Gürsel Tekin Ayşenur Arslan'ın sorularını yanıtladı

 

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 13 Temmuz 2015 tarihinde Halk TV'de Ayşenur Arslan'ın sorularını yanıtladı.

Ayşenur Arslan: Hoşgeldiniz yayınımıza Gürsel Tekin.
Gürsel Tekin: Hoşbuldum iyi yayınlar diliyorum.

Ayşenur Arslan: Şimdi şuradan başlayalım. AKP'nin yol haritasında bugün gazetelere baktığımızda da görüyoruz. Az çok belli, Cumhurbaşkanlığını tartışmayız diyor. Hep 14 ilkeden söz ediliyor. Ama ben şunu sorayım, bugün biliyorum sonuç alınmayacak. Kılıçdaroğlu konuşacak, Davutoğlu dinleyecek gibi bir hava var ama masada Erdoğan olacak mı? Recep Tayyip Erdoğan masada isim değilse bile Cumhurbaşkanı sıfatı ile yer alır mı? Biz bunu konuşturmayız diyor Davutoğlu.
Gürsel Tekin: Ayşenur Hanım biz CHP olarak bir gazeteci deyimiyle perdesiz ev gibiyiz. Hiç gizlimiz yoktur. 7 Haziran'dan sonra çok net şekilde toplumun taleplerinin tamamını 14 madde halinde kamuoyu ile paylaştık. Dün neredeysek bugün de orada olacağız. Sayın Genel Başkanımızın sadece örgütünün, seçmeninin milletin dışında hesap verebileceği bir mekanizma yok. Sayın Davutoğlu dün özellikle belli ki çok sıkışmış. Yani Saray ile Köşk arasında sıkışan bir dönem içerisindeyiz. Kendileri söylediler, bu başkanlık sistemi çok yanlıştı. Şimdi başkanlık sistemi de gündemimizdedir demesi de aynı zamanda masayı devirmek demektir. Altmış madde ile ilgili dört siyasi partinin çok ciddi bir çalışması oldu ve bu çalışmaları Sayın Erdoğan'ın başkanlık hevesinden dolayı bu maddeler TBMM'den geçmedi. Şimdi görüyoruz ki gerek direkt saraya bağlı basın mensuplarının, köşe yazarlarının gerekse sarayın talepleri Sayın Davutoğlu'nu çok sıkıştırmış durumda. Umut ederiz ki bunlar diplomatik cümlelerdir. CHP'nin başkanlık sistemi konusundaki tavrının ne kadar açık ve net olduğunu biliyor ve 14 maddeye gelince Cumhurbaşkanını tartıştırmayız cümlesini tamda bizim 14 maddemizde var. Bizde öyle diyoruz. Gelin Cumhurbaşkanlık makamını tartıştırmayalım.

Ayşenur Arslan: Gürsel Tekin az önceki cümlelerinize dönmek istiyorum. Aslında hani siz bir gazeteci deyimiyle diyeyim, manşeti yıktınız bir manşet verdiniz. Dediniz ki Davutoğlu masayı devirdi çünkü seçimin sonrasında seçmen bize başkanlık sistemi istemiyorum dedi gibi bir yorumun Bosna'dan dönerken evet dedi ki, anayasa konusu var gündemimizde ve başkanlık keza. Siz bunu söyleyerek masayı devirdi diyorsunuz. Şimdi CHP devrilmiş masaya oturacak mı? Ne anlama geliyor bu?
Gürsel Tekin: Tabi ki oturacağız. Sayın Davutoğlu hangi anlamda söyledi bilmiyorum. Biz tabi ki anayasa değişikliğini çok arzu eden bir siyasi partiyiz. Bizim talep ettiğimiz anayasa değişikliği daha özgürlükçü daha demokrat ve uluslararası evrensel kurallar içerisinde bugün bütün dünyanın uygulamış olduğu bir anayasa istiyoruz. Bu zaten bizim talebimiz. Ama ısrarla bir önceki altmış maddede olduğu gibi eğer Sayın Davutoğlu ve ekibi başkanlık sistemini dayatmaya çalışırlarsa işte o zaman masa devrilir, onu söylemek istiyorum. Yani bunun CHP'nin bu başkanlık sistemi konusundaki hassasiyetini bütün yedi cihan bilirken Sayın Davutoğlu'nun dün bunu söylemesi bizim kafamızı da karıştıran ama şunu anlıyoruz belli ki Sayın Davutoğlu saray arasında çok sıkışmış cümleleri politik olarak da kullanabilir. Bütün bunlar bugün yarın konuşulacak cümlelerdir. Ama ben kısaca şunu söylemek istiyorum. Gerçekten 14 maddeye baktığınızda CHP ya da CHP'nin seçmenlerinin talebi değil. 77 milyon yurttaşın talebi 14 maddenin içinde var göreceksiniz. Sayın Davutoğlu'nun itiraz mıdır nedir bilmiyorum. İşte Cumhurbaşkanını tartıştırmayız maddesi de orada var. Biz ne diyoruz, Cumhurbaşkanı anayasanın kendisine vermiş olduğu yetki içerisinde davranırsa elbette hepimizin Cumhurbaşkanıdır. Sayın Genel Başkanımız seçilir seçilmez bu cümleyi kullandı. Hatta Sayın Davutoğlu şu cümleyi kullandı bundan sonra muhatabınız benim dedi. Ama ne yazık ki Sayın Erdoğan yedi sülalemize hakaret etmekle yetinmedi insanların dinini, imanını, geleceğini ve gideceğini herkesi sorgular ve anayasayı kendisi ayaklar altına aldı. Anayasa içerisinde kalırsa elbette kimsenin sıkıntısı olmaz.

Ayşenur Arslan: Gürsel bBy hafta sonunda, dün galiba Cumhuriyet'te Selin Ongun'un bir röportajı yayınlandı. HDP Milletvekili Celal Doğan ile. Kendisi talep ederek randevu alarak Beştepe'ye gitmişti Kaçak Saray'a  ve orada bir görüşme yapmışlardı. Cumhuriyet gazetesi dün bu haberi CHP ile zor yaparız başlığı ile verdi. Şimdi bunu çok açık şekilde dün söyledi ve şu ana kadar bir yalanlama da yok. Yani yirmi dört saati aştı. Şimdi açık açık gelen konuğuna, bunu açık açık dışarıya anlatacağına emin olduğu konuğuna diyor ki CHP ile zor kardeşim diyor. Şimdi bunu Celal Doğan'a söylediğine göre Davutoğlu'na söylememesi düşünülemez. Siz başkanlık sistemi konusundaki tavır değişikliği ile Davutoğlu'nun Erdoğan'a bir tür çiçek attığını ifade ettiniz. Bu aynı zamanda onun sözünden çıkamaz anlamına geliyor mu? Yani Erdoğan CHP ile AKP'ye koalisyon kurdurtmaz gibi bir kanaat var. Size göre de bu böyle mi?
Gürsel Tekin: Tabi biz üç aşağı beş yukarı CHP'ye bakışlarının ne olduğunu çok net biliyoruz. Ama bizim özellikle Türkiye'nin son dönemlerde yangına dönmüş, içeride ve dışarıda çok ciddi sorunlarımız var. Biz sorunlarla meşgulüz. Ekonominin ne kadar zor olduğunu özellikle Türk ekonomisinin ana lokomotifi olan turizm ve inşaat sektörü ve otomobil sektörünün ne kadar zor olduğunu izleyen bir siyasi partiyiz. Dış politika konusunda saatlerce bir şeyler söyleriz. Bütün bunları biz kendimize dert edindik. Biz başkanlarla çok hevesli değiliz. Bizim hedefimiz Türkiye'deki yangınları söndürmektir. Biz yangınların söndürülmesi için, normalleşmesi için, CHP olarak içeride oluruz, dışarıda oluruz ama sonuna kadar mücadele etmeye kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Elbette bizi çok istemezler Celal Doğan'ın bir şey söylemesine gerek yok. Çok net söylüyor yani bugün herkesin varlık sebebi olan CHP gibi bir partiye cibilliyetsiz diyenlerin... Hadi CHP ile yol yürüyelim demeyeceklerini de çok iyi biliyoruz. Bizim muhatabımız Sayın Davutoğlu'dur. Bütün bu olup bitenlerden Sayın Davutoğlu'nun haberi var mı yok mu? Sayın Gül'ün ısrarla beş yıldır CHP'nin dış politika konusunda Ortadoğu coğrafyasındaki, İslam coğrafyasındaki bu sıkıntıları yüksek sesle söyleyen siyasi parti CHP idi. Görüyorum ki Abdullah Gül'de CHP'nin çizgisine gelmek zorunda kaldı. Bütün bunlar çok ağır meselelerdir. Bugün toplumun önemli kısmı, seçmenlerimiz bunun çok farkında olmayabilir. Biz bunların farkında olduğumuz için kendimize dert edindik. Umuyorum ki sıkıntılarımızı, taleplerimizi, Türkiye'deki yangını fark eden Davutoğlu herhalde farklı davranacaktır diye düşünüyorum.

Ayşenur Arslan: Pekala bir soru daha soracağız. Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve eşi hali hazırda CHP Milletvekili olan Gamze Akkuş İlgezdi için yandaş medyada günlerdir bir dizi haber görüyoruz. Bu haberlerde çok ciddi iddialarda var. Rezidanslar işte Gamze İlgezdi'nin  16 rezidansı var gibi bilgiler var. Bu konu hakkında söyleyeceğiniz bir şeyler var mı? Partinizde konuşulan tartışılan bir mesele midir, tartışılan bir konu mudur, ne diyeceksiniz?
Gürsel Tekin: Battal İlgezdi yedi yıldır belediye başkanı. Her yıl biliyorsunuz belediyeler yılsonundaki bütün icraatları soruşturmaya tabi tutuyor ve bunların hepsi rapordan geçer. Bu soruşturmayı yapan kimdir, AKP iktidarı. Yedi yıldır bugüne kadar herhangi bir şey varsa bunun sorumlusu iktidarın tam kendisidir. Belediye başkanı olarak, Milletvekili olarak zorunlu olarak herkes mal varlığını bildirmek zorundadır. Belediye başkanımız belediye başkanı olmadan önce de kendisi işadamıydı. Elbette yapılacak bir şey varsa CHP olarak biz bunları görmemezlikten gelecek değiliz. Bizim dışımızda ellerinde olanaklar var, kirli gazetelerini kullanacaklarına giderler soruşturmaya tabi tutarlar ve kamuoyuna açıklarlar. Bunların gayesi o değil. Oradan CHP'yi nasıl yıpratabiliriz... CHP altın gibidir yani altını çamura attığınızda kirletemezsiniz. Bunları tartışan, bunları konuşan 17-25 Aralık'a bulaşmış olan insanların olması da çok değişik bir durum.

Ayşenur Arslan: Tabi siz böyle söyleyince 17-25 Aralık'ı es geçip koalisyon kurabilmekte ayrı bir zorluk olacaktır, işiniz hiç kolay değil.
Gürsel Tekin: Adımız CHP biliyorsunuz. Hele Genel Başkanımız da Kemal Kılıçdaroğlu olunca söz konusu Gürsel Tekin olsa bile affetmez.

Ayşenur Arslan: Evet evet biliyoruz.
Gürsel Tekin: Efendim sizlere iyi yayınlar diliyorum.

Ayşenur Arslan: Çok teşekkür ediyorum, hoşçakalın.

    Pazartesi, 13 Temmuz 2015 13:16

Bağlantılı Konular