"Alevi yurttaşlara yapılan haksızlık ortadan kalkana kadar mücadele edeceğiz"

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 7 Kasım 2014 tarihinde Habertürk'ün yayın konuğu oldu ve CHP'nin İnanç Özgürlüğü Raporu'na ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sunucu: "Evet CHP'nin inanç ve özgürlüğü raporunun detaylarını konuşacağız şimdi. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin konuğum. Sayın Tekin hoş geldiniz yayınımıza."
Gürsel Tekin: "Hoş bulduk iyi yayınlar diliyorum."

Sunucu: "Teşekkür ediyorum, şimdi paketle ilgili detayları konuşacağız ama önce nasıl bir istişare sürecinden geçti bizimle paylaşır mısınız? Mesela Alevilerle görüşüldü mü? Onların talepleri olduğu belirtiliyor, nasıl bir süreç yaşadınız?"
Gürsel Tekin: "Öncelikle iyi akşamlar diliyorum, biliyorsunuz CHP sadece bugüne mahsus değil 2004-2006 ve bu süreç içine baktığımızda çok sayıda kanun teklifi vermemize rağmen hiçbir kanun teklifi ciddiye alınamadı. Hatta çalıştay ve Alevi çalıştayı döneminde de CHP olarak önerilerimizi bir kanun teklifi olarak parlamentoya gönderdik ama ne yazık ki parlamentoda sayısal çoğunluk AKP iktidarında olduğu için bu kanun teklifleri indirilmedi. Sayın Davutoğlu yarın Hacıbektaş'a gidecek. Muharrem ayında bütün İslam coğrafyasının Hz. Hüseyin'in acısına merhem olmak için bizim özellikle son dönemlerde Ortadoğu coğrafyasında da yaşamış olduğumuz bu sorunlarında bizim için önemli bir rehber olabileceği inancı içerisinde iktidarın çalıştaydı kalıştaydı şuydu buydu bir zaman kaybı içinde olmaksızın, Sayın Davutoğlu Hacıbektaş'a giderken CHP ana muhalefet olarak ben inanıyorum sadece CHP değil parlamentoda muhalefet olan MHP ve HDP’nin de bu çerçeve içerisinde bakacağı inancı içerisindeyim. Gelin o zaman yarın daha geç kalmayalım bu muharrem ayında mübarek ayda, islam dünyasında aşurenin olduğu yani aşurenin acıyı bal eylediğimiz bir coğrafyada alevi yurttaşlarımızın bugüne kadar çekmiş olduğu bu acıları unutturmaya çalışalım. Bakın yakın tarihimizde Sivas halen unutulmuş değildir. Maraş'ı, Çorum'u sadece bu mu, kamu alanlarının tamamında Sayın Davutoğlu’na yarın Nevşehir'e gidecek. Çok yakın Niğde, bir ricam olacak, bir danışmanını da gönderebilir, mümkünse kendisi de gidebilir. Niğde'nin Kömürlü Köyü, Kömürlü Köyünde oturan vatandaşlarımızın tamamı alevi, bir tek Sünni var orada ve orada cami var. O Sünni de imam, şimdi bu anlayış, bu dayatmacı, yok etme anlayışı bu yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışan bir anlayış değildir."

Sunucu: "Sayın Tekin siz önemli bir şey söylediniz. Nasıl bir tepki bekliyorsunuz şimdi o kadar kanun teklifi verdik ama ciddiye alınmadı dediniz. Şimdi önemli bir kanun teklifi yine ortaya çıkardınız ve 18 maddeden oluşuyor bu kanun teklifi herhalde, raporunuz 10 maddeydi. Nasıl bir tepki görürsünüz bu kez, değişir mi bu söylediğiniz özellikli bir ayın içinde olmamızın ve hükümetinde attığı bu adımlar çerçevesinde, bu görüşme trafiği çerçevesinde?"
Gürsel Tekin: "Anlamlı bir dönemde olduğumuz için ben, Sayın Davutoğlu ve iktidar yetkililerinin de özellikle bu mübarek ayda Muharrem ayında alevi yurttaşlarımızı hatırladığı bir dönemde CHP olarak bizim hazırlamış olduğumuz çeşitli yasalara uygun ve aynı zamanda uluslararası hukuka uygun hazırlamış olduğumuz bu maddeler müzakere edilebilir olmazsa olmaz değildir. En azından iktidar bu meseleyi ciddiye almak istiyorsa CHP'nin hazırlamış olduğu bu kanun teklifini parlamentoda müzakereye açalım bütün siyasi partiler düşüncelerini söylesin bu toplumun önemli kesimini yok saymaktan vazgeçelim. Biraz önce Niğde örneğini gösterdiğim gibi örneğin şu anda İstanbul’dayız. Aynı zamanda İstanbul Milletvekiliyim, 10 milyon seçmenin reyinin kullanıldığı bir şehirde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde bir tek alevi genel müdür olmaz mı, bir tek alevi daire başkanı olmaz mı? Bu anlayış çok doğru bir anlayış değildir, hani geçmiş iktidar zaman zaman kullanmış olduğu cümleler vardır. Bize yok sayıldık denmişti, bırakın madem cehennemi gördünüz cennete inanın. Gelin toplumun tamamını kucaklayalım bu hazırlamış olduğumuz 10 maddelik kanun teklifi sadece alevi yurttaşlarımız için değil bütün farklı inançların kendisini özgürce ifade edebileceği, baskının, zulmün olmadığı bir dönemi insanlara yaşatalım diyorum."

Sunucu: "Peki en kritik nokta nedir? Mesela önemli bir şey söylüyorsunuz aslında olmazsa olmazda değil müzakere edilebilir konularda var içinde diyorsunuz. Mesela sizin olmazsa olmazlarınız nedir bu anlamda. Sonuçta anlamların yansıması bir anlamda bu rapor. Nelerden vazgeçilebilir, neler müzakere edilebilir? İşte çeşitli konular var dediğiniz doğru ama burada Alevilere yönelik neler yapılabileceği uzun süredir merak ediliyor açılım çerçevesinde beklentiler var."
Gürsel Tekin: "Bize göre şu 10 maddenin hiçbirisinin müzakere edilecek bir durumu yoktur. Eğer gerçekten bugün Avrupa Birliği sürecine yaklaşmış olduğumuz bir dönemde kendi öz yurttaşlarımıza kendi vatandaşlarımıza bir Alman hükümetinin, bir Fransız hükümetinin hoşgörü ile kabul etmiş olduğu bu maddeleri, kendi öz vatandaşımız bu toprakların evlatlarına, bunları hala müzakere edelim atla deve değildir çok basit şeyler. Ben inanıyorum ki bu hazırlanan 10 madde iktidar tarafında da kabul görecektir. Heyecanla yarın Sayın Davutoğlu'nun Hacıbektaş'ta neler söyleyeceğini bizde bekliyoruz. Umut ederim ki bu meselemizi en azından tartışma konusu olmaktan çıkarırız diye düşünüyoruz. CHP olarak bizim talebimiz bu. Yıllardır bu talep var, bu talebi belki ilk kez derli toplu iktidarında net bir şekilde anlayabileceği bir madde haline getirdik. Kanun teklifi olarak parlamentoda ben umut ediyorum ki en kısa süre içerisinde parlamentoya iner ve parlamentoda bunlar müzakere edilir, kanun haline gelir."

Sunucu: "Pekala şimdi tabloya baktığımızda bu rapordaki kanun teklifi olarak sunduğunuz maddelerde cem evlerinin statüsü konusunda bir madde var ve bu konuda çok tartışmalı bir konu. Nasıl ilerlenebilir bu konuda?"
Gürsel Tekin: "Çok kolay. Bakın bugün vicdanen, hukuken ve dinende caiz olmayan bir şey yapılıyor. Alevi yurttaşlarımızın ödemiş olduğu bütün vergileri bir kesime kullanıyorsunuz. Bunun hakkaniyet içerisinde olması gerektiğine inanıyoruz, bunu bütün din adamları da biliyor. Planlamaya bakıyorsunuz, örneğin şehirlerde plan tadilleri planlama yapıldığında ibadethaneler delinmiş. Sadece camiyi ibadethane sayıp caminin dışarısındaki bütün unsurları yok sayarsanız bu adaletsizliğin daniskası olur. Bütün bunlar çok basit çok kolay uygulanabilecek maddelerdir. Bunlar toplumda rahatsızlık yaratacak maddeler değildir, tam tersine bugün kanun teklifi olarak hazırlamış olduğumuz 10 maddeyi kamu yoklaması yaptığınızda inanın ki bütün Türkiye'deki yurttaşlarımızın yüzde 90'ının yüzde 95'inin ideolojik bir bakışı yoksa bir nefret duygusu yoksa yüzde 95'inin bu kanun teklifine evet diyeceğini biliyoruz. Çok geniş çaplı bir çalışma yapıldı, araştırıldı, dünyadaki uygulamalara bakıldı. Ya ne isteniyor bizden, burada rahatsız edebilecek ya da sistemi rahatsız edebilecek hangi maddeler var hiçbirisi yok. Bir başka insana bir başka inancı dayatmak kadar haksızlık olabilir mi? Bakın bugün Avrupa'da milyonlarca insanımız yaşıyor. Herhangi bir Avrupa ülkesinde farklı inançları bizim insanımıza dayattığında biz ne yaparız? Elbette ki tepki gösteririz. Gelin bir insanlık adına Kerbela'daki acıyı dindirmek için, Hz Hüseyin'in acısına hep beraber ortak olalım. Parlamentoda 550 tane milletvekilinin ortak kararı ile çıksın bu maddeler."

Sunucu: "Genel anlamda geniş bir katılım bekliyorsunuz tabi nasıl bir sonuç çıkacak bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Şunu sorayım size Diyanet İşler Başkanlığı yapısında nasıl bir değişiklik öneriyorsunuz?"
Gürsel Tekin: "Tabi bu çok tartışmalı bir konu. Aslında bu bizim siyasetle tartışacağımız bir konu değil, bizim Diyanet İşleri'nde tarif ettiğimiz hakkaniyet kısmının giderilmesi. Yöntem olarak Diyanet İşleri, toplanan vergiler eşit oranda pay edilebilir ya da yöntemsel olarak bunların bir çaresi bulunabilir. Bunlar çok zorlu şeyler değildir. Önemli olan iyi niyettir, iyi niyetli bir bakıştır. Eğer iyi niyetli bir bakış varsa bu meseleler çok kolay bir şekilde çözülebilir."

Sunucu: "Biz hazırız zaten adımımızı attık diyorsunuz. Şimdi tamamıyla iktidarda mıdır top?"
Gürsel Tekin: "Kesinlikle, bakın sayısal çoğunluk iktidarda olunca ana muhalefet olarak diyorum ya sadece bugüne mahsus değil 2004, 2006, 2008, 2009'da da bütün bu süreç içerisinde..."

Sunucu: "Şimdi açılımlar da geldi, daha da irdeleyeceğiz hatta daha büyük bir açılım beklentisi yaratıldı. O reflekste bir değişim görüyor musunuz?"
Gürsel Tekin: "İnşallah görüyorum. Yani Sayın Cumhurbaşkanı'nın tavrı, Sayın Davutoğlu'nun tavrı en azından bir iyi niyet bakışı olarak görüyorum. Umut ederim ki bu bakış bütün meseleleri ortadan kaldırır. Çok ciddi haksızlıklar var, Alevi toplumu bu coğrafyada çok ciddi acılar çekti. İnşallah bu acılar son bulur ve buna hepimiz vesile oluruz. Bu parlamentoda insanlık tarihine önemli bir sayfa açmış olur."

Sunucu: "Peki en önemli konu ne sizce? Hepsi önemli dediniz ama yani en öne çıkacak en çok tartışılacak konu sizce ne olacak?"
Gürsel Tekin: "Hepsi başlı başına çok önemli, cem evleri statüsü çok önemli, eğitim sistemi çok önemli yani nereden bakarsanız bakın nefret duygusu çok önemli. Bakın Alevi yurttaşlarımızın üzerinden siyaset malzemesi yapılması çok ciddi bir nefret duygusudur. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde bu cümleleri kullanamazsınız. İnsanları inançları ve mezhepleri ile tarif edemezsiniz, bu çok ilkelliktir ve bu ilkellik aynı zamanda Alevi yurttaşlarımız bu söylemlerden dolayı çok ciddi ağır bedeller ödemişlerdir. İstanbul'un çeperlerine baktığınızda özellikle Alevi yurttaşlarımızın barındığı bölgelerde çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. İmar uygulamalarının çok farklı uygulamalarla karşı karşıya olduğunu hepimiz biliyoruz. Neredeyse polis ve panzerlerin 24 saat gezdiği mahalleler haline dönüşmüştür. Bunları Alevi yurttaşlarımız hak etmiyor. Bütün bunlara rağmen sistemin dışına çıkmamış önemli bir kitledir. Maraş'ı ne çabuk unuttuk, Çorum'u ne çabuk unuttuk? Sivas'ta insanlar diri diri yandı. Hangi şeylerle yandı? Siyasetçilerin negatif ve maalesef çok kötü dillerinden dolayı bu sorunlar hep Türkiye'nin gündeminde o olmuştur. Ortadoğu coğrafyasında yaşanan bu sorun hepimize rehber olmalı diye düşünüyorum. Gelin Türkiye'de yaşatacağımız bu sistem aynı zamanda Ortadoğu coğrafyasında da örnek olsun."

Sunucu: "Pekâlâ Sayın Tekin son olarak şunu sorayım, şimdi biz kanun teklifleri hazırlıyoruz götürüyoruz meclise ama bu ciddiye alınmıyor diyorsunuz. Oldu ki bununda başına aynı şekilde aynı durum geldi. Tekrar çalışmalarınız devam edecek mi ya da ısrarınız bu konuda?"
Gürsel Tekin: "Elbette bu haklı mücadelede sonuna kadar CHP olarak Alevi yurttaşlarımızın bu haksızlığı ortadan kalkana kadar mücadele edeceğiz. Sadece bu meselelerle ilgili değil biraz önce haberlerinizi izledim maalesef iş cinayetleri ile ilgili. CHP iş cinayetleri ile ilgili 50'nin üzerinde kanun teklifi verdi. Ne yazık ki görüyoruz, ne zaman sorun olunca insanlar oradaki iş cinayetinde hayatını kaybetmiş insanların cenaze merasimlerinde akıllarına geliyor. Gelin bu cenaze merasimlerinde değil insanların yaşadığı zaman insanları hatırlayalım. Sadece Alevi yurttaşlarımızın değil, Kürt meselesi dahil olmak üzere azınlıklar dahil olmak üzere köleleştirilmiş taşeron sistemi dahil olmak üzere dünyada olduğu gibi gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sistematik insanca olacak bir hukuk sistemine bağlayalım."

Sunucu: "Sayın Gürsel Tekin çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için."

    Cumartesi, 08 Kasım 2014 13:48

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica