Gürsel Tekin, Habertürk'te gündeme ilişkin soruları yanıtladı

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 29 Mart 2015 tarihinde Habertürk'ün yayın konuğu oldu.

Balçiçek İlter: CHP bugün 41 il, 45 bölgede 7 Haziran adaylarını belirlemek için ön seçime gitti dedik, katılım genişti. Sonuçları ilerleyen saatlerde açıklanacak sizler de duyacaksınız ama bu bölümde ön seçime hemde öncesi ve sonrasıyla 7 Haziran'ı konuşacağız. Önemli bir konuğum var, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin. İyi akşamlar Gürsel Bey hoş geldiniz.
Gürsel Tekin: Efendim iyi akşamlar hoşbulduk.

Balçiçek İlter: Ön seçim bir heyecan yaratır mı, yaratmış gözüküyor önce onu soracağım. İkincisi ön seçim ile girilen seçimlerde CHP'nin var mı bir istatistiği, neden bunu tercih ettiniz, biraz sizden dinleyelim lütfen bunu.
Gürsel Tekin: Çok teşekkür ediyorum öncelikle bugün Denizli'de ön seçim de oy kullanmaya giden Cihan Onur beyefendi maalesef üzülerek söylüyorum kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Ben Denizli örgütümüze ve Cihan Bey'in ailesine başsağlığı diliyorum. CHP tarihine bir demokrasi şehidi olarak geçecektir. Şimdi aslında bütün demokratik ülkelere baktığımızda en çok iktidarında zikrettiği milletvekilleri yani milletin temsilcileri demokrasilerde böyle tayin ediliyor. Milletin temsilcileri yani milletin vekilleri MİT yoluyla değildir, tamamen milletin kendi iradesine bırakılır ve millet bunun kararını verir. Belki Türkiye'de uzun süredir 12 Eylül'den sonra ara ara SHP döneminde olmuştur ama ondan sonra ne yazık ki bu ön seçimler hiç olamamıştır. CHP olarak bizim 2011 yılında seçim biter bitmez siyasi partiler yasasının değişmesi için verilen yasa önerisini ne yazık ki iktidar kabul görmedi. Kabul görmüş olsaydı bugün bütün siyasi partiler kendi illerinde istihbarat bilgilerine ihtiyaç duyulmadan vatandaşın tercihine bırakılacaktı.

Balçiçek İlter: Gürsel Bey bir noktayı soracağım demin biz haberde verdik sizde katılıyor musunuz. En çok haberde merak edilen şehirlerden bir tanesi İzmir'di. Çünkü Kılıçdaroğlu'nun da böyle bir girişimi oldu. Aslında ön seçime girmesi gerekmezdi. Ne düşünüyorsunuz, tabi kadın kontenjanı var, kontenjan adayları var ya dört ya da beşe kalırsa bunu söylemek olmaz ama olur mu olur, gazeteci olarak sorayım. Ne düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Elbette doğal bir yarıştı ama CHP gelenekleri, CHP'nin kültürü, CHP'nin Genel Başkanı aynı zamanda kurumsal kimliği temsil eden insan olduğu için, biraz önce İzmir'deki arkadaşlarımla görüştüm. Açık arayla Sayın Genel Başkanımız İzmir 2. bölgede önde. Burada hiç tereddüt yok. Sayın Genel Başkanımız demokrasiye çok ciddi katkı sunmak açısından yani biraz önce söylemiş olduğumuz gibi yasal süreç haline getiremediysek CHP olarak bizim Türkiye'de bütün siyasi partilere örnek olmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu örneğide Sayın Genel Başkanımız sergiledi...

Balçiçek İlter: Bir son dakika bilgisi olarak verebiliyoruz yani Kemal Kılıçdaroğlu ön seçimde açık ara önde diyebiliyoruz yani.
Gürsel Tekin: Kesinlikle tabi, CHP'nin kültürü buna çok müsait değildir biraz sonrada sandıklar açıldığında hep beraber göreceğiz. Ben öncelikle kısa bir şey söylemek istiyorum yani bir siyasi parti bugün demokratik bir şölen ile örgütünün milletinin karşısına çıkarken Sayın Başbakan'ın bugün sarfettiği cümleler var. CHP ile ilgili Sayın Genel Başkanımız ile ilgili, bizim dizayn edildiğimizle ilgili söylemiş. Doğrusu çok merak ediyorum gazetelerede düştü. AKP milletvekili adaylarının önemli kısmı MİT testinden geçerek aday olacaklar. Bu demokrasilerden kabul edilecek iş değildir. Bir taraftan CHP tamamen kendi üyesine, seçmenine milletvekili seçmeyi bırakırken bir partinin kurumlarına bunu temsil etmesi demokrasi açısından hem tehlikeli hemde sakıncalıdır, özellikle bunun altını çizmek istiyorum. CHP'yi dizayn etmek zordur. 92 yıllık yaşamına baktığınızda hiçkimse CHP'yi dizayn edememiştir. Ama 2002 yılından itibaren mevcut iktidarın başta kendi hocaları olan Sayın Erbakan'ı sırtından hançerlendiğini Sayın Davutoğlu'na hatırlatmak isterim. Bu açıdan Sayın Davutoğlu'nun bu cümlelerini şiddetle reddediyorum.

Balçiçek İlter: Zaman zaman sizinle bir araya geldiğimizde hem röportajlarda hem kişisel sohbetlerde hep bu dizaynı konuşuruz. Dizayn derken CHP'den bahsetmiyorum Türk siyasetinden bahsediyorum. Ne zaman bitecek bu konuşmalar Sayın Tekin. Vatandaşın sorusunu soruyorum ben size, cevabı sizde mi bilmiyorum ama ne zaman bitecek?
Gürsel Tekin: Tabi ki çok kolay. Bunun temel şeyi bugün bütün gelişmiş ülkelere baktığımızda demokratik kuralları uygulayan hiçbir ülke de bu tartışma olmaz. %10 barajı olduğu sürece, siyasi partiler yasası 12 Eylül döneminde hazırlanmış sözde iktidar mensuplarının sürekli darbe ile hesaplaşacağız cümleleri kullanırken öbür tarafta darbecilerin getirmiş olduğu bu yasalarla milletvekillerini tayin etmeye kalkışırsanız dizayn edilmekten kurtulamazsınız. Bunun yolu çok kolaydır, gelin birinci sınıf demokrasi nerede varsa aynı kriterleri Türkiye'de uygulayalım. Bütün siyasi partiler kendi milletvekillerini kendi siyasetçilerini, kendi bakanlarını millete teslim etsin. Aksi taktirde millet cümlesini kullanacaksınız ama millete güvenmeyeceksiniz MİT'e söyleyeceksiniz bunun paralel yapıyla, bunun hangi cemaatle ilişkisi var buna göre milletvekili yapacağım derseniz o zaman dizayn edilmekten kurtulamazsınız. Demokratik kriterler neyi emrediyorsa onu yapacağız.

Balçiçek İlter: En önemli noktada seçim, biraz seçime döneceğim vaktim var. Sizin az vaktiniz var onu biliyorum. Dolayısıyla %35 gibi bir hedef var. %35 daha üstüde var bilmiyorum ama küçük bir hedef değil mi? Daha büyüğünü hedeflemek gerekmez mi bunu sorar herkes. Bir ikincisi şöyle bir cümle vardı onuda söyleyim sizede. Gerekirse bedelini öderiz gibi de bir cümlesi var Kemal Beyin. Ne demek bu Gürsel Bey ve %35 için ne düşünüyorsunuz, buyurun.
Gürsel Tekin: Her siyasi parti gibi CHP'nin temel hedefi iktidar olmaktır. Elbette %50-55'lerle iktidar olmak isteriz ama hayatın gerçekleri var. Hayatın gerçeklerinin karşısında sadece politika olsun diye Sayın Kılıçdaroğlu'nun yalan söylemeyeceğini farklı cümleler kullanmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Yapılan bütün kamuoyu yoklamalarına baktığımızda başta iktidar partisi olmak üzere birçok siyasi partinin önümüzdeki günlerde bu koşullarda tek başına iktidar olamayacağı görüntüsü var. İnşallah önümüzdeki günlerde CHP'nin çok önemli projeleri var. Bu projelerle vatandaşımızı ikna edebilirsek elbette tek başımıza iktidar olmak istiyoruz. Tek başımıza iktidar olup bu meseleleri çözmek istiyoruz. İç meselelerimiz bugün her ne kadar televizyonlarımızda gazetelerimizde tartışma konusu olmasa da iç barışımızın önemli bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu hepimizin bilmesi gerek.

Balçiçek İlter: Peki bedel ödemekten bahsetti Kılıçdaroğlu...
Gürsel Tekin: Bir muhalefet partisnin önümüzdeki günlerde olmayabiliriz, bir tuzakla karşı karşıya kalabiliriz cümlesinin çok anlamlı olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Güvenlikli bir ortamda seçime gitmek istiyoruz ama ne yazk ki seçime giderken 12 Eylül'e benzer bir sıkı yönetim yasasının seçimi şahibeli ve tartışma konusu haline getirebilir. Ne acelesi vardı, bugüne kadar 12-13 yıldır bir güvenlik yasasına ihityaç duymamışsınız seçime beş kala bir gece yarısı operasyonu yapıyorsunuz ve sıkı yönetim yasasını getiriyorsunuz. Yetmiyor sıkı yönetim yasası, hiçbir yasal dayanağı olmayan Saraya birde örtülü ödenek bütçesi ayırıyorsunuz. Bunlar uygun değildir...

Balçiçek İlter: Bir bedeli olur demişti Kılıçdaroğlu, onu sordum, onu hatırlatayım.
Gürsel Tekin: Elbette yani siyaseten iktidar olmak istiyorsunuz, bunun aksi olursa bunla düşünülmeyecek şeyler değildir. Sayın Genel Başkanımız bu sorulan cümleler doğrultusunda söylemiştir. Şunu söyleyebilirim, inşallah 8 haziran günü konuğunuz olduğumda göreceksiniz. Önümüzdeki süreçte AKP iktidarının olmayacağını ve CHP olarak tek başımıza iktidar olmak istiyoruz ama büyük olasılıkla koalisyon hükümeti gözüküyor. Eğer biz projelerimizi kendimizi anlatabilirsek, tek başımıza iktidar olmak istiyoruz.

Balçiçek İlter: Tabi uzun uzun anlatacaksınız, hareketli bir döneme giriyoruz. Umarım demin dedikleriniz olmaz güzel bir seçim olur. CHP'nin ana stratejisi, bütün stratejinizi anlatın demiyorum çok zor birkaç dakika içerisinde ama CHP'nin ana stratejisi ne olacaki ne üzerine kuracaksınız bütün seçimi?
Gürsel Tekin: Biz işsizlik, yoksulluk, sefalet bütün bunların ilacı olmak istiyoruz. Özellikle son bir yıldır ekonomi ile ilgili tabi ki demokrasi özgürlük CHP'nin vazgeçilmez temel unsurları ama bunun yanında ekonomi ile ilgili çok ciddi projelerimizin olduğunu önümüzdeki günlerde gerçekten emekli, işçi, köylü, esnafın derdine çare olabilecek uygulanabilir, gerçekçi projelerle yurttaşımızın derdine çare olmak istiyoruz. Bu projeler son bir yıldır, tabi ki CHP'nin çok önemli kadroları var. Bunun dışında bugün dünyanın en önemli kuruluşlarında görev yapan, bu anadolu topraklarında yetişmiş çok değerli kardeşlerimizin çalışmaları var. O çalışmalar doğrultusunda yurttaşlarımızın beklentilerine cevap verecek çok önemli projelerimiz var. Geçen gün iş adamları ile Sayın Genel başkanımızın bir toplantısında geçmiş dönemlerde CHP'ye hiç oy vermemiş bir iş adamının cümlesini özellikle sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz bugüne kadar CHP'yi hep eleştirirdik. Bunlar demokrasi hukuktan başka bir şey bilmezler mi, şimdi fark ediyoruz ki demokrasi hukukun olmadığı yerde iş adamı olmanın sermayedar olmanın hiçbir anlamının olmadığını gördük. Bundan dolayı CHP'ye ihtiyaç var ve destekleyeceğiz. Elbette önce ekonomi, ama vazgeçilmez temel unsurumuz demokrasi ve özgürlük.

Balçiçek İlter: Son bir soru daha sormak istiyorum. Kılıçdaroğlu'nu da baz alan bir belgesel var. Belgesel demek mi doğru, tanıtım filmi demek mi doğru. Niye buna ihtiyaç duyuldu, Kılıçdaroğlu çok bilinen bir isim ya da her daim böyle bir şeye ihtiyaç var mı aslında. Amerika'yı yeniden keşfetmek yok, bu yurtdışı kampanyAları genelde liderler üzerine, belgeseller üzerine kuruludur. Ne düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Elbette vardır. Aslında son yıllarda hayatımıza giren CV diye bir şey vardır. Yani HaberTürk'e siz bir eleman ya da yönetici aldığınızda ilk işiniz CV'sini alıyorsunuz. Bir siyasetçinin CV'sini 76 milyonun görmesi lazım. Nereden nereye gelmiş. Sayın Kılıçdaroğlu katrilyonların altına imza attı onunda serveti olabilirdi, onun da çocuklarının gemileri olabilirdi, o da kupon arsa sahibi olabilirdi, tam tersine yaşamının bütün alanında yurttaşlarına, vatandaşına ve ülkesine hizmet etmiştir. Bunu hepimizin görmesi lazım. Keşke bütün siyasetçiler geçmişiyle... Hiçbirimiz geçmişiyle utanacak değiliz. Sayın Kılıçdaroğlu elbette Anadolu coğrafyasında sadece bir Kemal Kılıçdaroğlu yoktur, CHP yöneticilerine baktığımızda hepimiz için geçerli olan kavramlardır. Birçok arkadaşlarımızın, AKP'de siyaset yapan birçok arkadaşlarımızı biz yakinen tanırıdık. Geçmiş yıllarda hangi ekonomil sınıfa mensup olduklarını bugün hangi boyuta geldiklerini hepimizin görmesi lazım. Belki bundan dolayıdır ki kamuoyuna bu sunuldu. Aslında Genel Başkanımızın CV'si ile ilgili keşke zamanınız olsa, öylesine hikayeler var ki o hikayeleri de anlatmak isterim. Bu belgeseli hazırlayan arkadaşlarımız keşke bana da sorabilselerdi. Çok ilginç Türkiye kamuoyunda bu da olabilir mi denilebilecek...

Balçiçek İlter: Gürsel bey çok kısa birini paylaşabilir misiniz?
Gürsel Tekin: Sayın Genel Başkanımız hesap uzmanıdır, bütün hesap uzmanları Sayın Kılıçdaroğlu'nun hesap uzmanlığını çok iyi bilirler. Emekli olduktan birkaç arkadaşı kendisine yeminli mali müşavirlik şirketi kuralım diyorlar. Sayın Genel Başkanımız ben siyaset düşünüyorum, şirket kurmak istemiyorum. Arkadaşlarımız ısrar ediyorlar, hem şirket kuralım hem siyaset yaparsınız, hem ticaret yaparsınız deyip reddetince bir holdingde yönetim kurulu üyesi oluyor Sayın Kılıçdaroğlu. Belli bir süre sonra holding de hesap hataları özellikle bir Alman şirketine çok ciddi paralar ödendiğini görünce bütün bunlardan kurtardıktan sonra bir yıl sonra Sayın Baykal'ın kendisini parti meclisine almak istediğini söylüyor ve Sayın Kılıçdaroğlu'da bunu kabul ediyor. Parti Meclisi'ne giriyor. Daha sonra çalışmış olduğu holdinge gidip teşekkür ediyorum ben siyasete girdim ayrılmak istiyorum. Yetkililer ısrar ediyor,  hem burada siyasete devam edin hem burada devam edersiniz. Tabi Kılıçdaroğlu reddediyor ve istifa dilekçesini veriyor. Yetkili patron şahsı çağırıyor diyor ki her ne kadar Sayın Kılıçdaroğlu istifa dilekçesini vermiş olsa da siz maaşlarını ödemeye devam edin istifa dilekçesini de işleme koymayın. Sayın Kılıçdaroğlu 4 ay sonra bankaya uğruyor, çok banka ile parayla ilişkisi olmadığı için, 4 ay sonra bankaya gittiğinde bankada 4 maaşın ödendiğini görüyor, o maaşı sadece iade etmekle yetinmez aynı zamanda o günki faiz kurunu ekleyerek o maaşları iade ediyor. İşte böyle bir Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin de böylesine bir insana ihtiyacı olduğunu bütün yurttaşlarımıza söylüyorum. İsterse farklı siyasi partilere, kime oy verirseniz verin. Eğer bir ülkede yolsuzluk varsa o ülkede yoksulluktan kurtulmanız mümkün değildir. Gelin hayatımızdan yolsuzluğu çıakrtalım. Yolsuzluğu çıkarmanın yolu da Sayın Kılıçdaroğlu gibi bir insanla olabilir.

Balçiçek İlter: Gürsel Tekin çok çok teşekkür ediyorum yayına geldiğiniz için aynı zamanda hayırlı olsun CHP'nin ön seçimi diyelim, ilerleyen zamanlarda da konuşacağız.
Gürsel Tekin: Teşekkür ediyorum, Türkiye'ye CHP'ye hayırlı olsun.

    Pazar, 29 Mart 2015 18:11

Bağlantılı Konular