Kadın Kollarından; "Farklı ama eşit olmak için kadına şiddete hayır" kampanyası

Kadın Kolları, “Farklı ama eşit olmak için KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR!” kampanyası ile tüm Türkiye’yi kadına yönelik şiddete dur demeye çağırıyor.

 

Ulu önder Atatürk’ün; “…yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” veciz sözünden yola çıkılan kampanya kapsamında öncelikle kadınlar olmak üzere tüm Türkiye’nin bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

“Farklı ama eşit olmak için KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR!” kampanyası ile ilgili olarak Kadın Kolları’ndan yapılan açıklama şöyle: “Kadınlar hayatlarının her döneminde şiddete uğruyorlar; anne karnında, bebeklikte, çocuklukta, genç kızken, yetişkin kadınken, yaşlılıkta.

Dünyada en az her 3 kadından 1’i fiziksel veya cinsel şiddete uğramıştır. Avrupa’da her 4 kadından 1’i fiziksel şiddet görmüştür. Türkiye’de ise her 5 kadından 2’si fiziksel şiddet görmüştür. Her 10 gebe kadından 1’i fiziksel şiddete maruz kalırken Kadınların yüzde 15,3’ü cinsel şiddete uğramış durumda. Ayrıca ne yazık ki Türkiye’de her 2 kadından 1’i duygusal şiddet yaşıyor.

Türkiye’de 10 kadından 7’si çarşıya ancak kocasından izin alırsa gidebiliyor. Her 10 kadından 1’i hamilelikte hiçbir sağlık kontrolünden geçmiyor. Her 10 doğumdan 1’inde, ebe dahil hiçbir sağlık personeli olmuyor.

Ayrıca uluslararası sistemde kadına yönelik şiddete yer veren ilk belge; Birleşmiş Milletler’in 1993 tarihli Viyana Bildirgesi (Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi)’dir. Bu Bildirgeye göre kadına yönelik şiddet, “kamusal ve özel alanda gerçekleşen, kadınların fiziksel, cinsel, duygusal zarar görmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması olası, her türlü cinsiyet temelli şiddet eylemi veya bu eylemin yapılacağına ilişkin tehdit ya da zorlama ve keyfi olarak özgürlüğün kısıtlanması”dır.

Şiddet çok çeşitli olabilir. Bu çeşitlilik; zorla ve erken yaşta evlendirme, başlık parası, kumalık, berdel, çeyiz cinayetleri, bekâret kontrolü, namus bahanesiyle işlenen cinayetler, cinsel taciz, cinsel saldırı, kadın ticareti, evlilik içi tecavüz, ensest, flört ilişkisinde şiddet, savaşta toplu tecavüz, asit saldırıları,… gibi çoğaltılabilir.

Kadınlar her zaman her yerde şiddete uğruyorlar; evde, okulda, işyerinde, sokakta, otobüste, çarşı-pazarda, seyahatte … En zoru ailede, eşinden ve çok yakınlarından şiddet görmek. Aile içinde kadına şiddetin dört farklı görünümü vardır. Bunlar; fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet, ekonomik şiddet gibi şekillendirilebilir.

Psikolojik şiddet; duygusal istismar; aşağılamak, lakap takmak, küçük düşürmek, eş değil hizmet görevlisiymiş gibi davranmak, gözdağı vermek; kaş göz işaretleriyle korkutmak, eşyaları kırıp parçalayarak korkutmak, hayvanlara işkence ederek gözdağı vermek, efendinin kim olduğunu hatırlatmak, silah göstermek, tehdit etmek, dünyayla ilişkisini kesmek; her şeyi denetlemek, aileyle görüşmeyi yasaklamak, arkadaşlarıyla görüştürmemek, eve kilitlemek, kıskançlıkla denetlemek, çocukları kullanarak duygusal şiddet; çocuklara bakmakta yetersizlik duygusu, suçluluk hissettirmek, çocukları mesajları iletmek için kullanmak, öfkesini çocuklardan çıkarmak, çocuklara kötü muamele etmek ya da bununla tehdit etmek olarak sıralanabilir. Kadını istemediği yer ve zamanda ya da istemediği biçimde cinsel ilişkiye zorlamak, çocuk doğurmaya ya da doğurmamaya zorlamak, fuhuşa zorlamak ya da fuhuş yaptırmak, cinsel organlarına zarar vermek, cinsel yolla bulaşan hastalık bulaştırmak, yüz güzelliği, beden düzgünlüğü gibi cinsel cazibe açısından önem taşıyan organlarını sakatlamak, “cinsel şiddet”tir. Ekonomik şiddet ise; kadının parasını elinden almak, ailesinden kalan tapu, düğünde takılan mücevher gibi zenginliklerini elinden almak, çalışmasına izin vermemek, zorla çalıştırmak, ailenin harcama ve tasarruflarına ilişkin kararları kadına sormadan, danışmadan almak, parasız bırakmak, hiç para vermemek, çok az para vererek çok şey yapmasını beklemek, iş yerine gidip çalışmasını istemediğini konuşmak ya da olay yaratarak kadının işten atılmasına yol açmak, kadının iş bulmasını kolaylaştıran beceri geliştirici çalışmalara katılmasını engellemek. Fiziksel şiddet ise itip kakmak, tartaklamak, tokatlamak, tekmelemek; kesici ve vurucu aletlerle bedene zarar vermek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olmak suretiyle bedensel zarara uğratmak.

Çeşitli ülkelerde yapılan incelemelerden elde edilen sonuç; kadın cinayetlerinde fail yüzde 40 ila yüzde 70 arasında değişen oranlarda koca ya da sevgilidir. Bu noktada şiddete uğrayan kadınlar; Alo 183’ü; her saatte aranabilir, yaşananlar anlatılabilir, bilgi alınabilir, başvuru yapılabilir en yakın yer öğrenilebilirler. Alo 155’i her saatte arayabilir, duruma müdahale için çağrılabilirler. Polis; adli işlemlere başlar, koruma sağlayabilir, yardım edebilecek kuruluşlar hakkında bilgi verir. Ayrıca; ildeki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Müdürlüğü’ne, ildeki Baro’ya, adli yardıma ve kadın Hukuku Komisyonu’na, belediyelere ve Kadın kuruluşlarına başvurulabilir.”

    Perşembe, 01 Aralık 2011 15:30

Bağlantılı Konular