"CHP ihanetin dışında olduğu için 92 yıldır ayaktadır!"

 

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 28 Ocak 2015 tarihinde CHP MYK çalışmalarını sürdürürken bir basın toplantısı düzenleyerek öenmli açıklamalarda bulundu.

Gürsel Tekin'in yapmış olduğu açıklamalar şöyle:

"Değerli basın mensubu arkadaşlarımız, bizim bugün ki MYK'da görüşmelerimiz ve son günlerde kamuoyunda çok konuşulan ve tartışılan, özellikle Sayın Başbakan'ın hemen hemen her toplantısında CHP'ye saldırısını çok iyi anlıyoruz.
Hatırlarsanız daha iktidarın ilk yıllarından itibaren sürekli gerekçelendirir, Ergenekon'du, Balyoz'du, solcu, sağcıydı bilmem neydi derken deniz bitti. En son çok yakın ilişkilerde olduğu cemaatle de bitince şu an iki şey var saldırabileceği; birincisi CHP, ikincisi Merkez Bankası. Basın mensubu arkadaşlarımız merak etmez mi? Bu iktidarın her türlü şeye gücü yetiyor da nasıl oluyor da sıradan bir devlet memuruna gücü yetmiyor. Bunun için bir anayasa değişikliği gerekmiyor. İstediği zaman görevden alabilir, istediği zaman bırakın görevden almayı bir kanunla Merkez Bankası'nın şeklini değiştirebilme güçleri var. Parlamentoda her hafta torba yasa geliyor. Vatandaşımızın da bilmesi gereken o tombala yasalara baktığınız da hiçbirisi sizin derdinize derman olan yasalar değildir. Tamamen kendilerini ve yandaşlarını koruma yasasından başka bir şey değildir.  Son günlerde çok konuşulmadı tartışılmadı ama onu da burada söylemek istiyorum. Şu anda cezaevlerimizde yatan insan sayısı 165bin... 165Bin insan cezaevlerinde. Ama sadece 165bin değil 200bin insan, cezaevi olmadığı için içeri alamıyorlar. Hani bir dönem eski başbakan demişti ya modern cezaevi yapacağım. Adalet Bakanlığı şu anda çok sayıda cezaevi yapıyor, bu 200bine baktığımızda ve içerideki 165bine baktığımızda inanın çoğunluğu mesela 300 Lira zimmetten dolayı dört yıldır cezaevinde yatan var... Allahtan korkun, 300 Milyon Doları çalıyorsunuz da size hiçbir şey olmuyor, bu gariban niye 4 yıl içeride yatsın.
Şimdi bunu kamuoyunun bilmesi lazım, AKP yönetemiyor... Aldatılıyor, aldatılınca aldatmak zorunda kalıyor, kandırmak zorunda kalıyor, bin bir tane yalan söylemek zorunda kalıyorlar. İnanın ben bazen inançlarını sorgulamak istiyorum, bu kadar yalan nasıl olur merak ediyorum. Sayın Davutoğlu bunlardan daha naziktir kibardır cümlelerini söyleyince herhalde dersini çalışarak söyler. Önce bizim Sayın Genel Başkanımıza saldırdı... Hatırlarsanız Kılıçdaroğlu dedi kendi fıtratlarında öyle ya, "Kılıçdaroğlu SSK'ya 70 tane kanun dışı yakınlarını soktu" dedi. Sayın Kılıçdaroğlu aslanlar gibi çıktı dedi ki "70'ten vazgeçtim siz bana 7'yi verin ben ertesi gün istifa edeceğim." Yaşı başı biliyorsunuz geçmiş ve bu son dönemidir, Sayın Arınç çıktı "haftaya belgeleri açıklayacağız" dedi. Utanmıyor musunuz, nerede belgeleriniz? Ey Başbakan sen Başbakansın Boşbakan değil, söylediğin her cümleleri biz ciddiye alırız. E nerede bunlar sorulmaz, e kime sorulur? CHP'ye, niçin CHP'ye? Çünkü CHP'ye sormanın bir maliyeti yok ki.

Dün Sayın Başbakan yine makamına saygım olduğu için cümleleri seçmek istiyorum. Efendim ihanet şebekeleri ile CHP yan yana... Şunu herkesin bilmesi lazım, hiç kimseyi ihanet şebekesi olarak değerlendirecek durumda değiliz. Neye ihanet edilmiş, kime edilmiş elinizde belgeleriniz varsa çıkın bunun gereğini yapın. Ama sizin bilmeniz gereken bir şey varsa Sayın Davutoğlu, eğer bu parti 92 yıldır ayakta ise ihanetlerin dışında olduğu için ayaktadır. Siz ve sizin gibi benzer partiler... Siz taşeron partilersiniz. Gelirsiniz ve gidersiniz. Önümüzdeki dönemde de yoksunuz bunu bilin. Israrla da dün bu ihanet şebekesini arıyorlar ama bir türlüde bulamıyorlar. Kimdir bu şebekeler bizde merak ediyoruz. Bende çocuklara dedim ki bu ihanet şebekeleri kimdir, Sayın Davutoğlu'na katkıda bulunalım. Ana muhalefet olarak yardımcı olalım. Nereden bu ihanet şebekeleri, çocuklar da buldular bu ihanet şebekesini de hep beraber bir izleyelim. ( Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Muhterem Hoca Efendi"diye seslendiği, Fethullah Gülen'le ilgili bir programda yaptığı konuşmayı içeren videoyu izletti.)

Biliyorsunuz geçen cumhurbaşkanı Habeş Başbakanı'na gitmiş bu Türkiye'de ne oluyor ne bitiyor, bu iktidar nedir bilmediği için... Demiş ki "okulları kapat", "siz açtırdınız da biz açtık, nasıl olacak" demiş. Dün dündü, bugün bugündür misali, Habeşli bile şaşırmış. Bunu da biliyorsunuz AKP'nin Genel Başkan Yardımcısı kendisi yazdı köşesinde...

Yine benzer bütün olaylara baktığımızda uygulamaların tamamına, AKP yetkililerinin Cemaatle ilgili söylediklerini hatta cümlelerini fark ederseniz yine orada CHP'yi suçluyor. Belli odaklar biz hep karşıymışız... CHP kadar başınıza taş düşsün, ne olsa mutlaka bir CHP'ye bağlıyorlar. Şimdi bunun bir rezalet olduğunu kamuoyunun bilmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde daha çok belgeler bilgileri de kamuoyuna sunacağız. Şimdi ben Sayın Arınç'a buradan bir soru sormak istiyorum. Sayın Arınç, başbakanın talimatıyla siz Fetullah Gülen'e gittiniz. Üç buçuk, dört saat görüştüm diyorsunuz, başbakan beni gönderdi... Bu dört saat içerisinde ne konuştunuz da bu hale geldiniz bunu bir açıklayın. Açıklamazsanız sonra bu lüzumsuz hani montajlı tapelerle meşgul olmayın önce siz söyleyin. Umut ederim ki Sayın Arınç bu sürecin neden bu noktaya geldiğini, kamuoyuna açıklayacaktır. Tabi düşman biter mi. İktidarın bir düşman yaratma pozisyonu olduğu için şimdi mesela Merkez Bankasından sonra eski cumhurbaşkanı, aynı zamanda bunlar kardeşiz dediler. Allah kimsenin başına vermesin, bu AKP kime kardeş diyorsa ondan sonra da başı kellesi gidiyor. Ortadoğu'da da bir sürü kardeşin başı kellesi gitti. Şimdi Sayın Gül'ün doyası vardı biliyorsunuz. Gitti kendisi ben bu dosya ile ilgili ifade vermek istiyorum dedi. Daha sonra da bu dosyayı takip eden savcı takipsizlik kararı verdi.  Şimdi görüyorum ki, eski başbakanı aklayan hakim en yüksek yere geliyor. Sayın Eski Cumhurbaşkanına takipsizlik kararı veren sürgün ediliyor. Niye sürgün ettiniz ne oldu? Bu da mı paralelci? Gerçekten merak ediyoruz yani hangi gerekçelerden dolayı, ya da bizim bilmediğimiz bir şeyler varsa umut ederim ki bunu da kamuoyuna açıklarlar.

Yine Sayın Davutoğlu AKP'nin hep modelidir. Yozgat'ta milliyetçi, Tekirdağ'da cumhuriyetçi, efendime söyleyeyim Diyarbakır'da Kürtçü. Bir milletvekilleri vardı, Laleci çıktı lüzumsuz bir konuşma yaptı, üç gün sonra bu Tekirdağ'da bir konuşma yapıyor Sayın Davutoğlu. Biraz önceki videoda görmüş olduğunuz, en önce göremediniz galiba bakanları... Çıktı, cumhuriyetin bekçisiyiz dedi. Tabi son günlerde Diyarbakır'a gidince aklına Kürtçe öğrenmek gelmiş.  Ama burada mesela zulüm, hırsızlık, kaçak saray, katliam, Uludere, bunların Kürtçesini nasıl telaffuz edecek onu merak ediyorum. Önce Sayın Davutoğlu'na Kürtçe öğretmek isteyenler buradan başlasın. Uludere'nin Kürtçesini, katliamın Kürtçesini, Davutoğlu'na öğretsinler. Türkçeden öğrendiklerinden belki utanmamış olabilirler umut ederim ki Kürtçeden bu meseleleri öğrenmiş olurlar. Ve en son şeffaflık yasası... Bizim halk dilinde hepimizin bildiği şeffaf ne demektir? Buradan baktığında öbür tarafı göreceksin, cam gibi. Mesela biz buradan AKP'ye baksak ne görürüz? Size soruyorum gazeteci kardeşlerim, bizi izleyen vatandaşlar. Kaçak Sarayı görürsünüz, 17-25 Aralık'ı görürsünüz, kupon arsayı görürsünüz, yolsuzluğu görürsünüz, damatların, yeğenlerin nasıl zengin edildiğini, bir devletin nasıl soyulduğunu görürsünüz. Böyle bir ortamda buna kim akıl vermişse, tabi dayak yedi sonrasında abisinden... Nereden çıkarttınız bunu, neremiz şeffaf dedi, adam haklı... Değerli arkadaşlarım siyasette kirlilik varsa kamuda şeffaflık olmaz. Bugün Türkiye'nin temel sorunu siyaset kirli, iktidar kirli, hükümet kirli. Eğer bir yasa çıkartacaksanız, bizim yasamız var. Gelin benzer ülkelerde bugün Avrupa'da benzer ülkelerde bu kadar büyük yolsuzluk olmuş değildir. Gelin kapsamlı bir yolsuzluk yasası çıkartalım, böyle şeffaflık yasası falan bürokrat, şu bu... Bürokrat hırsız olmasa size uymasa ne olur sürgüne tabi olur.

Size bir bürokratın hikayesini anlatmak istiyorum. İstanbul İl Başkanıyım, ismini de verebilirim, altı kez sürgün edildiği için. Kendisi milli görüşlü olduğu için... Daha önce de AKP'de milletvekili adayı olmuş namuslu, şerefli, haysiyetli, hırsızlıktan pislikten uzak insan. Bu İstanbul'daki çeteleşmede toprak döküm, orman yıkımlarından kaynaklı ciddi bir rapor hazırlıyor. Hazırlamış olduğu rapordaki yolsuzluğun miktarı 5 Milyar Dolar. Bir bürokrat sorumluluğu içerisinde bu raporu önce bakana veriyor. Yetmiyor dönemin başbakanına veriyor, yetmiyor cumhurbaşkanına veriyor. Vay kardeşim, sen misin bu raporu hazırlayan. Altı kez sürgün edildi.  Şimdi sen hangi kamuda yasa çıkartacaksın. Yukarıda hırsız aşağıda namuslu adam, şimdi bunun hesabını ver Davutoğlu. Siz bu adamı niye altı kez  sürgün ettiniz? Niye biliyor musunuz, sizin hırsızlıklarınıza tahammül edemediğiniz için. 2008'den bahsediyorum, 2008 yılında bakan çocuklarının çoğu bu dosyanın içinde var. Defalarca yazıldı, adam en son çaresiz kalınca bana getirdi. Bunu ben kamuoyuna açıkladım ve o dönem gazetelerinde ve bugün haram gazete olmak üzere manşetinde verdi. O zaman AKP'lilerin elinde değildi. Bakan çocukları 17-25 Aralık yüzünden iftira atılmış değil, bütün hayatının bütün alanlarına bakın. Mesela İstanbul'a... Sayın Davutoğlu izin verirse eşlikte ederim kendisine haritayı da gönderdim. Parasını da ben ödeyeceğim devletin helikopteri ile değil özel bir helikopterle İstanbul'un bütün üstünü tepesinde dolaşacağız hangi rezidansın, hangi alışveriş merkezinin kime ait, hangi bakan çocuğuna ait, hangi damada ait hepsini tek tek kendisine gösterebilirim. Tabi deniz bitiyor, önümüzdeki Haziran'da AKP yok. Elinizi hızlı tutun en azından hazirana kadar AKP yöneticilerine damat olun. Efendim teşekkür ediyorum sorularınız varsa sorularınıza da cevap vermek istiyorum."


Soru: Efendim öncelikle az önce Beşir Atalay'ın açıklamaları oldu. Özellikle dün ki grup toplantısına yönelik eleştirileri vardı. Cumhurbaşkanının Somali'ye gittiğinde dağıttığı bir kitabın, aslında montajlanarak Kılıçdaroğlu'na iletildiğini ve onunda araştırmadan bunu açıkladığını söyledi. Artı birde diğer eleştirisi de şu anda paralel yapının oyuncağı olduğuydu CHP'nin ve paralel yapının sözcüsü olduğunu söyledi, nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gürsel Tekin: Çok teşekkür ediyorum. Valla rahatsız olmuşlar helal olsun. Yani bundan dolayı Sayın Parti Sözcüsünü kutlamak istiyorum. Kılıçdaroğlu size hırsız diyor siz rahatsız olmuyorsunuz da bir kitaptan dolayı rahatsız oluyorsunuz, kırk haramiler değil misiniz? Siz kırk haramileri mi reddediyorsunuz yoksa bu kitapları dağıtmayı mı? Kitapları dağıtmamış olabilirler ama kusuruma bakmasınlar hepsi kırk haramilerdir. İkincisine de gelince biraz önce izlettim daha ne söyleyeyim ben paralel yapıyla ilgili. Önümüzdeki günlerde de göreceksiniz. Bakın değerli arkadaşlar Türkiye'nin geldiği duruma bakın. Kandırıldık, aldatıldık, bu durumdaysa bu ülke bu kadar rahatlıkla kandırılabilecek bir kadroya nasıl bırakabiliriz? İkide bir tutturmuşlar paralel yapı... Elinizde istihbarat örgütü maşallah sizin. Devletin istihbarat örgütü değil AKP'nin istihbarat örgütü. Polis teşkilatını tamamen ak teşkilattan kurdunuz, yargı elinizde. Daha ne istiyorsunuz, çıkarın. Çıkarmazsanız namertsiniz. Öyle bir paralellik varsa bizde arkanızdayız kardeşim. Bu ülkenin asıl paraleli sizsiniz, asıl tehlikeli olanda sizsiniz bunu da bilin.
 

Soru: İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler istifa etti. İstifa ettiği parti CHP'ye politik bakımdan tutarsız bir yapı dedi. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gürsel Tekin: Yolu açık olsun. Gidenin arkasından laf söylenmez.

Soru: Başkanlık sistemi…
Gürsel Tekin: Yasal olmasa da gayri yasal şuanda başkanlık sistemi işliyor. Yani maşallah sarayda oturan zatı muhterem imamlara talimat veriyor, anayasa mahkemesini dizayn ediyor, herşeyle uğraşıyor. Ama şunu herkesin bilmesi lazım. Türkiye'de her şey olur başkanlık sistemi olmaz. Hele bunların arzu ettiği T tipi, T tipinin ne olduğunu siz biliyorsunuz. Talan tipine kimse izin vermez.

Soru: Efendim aday belirleme yöntemi netleşti mi acaba? Önseçim yani %5’in dışında kontenjan kullanılmamasına ilişkin talepler vardı. Nasıl bir yol izleyecek CHP?
Gürsel Tekin: AKP ne kadar önseçim yapacaksa biz 10 katını yapacağız.
Teşekkür ederim.

    Çarşamba, 28 Ocak 2015 16:41

Bağlantılı Konular