Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’a, "Sen 12 Eylül ürünüsün, darbecilere karşı değilsin" dedi

”Türkiye 12 Eylül 1980 darbesinde ağır darbeler aldı, Bu dönemde 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı.  Aralarında yaşı büyütülen Erdal Eren’in de olduğu 50 kişi idam edildi, yüzlerce kişi faili meçhul kurbanı oldu, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 10 binin üzerindeki vatandaş da fişlendi.”

”12 Eylül’ün ürünüdür AKP.  12 Eylül ürünü olan bir parti, 12 Eylül ile hesaplaşamaz. Faili meçhulleri araştıralım. ‘Dokunmayın ona’ diyorlar. Yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. ‘Olmaz’. Darbe hukukundan besleniyorlar, çünkü 12 Eylül ürünüler. Arada bir fark var; birisinin apoletleri yok, birisinin var. İkisi de darbe hukukunu oluşturdu. Birisi yaptı, öbürü aynen devam ettiriyor. Yüzde 10 seçim barajını kaldırmazsanız, anayasayı değiştirmezseniz, lider sultasını kaldırmazsanız, YÖK’ü kaldırmazsanız 12 Eylül ile hesaplaşamazsınız.”


“Darbeciler mıntıka temizliği” yaptı. Devrimcileri, aydınları, solcuları, ülkücüleri hapishanelerde tuttular,  kendi hukuklarını oluşturdular. Bütün bunlar yapılırken, bedeller ödenirken bedel ödemeyen bir grup vardı; adı o dönem AKP olmayan AKP yandaşları. Onlara hiçkimse dokunmadı. Onlar sadece alkışladılar, onların önü açıldı. Ve onlar 11 yıldır iktidardalar. Hiç birisi 12 Eylül darbesinde en ufak bir bedel ödememiştir. Onlar ihbar ettiler. Muhbirlik  görevini zaten seviyorlar”

“Bu darbeciler baktılar ki CHP masadan kalkmıyor, en iyisi Cemil Çiçek aracılığıyla biz masadan tüyelim. Dediler.’ Bunlar darbeci. Demokrat, özgürlükçü değil. Bunlar bizim anladığımız anlamda bir anayasanın yapılmasından da yana değil”

“Mısır’da darbe yapıldı, Sudan’da da yapıldı. Ömer el Beşir binlerce kişiyi öldürdü. Başbakan O’nun önüne kırmızı halılar serdi ve Türkiye’ye davet etti. Demek ki darbecilere karşı değil”

’Stratejik Derinlik’ diye kitap yazan Dışişleri Bakanı, CHP’nin bir önergesine verdiği yanıttaki bilgisizliğiyle öngörüsüzlüğüyle  stratejik rezaletin sahibi oldu”

”AKP Hükümet’nin Mısır politikası iflas etti. Tıpkı Suriye politikası gibi”

“Rabia işareti yapıyor birisi. Rabia’yı çok seviyorsan, gider oranın vatandaşı olur, orada siyasi faaliyette bulunursun. Sen Türkiye’desin. Millet perişan, sen Mısır’la uğraşıyorsun”

“TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in görevi siyasi partiler arası uzlaşma sağlamak. Eğer ayrılacaksan komisyonun başkanlığından değil, TBMM Başkanlığından ayrıl, ben de seni kutlayacağım”

“Bazı gazeteciler kod adı kullanılarak dinlendi. Normal işleyen bir demokraside bu rezalet hükümetleri, o yargıcı, o MİT müsteşarını götürür. Ama emin olun onları bu halk götürecek”

”Başbakan Sanatçılara ulan dedi. Bir hafta bekledim Bunların içinden bir sanatçı çıkar, ‘Sayın başbakan bizi eleştirebilirsin ama  ulan diyemezsin’ der diye.  Diyemediler,  Sizin sanatçılığınız su götürür bu saatten sonra. Üstelik bunlar geziye katılmayanlar. Erdoğan’ın yanında olup, önünde diz çökenler. Bir başbakanın önünde diz çöken, başbakan ‘ulan’ dediği zaman sesini çıkarmayan kişiye dünyanın hiçbir ülkesinde sanatçı denmez.”

“Korku dağları bekliyor. Sanatçı korkmaz, sanatçı rüzgara karşı yürüyen adamdır. Sen bunu bilmiyorsan, sen sanatçı olamazsın. Sen sanatçının s’si bile olamazsın. Sana hakaret ediliyor, sesin bile çıkmıyor.”

“Her türlü hakareti yapıyorsun, yeri geldiğinde akil adam diye sokaklarda gezdiriyorsun, dönüp ‘ulan’ diyorsun, sana sesini bile çıkarmıyor. Buna kim sanatçı der? Herkes şunu çok iyi bilsin, sanata ve sanatçıya değer veren parti CHP’dir”

“Bir başbakanın önünde diz çöken, başbakan ‘ulan’ dediği zaman sesini çıkarmayan kişiye dünyanın hiçbir ülkesinde sanatçı denmez”

    Salı, 26 Kasım 2013 09:18

Bağlantılı Konular