Gürsel Tekin, Cem Özer'in yayın konuğu oldu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin,  14 Kasım 2014 tarihinde Artı 1 TV'de Cem Özer'in yayın konuğu oldu.

Programda Siyasi Partiler Yasasına ilişkin eleştirilerde bulunan Gürsel Tekin, "Türkiye'de siyaset kurumu oturmuş değil. 12 Eylül'den sonra siyasi partilerin bütün dengeleri altüst oldu. Dünyada da örnekleri yoktur. Çok önemli rey alarak iktidar olmuş pek çok siyasetçi bugün ortada yok. Siz Türkiye'yi yöneteceksiniz, devasa bir parti olacaksınız. Sonra partiniz tuzla buz olacak. Türkiye'de siyasetin gözden geçirilmesi ve 12 Eylül'ün yaratmış olduğu dayatmacı Siyasi Partiler Yasasının ivedilikle değişmesi gerekiyor. Türkiye'de hiç bir siyasetçi Sayın Erdoğan'ın da çok kullandığı gibi millet iradesiyle seçilmiyor. Türkiye'de sadece muhtarlar millet iradesiyle seçiliyor. Geri kalanı genel merkezlerin ve genel başkanların talimatıyla seçiliyor. Bu mekanizma demokratik bir mekanizma değildir. " dedi.

Gürsel Tekin, hukuk sisteminin oturduğu ülkelerde seçmenin muhtarını seçtiği gibi vekillerini de seçtiğini belirterek, "Bu şekilde parlamentoya geldiğinizde de herhangi bir partinizin üst yöneticileri olmayacak yasaları size dayatamıyor. Daha özgür oluyorsunuz ve sizin seçmeninize karşı da ciddi bir sorumluluğunuz var. Örneğin İngiltere'de, Almanya'da ya da benzer yerlerde seçilen vekiller kendi bölgesine gider her hafta seçmenine hesap verir. İstanbul'da 90 tane milletvekili var. Millete hesap veren bir milletvekili var mı? Hiçkimse hesap vermiyor." dedi. Tekin, CHP olarak her zaman sahada olduklarını, vatandaşın sorunlarını dinlediklerini ve bunları soru önergeleriyle sunduklarını ancak Meclise sundukları önergelerin çoğuna yanıt alamadıklarını da dile getirdi.

Demokrasi ve özgürlükle ilgili zaman zaman herkesin kaygılandığını söyleyen Gürsel Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aslında yasalara baktığımızda yasalar Anayasada yerinde hak arama eylemlerinden basın özgürlüğüne kadar anayasada açık; basın hürdür, sansür edilemez diyor. Demek ki bu sadece anayasayla korunabilecek bir durum değildir. Bunun tek yolu örgütlü toplumu yaratmaktır. Örgütlü toplum yaratmadığınız sürece demokrasiyi, özgürlüğü ayakta tutmanız zorlaşıyor. 12 Eylül öyle bir tahribat yarattı ki burada tabi bizimde sorumluluğumuz var. 12 Eylül'den sonra sadece CHP'de değil kendisine sol, sosyal demokrat diyen emek ağırlıklı siyaset yapıyorum diyen bütün siyasi kurumların kendisini yeniden gözden geçirmesi gerekiyordu. Dünyada da sol ağırlıklı siyasi partiler emek ağırlıklı ve örgütlü yapılardan beslenirler. Rahmetli Ecevit'in Karaoğlan dönemini zaman zaman örnek gösterirler. O dönemlere baktığımızda gerek dünyada gerekse Türkiye'de sol hareketin ve örgütlü toplumun geliştiği dönemlerdir. 1980 öncesinde 44 Milyon nüfusumuz vardı. O zaman sanayi bu kadar gelişmemişken üç buçuk milyon sendikalı işçi vardı. Şimdi sanayi gelişmiş, küresel dünyayla ciddi bir entegrasyon içine girmişiz, şu anda Türkiye'de çalışan insan sayısı 18- 20 Milyon, sendikalı işçi sayısı 550 bin, 550 binine de sendikalı demek için bin tane şahit lazım."

    Cuma, 14 Kasım 2014 22:33

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica