Gürsel Tekin Samanyolu Haber'e konuk oldu

 


CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 18 Ağustos 2015 tarihinde S Haber'in yayın konuğu oldu.

Ulaş Omrak: Koalisyon arayışlarından bir sonuç çıkmadı. Türkiye erken seçim tartışmalarına kilitlendi. Terör haberleri devam ediyor ve acı şehit haberleri de gelmeye devam ediyor. İşte bu noktada CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'den önemli bir açıklama geldi. O açıklama bir anda gündemi değiştirdi diyebiliriz. Gürsel Tekin, eğer iktidar olursak ya da iktidar ortağı olursak siyasilerin çocuklarınının bedelli askerliklerini iptal edeceğiz dedi. Özellikle sosyal medyada tartışmalar yaşandı. Gürsel Tekin'e destek verenler de vardı. Niçin Gürsel Tekin bu açıklamayı yaptı bunu konuşacağız. Şimdi Gürsel Tekin canlı yayın konuğumuz. Efendim hoş geldiniz.
Gürsel Tekin: Tepki gösterenlerin hepsini biliyorum. Özellikle yandaş medyanın haber sitelerine baktığımızda sağını solunu kısarak bir tepkiye dönüştürdü. Ne söylediğini bilen bir insanım. Bir annenin veya babanın feryadını vicdanında hissetmeyen birini kim olursa olsun insan kabul etmem. Ne diyor bir anne dün, cenaze töreninde evladına dokunarak siyasilere çağrı yapıyor. Bu sorunu çözün diyor, ben oğlumu kaybettim benden sonraki anneler evladını kaybetmesin diyor. Bir başka baba ne diyor, 17 bin liram olsaydı evladım ölmemiş olurdu. Şimdi buradan kendimize ders çıkarmayacak mıyız Allah aşkına. Etik olarak baktığımızda bugün ortalama sosyal ekonomik durumumuza baktığımızda nimetlerden siyasetçiler faydalanacak ve külfeti vatandaşa çıkacak. Biz de diyoruz ki nimetten faydalananlar bu işte taşın altına elini koymalı. Bu çağrıyı yaparken de üç tane çocuğum var. İki tanesi yetişkin öğrenci. Bütün siyasetçilerin ve birinci sınıf kamu görevi yapanların çocukları da burada olmalı ki biz bu süreci daha iyi algılayabilmeliyiz. Bakın burada çocuğu şehit düşen veya düşmeyen yani askerde olan annelerimizin sabahlara kadar hangi ızdırapları çektiğini hepimiz biliyoruz. Bu yangını siyasetçiler söndürmeli. Siyasetçilerin varlık sebebi bu barışçıl ortamı yaratmalı. Bakın biz ilk kanun teklifi veren siyasi partiyiz. Dedik o zaman terör yok. AKP'nin deyimiyle çözüm süreci, barış sağlandı. Bütün çocuklarımızın imkanı olmayan yani 17 bin liram yoktu çocuk ölmezdi diyen babanın da çocuğunun faydalanabileceği bir kanun teklifi verdik bu reddedildi. Reddedilince imkanı olanlar faydalandı. Elbette faydalanabilir ama şunun altını çizerek tekrar söylemek istiyorum. Olağanüstü dönemlerde özellikle sıkıntılı dönemlerde etik olmayan bir şey var. Siyasetçi çocuklarının bedelli olarak faydalanması. En azından Sayın Genel Başkanımızın oğlu gibi. O da faydalandı biliyorsunuz ama reddetti. Çünkü ben CHP Genel Başkanının oğluyum ve bundan faydalanmayacağım dedi. Bugüne kadar olan uygulamalara baktığımızda... Şimdi bana saldıranlara bakın. Saldıranların çoğunun çocukları bedelli askerlik yapmış. Hiç mi vicdanınız yok. O annenin feryadını duymayacak mısınız? Gece yatarken zihninize ne oluyoruz demeyecek misiniz?

Ulaş Omrak: Efendim şunu sormak istiyorum. Bu bedelli konusunda siyasilere baktığımızda onlara ilişkin bir suiistimal mi gördünüz?
Gürsel Tekin: Şunu söyleyeyim, listeye baktığınızda hemen hemen kimlerin çocuğu bedelliden faydalanmış onu çok rahat göreceksiniz. Milletvekilleri, belediye başkanları... Siyasetçilerin bu kritik süreçte yani insanların çocukları bedenlerini orada terk ederken, şehit düşerken bizim en azından bu süreç içinde bunun olmaması gerektiğine inanıyorum. Bu kişisel olarak ve vicdanen beni çok rahatsız etti. Ben o babanın feryadını unutabilmiş değilim ve yıllarca da unutacak değilim.

Ulaş Omrak: Tekrar tartışmaların sona ermesi adına veya sözlerinize açıklık getirmek adına net olarak ne diyorsunuz?
Gürsel Tekin: Çok net söyleyeyim herkesin anlayabileceği şekilde. Diyorum ki bakın ne olduğu belli olmayan özellikle seçimden sonra birilerinin siyasi partilerin geleceği için çocuklarımızı feda etmeyelim. Bu sürecin mümkünse iktidar kurularak CHP olarak bizim APK ile gelin bir koalisyon kuralım dememizin tek sebebi anneler ağlamasın diye. Bu feryadı içimizde hissettiğimiz için AKP'ye bu teklifimiz oldu. AKP ile yol yürünemeyeceğini, 17-25 Aralık'ı unutmuş değiliz ama bütün buna rağmen bizim birinci önceliğimiz Türkiye'nin geleceğidir. Bu tabloya baktığımızda özellikle gazeteci olarak siz şehit ailelerinin cenazelerine gittiğinizde bunu görüyorsunuz. İşte bakın AKP bakanı cenaze töreninden zor kaçırdılar. Ama bu tablo gittikçe büyüyebilir. Bu tablonun büyümemesi için bizim önlem almamız gerekir. Efendim bizim çocuklarımız nasılsa mutlu, insanların çocuklarını feda edelim anlayışını kapatmamız lazım. Tekrar altını çizerek söylüyorum, siyasetçilerin çocuklarının bedelliden faydalanmaması lazım. Bu etik davranış değildir. Bu Anadolu’daki insanlarımızı çok derinden yaralayan bir şeydir. Yarası olan gocunsun ama listeleri de önümüzdeki günlerde açıklayacağım. Kimlerin çocukları bedelliden yararlanmış bunu da kamuoyu da öğrenince göreceksiniz ki bu siyasetin ne kadar çürüdüğünü kamuoyu da görmüş olacak.

Ulaş Omrak: Şunu sormak istiyorum iktidar olursak dediniz ve parçası olursak. Bu bedelli askerliklerin iptal edilmesi için, bu konuyu biraz daha açar mısınız. Bundan sonra herhangi bir bedelli için mi söylüyorsunuz yoksa mevcut bedellinin iptal edilmesi olacak mı olmayacak mı?
Gürsel Tekin: Biz CHP olarak ilk teklif veren partiyiz. Olağanüstü durumlar yok, terör yaşanmıyor. Ortalama bu çerçevede evlatlarımızın yararlanabileceği bir kanun teklifi hazırladık kabul etmediler. Parası olanlar yani AKP'nin genel felsefesi bu olduğu için parası olanlar faydalansın olmayanlar... 17 Ağustos'u da konuşamadık mesela. 17 Ağustos’ta da aynı formül. Parası olan kentsel dönüşümden faydalanacak olmayan ise sürgüne tabi tutulacak. Bu adaletsizlik düzeni Erbakan'ın deyimiyle adil düzen haline getirelim. Bu konuda da böyle bir süreç olunca. Her gün şehit ve feryatlar olunca doğal olarak benim kişisel düşüncemdir. Siyasilerin çocuklarının bundan faydalanmaması lazım. Faydalananların da iptal etmesi lazım. CHP yöneticileri olarak baştan ben daha çocuklarımın günü gelmemesine rağmen gitsin askerlik yapsınlar. Yapsınlar ki biz o feryat eden anne ve baba gibi... Çocuklarımız ya da bir başkasının çocuğu şehit olsun demiyoruz. Hiçbirisi olmasın, hiçbirisinin burnu kanamasın. Ama şunun görülmesi lazım. Uykusuzluğun ne olduğunu hissedebilmeli ki barış içinde bir adım atılabilmeli. Aksi taktirde bizim klasik şey, başsağlığı törenleri. 30 yıldır bunu yaşıyoruz yeter buna son verelim diye söyledim. Zaman zaman maksadımızı aşmış bir şey de söylemiş olabiliriz insanız ama tekrar söylüyorum o babanın feryadını hepimizin duyması lazım. 17 bin liram olsaydı çocuğum ölmezdi lafını hepimizin hafızalarına kazınması gerektiğine inanıyorum.

Ulaş Omrak: Efendim Cumhurbaşkanının bir sözü var, çözüm süreci artık buzdolabındadır dedi. CHP'nin iktidarında ya da iktidarın parçası olması durumunda çözüm süreci ne olacak? Buzdolabından çıkacak mı çözüm süreci. Sizin görüşünüz nedir?
Gürsel Tekin: Şunu söyleyeyim, CHP'yi MHP'yi kenara bırakalım. AKP'lilerin hiçbirisi çözüm süreci başladığı günden itibaren ne çözülüyor bilmiyordu. Süreç nasıl işliyordu kim kiminle müzakere ediyordu, doğrusu bunların hiçbirisi bilinmiyordu. Hatta 2011 yıllarında olağanüstü baskı yaparak televizyonlara ve gazetelere şehit haberlerini vermeyin baskısı yaptılar. Şimdi görüyorum tam tersini yapıyorlar. Bakın insan canı ile siyaset yapılmaz. Biz dünü bilmediğimiz için neyi dondurduklarını bilmiyoruz. Dünü bilseydik neyi dondurduklarını bilme imkanınız olurdu. Özellikle AKP'li bakanlara baktığımızda, örneğin Sayın Kuzu'nun açıklamasını duyduk. Siz kaosu seçtiniz dedi. Yani AKP tek başına iktidar olsaydı terör olmayacaktı anlamı çıkar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Siz dış politikayı öyle bir noktaya getirdiniz ki Türkiye'de sadece bu Kürt meselesi bu terör sorunu uluslararası bir sorun haline dönüştü. Maalesef Ortadoğu coğrafyasına baktığımızda Irak faktörü, Suriye faktörü, Küresel dünyanın oradaki koalisyon ülkelerinin durumuna baktığımızda neyin ne olduğunu doğrusu hiçbirimiz bilmiyoruz. Çünkü bu milli davadır. Ana muhalefete, muhalefete mutlaka bilgi verilmesi gerekirdi. Bırakın bize bilgi verilmesini, çok sayıda AKP'li milletvekillerinin bu süreç konusunda bilgi sahibi olduğu inancı içerisinde değilim. 2002 yılında AKP iktidar geldiğinde sıfır terör vardı.

Ulaş Omrak: Efendim son olarak seçim tartışmalarına gelecek olursak Başbakan Davutoğlu'nun görevi iade edeceğini bekliyoruz. Görevin Sayın Kılıçdaroğlu'na verilmesini bekliyoruz, bu noktada CHP hangi adımları atacak, MHP'nin kapısı çalacak mı veya erken seçime giderken nasıl bir hükümet ile gideceğiz. Bu konuda seçim hükümetine üye verip vermeyeceğiniz de tartışma konusu oldu bugün. Bir açıklama getirirseniz sevinirim.
Gürsel Tekin: Şimdi bu tartışmalardan önce yapılması gereken yani anayasanın hükmü Sayın Genel Başkanımıza yetki verilmesi lazım. Sayın Genel Başkanımız göreceksiniz ki, %60'lık bir blok var. Bu blokla CHP olarak daha öncede teklifimiz oldu. Gerekirse uzun vadeli bir hükümet. En azından uzun vadeli olmayacaksa sağlıklı bir seçim için %60'lık blokla bir hükümetin çıkacağı inancı içindeyim. Her seçim sonucu trafo, kedi şunu bunu mu tartışacağız? Uluslararası arenada da gerçekten maskaralık haline dönüştü. Bir ülke başarılı bir şekilde seçim yapamıyorsa yurttaşlarımız sandık başına giderken oyum çalındı mı kaygısı ile gidiyorsa buna son vermemiz lazım. Bütün bunları CHP öncülüğünde sağlıklı bir seçimin yürümesi için CHP göreve hazırdır. O görev verildiğinde ben inanıyorum ki kısa süre içinde bir seçim hükümeti oluşturabilecek irademiz var.

Ulaş Omrak: Nasıl olacak peki? Üye verecek misiniz, yarın MYK toplantınız var.
Gürsel Tekin: Sayın Genel Başkanımızın önderliğinde CHP hükümeti olacak. Bir yere üye vermemize gerek yok. Daha önceki teklifte olduğu gibi MHP ile beraber bir hükümet oluşturalım HDP dışarıdan destekli. İkinci olarak seçim  hükümeti olacaksa seçim hükümetinde her iki siyasi partinin dışarıdan destekleyeceği seçimin sağlıklı yürüyebilmesi için CHP iktidarına hükümetine ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacı yerine getiremezsek muhalif partiler olarak bu sorumluluğun altından kalkamamış oluruz. Bütün seçim, yasama, yürütme, savcı, kanun, hakim tanımam diyen bir yapıya bu seçimi teslim etmenin bedeli çok ağır olur.

Ulaş Omrak: Pekala AKP'li bir seçim hükümeti ile sandığa gidilirse, MHP'nin üye vermeyeceği belli. HDP'de bunu kendi içinde tartışacak. Ama bugün Sayın Grup Başkanvekili Engin Altay'ın da bazı açıklamaları oldu. MYK'dan sonra mı bu kadarı gerçekleştireceksiniz yoksa sizin şahsi görüşünüz nedir?
Gürsel Tekin: Bu konuda MYK'mız var. Büyük olasılıkla MYK'da gündeme gelir. Ama her şeyden önce Genel Başkanımıza görev verildiğinde bu kısa sürede... 42 gününü Sayın Davutoğlu'na kullanan 3 gün de bize kullanacak. Üç gün içerisinde Sayın Kılıçdaroğlu hükümet çıkarabilecek iradededir.

Ulaş Omrak: Çok teşekkür ederiz ağzınıza sağlık.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ederim.

Anahtar Kelimeler
    Salı, 18 Ağustos 2015 20:18

Bağlantılı Konular