"Sorulara kıvırmadan cevap verin!"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, TÜRGEV ile ilgili olarak ilginç bir iddiada bulundu.

İstanbul merkezli operasyona ve sonrasında yaşanan gelişmelere değinen Haluk Koç, "Bir rezaletin oluşturduğu bataklığın içinde hükümetin çırpınışlarını izliyoruz. Hergün ortaya çıkan ses kayıtları, görüntüler, bizzat Başbakan'ın etrafında gelişen kirli ilişkilerin birinci ağızdan ortaya çıkmasını sağlıyor." iddiasında bulundu.

"Devlet çökmüştür." tespitinin bizzat Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından dile getirildiğini ve bu nedenle de fazla söze gerek olmadığını savunan Haluk Koç, "Normal bir demokraside, ortaya dökülüp saçılanlar, bu hükümetin meşruiyetini tartışmalı hale getirir. İstifa eden daha doğrusu ettirilen bakanlar dikkat ediyorsunuz şimdi seçim bölgelerinde açık tehditler savurarak tekrardan siyaset tedavülüne sokuluyorlar.

Yolsuzluk ve rüşvetle ilgili iddialar fezlekelere girerken aynı anda dürüstlük nutukları 'alnım ak benim bak tertemizim' iddiaları ortalığı kasıp kavurmaya başlıyor. 'Gelsin şu fezlekeler' dediğimiz zaman fezlekeler bir türlü Adalet Bakanlığı'ndan 100 metre ötedeki Meclis Başkanlığı'na ne yazık ki gelemiyor"
dedi.

Dün Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında "ATV-Sabah" için Binali Yıldırım aracılığıyla iktidarın eteğindeki iş adamlarına nasıl salma yapıldığını ayrıntıları ve tapelerdeki sözlerle açıkladığını aktaran Haluk Koç, sözlerine şöyle devam etti:

"Kan donduran, bu ülkede namusu ve onuru ile yaşayan her yurttaşı isyan ettirecek konuşmalar, uçuşan 100 milyon dolarlar. Daha önceki dosyalar, iddialar, bu kayıtlarda belgelenen suçlar hepsi Yüce Divanlık. Rıza Sarraf ve İran bağlantılı altın kaçakçılığı ile kara para aklama trafiği ile ilgili konular, TOKİ, Şehircilik ve Çevre Bakanlığı üzerinden yapılan yolsuzluklar, Ulaştırma Bakanlığı üzerinden yapılan yolsuzluklar. Bankalar, medya sektörü ve iş adamları ekseninde gelişen yolsuzluklar. TÜRGEV üzerinden gerçekleştirilen rüşvet, nüfuz ticareti ve uluslararası yolsuzluk iddiaları..."

"Başbakanın oğlu, kızı, damadı, dünürü, 3 AKP milletvekili, 3 AKP İstanbul ilçe belediye başkanının mütevelli kurucu heyet üyesi oldukları TÜRGEV ile ilgili çok ciddi iddialar ortaya döküldü." diyen Haluk Koç, "26 Nisan 2012 Vakıflar Bankasındaki Necmettin Bilal Erdoğan'ın hesabına, Royal Protocol isimli bir kaynaktan muhtemelen, Ortadoğu veya Suudi kaynaklı bir yapı. Buradan 99 milyon 999 bin 990 ABD Doları havale geliyor. 10 dolar herhalde havale kesintisi. Bu para 5 dakika içerisinde Bilal Erdoğan hesabından, TÜRGEV'in hesabına aktarılıyor." iddiasında bulundu.

Söz konusu hesabın IBAN numarasını da açıklayan Haluk Koç, "Bu paralar, ne karşılığıdır? Rüşvet midir? Bağış mıdır? Neye karşılık önce Bilal Erdoğan'ın hesabına 5 dakika sonrada TÜRGEV'in hesabına yatırılmıştır. 100 milyon dolardan bahsediyoruz. Nedir TÜRGEV'in sırrı? Neden TÜRGEV'e yurt dışından bu şekilde milyar dolarlar akıyor? Neden Vakıfbank ve Al Baraka vasıtası ile gelen kaynağı belirsiz bu meblağlar yasal zorunluluk olduğu halde MASAK'a bildirilmiyor?" sorularını yöneltti.

Vakfa en büyük bağışı yaptığını ileri sürdüğü "Royal Protocol" şirketinin kime ait olduğu sorusunu da dile getiren Haluk Koç, şöyle devam etti:

"Yap bağışı kap ihaleyi mantığının hukuk devletinde yeri var mıdır? Hangi hazine arazilerini, askeri alanları, TÜRGEV'e peşkeş çektiniz? Başbakana, hükümet sözcüsüne ve parti sözcüsüne açık çağrıda bulunuyorum; Bu sorulara kıvırmadan, saptırmadan, demogoji yapmadan yüreğiniz yetiyorsa cevap verin Başbakan. Verdiniz verdiniz. Bu konuda bize ulaşan tüm bilgi ve belgeleri kamuoyu ile paylaşacağımızı ilan ediyorum. Beyler ağır vebal altındasınız. Konu sadece rüşvet, nüfuz ticareti ve bağış karşılığı ihale bölüştürme midir? Başka amaçlarınızın olduğu da belli oluyor. Paralel, paralel, paralel son günlerin moda siyasi deyimlerinden bir tanesi...

Yoksa bu vakıf aracılığıyla devletin içerisinde, milli eğitim sistemini ele geçirip amaçlarına uygun bir yapılandırmayı ve yönetmeyi hedefleyen gerçekten paralel bir milli eğitim sistemini mi kurmak istiyorsunuz? Milli Eğitim Bakanının bu işlerden haberi var mı? Bu vakfın başındaki Bilal Erdoğan, bürokratlarla ve sizinle bu paralel milli eğitim yapısını kurabilmek için bir temasa geçti mi? Size önerileri oldu mu? Dökülün bakalım biraz, açılın. Gerçek paralel çıkıyor ortaya. Gerçek paralel, devletin kurumları içerisinde, bu tür kara paralarla, rüşvetlerle, paralel bir milli eğitim sistemi oluşturmak. Devletin içinde paralel devleti bunlar kuruyorlar."


Sorulara açık bir şekilde cevap beklediklerini yineleyen Haluk Koç, "Hani siz her yerde konuşuyordunuz, cesurdunuz, buyurun cevap verin. Vermezseniz sözlü olarak ya basın toplantısında ya da televizyon programında bunları açıklamaya hazır olduğumuzu bilmenizi istiyorum." dedi.

    Çarşamba, 05 Şubat 2014 15:15

Bağlantılı Konular