Gürsel Tekin Habertürk'te önemli açıklamalarda bulundu

 

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 18 Ağustos 2015 tarihinde Habertürk'ün yayın konuğu oldu.
Veyis Ateş: Mutlu günler sayın seyirciler. Özel Günlerde Özel Röportaj ile huzurlarınızdayız. Muhtemel ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Cumhurbaşkanının görevlendirmesi ile bir seçim hükümeti kurulacak gibi görünüyor. Muhtemel ki AKP Genel Başkanı bugün görevi iade edecek. Muhtemel ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'ye en çok oyu alan ikinci parti olması sebebiyle verecek. Bunları bugün konuşacağız. Özel Röportaj'ın ilk bölümünde bundan sonrası için yol haritası ne diye soracağız CHP'ye. Bunun için de CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin'i davetimizi kırmadı yayın konuğumuz oldu. Hoş geldiniz Sayın Tekin.
Gürsel Tekin: Hoş buldum, iyi yayınlar diliyorum.

Veyis Ateş: Ne olacak bundan sonra?
Gürsel Tekin: Öncelikle izin verirseniz şehit ailelerinin feryatlarını sizinle paylaşmak istiyorum. Bugün de Habertürk gazetesinde bir annenin feryadı var, "Bir araya gelin ve çözüm bulun". Acılı ızdıraplı bir anne bu kadar davranıyorsa siyasetçilerin bu kadar duyarsızlığını kabul etmek mümkün değil. Bir başka baba ise, "17 Bin TL param olsaydı çocuğum şehit düşmezdi". Bir başka anne, "Oğlumun katili siyasettir". Bütün bunlar masadayken yapmamız gereken çok önemli birkaç tane şey var. Bakın dünyada benzer yöneticilerin çocukları ne yapmıştır. Mao'nun oğlu 23 yaşında savaş meydanlarında savaşmış. Çocuğunu savaş meydanlarına göndermiş ve sorduklarında, vatan sağolsun, devrim için şehit oldu demiş.

Veyis Ateş: Bunu devlet başkanıyken demiş.
Gürsel Tekin: Evet. Stalin'in oğlu görevde. Onbaşı Almanlar tarafından rehin alınıyor. Almanlar bir general ile takas yapalım diyor. Stalin diyor ki benim oğlum onbaşı, general değil. Ancak size bir onbaşı verebilirim. Şimdi eğer gerçekten bu ülkede barışı, kardeşliği sosyal bütünlüğü düşünmek istiyorsak birinci önceliğimiz; başta Sayın Cumhurbaşkanımızın çocuğu, Sayın Genel Başkanımızın oğlu ve bizim çocuklarımız. Üç tane oğlum var, şu anda iki tanesi okuyor. Buna rağmen iki tane çocuğumu okulunu dondurabilir ve bu çocuklarımı gönderebilirim. Bir, siyasetçilerin çocukları askere gitmeli. Söz konusu vatan diyorsunuz ya, vatansa önce çocuklarımızı göndermeliyiz. En az Stalin kadar bizim de duyarlı olmamız lazım. İki, birinci sınıf kamu görevi yapanlar. Son günlere baktığımızda gecekonduda oturan imkansızlıklar içinde boğuşan perişan vatandaşlarımızın çocukları şehit düşecek. Bizde önümüzdeki seçimde hangi siyasi parti oyunu iki puan daha yükseltebilir arayışı içine girmemiz... Bu bir vahim bir olaydır. Evlatlarımızı bir siyasi partinin alacağı oy oranlarına ve milletvekili sayısına göre değerlendirmemiz ne insanidir, ne vicdanidir ne imanen dinen kabul edilecek şey değildir.

Veyis Ateş: Ne demek istiyorsunuz, genel başkan çocukları askere mi gitsin?
Gürsel Tekin: Elbette gitsin. Niye bu garip annenin çocuğu gidiyor da niye bizimkiler gitmesin. Bütün nimetlerden bizim yani siyasetçilerin çocukları faydalanacak. Külfetleri de yoksul ailelerin çocuklarına yükleyeceğiz. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Askerlik yaşına gelmiş bütün bedellileri iptal edeceğiz. Bakın Sayın Genel Başkanımızın oğlu reddetti bedelliyi. Kaç tane siyasetçinin oğlu bedelliyi reddedebildi? Bu bedelliyi çocuklarımızı kurtarmak için mi çıkardınız? Özellikle basından medyadan rica ediyorum. Eğer bu ülkenin varlığını, birliğini ve bütünlüğünü düşünüyorsanız şuna emin olun siyasetçilerin çocukları askere gittiği zaman bu sorunlar kısa süre içinde çözülür.

Veyis Ateş: Tersinden bakalım, hiç kimsenin çocuğu ölmesin. Siyaset bu işe çözüm bulsun.
Gürsel Tekin: İnsanların evlatları en kutsal değerleridir. Çocuklarımız ya da siyasetçilerin çocukları gitsin şehit olsun demiyorum. Tam tersine gittiği zaman hepimiz düşüneceğiz. Ben inanıyorum ki bu anne gibi milyonlarca anne şu anda sınırlarda askeri olanlar sabaha kadar uyumuyor. O zaman siyasetçilerin eşleri de sabaha kadar uyumamış olacak. Diyecekler ki buna çözüm çare bulun. Ben hiç kimsenin evladı gitsin şehit olsun demiyorum. Bu konuda duyarlı herkesi göreve çağırıyoruz. 30 yıldır bir kirli savaşta binlerce gencecik çocuklarımız şehit. Birçok gazi insanlarımız var. Bu bizim kaderimiz olmamalı. Siyaset çözüm yeridir, siyaset çözüm bulma yeridir. Acılı anne kadar duyarlı olmalıyız. O acısından diyor ki benim çocuğum gitti, sizin çocuklarınız gitmesin diye ne olursunuz bir araya gelin. Niçin bir araya geleceğiz? Miras paylaşmayacağız, mal paylaşmayacağız bu ülkenin birliği ve bütünlüğü için mücadele edeceğiz. CHP olarak şuna emin olmanızı istiyorum ki  baştan itibaren. 7 Haziran'dan itibaren MYK'mız, milletvekillerimiz, örgütlerimiz bir tek şeye odaklandı. Bu yangını nasıl söndürebiliriz. Bu yangın konusunda nasıl bir katkımız olabilir. Sayın Davutoğlu aynen şu cümleyi kullandı. Bunu söylemek zorundayım. Sayın Davutoğlu diyor ki çok çaba sarf ettik. Sayın Davutoğlu bir çaba sar etmediniz. Kimseyi kandırmayın, ziyaretlere gidip gelmek bir çaba değil. Bakın dünyanın birçok ülkelerinde siyasetçiler bir araya gelir. Söz konusu vatan ise o vatanın birliği, bütünlüğü için bir araya gelirler. AKP'li yöneticilerin şöyle cümleleri var. Farklı iki kutuptan seçmen. Hangi kutuptan bahsediyorlar. Eğer siz rantçılardan bahsediyorsanız, 17-25 Aralık'ta zengin olanlardan bahsediyorsanız elbette onlar istemez. Ama AKP seçmeni, sağlıklı aklı seçmenin önemli kısmı önümüzdeki süreçte bir hükümetin bir koalisyonun olmasını arzu ediyor. Bütün araştırmalarda da bu çıkıyor.

Veyis Ateş: Söylediklerinizden iki şeyin altını çizeyim. Bir, bütün siyasetçilerin çocukları askere gitsin. İki, bedelli askerlik yapanların bedelleri iptal edilsin.
Gürsel Tekin: Kesinlikle. Şimdi bu babanın ne suçu var? Bu para yoktu ve çocuğum bundan dolayı öldü deme hakkı var mı bizim? CHP olarak biz bedelliyi teklif ederken söyledik bakın yapmayın, bu vicdani değildir. İmkanı olmayan çocuklarımız da faydalansın. Ama ne yazık ki TBMM'de bu reddedildi. Sadece işte belli sınıftaki çocuklar gitti faydalandı. O babalarımızın çocukları şehit oldu. Efendim bedelli ödemiş olabilir hiç önemli değil. Hepimizin çocukları mutlaka askere gitmeli.

Veyis Ateş: Bedelli teklifi kimden gelmişti?
Gürsel Tekin: Hem bizim hem AKP'nin. Önce bizim vardı, bizim teklifimizde ortalama her yurttaşımız. Parası olan olmayan. Parası olanlar ödeyecek. Olmayanlar da parasız bedelliden faydalanmış olacaktı bir kez. Ama ne yazık ki onu çıkardılar, paralı olanlar gitti. Parasız olan ana babalarda şimdi gözyaşı döküyor.

Veyis Ateş: Şimdi diyorsunuz ki onlarda iptal edilsin.
Gürsel Tekin: Ben şimdi merak ediyorum. Genelkurmayımızın bir açıklaması oldu. Binlerce talep oldu... Şimdi ben genelkurmayımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Bu binlerce gelen talep içerisinde bir tane siyasetçinin çocuğu var mı? Bir tane kamu görevlisinin çocuğu var mı, bir tane holding patronunun çocuğu var mı? Milletin çocuklarının kanıyla oynamayın.

Veyis Ateş: Genelkurmay ne yapsın? Talepler geliyor onlara.
Gürsel Tekin: Tabi ki genelkurmay yapacak değil, bunu siyaset yapacak. Açıklasın yani, talepler geldiyse. Yine bakıyoruz, bu ülkede gerçekten yoksullukla uğraşan gencecik çocuklarımız talep etmiştir.

Veyis Ateş: Siyset size şunu demiyor mu? Bir taraftan kan akıyor, bir taraftan koalisyon kurulamıyor. Ne olduğunu anladık, bize koalisyon teklifi gelmedi... Ne oluyor da olmuyor, neden olmuyor?
Gürsel Tekin: Şimdi çok açık, çok net Sayın Erdoğan tavrını çok açık ve net belli etti. Sayın Erdoğan'ın iyi bir tarafı var, yani çok gizli ajandası yok. 7 Haziran seçiminden sonra konuşmaması gereken yani tarafsız olması gereken bir cumhurbaşkanı erken seçim olmalı dedi.

Veyis Ateş: Ama bilindik bir Cumhurbaşkanı değilim diyor, beni halk seçti...
Gürsel Tekin: Eyvallah, bu bedeli kim ödeyecek? Alman cumhurbaşkanını Çinliler mi seçmişti? Alman cumhurbaşkanı %63 ile seçilmişti. Bir zaafından dolayı istifa etmek zorunda kaldı, sadece istifa etmekle yetinmedi, Alman yargısına da hesap verdi. Millet iradesi siz çalın, çırpın yasaları yok sayın demiyor ki. %60'lık bir millet iradesi masada yok mu? %60 demiş ki evet kardeşim, uzun süre 13 yıldır bu AKP hükümeti maalesef benim sorunlarımı çözemedi. Bu kez %10'u vazgeçti ve çeşitli muhalif partilere oy verdi. Siz ne diyorsunuz, kürsüye çıktı cumhurbaşkanı, Anayasanın bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak namusum, şerefim üzerine tarafsız olacağım dedi. Tarafsız olan bir cumhurbaşkanı bu cümleleri kullanmamalı. Kim kullanacak bunu, Sayın Davutoğlu, Sayın Kılıçdaroğlu... Sayın Davutoğlu'nun baştan beri söylemiş olduğu bir şey var. Mutlaka bir hükümet çıkmalı. Niye çıkmadı Sayın Davutoğlu? Ne olursunuz çıkın kamuoyuna bir açıklama yapın. CHP'ye gittik şu gerekçelerle bu hükümet olmadı deyin. Mesela MHP'ye gittiniz de ne oldu? Kaldı ki siz gitmeden önce bütün duruşunu çok net şekilde sergiledi. Bu dört madde kabulünüzse gelin, değilse gelmeyin demektir bu. Ama bütün buna rağmen zamanı harcamak için, hadi oraya gidelim, buraya gidelim. Bunlar siyaseten çok önemli şeylerdir. Türk siyaseti çürür duruma geldiği zaman bunun en ağır bedelini Sayın Davutoğlu ve arkadaşları ödeyecek.

Veyis Ateş: Sayın Başkan şunu anlamaya çalışıyoruz. Misal MHP'nin dört maddesi, sizin on dört maddeniz. İlkeler çatışıyor, onlar sizi, siz onları eleştiriyorsunuz. İşte dün görüşmeden de yine benzer...
Gürsel Tekin: Veysi bey bizim hiçbir ilkemiz öyle reddedilecek değil. Sayın Davutoğlu on dört madde ile ilgili biz ilk açıkladığımızda, bunların önemli kısmı bizimde kabulümüzdür dedi. Şunu diyebilirdi on dört madde konusunda örneğin, evrensel hukuk sistemini istiyoruz, Sayın Davutoğlu reddediyorsa itiraz yok. Şeffaf bir devlet anlayışı olsun, temiz bir siyaset olsun. Anayasayı, yasayı kurallı hale getirelim demek... Bunlar rahatsız edici, kabul görmeyen şeyler midir?

Veyis Ateş: Sayın Davutoğlu'da bu on dört maddeye tamam dediyse sorun nerede?
Gürsel Tekin: İşte ben de onu soruyorum. Sayın Davutoğlu çıkıp şu gerekçelerle çıkıp biz CHP ile şu nedenlerle hükümet kuramadık diyebilmeli. CHP bir şey dayatmış değil. Bütün görüşmeler tutanak altına alındı. Siyaset öyle bir kirlenmiş ki olmayan şeyi abartırlar ve hatta bir kısım gazeteler bu süreç devam ederken acaba nereye dayandırabiliriz diyorlar. Biliyorsunuz özellikle son beş yıldır toplumun önemli değerleri siyasete malzeme haline geldi. Din, iman, imam hatipler, başörtüsü aklınıza gelebilecek kutsal değerlerimizi kirli siyasete maalesef harcar hale geldik.

Veyis Ateş: Bu tutanakları bir gün açıklar mısınız?
Gürsel Tekin: Hayır açıklamayız ama aksi bir şey olursa, olmayan bir şeyi olmuş gibi gösterirlerse tabi açıklarız. Bizim tutanakları tutma sebebimiz bu. CHP ile oturup müzakere edilmiş değildir. Denilmiş olsaydı CHP bu sürecin, bu yangının, Türkiye'nin yaşadığı sorunların nereye gideceğini bildiği için birçok şeylerde de taviz verebilecek bir siyasi partidir.

Veyis Ateş: Sayın Başkan çok pardon ama 35 saat ne konuştunuz? Siz ne söylediniz?
Gürsel Tekin: Geçen gün çok önemli bir din adamı ile tesadüfen buluştum. Dedi ki kişisel olarak özür borcum var. Elli yıldır bizi kandırdılar. Dinsizler öyleler böyleler. Ben sizi tanıyınca anladım hep size haksızlık yapmışız. Kardeşim adımız çıkmış dokuza, inmez sekize. Biz bunun bilincindeyiz. Bizim Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. Peygamber sabrı taşıyan bir insandır. Başladığı günden itibaren böyle bir sonucun çıkacağını biliyorduk. Aman ha CHP bozuyor dedirtmeyelim. CHP bozuyor algısını yaratmamak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Samimiydik baştan itibaren. Türkiye'nin bu sorunlarını çözelim. Bu maliyet Türkiye'ye ödettirilmemeli. Şu an dövize, ekonomiye bakın. Her gün hangi saatte kaç tane şehidin geleceğine bakın... Bütün bunları görmeyeceksiniz işte önümüzdeki seçimde biz iki puan mı arttırırız yok düşer mi... Bu vatan için on puanımız feda olsun kardeşim. Bu anne ağlayacağına benim on puanım gitsin. Biz bu bilinçle hareket ettik. Ama inanılır gibi değil. En azından şu denilebilirdi ilk günden itibaren. Biz sizinle yokuz... MHP birincisini denediniz, ikincisini neden deniyorsunuz. Çok net şekilde ifade etmiş. Dört madde kabulünüzse gelin. Biz kabulünüzse gelin de demedik. Tam tersine... Şimdi buna rağmen hadi gidelim bir çay içelim bir kahve içelim çıkalım. Bakın dün döviz piyasasında bir bakanın iki cümlesinden dolayı kurların nasıl hareketlendiğini. Kimler burada zenginleşti. Yeter artık... Bu doyumsuzluk nereye kadar gidecek.

Veyis Ateş: Gelelim işin siyasi boyutuna. Başkanvekili Levent Gök dedi ki bundan sonra olması gereken CHP'ye görev verilmesi. Aynı kanaatte misiniz?
Gürsel Tekin: Kesinlikle.

Veyis Ateş: CHP'ye bugün saat 19:30'da görevi iade edecek akşam veya sabah. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Kılıçdaroğlu'nu çağırdı. Beştepeye gidecek mi Sayın Kılıçdaroğlu?
Gürsel Tekin: Elbette görev için gidilir. Biz çay kahve içmeye değil, ülkenin hükümetsiz kalmaması için gideceğiz ve Sayın Davutoğlu'nun ivedilikle özellikle perşembe günü görüşme bittiği andan itibaren bitmişti. Sayın Davutoğlu'nun iade etmesi gerekiyordu. Sayın Cumhurbaşkanı da hiç uzatmadan anayasa gereği ikinci parti olan CHP'ye bu görevi vermeliydi. Ama ne yazık ki bu süre biraz kötü harcandı. Bunlara rağmen Sayın Davutoğlu görev verecek. Sayın Cumhurbaşkanı yarın derhal Sayın Kılıçdaroğlu'na görev vermeli. Geriye üç gün kalıyor, bu üç gün içerisinde ben inanıyorum ki Türkiye'ye bir hükümet çıkarabilecek güçtedir.

Veyis Ateş: Doğal olarak ben de nasıl diye soracağım.
Gürsel Tekin: Nasılını bekleyeceğiz. Millet iradesinin çoğunluğu parlamento üç siyasi partide. Bütün bu olup bitenler karşısında bu siyasi partilerin duyarsız davranacağı inancı içerisinde değilim. Ben Sayın Bahçeli'nin bu konuda Sayın Genel Başkanımız görevi alıp gittiğinde ikna edebileceğine inanıyorum.

Veyis Ateş: Sayın Bahçeli, Sayın Kılıçdaroğlu'na ikna olur. HDP ne olacak?
Gürsel Tekin: Efendim HDP dışarıdan destekli olabilir. MHP-CHP olabilir. Bakın bir siyasal irade yasaları tanımam diyor. Neredeyse yerel mahkemeler işlevsiz hale gelmiş. Bütün bunu görerek üç siyasi parti yani %60'a hakim olan bir siyasi parti. Mümkünse uzun vadeli bir hükümet. Değilse bile seçim hükümetini üç siyasi partinin kurması lazım. Önümüzdeki süreçte sağlıklı bir seçimin olması konusunda çok ciddi kaygılarımızın olduğunu belirtmek istiyorum.

Veyis Ateş: Neden?
Gürsel Tekin: Birçok ilde sıkı yönetim varken nasıl seçim yapacaksınız? Türkiye'nin çeşitli illerinde terör estiriliyor. Çok ciddi sorunlar var, biz orada miting mi yapacağız. Böyle bir imkan var mı? Bütün bu olup bitenleri ortadan kaldıracak sağlıklı bir seçim zemini hazırlayacak. Hukuka, anayasaya inanan ancak ve ancak CHP ile olabilir. Benim valim senin kaymakamın değil. Türkiye Cumhuriyeti valileri ve kaymakamları ve kamu görevlileri... Bir tane AKP yöneticisi çok önemli bir cümle kullandı. Şaşkınlık içinde izliyorum, bunlar tamamen dağıttılar. Geçenlerde Sağlık Bakanının bir cümlesi var, şaşkınlıkla izliyorum. Aklı selim bir bakanın, siz bunu vermediniz bakın ne oldu... Bunlar nasıl cümlelerdir. Bunlar suç unsuru cümlelerdir. Geçen yayınızda da söyledim. Sayın Kuzu anayasa profesörü diyor ki siz istikrarı değil kaosu seçtiniz. Sonra çıkıp millet iradesi diyorlar. Siz milleti yok saydınız. Bu iradeye saygılı olacaksınız. Anayasaya saygılı olmayanların Türkiye'yi kaosa götürebileceği düşüncesi kaygıları var içimde. Onun için üç siyasi parti elini taşın altına koymak zorunda.

Veyis Ateş: Ben şunu merak ediyorum. Kılıçdaroğlu'nun buyurun başbakan siz olun, Bahçeli'nin karşı açıklaması. Nasıl olacak biraz anlamaya çalışıyorum.
Gürsel Tekin: Hiç merak etmeyin. Yeter ki Sayın Kılıçdaroğlu'na görev verilsin çok kısa süre içinde kurulur. Nasıl CHP'nin kısa süre içinde hükümet çıkaracağını görürsünüz.

Veyis Ateş: Diyelim ki oldu, seçim?
Gürsel Tekin: Seçim takvimini doğal olarak üç siyasi parti bir araya gelecek ya da onlarla tek tek konuşacağız. Önemli bir takvim belirlenebilir. Baştan itibaren söyledik bugün de söylüyoruz. Erken seçimin Türkiye'ye maliyeti çok ağır olur. Eğer bir erken seçim olacaksa mutlaka mart, nisana ötelenmesi lazım.

Veyis Ateş: Ekim, Kasım değil.
Gürsel Tekin: Olmaz yani nasıl olacak. Daha düne kadar ana muhalefet ve muhalefete bunlar Sivas'ın ötesine geçemiyor diye caka atanlar bugün Ankara'da evlerine yüz tane polisle gidiyorlar.  Şimdi güvenlik ortamı sağlanması lazım.

Veyis Ateş: Aksi oldu, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Kılıçdaroğlu'na görevi vermedi.
Gürsel Tekin: Yok öyle eşkıyalık sistemi kardeşim. Yani ortada bir anayasa var, bir hukuk sistemi var ben bunların hepsini yok sayıyorum derse kusura bakmasınlar yani CHP'de eli kolu bağlı bir parti değil.

Veyis Ateş: Demek ki ülkede bir koalisyon kurulma ihtimali mümkün görülmüyor. Anayasa'da evet pazar gününü beklemek durumunda tavrınız ne olur onu merak ettim.
Gürsel Tekin: Fal mı bakıyor Sayın Cumhurbaşkanı? İşte ortada tabloyu koyuyorum. Ana muhalefet gidecek bunları deneyecek. Olmasa ne olur, götürüp iade edecek. Siz 42 gün Sayın Davutoğlu'na itibar ettiniz de ana muhalefet liderine 3 gün itibar etmeyecek misiniz? Böyle bir şey olabilir mi.

Veyis Ateş: Pekala, bir koalisyonu mümkün görüyorsunuz.
Gürsel Tekin: Kesinlikle hiç merak etmeyin.

Veyis Ateş: Böylesi bir durumda hükümet kurulamadı. Sonrasında da seçime gidildi. Bir kez daha hafızalar tazelenecek. Ne diyeceksiniz bu sefer seçmene? Bütün parti temsilcilerine sormak adına...
Gürsel Tekin: Arkadaşlarımızın yapmış olduğu bir araştırma var. Millet ne diyor diye araştırmalarımız var. Öncelikle milletin bir erken seçim talebi yok. Yani bu AKP seçmeni için de geçerli muhalefet için de geçerli. Sadece Cumhurbaşkanının deyimiyle erken seçime gidilecek. İnanıyorum ki AKP yöneticileri ve milletvekilleri de istemiyor, buna emin olun. Birebir isimlerini vermek istemiyorum. Onlarca tanıklarımız var.

Veyis Ateş: Özür dilerim ben bunu AKP'li yöneticilere soruyordum size de soruyorum. O tez doğru mu? Sayın Cumhurbaşkanı istedi ama Sayın Davutoğlu aslında...
Gürsel Tekin: Ben de diyorum ki Sayın Davutoğlu şunu söylerse, "Ben çok denedim CHP oynadı" derse itiraz yok. Sayın Davutoğlu istiyordu. Ama takati yoktu. Erken seçim olursa ne olur. Bir kere yapılan bütün araştırmalarda iki soru var. Bu seçim döneminde dört siyasi partinin vaatleri vardı. Kimi beğendiniz %25'lik oy almamıza rağmen %70'i CHP'nin projelerini beğenmiş.

Veyis Ateş: Yaptığınız araştırmadan...
Gürsel Tekin: Elbette emeklisi, sosyal yaşayan... Birçok alanlarda bunlar devam edecek ama elbette yeni projelerimiz olacak. İkincisi, bir başka soru var. Dört siyasi partinin 7 Haziran'dan itibaren tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? %73 CHP doğru noktada demiş. İki uç seçmen kitlesi diyenlere şimdi soruyorum. Bu kalan %23 geri kalan, %27'sini siyasi partilere dağıttığınızda herhalde AKP'li seçmenin %10'u beğenmemiştir CHP'nin tutumunu. Son derece doğaldır. Zaten ülkede ideolojik seçmen kitlesi %20.  Bütün bunlara baktığımızda seçmen tarafında da CHP'nin tutumun çok kabul görmüş. Projeler konusunda da çok kabul görmüş. Yapılan araştırmalara bakıyoruz. Bizim dışımızda AKP'nin yapmış olduğu araştırmalar var. Onlarında bir kısmı benim telefonumda da var. Oraya baktığımızda yine oyunu arttıran CHP. Mesele bizim oyumuzu arttırmamız değil. Meselemiz şu, Türkiye'ye bu bedeli ödettirmeyelim diyoruz. Bizim beş puan almamız bu sorunları ortadan kaldıracak mı. Önümüzde seçim oldu ve diyelim ki AKP on milletvekili daha çıkardı. Değer mi bütün bunlara Sayın Davutoğlu?

Veyis Ateş: Bu arada bir izleyicimiz diyor ki %60 bir koalisyon kuruldu. Ortam terörize, Nisan'a kadar bunu yönetebilecek misiniz? Bu terör ortada kalkar mı?
Gürsel Tekin: Elimizde bir sihirli değnek yok. Bizim ana muhalefet olarak açık söylüyoruz. Çözüm süreci olmak üzere sürecin nasıl işlediğini, karşılıklı hangi müzakerelerin olduğunu nelerin olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz. AKP iktidar olduğu günden beri baktığımızda sıfır terörle ele aldılar. Bütün sürece baktığımızda hatta hatırlarsınız sizde gazetecisiniz. Özellikle 2011 yılında çok sayıda şehitlerin geldiği dönemde gazetelere ve televizyonlara şehit haberlerini vermeyin, sansür edin derlerdi. Şimdi tam tersi yapılıyor. İçim yanıyor, ailelerin çocukları üzerinden siyaset yapmamalıyız. Devletin kayıtlarında nasıl işlemiş, ne oluyor... Dış politikadaki sorunların yansımasında bunun ne kadar fonksiyonu var. Bütün bunları devlet olmadan kamuoyu ile paylaşmanızın bir imkanı yok. Biz hükümet olduğumuzda bu sürecin tamamını şeffaf götürmek istiyoruz. Bingöl'deki olayı halen çözemediler. Siz bunu çözemezseniz yarın olabilecek olayları çözmeni mümkün değil. Bu sorunların çözümü düzgün bir devletle olur. Devletin bütün kurumlarını birbirleri ile kavga ettirirseniz çözemezsiniz. Öteleyeceksiniz, bizim polis, onun polisi vs. Bu çok tehlikeli. Eğer o alanlarda sorun varsa, bu alanlardaki sorunları hükümet olarak çözeceksiniz ki vatandaş hissetmeyecek bunu. Ama bu kadar blok blok ayrıştırırsanız... Mesela bunları gazetelerde okuyup görüyoruz. Nasıl başarılı olacaksınız terör karşısında. Ülkenin savcısı, ülkenin polisi ile kavga ediyor. Polis, istihbarat ile kavga ediyor. İstihbarat asker ile kavga ediyor. Devlet dediğinizi binanın ana kolonu olarak düşünün. Ana şeyler istihbarattır, hukuktur. Şimdi bu alanları bu kadar kavga ettirirseniz bu sorunların üstesinden gelmeniz mümkün olmaz. Benim için yargıcın ideolojik yapısının önemi yok. Benim için yargıç kararı doğru mu yanlış mı veriyor. Bir başka şey daha söyleyeyim. Biliyorsunuz gazetelerin bir çoğunda manşetlere taşındı. Bin tane asker atılacak. Söylemeyin bunu kardeşim, burada bir eksik varsa öyle yapacaksınız ki kamuoyu bile duymayacak. Ama daha süreç başlamadan önce iki ay önce bin tane asker atılacak diyeceksiniz sonra bir tane asker atamayacak duruma gelmişseniz. Yönetemezsiniz.

Veyis Ateş: Sizin söylediğiniz bu tırnak içinde söylüyorum "enkaz" olsun. Bir koalisyonda bunları nasıl düzeltip de seçime gideceksiniz?
Gürsel Tekin: Çok kolay. Sizin birinci referansınız ne olur? Yani nedir, trafik ışıkları. Dünya yaratmış bizde uyguluyoruz. Yasalar herkes için geçerli. Efendim benim için geçerli de vatandaş için geçerli değildir diyebilir miyiz? Bu vatandaş için de geçerlidir, başbakan için de geçerlidir. Siz mekanizmayı yarım yamalıda olsa bu sistemi saat gibi işlettiğinizde göreceksiniz ki o kurumların içindeki birliği bütünlüğü çok kısa süre içinde sağlayacağız.

Veyis Ateş: Daha somut sorayım. %60lık blok koalisyonu oldu. MHP operasyon oldu, HDP hayır dedi, ne yapacaksınız?
Gürsel Tekin: Şimdi bunların tabi... Detaylara indiğimizde falan siyasi partinin talebi üzerine biz hareket edecek değiliz. Biz bir hükümetin yapması gereken ne varsa CHP olarak onu yaparız. Bunu bütün siyasi partilerin bilmesi lazım. Uzun vadeli bir hükümet müzakeresi yaparsınız. Eyvallah burada tabi ki siyasi partilerin talepleri alınacaktır. Bu kısa süreli seçim hükümeti diyoruz. Seçim hükümeti ne demektir, seçime sağlıklı götürmek demektir. Ülkedeki bu yangını olabildikçe sağlamak demektir. Ekonomide bir nefes aldırmaktır. 13 yılda AKP'nin yapamadığını gel beş ayda CHP yap demekte bir insafsızlıktır. Şuna emin olmanızı istiyorum. Çok kısa süre içerisinde özellikle dış politikada... Ortadoğu coğrafyasındaki bütün ilişkilerimiz sıfır noktaya gelmiş. En kısa süre içinde Ortadoğu coğrafyasındaki ilişkiler sağlanabilir.

Veyis Ateş: Beş ayda...
Gürsel Tekin: Evet, hiç merak etmeyin.

Veyis Ateş: Nasıl?
Gürsel Tekin: CHP iktidar olsun görürsünüz. Bu ilişkilerimiz baştan itibaren devam ediyor. Geçmiş yıllarda çok acımasızca eleştirilere maruz kaldık. Sayın Genel Başkanımız Irak'a gittiğinde eleştiriler. Şimdi geldiğimiz noktaya bakın. Araya aracı koyuyorsunuz bizi onlarla görüştürün. Türkiye böyle bir duruma düşebilir mi? Mısır ile geldiğimiz noktaya bakın. Mısır'ın işleyişi ile ilgili bütün Mısır'ı kendimize niye düşman ederiz. Bütün kapılarımız kapandı, şimdi ne yapacağız? Yani tecrit edilmiş bir ülke, böyle düşünülebilir mi... Avrupa Birliği ile ilgili süreç kısa süre içinde başlayacaktır. Bunlar yılları alan işler değildir. Bir irade meselesidir, bir inanç meselesidir ve bunların hepsi CHP'de var.

Veyis Ateş: %60'lık bir koalisyonu bir temenni olarak mı söylüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Elbette, olması gereken bir yurttaş olarak söylüyorum. Bir şehit annesinin Güneydoğu'da 24 saat uyuyamayan kardeşlerimizin tercümanı olarak bunları söylemek istiyorum. Hepimizin duyarlı olması lazım. En azından çocuğunu kaybetmiş bir anne ne diyor. Bir araya gelin ve çözün bunu diyor.

Veyis Ateş: Sizde buna cevap vereceksiniz.
Gürsel Tekin: Evet.

Veyis Ateş: Nasılsa yine olasılıklardan konuşuyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu'na görev verildi ve oradan da sonuç çıkmadı. Sonra diyelim ki pazartesi günü Sayın Davutoğlu'na görev verildi bir seçim hükümeti kursun diye. Buna üye verir misiniz?
Gürsel Tekin: Sayın Davutoğlu'na görev veremez. Meclis Başkanına verebilir. Elbette çok çaresiz kalırsak. Bu ülkeyi sahipsiz bırakacak değiliz. Ama bu son seçenektir. Şunun da altını çizerek söylüyorum kayıtlara girsin diye. Araştırmalar vs. yandaş gazeteler ve televizyonlarınızın köpürtmeleri ile bir seçime girdiğinizde seçimde ısrarla erken seçim isteyenler çok ağır bedeller ödeyecektir.

Veyis Ateş: Pekala böyle bir olasılıktan bahsediyoruz ya, AKP'ye görev verildi ve siz üye verdiniz. Bir öncesinde olmayan AKP-CHP koalisyonu olur mu bu kez? Bir kez daha yeni açan izleyicilerimiz için. %60'lık blok Sayın Kılıçdaroğlu hükümet kuramadı, Sayın Davutoğlu'na görev verildi ve MHP-HDP üye vermiyorum dedi. Bir AKP-CHP koalisyonu olur mu?
Gürsel Tekin: Ondan sonraki süreçte Davutoğlu'nun iradesi ne kadar işleyecek bilmiyorum. Şu anda o tartışma konusu var yani önümüzdeki günlerde bu hükümet çalışması devam ederken aynı zamanda Eylül ayında biliyorsunuz AKP'nin bir kongresi var. Burada bir figüran değişikliği olacak mı olmayacak mı, Sayın Davutoğlu tekrar devam edecek mi... Bugün onu söylemek biraz zor. Ama her şeye rağmen Sayın Davutoğlu cesaretli davranabilir. Bu ülkenin geleceği, birliği için Sayın Kılıçdaroğlu sana geliyorum. Merkel gibi cesur olacak. Bakın bunun altını çizerek söylüyorum. Almanya'da terör yok, ekonomik sorun yok. Almanya'nın birinci partisi Merkel çıkmış, Almanya'nın çıkarları için büyük koalisyonu istiyorum dedi. Şimdi Davutoğlu Merkel kadar cesur olur mu bugün göreceğiz. Belki akşama kadar olabilir.

Veyis Ateş: Hala bir beklentiniz var yani. Bugün Sayın Demirtaş partisinin MYK toplantısı olmadan önce şöyle bir teklifte bulundu. Madem bu kadar başkanlık meselesini önemsiyor. Bunu seçmene bir soralım. Erken seçim Ekim, Kasım, Mart neyse. Seçime giderken seçmenin önüne de bir kağıt koyalım ve başkanlık sistemini istiyor musunuz, istemiyor musunuz. Yani bir başkanlık referandumu. Bununla ilgili meclise de önerge vereceğiz dediler.
Gürsel Tekin: Türkiye'nin geleceğini bir kişinin memnuniyeti üzerine mi kuracağız? Allah aşkına bu nasıl bir şeydir. Birini nasıl memnun edebiliriz... Şu anda Cumhurbaşkanı var anayasal süre içinde görevini yapacak. Bunun dışında önümüzdeki süreçte millet iradesi neyi gösterecek onu göreceğiz. Ama ısrarla birini nasıl memnun edebiliriz. İki cihan bir araya gelse Türkiye Cumhuriyetinde başkanlık sistemi olmaz.

Veyis Ateş: Erdoğan'dan dolayı mı yoksa...
Gürsel Tekin: Kim olursa olsun, sistemden dolayı olmaz. Bu millet biliyor her şeyi. Bizim yarım yamalı bir demokrasimiz var ve bunu işler hale getiremiyoruz. Otoriter bir sistem gelsin başımızda... Bizim toplum değişti. Eskisi gibi değil. Biz babalarımızın baskısına tahammül edemiyoruz. Ne istiyorsunuz Allah aşkına, bu ülke size ne vermedi. Şükretmesini bileceksiniz. Çok şükür yönetiyorsunuz, Cumhurbaşkanı oldunuz bundan sonra yapmanız gereken milleti nasıl mutlu edebiliriz. Allah'ın bütün verdiği kerameti nasıl... Bin yıllık devlet tarihimize baktığımızda göreceksiniz. Mustafa Kemal Atatürk gibi güçlü bir lider var mı? O bile sisteme çok dokunamamıştır. Bu ülkenin sistemi ile işinize geldiği zaman... Milletin yararına bir şeyi değiştirecekseniz eyvallah hadi gelin. Bakın milletin yararına değişmesi gereken şeyleri söylüyorum. Bir, baskıcı devlet anlayışından vazgeçin. İki, siyaset sistemini değiştirelim şeffaflaşsın. Üç, yüzde on barajını indirelim. Dört, yerel belediyeleri güçlendirelim. Şimdi milletin faydasına olan işleri gündeme getirmiyoruz, birilerinin faydasına... Bu çok tehlikelidir.

Veyis Ateş: AKP'nin tezi şu. Referanduma gittik, insanlar dedi ki Cumhurbaşkanını bundan sonra biz seçelim. Şimdi burada halkın iradesi ile gelmiş bir cumhurbaşkanı. Doğal olarak Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki, ben önceki cumhurbaşkanları gibi değilim halk seçti beni. Bunu bir kenara koyalım. İki, burada halkın seçeceği bir hükümet, sistem tıkanır diyorlar.
Gürsel Tekin: Neresi tıkanmış? Kupon arsayı satacağım diye tıkanmış diyorsa tıkansın.

Veyis Ateş: Dolayısıyla diyorlar ki bu yargıyı rahat yürütebilmek için başkanlık sistemi şart. Buna ne dersiniz?
Gürsel Tekin: Evren ne ile seçildi? Millet iradesi ile seçilmedi mi? Bakın seçim neye göre yapılıyor. Mevcut hukuki düzene göre seçiliyor. Şimdi bu seçim bitiyor. Şimdi burada ne yapacaksınız. Mesela Sayın Davutoğlu'nun ekibinden birisi söylemesi lazım. Hani diyorlar ya yasama yürütme ayak bağı... Nereden ayak bağı olmuş. Bir 17-25 Aralık oldu dünya tarihinde yaşanmamış. Hiçbiriniz yargılanmadınız. İki, sizin aleyhinize verilen her türlü karara tehdit ediyor musunuz. Üç, bakanlık uygulamalarında istediğiniz kişilere ihale verebiliyor musunuz. Dört, kamu imkanlarını kupon arsaları istediğiniz kişilere verebiliyor musunuz? Daha ne istiyorsunuz. Bu hangi başkanlık sistemi. Bugün Amerika, dünyaya hükmediyor ama Obama'nın bu yetkileri var mı? Obama'nın Amerika'da herhangi bir arsayı birine verebilme yetkisi var mı? Obama'nın bu savcıları bertaraf edin deme yetkisi var mı? Siz ne istiyorsunuz? Obama'da olmayan yetkiler var sizde yapmayın. Şunu çok iyi anlıyorum. Niye bunlar oluyor diyeceksiniz, açık olmamız lazım. Birincisi şu, maalesef özellikle son dönemlerdeki beş yıllık uygulamalara baktığınızda bütün hepsi yasa dışı oldu. İhale yasasına bakın, basın medyadaki duruma bakın, bankalardaki duruma bakın. Mesela ben Başbakanım biriyle husumetim var. O kişisel husumetimden dolayı her şeyi bertaraf ediyorum. İşte dershane uygulaması gibi benzer şeyler. İnsanı uygulama açısından olacak işler değiller. Bütün bunlara baktığınızda gerekçe olarak ayak bağır dediği hiçbir şey olmadığı gibi... Zaten bağ kalmamış. Yasayı, yargıyı tanımam diyorsun. İlk kez bakın anayasa mahkemesi tehdit edilmiş. Bütün bunlara baktığınızda neyiniz eksik Allah aşkına.

Veyis Ateş: İlk defa bir cumhurbaşkanı ülkeyi seçime götürecek. Bu da aslında siyaset için bir eksiklik olmadı mı?
Gürsel Tekin: Adam yürütmeyi yok sayıyor. Sonuç itibari ile parlamentoda 550 tane milletvekili seçilmiş. Sayın Cumhurbaşkanı ve 550 tane milletvekili bir araya gelecek. Bu siyasi partilerin iradesini tanımam diyor. Daha nasıl istiyorsunuz. Ortadoğu'daki ya da diktatörler gibi anlayış istiyorsanız ona da Türkiye izin vermez merak etmeyin.

Veyis Ateş: Bir dahaki seçimde seçmen size kızıp sandığa gitmezse?
Gürsel Tekin: Haklı gitmemekle.

Veyis Ateş: Pekala. Yasaya göre HDP %13 aldı ama bir kez daha seçime gidileceği için hazineden yardım alamayacak. HDP'de bu duruma itiraz ediyor. Sizde alamayacaksınız doğal olarak. Ne diyorsunuz buna?
Gürsel Tekin: Şimdi bu vicdani bir şey mi? Sorarım, MHP, CHP, HDP. Bizim işadamımız yok, kamu adamlarımız yok, valilerimiz yok, kaymakamlarımız yok. Kendi imkanlarımızla bu seçimi götüreceğiz. AKP ne yapacak? Bütün devletin olanaklarını kullanacak. Bu ne vicdanidir, ne insanidir, bu kabul edilemez.

Veyis Ateş: Ama seçim yaptınız.
Gürsel Tekin: Bu millet öyle bir ders verecek ki size. Sayın Davutoğlu ne olursunuz. Bu ülkeyi kaosa sürüklemeyin. 70'li, 80'li yıllara bakın. Bütün bu süreçte ilk çürüyen siyaset olmuştur. Siyaseti çürütmeyin.

Veyis Ateş: Ne olursa çürümez yani koalisyon mu yapalım diyorsunuz?
Gürsel Tekin: Olağanüstü durumlarda, hani yangında ilk kurtarılacak durumu var ya. Bu durumda çürüyecek ilk siyaset oluyor biliyorsunuz.

Veyis Ateş: Ama bir koalisyon olursa buradan çıkılır diyorsunuz.
Gürsel Tekin: Kesinlikle niye çıkılmasın. Ve Türkiye Sayın Kılıçdaroğlu'nun yönetimiyle de nasıl yönetiliri de görmüş olacak.

Veyis Ateş: Çok eminsiniz bu koalisyondan. Pekala olası senaryolardan birisi. Bir daha seçime giderseniz, bir daha koalisyon çıkarsa?
Gürsel Tekin: Vallahi o zaman sokakta yürürken millet tükürür yüzümüze. Şu tablo çıksın, sokağa çıkamayız. Millet ile oynuyor musunuz Allah aşkına. Kimi tarlasında, kimi işinde gücünde. 600-700 lira emekli maaşı alarak şükrediyor ama siyaset şükretmiyor. Ben AKP'de önemli bir isime söyledim dedim ki, bilsem sadece siz çürüyeceksiniz umursamayacağım ama bizide çürütüyorsunuz bütün kaygılarımız bu.

Veyis Ateş: Çok teşekkürler Gürsel bey değerlendirmeleriniz için.
Gürsel Tekin: İnşallah Sayın Genel Başkanımıza yarın görev verilir. Bu kısa süre içinde, CHP Türkiye'ye bir nefes aldıracaktır.

Veyis Ateş: Peki efendim çok teşekkürler.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ederim.

    Salı, 18 Ağustos 2015 16:32

Bağlantılı Konular