"Sıkıyönetim yasasının geçişine izin vermeyeceğiz"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 18 Şubat 2015 tarihinde Halk TV'ye telefonla bağlanarak Ayşenur Arslan'ın sorularını yanıtladı.

Ayşenur Arslan: Gürsel Tekin merhaba.
Gürsel Tekin: Merhaba iyi yayınlar diliyorum, nasılsınız iyi misiniz?

Ayşenur Arslan: Biz iyiyiz sizi sormalı, geçmiş olsun.
Gürsel Tekin: Sağ olun biz iyiyiz, bize hiçbir şey olmaz. Hayatın her alanında mücadele ederek geldik. 30 Yıldır dövülerek, sövülerek, idam edilerek geldik. Bizim için bunlar hikaye, bunlar geçici, bunlar sorun değil. Arkadaşlarımızın mücadelesi gittikçe artacaktır, biz bu sıkı yönetim yasasında canımızı veririz ama onu çıkarmayacağız. Gerekirse bedenlerimizi orada bırakırız ama asla ve asla sıkı yönetim yasasının geçişine izin vermeyeceğiz.

Ayşenur Arslan: Gürsel bey bir şey söyleyeceğim, valla tüylerim diken diken oldu şu an. Şimdi, umarım bu noktaya gitmez. Ne yapacaksınız?
Gürsel Tekin: Çok kısa bir şey anlatmak istiyorum. Son 1 Yıldır özellikle CHP kadrolarının geçmiş dönemdeki cinayetlerde hayatlarını kaybeden arkadaşlarla ilgili bir belgesel hazırlatıyorduk. Bir hafta önce biz o belgeseli izlerken ne yazık ki, ne acıdır ki 50 Yıldır CHP kadroları her darbe döneminde, her olağanüstü hal döneminde çok ciddi mağdur olmuşlardır ve bedel vermişlerdir. 205 tane şehit vermişiz. Bir 10 tane de demokrasi ve özgürlük için feda olsun, hiç fark etmez.

Ayşenur Arslan: Şimdi ne yapacaksınız? Bir yol haritanız var mı?
Gürsel Tekin: Şimdi Türkiye'nin bilmesi gereken birkaç şeyi izin verirseniz açıklamak istiyorum. Adına güvenlik yasası dedikleri, bir sıkı yönetim yasasıdır. Güvenlik yasası ne demektir biliyor musunuz? Devletin güvenlik kurumlarının hazırlamış olduğu raporlar demektir, kanunlar demektir. Açık ve net olarak burada sizin yayınınızda söylüyorum. Emniyetin burada bilgisi var mı, jandarmanın bilgisi var mı, Genel Kurmayın bilgisi var mı asıl uygulayıcı olan durumlar bunlar aslında. Tam tersine, bunların  bu kurumların hepsi buna karşı. Çünkü bu güvenlik yasası değildir, yurttaşlarımızı daha güvenli halde yaşasın diye yapılmış bir yasa değildir. Türkiye'yi soyanların nasıl güvenlikli hale getirebiliriz, nasıl bir sıkı yönetim uygulayabiliriz ki Türkiye'yi soyanları koruyabiliriz. AKP'ye oy veren seçmenlere sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun, bu hırsızları korumak, bu hırsızlarla suç ortağı olmak demektir. Ne dinimiz buna müsaade eder, ne vicdanımız, ne de yasalarımız buna müsaade eder. Biz CHP olarak bu konuda çok kararlıyız. Bizim dışımızdaki parlamentodaki her iki siyasi partide aynı kararlılıkta olması Türkiye açısından, demokrasi açısından büyük bir kazanımdır. Bu konuda Türkiye hiç merak etmesin. Efendim arkadaşlarımızın kolu kıralabilir, bugüne kadar çok mağdur olan arkadaşlarımız var, unutmasınlar bizim yoldaşlarımızın bedenleri idam sehpasında gitti demokrasi ve özgürlük için. Bizimde canımız feda olsun buna.

Ayşenur Arslan: Bir toplantı yaptınız bildiğim kadarıyla, mesela  bu arkadaşlarınızın yaralanması konusunda iç tüzüğe, var mıdır böyle bir madde. Herhangi bir yaptırım söz konusu mu? Ne yapacaksınız bu konuda?
Gürsel Tekin: Bakın dün akşam sivil darbe hayata geçmek istiyordu, arkadaşlarımız bunu bozdu. Parlamentoyu düşünün, meşru yani milletin vekillerinin olduğu, millete açık olması gereken alanın tamamını gazetelere televizyonlara kapattılar. Sadece onlara değil aynı zamanda parlamentoda çalışan, güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, çaycı dahil olmak üzere hepsini parlamentonun dışına çıkardılar. Niye çıkarıyorsunuz... Son derece meşru bir kanun getiriyorsanız niye bunu her yere yasaklıyorsunuz? Açın televizyonlarda herkes tartışsın, bütün siyasi partiler düşüncelerini söylesin, milletimizde neyin yararlı neyin zararlı olduğunu görsün. Niye televizyonları kapatıyorsunuz, niye gazetecilerin tamamını, odalarında olan gazetecilerin tamamını dışarıya çıkardınız? Çünkü darbe yapmak istiyordunuz, CHP buna izin vermeyecektir hiç merak etmeyin.

Ayşenur Arslan: Pekala bu konuda sokakta, sizin ya da muhalefet partilerinin seçmen kitlesinde de çok ciddi bir tepki var. Böyle bir sinerji yaratmayı, üç parti bir araya gelip bunu ortak halde bu yasanın meclisten çıkmaması için elimizden geleni yapacağız. Türkiye'yi işte insanları da bu konuda duyarlılığa ya da göreve çağırıyoruz diyecek misiniz ne görünüyor önünüzde?
Gürsel Tekin: Ayşenur hanım dün geceden itibaren Türkiye'nin 81 ilinde özellikle CHP'nin örgütleri duyarlı, sivil toplum örgütleri... Çok sayıda telefonlar, hepimiz Ankara'ya gelmek istiyoruz dediler. Hani eski başbakan diyordu ya ben %50'yi zor tutuyorum, biz %50 değil demokrasi ve özgürlük mücadelesi içinde evet ben daha demokratik bir ülkede daha özgür bir yaşam sürdürmek istiyorum diyen bütün yurttaşlarımızın talebi var. Ama ben inanıyorum ki biz önce parlamentonun içinde en demokratik hakkımız olan anayasanın bize vermiş olduğu bütün haklarımızı kullanarak bu mücadeleyi devam ettirmek istiyoruz. Aksi bir durum olursa yine dün akşam maganda saldırıları ile karşı karşıya kalırsak elbette 92 Yıllık CHP'nin seçmenide tabanı da, bu ülkede demokrasi mücadelesi veren bütün sivil toplum örgütleri de bizim dışımızdaki siyasi partilerde bu reaksiyonu gösterecektir.

Ayşenur Arslan: Peki çok teşekkür ediyoruz, gözümüz kulağımız sizde olacak.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ediyorum, Türkiye korkmasın, Türkiye'nin CHP'si vardır.

Ayşenur Arslan: Peki çok teşekkürler Gürsel Tekin.
Gürsel Tekin: Nice diktatörleri göndermişiz, nice yolsuzluklara, hırsızlıklara bulaşmış insanları gönderdik. Bir şey söylemek istiyorum, kulakları çınlasın Sayın Demirel'e sorulmuş, 17-25 Aralık'la ilgili ne düşünüyorsunuz. O da çok güzel cevap vermiş, çürüyen armut dalda durmaz. Bu iktidar çürümüştür dalda duramayacaktır.

Ayşenur Arslan: Demirel iyi bilir bu sözleri, çürüyen armut dalda durmaz...
Gürsel Tekin: O da demokrasinin ne kadar anlamlı olduğunu kavramış oldu Sayın Demirel'de.

Ayşenur Arslan: Çok sevgiler kolaylıklar diliyorum.
Gürsel Tekin: Sağ olun.

    Çarşamba, 18 Şubat 2015 14:34

Bağlantılı Konular