"Paranızı çalanlar reyinizi çalamayacak mı?"

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP Kadıköy Belediye Başkan Adayı Aykurt Nuhoğlu'nun Kalamış'ta düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda İstanbul Milletvekili Ayşe Eser Danışoğlu, Eski Turizm ve Tanıtma Bakanı Orhan Birgit, CHP Kadıköy İlçe Başkanı Necati Ekşi, CHP Kadıköy İlçe Teşkilatı üyeleri ve çok sayıda partili yer aldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Gürsel Tekin,  "Değerli arkadaşlar, biraz önce ilçe başkanımızında ifade ettiği gibi çok sıkıntılı, çok zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu seçim bir belediye seçimi değildir, geçmiş yıllarda olduğu gibi klasik belediye başkanlarını seçmeyeceğiz.  Türkiye'nin geleceğini tayin edeceğiz. Ya demokrasi özgürlük ya da diktatörlüğü tercih edeceğiz. Bunun ortası yok. Son 12 yıllık sürece baktığınızda,  İran'lı bir sosyoloğa bir İngiliz gazeteci soruyor: "Siz İran'daki bu gidişatı, değişimi farkedemediniz mi?"
İran'lı sosyolog çok güzel bir cevap vermiş: "Her gün baktığınız ağacın ne kadar büyüdüğünü farkedemezsiniz."

Türkiye'nin gelmiş olduğu nokta inanın dilim varmıyor ama darbe dönemlerini aratabilecek durumdadır şu an. Darbe dönemleri bile kendi içinde güvenlik sistemi olan bir dönemdi. Şimdi düşünebiliyor musunuz böylesi bir iktidarda durabilir miydi değerli arkadaşlarım? Yolsuzluk ne yazık ki, 30 yıllık siyasal sürecimize baktığımızda yolsuzluk, siyasete sirayet etmiş ve siyaseti çürütmüş. Türk siyaseti ne yazık ki yolsuzluktan dolayı çürüdüğü için bir türlü ayakta duramadı. Dünyanın hiç bir yerinde uzun süre iktidar etmiş bir parti kısa sürede tarihe gömülmez. niye biz de var çürüdüğü için, kirlendiği için. Demokrasi de yok. Türkiye'nin en büyük ayıbı, inşallah CHP bunu aşacaktır, tayinli sistemdir. Bu sistemden derhal vazgeçmemiz lazım. Millet iradesi diyorsak millet kendi belediye başkanını, kendi milletvekilini kendisi tayin edecek. Bütün demokrasilerde olması gereken bu.

Sözde demokrasinin önünü açıyorlarmış gibi Türkiye'de parça parça her yeri budadılar. İletişim kaldırıldı. Gazetecilerin durumu ortada. Televizyonların durumunu hepiniz görüyorsunuz. Sivil toplum örgütleri adata ayaklar altına alınmış, iş dünyası kirliliğin, çeteleşmenin bir parçası olmuş.

Bakan çocuklarına baktığınızda Türkiye'de yolsuzluğun hangi boyutta olduğunu göreceksiniz. Herhangi bir  yurttaşın çocuğu tersane kurabiliyor mu, herhangi bir  yurttaşın çocuğu on bin sahibi olabiliyor mu? Seksen öncesi siyasetin bir terbiyesi vardı.

Biz yarın kendimizi nasıl ifade edeceğiz? Şimdi burada konuştuklarımızı kısmen basın mensubu arkadaşlarımız ve bir kısmı muhalif gazeteler verecek, diğerleri kısım kısım verecek. Sayın Başbakan konuştuğu zaman televizyonların tamamı, gazetelerin tamamı verecek. TRT dediğiniz 76 milyon yurttaşımızın vergileriyle ayakta duran bir televizyon, yapması gereken 76 milyon yurttaşımıza eşit davranmak. Bunları görmek mümkün değil.  Aşama aşama tek kişinin iradesine kalınır duruma geliniyor. Herşeyin kararını bu saatten sonra başbakan verir. "
dedi.

Referandum dönemine değinen Gürsel Tekin konuşmasını,  "2 maddeyi muaf tutalım; çünkü bu uluslararası hukuka uygun değil 24 maddeyi getirin oy verelim dedik. Ne yazık ki o gün sadece iktidar suç işlemedi; iktidara pr yapan hatta iktidarı destekleyen liberaller, solcular büyük suç işledi. Bu 2 madde Türkiye'nin başına bela oldu. Ne demişti CHP siz eğer hukuku siyasallaştırırsanız; siyasetin olduğu yerde hukuk işlemez, bir gün gelir başınıza bela olur.

Şimdi ne diyor paralel devlet, yolsuzluğun adı, paralel hırsızlığın adı paralel devlet oldu. Bütün bunların üstesinden gelebilecek bir kurum var o da CHP.

Sivil Toplum Örgütleri, sendikalar, odalar hepsi bertaraf edildi. Ben burada sadece CHP'lilere seslenmek istemiyorum. Geçmiş dönemlerdefarklı siyasi partilere oy vermiş olabilir; hiç önemli değil. Kendi siyasal duruşunuzumuhafaza ederek, 30 Mart'ta Türkiye'nin geleceğine, demokrasisine ve özgürlüğüne katkı sunmak için hepinizi CHP'ye bekliyoruz. CHP dışında bu sorunları aşabilecek herhangi bir siyasi irade görmüyorum.

30 Mart Türkiye'nin kaderini tayin edecek bir süreçtir.  Seçim sonuçları ile ilgili kuşkularım ve kaygılarım var. Sıkı yönetimli dönemlerde seçim sonuçlarının nasıl gelişeceğiniz tahmin ediyoruz. Kim güvenliğini sağlayacak seçimlerin güvencesini? Bizim seçmenimizin reyinin güvencesi kim olacak? Bütün partilerin seçim sürecini dikkatle takip etmesi gerekir. Paranızı çalanlar, reyinizi çalamayacak mı? Reyini kullanan her arkadaşımız akşam saat beşe kadar o bahçede beklemek zorunda. Bu ülkenin geleceği için reylerimize sahip çıkacağız. Aksi takdirde olup bitenleri düşünmek istemiyorum.
 
Yurttaşların bu iktidara ders vereceğini biliyorum. Onlar da bildiği için sıkı yönetimli döneme geçtiler.  Ankara'nın altı ilçesinde sıkı yönetim ilan edildi. Bu uygulamanın tehlikesini farkına varmak bizlere düşüyor. Ayın 30'unda tüm ilçe teşkilatı, milletvekilleri sandık görevlisi olacağız. Örgütlerimizin tamamı ve yurttaşlarımız vatani görev yapacaktır. Çünkü o gün Türkiye'nin dönüşüm günü olacak."
şeklinde sürdürdü.

    Cumartesi, 22 Şubat 2014 16:05

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica