"O bayrağı oradan sen indirdin sen!"

"Bir askeri birlik düşünün. Tel örgüler var. Atlıyorsun gidiyorsun. Bayrak direğine çıkıyorsun. Bayrağı indiriyorsun, alıyorsun tekrar dışarı geliyorsun. Başbakan ses çıkarmıyor, cumhurbaşkanı ses çıkarmıyor."

"Bayrak bir ülkenin onurudur, namusudur. Bayrak inecek, bunların hepsi seyredecek. Şimdi bugün grup toplantısında celallenmiş. Bayrak nasıl inermiş, asker hesabını verecekmiş. O bayrağı oradan sen indirdin sen. Sen indirdin derken bunu ben söylemiyorum. Bunu Bülent Arınç söylüyor"

"Arınç diyor ki, "Sabırla olayları takip ediyoruz. Yoksa bayrak direğine çıkmaya çalışıp da o bayrağı oradan yere indirmeye cüret eden insana herhalde insana o anda cevap verilebilirdi eğer sabır olmasaydı. Eğer hükümetin iradesine bağlılık olmasaydı.

Bayrak oradan inecek, asker ses çıkarmayacak. Bülent Arınç söylüyor. Ben söylesem kıyameti koparacak. "Siyasi iradedir" diyor. Talimatı verdik, o bayrak indi, asker seyretti, çünkü biz söyledik."

"Yahu bir bayrağın indirilmesine biz nasıl sessiz kalabiliriz? O bayrağı dalgalandırmak için yüz binlerce şehit verdik. Bayrak geçerken hepimiz ayağa kalkarız. Bayrak bizim kutsalımızdır. Her ülkenin bayrağı değerlidir. Gazi Mustafa Kemal İzmir'e gittiğinde Yunan bayrağını seriyorlar ayağının altına. "Bu Yunanistan'ın onurudur" kaldırın diyor"

"Bu değil miydi daha düne kadar "Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım" diyen. Milliyetçilik bayrak sevgisidir, vatan sevgisidir. Sağa sola kıvırmasın. Sadece olay bununla sınırlı değil. Esendere Sınır Karakolu'nda da bayrak indirildi. Bunların bayrağa saygısı yok. Bayrağa saygısı olan adam zaten böyle konuşmaz"

"Kürt sorununun çözümü konusunda en tutarlı, en sağlıklı çözümleri üreten parti biziz. 89 raporundan bugüne kadar bu sorunu çözmek için tutarlı politikaları oluşturan parti biziz. Biz kimsenin burnu kanamasın istiyoruz"

"Salt güvenlik politikalarıyla bu sorunun çözülmeyeceğini 30 yıllık tecrübe gösterdi. "Gelin beraber kafa yoralım, akıl akıldan üstündür" dedik. Oturalım konuşalım. Bir metin hazırladım 6 Haziran 2012’de AKP’nin kapısını çaldım"

"Yola çıktığımda gazeteler dediler ki "CHP çok büyük bir risk yüklendi." Evet yüklendik. Çünkü, biz insanımızın burnu kanamasın istiyorduk. Ben, "Her türlü bedeli ödemeye hazırım" demişim, "Siyasette kan davası olmaz" demişim. "Bunun için mücadele edelim" diye ifade etmişim. Adresi de göstermişiz TBMM'de konuşalım diye."

"Ben bunları söyledim, ama bu gerçekleşmedi. 5 Ocak 2013'te PM toplantısı yaptık. Dedim ki, "Bu ülkede kan dökülmesini istemiyoruz. Hiçbir yurttaşımızın saçının teline zarar gelsin istemiyoruz. Biz geçmişteki bütün hatalarına karşın AKP'ye  yeni bir kredi açıyoruz"

Başbakanlık koltuğunda oturan kişiyse , "Sen nereye kredi vereceksin? Sen krediye muhtaçsın. Meclis'te çok krediler verildi. Ama yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Bunlar buna doymuyorlar" diye önerilerimizi reddetti.

"Şimdi masanın bir ucunda Öcalan, öbür ucunda Erdoğan oturuyor. Ne konuştuklarını kimse bilmiyor. Samimi ve dürüst değiller. Dedik ki "Millete hesabını veremeyeceğin angajmanlara girme." Girmiş olacak ki milletten de gizliyor. Millete bilgi ver dedik, ama bilgi de vermiyor."

"Barış ve güven ikiz kardeş gibidir. Eğer bir ülkede barışı sağlamak istiyorsanız güveni de sağlayacaksınız. Bu samimiyet demektir. Eğer siz barıştan, güvenden uzaklaşmışsanız olmaz"

"Süreç iyi gidiyor diyorlardı. Bu süreç iyi gidiyorsa insanlar niye dağa gidiyorlar? Şimdi analar Diyarbakır'da feryat ediyorlar. Peki bu ülkenin başbakanı ne yapıyor? Ağlıyor, ey BDP'liler gidin dağdan alın gelin diyor.  Demirtaş'ta cevap verdi. Çocukları ben getireceksem in başbakanlıktan. Başbakanlık makamı şikâyet makamı değildir. Bunların sonucu yine kaosa geldi"    

"TÜBİTAK'a hayvanat bahçesinden bir müdür atandı. Ülkenin en saygın kurumlarından birisi rapor hazırlamış. Erdoğan'ın oğlu ile yaptığı konuşma da, gazetecinin ‘yaptık’ dediği bakara-makara saygısızlığı da o rapora göre montajmış…"

Bilal Erdoğan babasına diyor ki "tamamını sıfırlayamadık babacağım. 30 milyon avro kaldı. Kalan parayla da Şehrizar'dan villalar alacağız" TÜBİTAK'ta bunun altına imza atan adamlarda acaba vicdan var mı, iman var mı, Müslümanlık var mı, kul hakkına saygı var mı?  Türkiye'nin en saygın kuruluşlarından birisine hayvanat bahçesinden müdür getirirseniz size böyle rapor getirir"

"Eğer bunlar sahteyse montajsa neden  telaşa kapılmış. Savcı yazı yazıyor, 15 Aralık'tan sonraki HTS kayıtlarını silin diyor. Madem sahte niye siliyorsun? Onların tamamı doğru. Bu kürsüde konuşmuştuk, Ağrı dağı ne kadar gerçekse, doğruysa  bu tapeler de doğru"

"Havuz medyasındakiler kendilerini Recep Tayyip Erdoğan'a adamış kişiler. Bunlardan birisi "Alo Süleyman iki milyon gönder de işçilerin paralarını ödeyeceğim" diyor."

"Süleyman denilen  evinde ayakkabı kutularından milyon dolar çıkan, bankanın genel müdürü. Sonra ne oldu bu genel müdür? Ziraat Bankası'na yönetim kurulu üyesi olarak atandı. Bence Erdoğan'a çok iyi danışman olur. Devlet nasıl soyulur, birbirlerine anlatsınlar"

    Salı, 10 Haziran 2014 18:34

Bağlantılı Konular