Gürsel Tekin TV 6'ya konuk oldu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 27 Ocak 2015 tarihinde TV 6'nın yayın konuğu oldu.

Başak Baştuğ: Evet sevgili izleyiciler, mühim bir stüdyo konuğumuz var. Sayın Gürsel Tekin bizlerle birlikte bugün. Sayın Gürsel Tekin hoş geldiniz yayınımıza.
Gürsel Tekin: Hoş buldum, iyi yayınlar diliyorum.

Başak Baştuğ: Çok teşekkürler, Grup Toplantısında Sayın Başkanın söylediklerini dinlemişken onlarla başlayalım istiyorum. Çünkü yolsuzluk iddiaları üzerinden baya bir konuştu. Ak Parti ile ilgili, Ak Parti seçmenine deyim yerindeyse çağrıda bulundu Sayın Kılıçdaroğlu, bununla başlayalım.
Gürsel Tekin: İzin verirseniz öncelikle yolsuzlukların, dünya coğrafyasındaki yaratmış olduğu tahribatları çok kısa özetlemek istiyorum. Avrupa bununla baş etti, gerçekten Avrupa'da da bu sıkıntılar vardı. Çünkü nerede yolsuzluk varsa orada yoksulluk vardır. Bugün Ortadoğu coğrafyasına baktığımızda İslam coğrafyasına baktığımızda maalesef bunun tek sebebi bu. İşte biliyorsunuz yakın tarihimizde Suudi Arabistan kralı öldü. 18 Milyar dolar serveti olur mu bir ülkeyi yöneten insanın. Sadece kendisinin, çocuklarının hariç. Mısır'da, Mısır'da devrik liderin 80 Milyar doları çıktı. Ama Mısır'da ortalama iki, üç milyon insan sokakta dilenci vaziyette. Demek ki ne olacak? Sayın Genel Başkanımızın deyimiyle şu anda Türkiye'de yaşamış olduğumuz manzaraya bakınca... Bakmayın televizyonlara, gazetelere böyle şatafatlı haberlerine. 165 bin insan cezaevinde yatıyor, 200 bin insan cezaları kesinleşmiş cezaevlerinde olmaları gerekirken cezaevlerinde yer olmadığı için tutuklamaları yapılamıyor. Kim bu 200 bin? 200 bine baktığımızda çoğunluğu maalesef ekonomik sıkıntıdan kaynaklı genel sorunlar. Ne olacak şimdi bütün bunlara baktığınızda Türkiye öyle bir noktaya geldi ki gece bir grup çalıyor, gündüz bir grup çalıyor. Maşallah bütün bu çalmalara rağmen Türkiye dimdik ayakta. Buna da şükretmek lazım. Meseleyi sadece 17-25 Aralık'a bağlamamamız gerekiyor. Maalesef öyle bir enteresan bir şey ki, Türk siyaseti kirlenmiş, Türk siyaseti fıtratında yolsuzluk, hırsızlık var... Biz Sayın Davutoğlu'na gelin yeni bir sayfa açalım, Sayın Ali Babacan kendi bakanı biliyorsunuz. Uluslararası bir toplantıda haklı olarak yatırımcılar soruyor, ne oluyor bu 17-25 Aralık Türkiye'de çok ciddi sıkıntılar var, bizler yatırım yapmak istiyoruz, yatırım yapan arkadaşlarımız var. Hukuk olabildiğince daraltılıyor. Sayın Ali Babacan'ın söylemiş olduğu oradan kurtarmak için. Önümüzdeki süreçte kapsamlı yolsuzlukla mücadele yasası çıkartacağız. Şimdi Ali Babacan'ın uluslararası arenada kullanmış olduğu bu cümlenin arkasında durmak istiyoruz. Sayın Davutoğlu'na da diyoruz ki gelin yeni bir sayfa açalım. Şimdi cezaevleri de dolu, bir sürü yolsuzlukları ve hırsızlıkları yapan insanlar hani kolunu keserim demişti ya, bırakın kolu Allah'ın vermiş olduğu canı bırakın kendisi alsın. O sizin işiniz değil... Siyasetteki bütün kirlilikleri sadece afişe edelim. Hani sizin televizyonlarında zorunlu kamu spotu mu diyorsunuz... Kamu spotunda bunları afişe edelim. En büyük ceza bu, bundan sonra herhangi bir siyasetçi  siyasette bu kirliliğe bulaşmaması için bunu yapmamız gerek. Aksi takdirde ne olur biliyor musunuz? Bakın bugün Sayın Genel Başkanımız açıkladı, 21 Milyon insan ufacık paralarla geçiniyor. Öyle enteresan şeylerle geçiniyoruz ki Türkiye coğrafyasının bütün illerini dolaşan bir siyasetçiyim. Hemen yanı başımızda Kırıkkale'de. Bir gün Kırıkkale'yi dolaşırken, Kırıkkale'nin tam merkezinde olağanüstü bir hava kirliliği var. Şu anda gittiğinizde kapkaranlık. Niye biliyor musunuz, doğalgaz  parası yok, doğal olarak kömür, kömürlerin nereden geldiği belli değil, olağanüstü bir kirlilik yaratıyor. Emeklilerle oturdum, ne var nasılsınız falan. Bir tanesi dedi ki başkanım sorunumuz var. Nedir hayırdır sorununuz? Tuvalet sorunumuz var dedi, nasıl sorun dedim. Parkın altında tuvalet varmış, eskiden parasızmış, belediye ihaleye vermiş paralı hale getirmiş. Başkanım bizim bir çok yaşlı arkadaşlarımız günde iki üç kez gitmek zorunda kalıyor. Bir liradan şu kadar para ediyor hatta hepimiz bazen evimize gidip afedersiniz ihtiyacımızı temin edip öyle geliyoruz. Şimdi böyle bir ülkede yaşıyoruz, geçen haftada Davutoğlu çıktı efendim paket... Bu AKP ne zaman paket derse nefret ediyorum. Çünkü bugüne kadar hiçbir paketten vatandaş için bir şey çıkmış değil. Tasarruf tedbirleri diye bir paket, merak ettik ne çıkacak falan diye. Tasarruf tedbirleri paketini açıkladığı hafta 10 gün sonra, tam 10 gün sonra TBMM'ye lüks araçlar alındı. Allahtan korkun millet tasarruf ediyor, garibim tuvalete gitmemek için tasarrufunu yapıyor evine gidiyor. Tasarrufu yapacak sizsiniz. Devlet olarak sizsiniz, dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde şatafatlı bu kamu binalarını göremezsiniz. Bu binalar yüzünden ben aylarca mücadele ettim. Devlet ne kadar yerde kiracıdır, ne kadar kira ödüyoruz. Maalesef bana bir türlü cevap verilmedi, bir şekilde bulduk. 6 Milyar Dolar kira ödüyoruz. Bugüne kadar ödemiş olduğumuz para 6 Milyar Dolar. Kim bunlar, kime ödüyoruz kardeşim, bende sonuç itibariyle bu kirayı ödeyen vatandaş olarak soruyorum. Çünkü 76 Milyon yurttaşımızın ödemiş olduğu vergilerle bu kiraları ödemiş oluyorsunuz. ben mal sahibimi bilmek istiyorum ama göremeyiz, neymiş bilmem ne yasasına aykırıdır... Böylesi kritik bir dönemden geçiyoruz. AKP ilk iktidar olduğunda 3Y'leri vardı. Yasaksız Türkiye, yolsuzluklarla mücadele edecekler ve yoksullukla mücadele edecekler. Ne kadar hoşuma gitti, gerçekten bir siyasi parti temel meseleleri tespit etmiş ve bunları hayata geçirecekler. Maalesef yolsuzluk dünya tarihinde yok buna emin olun. Yani siyasetimizde geçmiş siyasal tarihimize de baktığımızda yolsuzluklar olmuş ama hiçbir dönem bakanlar kurulunun üçte biri  Türkiye'yi soymakla meşgul olmamıştı.

Başak Baştuğ: Biraz da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun aslında MHP Lideri Devlet Bahçeli'de bugün Grup Toplantısına değindi, Kürtçe tartışması, Kürtçe öğrenme isteğine değindi Bahçeli'de, bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gürsel Tekin: Türk siyaseti sadece böyle yolsuzluklarla kirlenmiş değil aynı zamanda siyasal bir kirlilikte var. Türkiye bir bütündür, 81 İlin tamamı bizim İllerimizdir. Eğer bir başbakan Konya'da başka bir konuşma, Yozgat'ta milliyetçi konuşma, orada Kürtçü konuşma, başka yerde Türkçü konuşma yapıyorsa zaten kendisi ayrıştırıyordur. Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına. Sadece iktidarda kalabilmek için her şeyi reye tabi eden bir anlayış Türkiye için büyük tehlikedir. Bunu herkesin bilmesi gerekir. Bugün Türkiye coğrafyasının bir çok illerine devlet giremiyor. Vatandaş olarak nasıl girilecek. Sürekli şu argümanları kullanıyorlardı hatırlarsanız. Efendim bunlar Sivas'ın ötesine geçemiyor. Eğer geçemiyorsam sorumluluk senindir kardeşim. Devleti yönetiyorsun, ben niye geçemiyorum, benim geçemememin gerekçesi nedir bunu bul çöz. Hayır onun üzerine siyaset yapacak. Etme bulma dünyasıdır, şimdi kendileri gidemiyor.

Başak Baştuğ: Buradan hemen Kobane'ye bağlayalım o zaman Sayın Gürsel Tekin. Dün YPG güçlerinin eline geçtiğini biliyoruz, IŞİD'in elinden kurtulduğunu biliyoruz ancak bunun etkilerini nasıl göreceğiz?
Gürsel Tekin: Valla IŞİD dediğimiz bugün baktığımızda dünyada vahşice bir örgüt, nerede nasıl çıkacağını tahmin etmek mümkün değildir. En önemlisi, aslında Dışişleri Bakanının söylemiş olduğunu çok konuşamadık ya da tartışamadık çok değer bulmadı. Bakan dedi ki bizim tespitlerimize göre kamuoyunda tartışılan konuşulan 20Bin gibi bir rakam. Ama Dışişleri Bakanının rakamı 4 bin. 4 bin tane Türk çocuğu IŞİD'de. Bunlar geri gelirse ne olur kaygısı var şimdi. Nasıl gitti bu 4 bin kişi? Devlet olarak bu 4 bin kişi giderken sen ne yaptın? Bütün sınırlarını kevgire neden çevirdin, hangi gerekçelerle kevgire çevirdin. Hangi gerekçe ile bütün sınırlardaki nöbetçi askerleri kaldırdın, niye kaldırıyorsun? Efendim kandırmışlar bunları, çünkü kandırılmaya da müsait bir iktidar. Kendileri ifade ediyorlar, işte paralel yapı bizi kandırdı, hepsi kandırıldık diyor. Belli ki burada da kandırılmışlar, çıktı eski başbakan  üç ay sonra Suriye'de şu camide namaz kılacağım. Ne kadar süre geçti üstünden? 3,5 yıl... Ne yapıyorsun şimdi? Biz küresel bir ülke olacağız... Bu projeyi verenlere siz hesap sormaz mısınız, küresel ülke olacağım derken kümesel ülke haline geldik. Şu anda bir tek dostumuz yok, İslam coğrafyasını düşünün, bizim tarih boyu en yakın olduğumuz Mısır, Mısır ile şimdi düşman gibiyiz. Hangi gerekçelerle düşmanız, kim size bu tuzağı kurdu... Bir kısmını tespit ettiniz paralel yapı diyorsunuz, dış politikada kim sizi tuzağa düşürdü. 2010 yılında sen Esad'la kardeşken ne oldu da düşmana dönüştün? Bütün bunlara baktığımızda gerçekten önümüzdeki süreçte çok ciddi tehlikelerle karşı karşıyayız. Coğrafya hızla değişiyor, yani İslam coğrafyasına bakın özellikle Ortadoğu coğrafyasında, egemen güçlerin orada ciddi bir hakimiyeti var. İşte bir IŞİD terörü yaratılmış. Komşular değişiyor, daha yeni komşular gelebilir, bunu da görmemiz lazım. Mesela özellikle yani daha muhafazakar, İslami kesimde olan siyasetçilere şunu sormak istiyorum. Şimdi sormazlar mı? Ey Erdoğan, ey Davutoğlu siz Kaddafi'den ne istediniz? Niye Kaddafi2nin başını ezmeye kalkıştınız? Neydi bunların şeyi, küresel ülke olacaklar efendim Libya'ya da demokrasi gelecekti. Üçe bölünmüş bir Libya, dörde bölünmüş bir Irak, paramparça edilmiş bir Suriye, bunların hepsinin mimarı kusuruma bakmasınlar kendisine Ortadoğu eş başkanıyım diyen zatlardır. Şimdi çaresizlik içerisinde ne yapacaklarını şaşırmışlar. Oturuyorlar, serseri mayın gibi oraya saldırıyorlar... Şimdi Afrika'da saldırılara başladılar. Avrupa'ya meydan okuyorum... Kimseye meydan okuyabilecek durumunuz yok. Öyle bir hale geldiniz ki dünya küçülmüş, dünya bunun içinde şu an. Her yaptığınızın bir faturası ödenecektir. Devletler böyledir yani böyle bir şey olmaz, sonuç itibariyle bir çok konuşmalarınız, en mahrem konuşmalarınız kamuoyuna yansıdı. Demek ki sizi uluslararası bütün ülkeler, istihbarat örgütleri sizi dinliyor.  Çok net bir şekilde de ifade ettiler...

Başak Baştuğ: Evet dost dediğimiz Almanya...
Gürsel Tekin: Niye Almanya'ya biz bir şey yapamadık? Yani savaşalım demiyorum, Almanya'la... Biliyorsunuz Amerika, Almanya'yı dinlemişti ve bu konuda Alman kamuoyunun tamamı, Almanya'daki siyasi partilerin tamamı televizyonları olağanüstü bir reaksiyon gösterdi ve Amerika özür dilemek zorunda kaldı. Niye Türkiye Almanya'ya kardeşim ne hadle yapabilirsiniz, özür dileyin dedirtemedi. Bunun bir gerekçesi yok mu? Elbette bir gerekçesi var, onun için pis işlere bulaşmayacaksınız.

Başak Baştuğ: Bir başka komşu ile devam edelim. Yunanistan ile devam edelim, Çipras seçimi kazandı, Kılıçdaroğlu'da bizimle aynı görüşe sahip bir partinin seçimleri kazanmış olmasına sevindik dedi, katılıyor musunuz?
Gürsel Tekin: Şimdi Yunanistan'da da bu küresel kapitalizm, vahşice kapitalist sistem maalesef dünyanın birçok yerinde övünülüyor. Özellikle Avrupa Birliği sürecinde zenginler uçurum zenginleşti, 30-40 Milyar Dolar bizde olduğu gibi. Yoksul yoksullaştı, zengin olağanüstü zenginleşti ve ülke ekonomik krize girdi. Ekonomik krizde özellikle çalışanlar, memur, işçi, köylü olağanüstü bir tahribatla karşı karşıya kaldılar. Ama dünyanın her yerinde böyledir, Türkiye'de kaç kez ekonomik kriz oldu? Kemeri sıkan yine fukara oluyor. Bizde öyle enteresan bir şey ki evrensel hukuka bağlı olmadığımız için Türkiye'de 30 Milyon yurttaşımızın kaderi değişmiyor. İsterseniz milli geliriniz 50 bin dolar olsun fukara yine fukara. Hiç değişmiyor, geçmiş dönemde de kaderi değişmedi şimdi de değişmiyor. Diyoruz ki gelin hepimizin kaderini değiştirelim. Dünyayı yeniden keşfedecek değiliz. Bugün baktığımızda örnekleri vardır. Bu örneklerin tamamını bizim ülkemizde de hayata geçirelim. Bizim ülkemiz zengin bir ülke. Biraz önce söyledim, çala çala bitiremediğiniz bir ülke. Bu kadar yolsuzluğa rağmen bu ülke dimdik ayakta kalıyorsa buna hepimizin şükretmesi lazım. Yunanistan'ın nüfusu 11 Milyon, örgütlü insan sayısı 4,5 Milyon. Düşünebiliyor musunuz? Toplumun yarısı örgütlü. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, memur sendikalar. Demokrasi işlediği için ve bunlar ciddi mücadele ettiler bu mücadele sonucu... Aslında bu mücadele emekçinin, köylünün ve işçinin mücadelesi oldu.

Başak Baştuğ: Peki bizde 7 Haziran'da yapılması planlanan seçimler sonrasında biz nasıl bir tablo göreceğiz ve ikincisi CHP bir ön seçim düşünüyor mu örneğin Yalova'da düşünüyor mu?
Gürsel Tekin: Tabi tabi, yani 81 İlin çoğunda tabi ki ön seçim olacak. Yalova bilemiyorum, daha MYK'da konuşulmuş değil. Ama şunu herkesin bilmesi lazım Türk siyaseti aynı zamanda siyasi partiler yasasının da değişmesi gerekiyor. Bütün bu tartışmalara baktığınızda dünyada milletvekili, Yunanistan'da milletvekili nasıl seçildi hiç merak etmez mi Türk vatandaşları?

Başak Baştuğ: Biz kendimizinkileri nasıl seçtiğimizin çok farkında değiliz maalesef.
Gürsel Tekin: Ama böyle bir şey olur mu? Şimdi bir Ankaralı vatandaşa sorun, Ankara milletvekili kim deyin bilmez. Niye bilmez, çünkü kendisi seçmiyor. Tayinli geliyor, tayinli milletvekili olmaz. Şu anda biz mahalle muhtarlarımızı seçiyoruz ya. Mahalle muhtarlarını nasıl seçiyorsanız milletvekillerini de öyle seçeceksiniz. O zaman ne olur biliyor musunuz. Hani çıkıp bağırıyor ya millet iradesi... Geçin millet iradesini, millet iradesi milletvekilini kendisi seçebiliyorsa millet iradesidir. Sen köşkte oturup tayinli olarak göndereceksin bunun adına da milletin vekili diyeceksin. Milletin vekili olmuş olsaydı 17-25 Aralık gibi o rezalete oy verir miydi? Gidin AKP grubuna gidin, oradaki birçok birebir tanıdığımız arkadaşlarımızı %99'u bu yolsuzluklara inanıyor.

Başak Baştuğ: Ki oylamalarda firede verdi, gördük aslında.
Gürsel Tekin: Bunu başbakanın kendisi ifade etti, bunu TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek kendisi ifade etti, bunu Mehmet Ali Şahin ifade etti. Hatta insanlar dedi 700 Lira asgari ücrete mahkumken, 700 Bin liralık saat olur mu kardeşim... Bütün bunlara rağmen gittiler bunlar oy verdiler, niye çünkü milletin vekili değil. Buradan tespit etmişler büyük olasılıkla 58 tane biliyorsunuz AKP'de bu duruşu sergileyen. Bir kere bu 58 kişiyi bütün baskılara rağmen kutlamak istiyorum. Her şeye rağmen vicdanlarına danışarak en azından akşam evine giderken çocuğuna eşinin yüzüne bakarak tavır sergilediler şimdi 58 kişiyi tespit etmek için komisyon oluşturmuşlar. Biliyorsunuz 1 Mart tezkeresinde de 98 tane milletvekili 1 Mart tezkeresine oy vermediği için siyasetten men edildiler. Şimdi 58 kişinin akıbeti bu olabilir ama ben 58 kişiyi de kutlamak istiyorum.

Başak Baştuğ: Evet önümüzdeki günlerde onlarla ilgili ne olacağını da göreceğiz. Son bir dakikamız kaldı Sayın Tekin. Şununla ilgilide ben görüşünüzü fikrinizi almak istiyorum. Ak parti aslında bugün seçimlere doğru yolu açıkladı. Yani dört ayaklı bir strateji kullanacağım tabanımı küstürmeden yenilenme yoluna gideceğim... CHP'de durum nedir?
Gürsel Tekin: CHP'de hiçbir sorun yok, her şey hazır. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz gerçekten olağanüstü bir beklentimiz var yani Türkiye'nin geleceği ile ilgili. Çok ciddi projelerimiz var, özellikle de ekonomi ile ilgili. Yoksul kesimle ilgili, işsizlikle ilgili, kamuoyunu yakından ilgilendiren uzun süredir çalışan bir ekibimiz var. Onlar açıklanacaktır. Ben şunu da söyleyebilirim dip not açısından, önümüzdeki dönemde bir AKP iktidarı yok.

Başak Baştuğ: Pekala çok teşekkür ediyorum programımıza konuk olduğunuz için.
Gürsel Tekin: Ben teşekkür ediyorum, iyi yayınlar diliyorum.

Anahtar Kelimeler
    Salı, 27 Ocak 2015 20:13

Bağlantılı Konular