Gürsel Tekin Genç Bakış'ta gençlerle bir araya geldi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Abbas Güçlü'nün sunduğu Genç Bakış programına konuk oldu ve gençlerin soruları yanıtladı.

Gürsel Tekin sözlerine 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anarak başladı. Ankara'da polis müdahalesi sırasında gözünü kaybeden Barış Ceyhan'a geçmiş olsun dileklerini de iletti. Aynı zamanda nisan ve mayıs aylarında polen sebebiyle özellikle yeni doğan çocukların sıkıntı çektiğini, kentlerin hava koridorlarının kapandığını ve sağlık sorunlarına neden olduğunu dile getirdi.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun gündeme geldiği Meclis görüşmesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, "Fezlekelerin görülşüldüğü gün partide sorumluluk hissetmeseydim ertesi gün milletvekilliğini de bırakabilirdim. Bakın, kamuoyunda birçok argümanlar kullanıldı. Paralel yapı denildi, kumpas denildi. Bunların hepsini bir an doğru varsayalım ama o Parlamento'da 320 tane AKP'li vekilden 30-40 tanesinin rahatsız olmaması beni doğrusu korkuttu. En azından o kabineye girerken çekimser kullanabilecek 30 tane milletvekili beklerdim. Kamuoyu da en azından bu partide 30-40 tane vekilin vicdanı kanamıştır diye düşünürdü. Ama hiçkimsenin bırakın red oyunu çekimser oy kullanmaması doğrusu şaşırtıcı bir olaydı." dedi.

Abbas Güçlü'nün "Meclis TV'nin yayın yapmaması, bunun pazartesiye denk gelmesi tesadüf müydü?" sorusu üzerine Gürsel Tekin, "Hayır hiç tesadüf değildi. Son derece bilinçli bir iştir Abbas Bey, organize bir yolsuzluktan bahsediyoruz." şeklinde konuştu. TRT'nin 76 milyonun ödediği vergilerle yayın yaptığını belirten Gürsel Tekin, "76 milyondan vergi alıyorsunuz. 76 milyona ayna görevi yapacaksınız temel göreviniz bu. Türkiye'nin en önemli meselesi konuşulacak. Bu görüşmeyi yayınlamamak için öyle uyduruk gerekçeli bir yazı gönderiyolar ki Meclis Başkanı'na, o da utanmadan bize gönderiyor.  Gerekçe neymiş o saatlerde maçlar varmış. Elinizi vicdanınıza koyun." dedi.

"Yerel seçimlerde İstanbul'da aday olsaydınız gerçekten kazanır mıydınız" sorusunu,"Seçim bitmiş tabi seçimden sonra ne söylenir bilmiyorum ama, İstanbul'da yaşayan bir insan olarak söylüyorum İstanbul'un nasıl talan edildiğini, nasıl soyulduğunu, nasıl yaşanılmaz bir hale geldiğini çok iyi biliyorum ve çok da mücadele ettim. İstanbul biliyorsunuz 3000 bin yıllık bir kent. Avrupa kültür başkenti oldu. Kültürden uzak bir başkent. İstanbul'da önümüzdeki günlerde bir milyon yurttaşın ciddi bir kent mağduriyeti olacak. Bir şehir düşünün, şehrin yüzde 30'unun mülkiyet sorunu var. Böylesi bir şehirde bizim kazanamamamız büyük bir eksikliktir. Ama tabi ki mücadelemiz devam edecektir." diye yanıtladı.

Siyasi partiler yasasının değiştirilmesi gerektiğini, millet iradesiyle seçilmiş bir tek milletvekili olmadığını belirten Gürsel Tekin, "Millet iradesiyle sadece muhtarlar seçiliyor. Geri kalan hepsi genel merkezlerde genel başkanın iki dudağı arasında. Zaten milletvekillerini millet seçmiş olsaydı, o Parlamento'da yolsuzluğu yapan bakanların burnundan getirirlerdi. Türkiye'de siyasetin şeffaf olması, siyasetin kendini gözden geçirmesi ve demokratik kurallar içinde olması lazım. Bu olmayınca siyasi partilerin ilişkileri de olamıyor. Keşke burada bir AKP'li arkadaş da olsa, kendi düşüncelerini ifade etse ama maalesef böyle bir imkan olumuyor." dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP'nin kimi aday göstereceğine ilişkin bir soruya Gürsel Tekin, "Sosyal medya yasaklandığında öyle kaçak elektrik kullanır gibi kaçak tweet kullanacak değil, dur kardeşim sen insanların en doğal iletişim hakkını kesemezsin, diyecek cumhurbaşkanı lazım. 1 Mayıs'ta gencecik bir çocuğun gözüne polis gaz kapsülü attığında cumhurbaşkanı orada müdahale etmeli. Yargı by-pass edildiğinde kendisini kalkan edebilecek bir cumhurbaşkanına ihtiyaç vardır. Türkiye bu cumhurbaşkanını bulacaktır, buna emin olun." diye cevap verdi.

Tekin, kadına şiddet konusunda CHP'nin çalışmalarına ilişkin bir soruyu da, "Kadının birinci önceliği ekonomik özgürlüğüdür. Ekonomik özgürlük olmadan bu şiddetin önüne geçmek mümkün değil. İki yasaların yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Sadece bir ay içerisinde 38 tane kadınımız hayatını kaybetmiş. 7 tanesi intihar geri kalanı şiddet sonucu hayatını kaybetmiş. Aile sigortasının mutlaka hayata geçmesi ve maaşların kadına bağlanması gerekiyor." diyerek yanıtladı.
 

    Perşembe, 08 May 2014 17:17

Bağlantılı Konular