Dokuzcan ülkemizde artan kadına şiddet ve kadın cinayetleri üzerine yazılı bir açıklama yaptı

Kadın cinayetleri,  evde, sokakta, çarşıda, pazarda işyerinde,  her yerde, her an yaşamımızı tehdit eder hale gelmişken, kadın örgütlerinin de belirlediği cinayetleri önleyebilecek temel şartları doğrultusunda acil bir eylem planı oluşturulması gerekmektedir.



CHP Kadın Kolları Başkanı Hilal Dokuzcan açıklamasında şöyle dedi:

"Kadın katliamına dair"

Kadınlar kendi hayatları hakkında karar vermek isterken, ya da sudan sebepler nedeniyle her gün erkekler tarafından öldürülüyor.
Bu erkekler kimi zaman eşleri, ayrıldığı eşleri, babaları ya da sevgilileri.
Yani sevdikleri.

2013 yılında 214 kadın öldürülmüştü, bunların 10'u devletin koruması altındaydı. 2014'ün ilk altı ayında ise 129 kadın katledildi ve bu kadınların 11'i koruma tedbir kararlarına rağmen katledildi. Temmuz ayının ilk haftasındaki 2 günde ise 6 kadın, sadece kadın oldukları için öldürüldü.

Kayıtlara "kadın cinayeti" olarak geçmeyen pek çok intihar ve ölüm vakası da çabası.

Kadın cinayeti; geleneklerimizden beslenen zihniyetle yani kadınları eşit görmeyen, kadın üzerinde erkeklerin kontrol kurmasını isteyen ilk davranışla başlıyor. Belki bir tokatla, belki bir aşağılamayla.

Şiddeti kutsayan ve kadınlarla erkeklerin eşit olmadığını enjekte etmeye çalışan bu zihniyet var oldukça, gücünü kadın erkek eşitsizliğinden alan  kadına karşı bu şiddet daha da körüklenmekte.

Ailenin kadından önce geldiği ve kadının ailenin bir parçası fikri bize dayatılırken acı bir gerçektir ki; kadınlar, en korunduğu yer diye düşünülen "aile içinde" daha yaygın bir şekilde şiddete uğramaktalar.

Kadın cinayetleri,  evde, sokakta, çarşıda, pazarda işyerinde,  her yerde, her an yaşamımızı tehdit eder hale gelmişken, kadın örgütlerinin de belirlediği cinayetleri önleyebilecek temel şartları doğrultusunda acil bir eylem planı oluşturulması gerekmektedir.

Adalete erişim sadece yasa yapmakla  sağlanamaz. Ya da yasalar rafları süslemek için yapılmazlar uygulanmaları gerekir. Adının önünde aile olduğu için ailenin korunmasını öncelikli kılan yargı mensupları, yasa var olduğu halde kurulamayan öfke kontrol merkezleri ve yasanın içinde var olan Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin 2 yıldır çıkarılamayan yönetmeliği uygulamanın önündeki engellerden bazıları.

Yasa yapmak sorunu çözmez sadece kendimizi kandırırız.

Yakın tarihte önleyici tedbir kararı sayısı 185.215 olarak bildirilirken, kararını ihlal etmesi nedeniyle zorlama hapsi kararı verilen kişi sayısının 2917 olduğu söyleniyor. Aradaki ciddi fark, şiddet uygulayanların çoğunun kararı ihlal etmediğinin değil, birçok ihlalin cezalandırılmıyor olmasının sonucu olarak görülmelidir.

Yeni yargı paketinde kadının adının dahi geçmemesi  bunun yanında kadın katillerine uygulanan cezai indirimler, toplumda bu konuda çok büyük bir ihtiyaç olmasına rağmen kadın cinayetlerinde caydırıcı cezanın yasalaşmamasının yanı sıra  çocuk tacizleri,  kadına karşı  şiddet ve cinayetlerinin ayrı kategorilerde ele alınması kadınları öldürmeyi kolaylaştırıyor.

Cinayetleri durdurmayan, gereken önlemleri almayan devletin eril yapısı aracılığıyla kadının yaşam hakkı ihlal edildiği için  isyandayız..

Kadın cinayetlerini gündeme almayan ve etkili mücadele yöntemleri kurmayan haksız tahrik indirimleriyle ve erkeklere "teşvikler" sunan yargısı ile devlet, kadın cinayetlerinden sorumludur.

Kadın dayanışmasının şiddetle mücadelede en önemli dayanak olduğunu unutmadan  erkekler için önleyici, kadınlar için ise koruyucu önlemlerin alınması, adalete erişebilmek için gerekli hukuksal ve fiziksel şartların iyileştirilmesi, koruma kararlarının daha etkin uygulanması ve yasalara uymayanların cezalandırılması taleplerimizin  kadınların etkili örgütlenmeleriyle gündeme alınabileceği inancındayız.

Biz mücadelemizi;  sadece ölümden önce değil, ölümden sonra da kadınların aleyhinde olan zihniyete ve sisteme karşı sürdürmekte kararlıyız.

Ta ki şiddet can almayıncaya kadar.

    Perşembe, 17 Temmuz 2014 09:22

Bağlantılı Konular