Seçim ittifakları konuşuluyor bu süreçte. Sizinle de vatan partisi. Sayın Genel Başkanın Perinçek ile herhangi bir temas veya görüşmesi oldu mu?
Gürsel Tekin: Bir görüşme olmuş ama içeriğini bilmiyorum. Sayın Genel Başkanımız herkes ile görüşüyor. Sadece Perinçek değil birçok insanlarla görüşüyor. Bir ittifak değil ama CHP'ye destek vermek isteyen birçok siyasi partiler gibi işçi partisi de destek verirse bundan çokta mutlu oluruz.

Veyis Ateş: Destek istediniz yani.
Gürsel Tekin: Elbette desteğini istiyoruz.

Veyis Ateş: Ulusal bazı yazarların çağrısı var. Bu çağrılara ne diyorsunuz?
Gürsel Tekin: Sayın Kılıçdaroğlu 2011'den itibaren bu çağrıları yaptı ama bu çağrılar bir türlü karşılık bulmadı. Bu çağrıları bir milletvekili sayısı ile pazarlık konusu haline getirirseniz bu birleşmede bir sorun haline dönüşür. Birçok siyasi parti ile bir arada olmayı bizde arzu ederiz.

Veyis Ateş: 18 Eylül'de listeyi görenler şaşıracak mı?
Gürsel Tekin: Bilemiyorum. Ben MYK iradesini bugün burada ifade edecek değilim.

Veyis Ateş: Şaşkınlık ne oranda olacak diyelim.
Gürsel Tekin: Bir şaşkınlık şeyi olmayacak. Sonuç olarak üç ay önce bir ön seçim yapmışız. Örgütümüzün iradesi ortada. Hiçbir milletvekilimiz kendisini ifade edecek olanakları elde edememiş. Sorunlu olan illerimiz var. Kaybettiğimiz illerimiz var. Daha çok oralarla ilgili çalışmalar devam ediyor.

Veyis Ateş: Şimdi Sayın Genel Başkanın üçüncü sınavı olacak 1 Kasım. Bu beş yıl içinde bir yerel seçim, referandum, cumhurbaşkanlığı bu seçimde eğer umduğunuzu bulamazsanız bir genel başkan tartışması yaşanır mı?
Gürsel Tekin: CHP'de en rahat sorunların konuşulduğu tartışıldığı parti biziz. Bir önceki seçim dahil olmak üzere ve bugüne kadar Sayın Genel Başkanımızı tartıştırabilecek bir mekanizma yok. Örgütümüz, partimiz Genel Başkanımızın arkasında. Gerçekten 24 saatin 18 saatini çalışan bir Genel Başkandır kendisi. Ben Sayın Genel Başkan ile ilgili tabanda bir sıkıntı olduğu inancı içerisinde değilim.

Veyis Ateş: Olağan kurultay Aralık'a yetişir mi yoksa yeni yıla sarkar mı?
Gürsel Tekin: Çok zor, Aralık yetişmeyebilir ama Ocak sonu inşallah bitireceğiz. Bir şeyin altını çizerek söylemek istiyorum bu çok önemli. Özellikle son dönemlerde belli odaklarında geçmiş dönemlerde olduğu gibi provoke ettiği çok ciddi sorunların yaşandığı özellikle seçim döneminde. Bakın çok tehlikeli bir sürece giriyoruz. Yani bu süreç siyasi partilerin sokakta kendisini ifade edebileceği bir dönemde bu provokasyonlar karşısında herkesin dikkatli olmasını özenle rica ediyorum.

Veyis Ateş: Çok teşekkür ederim bir kez daha.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ediyorum iyi yayınlar diliyorum.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 16 Eylül 2015 15:19

Bağlantılı Konular