• Gürsel Tekin, İstanbul'u geziyor
  • Sarısülük ailesine taziye ziyareti
  • 6 Temmuz Cumartesi Taksim!
  • Gürsel Tekin iletişim öğrencileri ile buluştu
  • Basın Galerisi
  • CHP Gençlik Kolları Başkan'ının düğününden kareler

BAŞKANIN PROGRAMI

Kasım 2017
P S Ç P C C P
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3

Bursa üzerine sohbet

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, yaklaşan yerel seçimler dolayısıyla Bursa’ya bakışını Yeni Marmara Gazetesi’ne değerlendirdi.

Kemal Cankaya: CHP'nin yerel seçimlerde adaylık kriterleri neler olacak?

Gürsel Tekin: Birinci öncelik pırıl pırıl hesap verebilir olmaları. Bir kere siyasetçi hesap verebilir durumda değilse, CHP’nin adayı olmayacak. Temiz olacak, model mi istiyorsunuz; Kılıçdaroğlu gibi olacak. Buradan baktığınızda öbür tarafı göreceksin. Eğer öbür tarafı göremiyorsanız, kazansa da aday edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Kemal Cankaya: Ön seçim yapılacak mı, her sandık sizce demokrasi mi?

Gürsel Tekin: Uzun süredir hedefimiz dünyanın her yerinde olduğu gibi halk kendi vekilini, kendi temsilcisini, kendi belediye başkanını kendisinin seçme imkânını yaratmaktır. Uzun süre mücadele ediyoruz bu yasayı değiştiremedik. 12 Eylül’ün getirdiği siyasi partiler yasasında demokrasi diye bir şey yok. Lider sultası, bir askeri disiplin içerisinde bunu değiştiremiyoruz. Bunu değiştirme imkanımız olursa üye mi, şu bu tartışması ortadan kalkar. Her vatandaş kendi muhtarını nasıl seçiyorsa, muhtar seçmesini bilen vatandaş kendi vekilini, belediye başkanını seçemez mi? Bırakalım milletin kendi vekilini seçme imkanı olsun. İnşallah bunu CHP iktidarında hayata geçireceğiz. Benim kişisel düşüncem, yönetim kararı değil.

İnşallah bir ön yoklama olması gerekiyor. Her şeye rağmen adayların bir süzgeçten geçmesi gerekiyor. Ön yoklamada da birinci önceliği CHP’linin; model Kılıçdaroğlu, temiz olmalı, hesap verebilir olmalı, kirlilikten arındırmalıyız. Bakın Gezi Parkı ruhu bu. Gezi Parkı’nın isyanı hırsızlık, yolsuzluk. Eğer hırsızlıktan, yolsuzluktan arındıramazsanız, onu özgürleştiremezsiniz. Özgürlük talep ediyorsanız, önce hesap verebilir, sistemi oturmuş, hayatı kolaylaştırmış bir sistem getirmemiz lazım.

Kemal Cankaya: CHP'nin yanlış aday tercihi nedeniyle seçimi kaybettiği yerler oldu. Böyle kritik yerlerde aday tercihi bu kez daha hassasiyetle yapılacak mı?

Gürsel Tekin: 2009’da birçok yerde merkezi yoklama olunca bu tür hatalar genelde oldu. Merkezden ziyade, kritik büyük yerlerin dışında daha çok örgütün kendi kaderini kendinin tayin etmesi düşüncesi içerisindeyim. Ama birinci önceliğim de şudur: CHP kendi danasından, kendi öküzünü yaratmalıdır.

“Bursa'nın kalbine harnçer saplandı...”
Kemal Cankaya: Bursa’da bir programda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayım demiştiniz. O sözünüz halen geçerli mi?

Gürsel Tekin: Tabi Bursa’da siyaset yapan arkadaşlarım bana kızmayacaklarsa, davet ederlerse seve seve.. Tabi onu bir espri olsun diye söyledim. Benim Bursa’da belediye başkanlığı yapabilecek çok sayıda arkadaşım var. Bursa gerçekten plansız bir şehir haline getirildi. Bursa’nın kalbine hançer saplandı. O hançeri görünce içim paramparça oluyor. O TOKİ ucubesi.. Başbakan ucube diyor ya, tam da ucube orası.. O ucubeyi siyasetçiler acaba görmez mi? Öylesine tarihi bir şehir, medeniyetler başkenti olmuş, önemli bir şehrin ortasına o hançeri kalbimize sapladılar ne diyeyim.

"Nilüfer, Bursa'nın tek nefes alan ilçesi"
Kemal Cankaya: Bursa’yı ne kadar takip ediyorsunuz? Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in, Büyükşehir'e aday gösterilmesi ihtimaline nasıl bakıyorsunuz?

Gürsel Tekin: Bursa’yı yakından takip eden bir insanım, Mustafa Bey çok seviliyor. Ben bir şehre giderken önce halkla bütünleşirim. Nilüfer, Bursa’nın tek nefes alan ilçesi olarak ifade ediliyor. Mustafa Bey’i başarılarından dolayı kutluyorum. Büyükşehir Belediye Başkan adayı olursa çok mutlu olurum. Mustafa Bey Büyükşehir adayı olursa hem Büyükşehri alır hem de Nilüfer’i alır kesinlikle. Ekimden sonra her şey çok çetin geçecek, her şey CHP’nin lehine değişecek.

Kemal Cankaya: CHP örgütlerinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Gürsel Tekin: Her şeye rağmen bütün siyasi partileri değerlendirdiğimde iktidar partisinin devletten beslenmesine rağmen, iktidar partisinden daha çok çalışan örgütümüz var. Ama galiba bizim örgütümüzün temel sorunu, uzun yıllar içe dönük çekişmelerden kaynaklı bir sevimsiz ortam yaratılmış olması. O sevimsiz ortamı inşallah ortadan kaldıracağız. Birbirilerine çelme atan CHP’li olmayacak, olmamalı.

Kemal Cankaya: Önümüzdeki seçimlerde CHP’nin başarı grafiğini ne düzeyde artırmayı öngörüyorsunuz?

Gürsel Tekin: Bugünkü koşullarda daha farklı şey söyleyebilirim ama, önümüzdeki seçimde gördüğüm tablo siyasal konjonktür de onu gerektiriyor. 1989 yılını yaşayacağız. Ama o dönemin hatasını yapmayacağız. Türkiye’de belediyeler konusunda çok başarılı bir grafik göstereceğiz. Adaylarımızı kalıcı, nitelikli kenti yönetebilir, hesap verebilir bir çerçevede oturtacağız.

Kemal Cankaya: Bursa’ya bir mesajınız var mı?

Gürsel Tekin: Bursa’da belediye başkanlığı yapmak büyük bir şereftir. Bursa’da siyaset yapsaydım hemen çıkar adaylığımı açıklardım. Ama ne yazık ki Bursa’da değilim. Gerçekten bir dünya şehri, pazarlanacak bir şehir, dönüştürülebilinecek bir şehir, aynı zamanda turizm merkezi olabilecek bir şehirdir. Ne yazık ki Bursa’nın yabancı turist yeterince alamaması çok enteresandır. Bunu yapabilmek için sosyal yaşamla bütünleştirmek lazım, turist sadece gelip taşa bakmaz. Bütün Bursa’ya selamlar. Bayramlarını huzur ve sağlık içerisinde geçirmelerini diliyorum...

Hak etmediği maaşını iade eden bir siyasetçi
Kemal Cankaya: Sayın Kılıçdaroğlu nasıl bir genel başkan sizin gözünüzle?

Gürsel Tekin: Bu konuda hiç duygusal davranmıyorum. Sayın genel başkanımızın çok farklı özellikleri var.

Birincisi, ciddi bir devlet terbiyesi almış, uzun süre devletin kurumlarında çalıştı. İkincisi, çok dürüst çok temiz hesap verebilir. Ki, böyle olmasa yanında durmam. Hemen bu noktada size çok önemli, Sayın Kılıçdaroğlu’nun özel bir hikâyesini anlatmak istiyorum.

Sayın Genel Başkanımız, 1997 veya 1998 yılları olacak, görevinden ayrılıyor. Ayrıldığında çok yakın bir arkadaşı, ‘Kemal Bey, Yeminli Mali Müşavirlik kurun’ diyor. Kemal Bey, bu şirketi kursa, ertesi gün 50 tane holding sırada diyor. ‘Hayır’ diyerek itiraz ediyor. ‘Ben siyaset yapmak istiyorum. Siyaset yaparsam, bu işler içinde olursam, yarın hesabını veremem. Ben yapmak istemiyorum’ diyor. Bu diyaloglardan sonra zaman geçiyor.. Kemal Bey’in çok çalışkan verimli bir insan olduğu için başka bir holdinge Kemal Bey’in yönetim kurulu üyeliği için teklifte bulunuluyor. Kemal Bey’in adını duyduklarında ‘hemen buyursunlar’ diyorlar. Yönetim Kurulu Üyesi olduğu şirkette, şirket sahibi de çok memnun, derken 2000 yılındaki kurultayda Deniz Bey, Kemal Bey’e PM üyeliği teklif ediyor. Kemal Bey, PM üyeliğine girince, şirkete ayrılmak istediğini söylüyor. Patron, Kemal Bey’in emeği olduğu için ‘maaşını kesmeyin’ talimatını veriyor diyor. Kemal Bey, 3-4 ay sonra bankaya gidiyor. Hesabına bir bakıyor ki; o şirket tarafından çalışmadığı halde 3 veya 4 aylık maaş yatmış. Bunun üzerine Kemal Bey, bu maaşı çekiyor, üzerine o günün koşullarındaki faizini de ekliyor, daha sonra götürüp o şirkete geri iade ediyor. İşte bir Kemal Bey bu.. Bir de kamu bankalarında 750 milyon dolar alıp damadına peşkeş çeken siyasetçi var. Bu iki fotoğrafı görmemiz lazım. Kemal Bey’i ancak bu kadar tarif edebilirim.

Kemal Cankaya: Dışarıdan algıyla fazla yumuşak bir görüntü çizen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, otorite kuramadığı ve bu nedenle de dağınıklığa sebep olduğu eleştirilerini nasıl yorumlarsınız?

Gürsel Tekin: Tam tersine çok kararlıdır. Kemal Bey’in hoşgörüsünü çok yanlış kullananlar var. Ben biliyorum. Ama Kemal Bey çok kararlı bir insandır. O sakin duruşun ardında, kararlı bir duruşun olduğunu herkes bilmelidir. Gandi gibi sakindir, kararlarından hiçbir zaman taviz vermeyen bir insandır.

Haber: Yeni Marmara

Anahtar Kelimeler
    Salı, 13 Ağustos 2013 10:50
Yandex.Metrica