"Türkiye tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi aynı zamanda CHP’nin tarihidir"

“90.yılını kutlayan CHP hem filiz hem çınardır. Kadın bu çınarın neresidir? Kadın köktür, kadın gücünü topraktan ve sudan alır. CHP’nin kadın kolları suyun ve toprağın gücü aldığımız nefes ve yaktığımız yüreklerdeki ateş ile geleceği yeniden şekillendirmeye ve CHP’yi iktidara taşımaya hazırdır” diyen Kadın Kolları Genel Başkanı Hilal Dokuzcan CHP Kadın Kolları Küçük Kurultayı’nda görüşlerini şöyle açıkladı.

“Saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, değerli konuklarımız CHP Kadın Kolları adına hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz.

Bugün burada kadın kolları merkez yönetim kurulu olarak aldığımız bir kararla Kadın Kolları Küçük Kurultayımızı gerçekleştireceğiz. Bu kurultayımızı hem zaman açısından hem Türkiye’nin gündemi açısından hem de yaklaşan yerel seçimleri açısından çok önemli buluyoruz.

Bugün 4 Ekim 2013, 4-5-6 Ekimde burada oldukça verimli olacağını düşündüğümüz kurultayımıza katkı sunan her arkadaşımın gücü ve enerjisiyle çok farklı şeyler oluşturacağımız ve seçimlere giderken aslında kadın gücünün ne demek olduğunu göstereceğiniz bir çalışma yapacağız.

Tarih önemlidir. Her birimizin kişisel tarihi kadar bulunduğumuz kurumun tarihi, yaşadığımız coğrafyanın ve dünyanın tarihi de önemlidir. Belki de erkeğin ilk sömürgesi olan kadının özgürleşme ve adalet mücadelesinde yaşanan tarih her türlü acıdan yoğrulup günümüze gelmiştir.

4 Ekim 1789, Parisli kadınlar özgürlük ve adalet için yürüyüşe geçerler. şöyle der; eğer kadınlar giyotine gidiyorlarsa kürsüye de çıkmalılar. Evet, kadınlar bunu söylemiştir ve giyotine gitmiştir.

4 Ekim 1926, cumhuriyet kurulmuş üst üste kadın açısından gerçekleşen devrimler oluşmaya başlamıştır.

4 Ekim 1926, Medeni Kanunun kabulü. Yaşadığımız ülkede kadınlar yurttaş olma bilincini ve insan olma kültürünü bu topraklarda yaşamaya başlamıştır. Cumhuriyet aynı zamanda bir kadın devrimidir. Bu devrim sürmektedir, süreç devam etmektedir.

6 Ekim 1990, benim yaşamım tamamıyla mücadeledir diyen partimizin üyesi ve milletvekilliğini yapmış Bahriye Üçok Ankara’da hayatını kaybeder. Yaşadığı suikast sonucu hayata gözleri yuman Sayın Üçok, katliamın sahipleri tarafından tesettürle ilgili düşüncelerinden dolayı öldürüldüğünü açıklayan yazılarla, gazetelerde çıkan haberlerle kendini bulur. 1990’da doğan çocuklar 2013 Türkiye’sinde Gezi ruhunu canlandırırlar.

Türkiye tarihi Türkiye Cumhuriyetinin tarihi aynı zamanda CHP’nin tarihidir. CHP’nin onurlu kadınları sizlerle birlikte bu yolda mücadele etmekten mutluluk ve gurur duyuyoruz iyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz ve iyi ki burada hep beraber bu çalışmayla Türkiye’nin geleceğine imza atacak bir sonuç çıkartacağız.

Sevgili kız kardeşlerimiz ve toplantımıza destek veren, tercihlerini kadın-erkek eşitliğinden yana kullanan sevgili beyefendiler, biz sizlere güzel adamlar diyoruz. Sizlerde kurultayımıza hoş geldiniz.

CHP 90.yılını kutladı. CHP hem filiz hem çınardır. CHP bu coğrafyada ilelebet Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi benim iki eserim var, biri CHP biri Türkiye Cumhuriyeti dediği gibi bizim emeklerimiz, bizim gücümüzle sonsuza kadar yaşayacaktır.

Kadın aslında bu çınarın neresidir? Kadın köktür, kadın gücünü topraktan ve sudan alır. CHP’nin kadın kolları suyun ve toprağın gücü aldığımız nefes ve yaktığımız yüreklerdeki ateş ile geleceği yeniden şekillendirmeye ve CHP’yi iktidara taşımaya hazırdır.

İlk Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürk şöyle söylemiştir; bir toplumun yarısı zincirlere bağlı kaldıkça diğer yarısının yükselmesi mümkün müdür? Değildir. Biz demin gördüğünüz aslında CHP Kadın Kolları Anadolu yollarında adını verdiğimiz ve belli kareleri izlediğiniz çalışmada Anadolu’yu yazarken anayı büyük yazdığımız o tanımda bu coğrafyanın, burada yaşayan kadınların gücüne güvenerek, onlara inanarak yola çıktık ve onu gördük. Gittiğimiz her yerde aslında kadın gücünün sesinin ve CHP Kadın Kollarının emeğinin görünür kılması için çalışma yaptık ve demin söylediğiniz zincirlerinden kopan, kopartan, emeğin ve adaletin, özgürlüğün temsilcisi kadınlar olarak ne yapacağımızı, Kars’tan İzmir’e, Ordu’dan Elazığ’a, Antep’e, Şırnak’a, Ağrı’ya ve burada bulunan il başkanlarımızla elimizden geldiğince anlatmaya çalıştık.

Çalışmalarımızda kullandığımız bir takım anekdotlar, bir takım sözler var. Bunlardan birisi şöyle; uzak doğudaki bir söze dayanır, der ki; insanlık iki kanatlı bir kuştur. İnsanlığın hedefine ulaşabilmesi için iki kanadında eşit güçte kanat çırpması lazım. Tek kanatla uçulmaz.

Dolayısıyla bunu anlatırken kendi konumumuz ve değerimiz gereği bunu biraz değiştirdik. Teşbihte hata olmaz. Beyefendiler bizi şimdiden affetsin. Dedik ki, bu kuşun sağ kanadı erkeklerdir. Sol kanadı kadınlardır. Kadınlar o yüzden solcudur, unutan varsa hatırlatalım dedik.

Yaptığımız çalışmalarda emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bugünkü kurultayımızın gündemi yerel yönetimler ve kadın. Yerel yönetimler ve kadın dediğimizde aslında hem kadınların yerel yönetimlerdeki temsil ve katılımı hem kadına yönelik hizmetler ve kadına dair yerel politikaların önemi ve aslında yerel yönetimlerin kadın-erkek eşitliğini sağlamaya en yakın mekanizmalar ve en güçlü aslında kurumlar olarak toplumsal cinsiyetteki rolleri belirlemede ve kadın-erkek eşitliğini sağlamaktaki fonksiyonu üzerine.

Şimdi sizin için bir film hazırladık. Önce o filmi hazırsa izleyelim ardından konuşmamıza devam edeceğiz.

Değerli konuklarımız, aslında hazırladığımız film Türkiye’nin her tarafından kadın kolları başkanlarımızın halkın içinde çektiği videolardan derlendi. Dolayısıyla aslında halkın kadın başkana, kadın yerel yöneticilere nasıl baktığının temel göstergesidir. Bunun üzerine aslında söylenecek fazlada bir şey yoktur.

1930’dan bugüne gelen kadınların seçme ve seçilme hakkıyla elde edilen ve yaklaşan yerel seçimlerde kadın temsilini ve kadın katılımını arttırmaya yönelik partimizin son dönemde yaptığı çok önemli adımlar var. Bunlardan birincisi; %33 cinsiyet kotasının uygulanabilir hale gelmesi, Merkez Yoklamasıyla belirlenecek adaylıklarda bu kotanın ve gençlik kotasının kullanılabilecek olması. Diğer önemli bir adım somut, görülebilir, ölçülebilir ve samimi olan bir adım. Kadın aday adaylarından, gençlerden ve engellilerden ücret alınmamasıdır. Bu konuda destek veren, bu karara onay veren Sayın Parti Meclisi üyelerimizi, MYK üyelerimizi, Genel Başkan Yardımcılarımızı ve bizlerin yanında hep olan Sayın Genel Başkanımızı hem kutluyor, hem teşekkür, hem şükranlarımızı sunuyoruz.

Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın söylediği bir ifade var. Önümüzdeki dönemde 1394 noktada optimum koşullar altında bir adaylaşma süreci yaşayacağız. Biliyorsunuz son yapılan değişiklikle belediye sayısı azaldı, il genel meclisi üyelikleri azaldı. Bu dönemde 1394 yerde seçim yapılacak. 22 bine yakın belediye meclis üyesi, 1200’e yakın il genel meclisi üyesi seçilecek.

Röportajlarda gördüğünüz gibi aslında kadına dair bir algı var. Biz bunu çalışmalarımızda da gördük. Çalışmalarımızda en çok aslında bize gelen kadınların daha rant ilişkilerine, farklı müdahalelere buluşmadan şeffaf ve temiz bir yönetim gerçekleştireceği anlayışıdır. Yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir ve %100 kadınların hayatının içindedir. Biz evimizden sokağa ilk adımı attığımız andan dışarıda ve evin içinde geçirdiğimiz tüm saatlerde belediyenin hizmetleri ve belediye çalışmalarıyla birebir muhatap olan grubumuz. Hayatımızın %100 içinde. Fakat biz orada %1 oranında temsil ediliyoruz. Bu kabul edilebilecek bir şey değildir. Bu Cumhuriyet Halk Partisinin kadın – erkek eşitliğine giden yolunda değiştirmesi gereken somut, görünebilir ve gerçekleştirilebilir bir şeydir. Sesimiz, sözümüz ve gücümüz vardır.

Bugün bir şeyi daha gerçekleştireceğiz. Partimiz içerisinde biliyorsunuz kurultay davetlilerimiz ve kurultay katılımcılarımız tüzüğümüz ve yönetmeliğimizle belirlenmiştir. Kadın Parti Meclisi üyelerimiz, kadın vekillerimiz, kadın il genel meclisi üyelerimiz, il kadın kolu başkanlarımız ve konuyla ilgili çalışma yapan ilgili partililerimiz ve kadın derneklerinin Genel Başkanlarıdır. Parti içerisinde aslında üye kadından, yönetici, kadın kollarında yönetici kadına, kadın kollarından ana kademede görev yapan kadınlarımıza, ana kademeden seçilmiş kadınlarımıza oluşan o büyük güç içerisinde birlikte üretmek, birbirimizden güç almak, yan yana gelmek, bir milletvekilimizle il kadın kolu başkanımızın aynı anda, aynı şekilde bir çalışma içerisinde politika üretimine katkı sunmak kadın kollarının güçlenmesi açısından çok önemlidir. Sadece kadın kollarının değil, partinin geleceği ve iktidarı için kadın gücüne ihtiyaç vardır.

1930’larda elde edilen hakta Aydın’ın Çine ilçesinden seçilen ilk muhtar Gül Esin’den, Aydın’ın Belediye Başkanı Özlem hanıma kadar giden süreçte bizler bu dönem daha çok kadın adayın belediye başkanı olmasını, meclis üyeliklerinde gerçekten samimi ve görünür şekilde kadın üzerinden cinsiyet kotasının uygulanmasını istiyoruz. Bu kadın örgütünün talebidir. Bu sadece kadın örgütünün değil Türkiye coğrafyasında yaşayan bütün kadınların talebidir.

Cinsiyet kotası dediğimizde %33 kadın kotası aklımıza geliyor. Biz bu yola çıkarken ezberleri bozmaya karar vermiştik. Tersten okumak her zaman önemlidir. Şuan partimizde %67 oranında erkek kotası vardır. %50 olmasını istiyoruz.

Dolayısıyla sevgili arkadaşlarım, şuan bizimle birlikte olan sevgili kadın vekillerimiz, sizlerin meclisteki mücadelelerinizin taşıyıcı ilk önce kadın örgütüdür. Biz kadın kolları olarak vekillerimizin mecliste yaptığı çalışmalardan gurur duyuyoruz ve onların yaptıkları şeyleri gittiğimiz her yerde anlatıyoruz. Partimizin güçlenmesi, partimizin sesinin yükselmesi ve neredeysek, nerede bulunuyorsak, ne kadar erkek varsa o kadar kadının olması, ne kadar belli bir yaş varsa o kadar gencin olması Türkiye’nin 2013’teki siyasal ikliminde tomalara karşı, sıkılan biber gazlarına karşı direnen kadınların cesareti, o yoğun gaz atışı sırasında tango yapan kadının estetiği ve çocuklarının yanında dayan yavrum biz oradayız diyen annelerinin gücüyle biz iktidara talep açtık.

Önümüzde bir süreç var. Biz sadece yerel yönetimler ve kadın ilişkisini değil, Türkiye’nin siyasi iklimi içerisinde gelişen gündemi, savaş meselesini ve bunların kadın üzerinden etkisini de konuşmak istiyoruz.

Kurultayımız 3 gün sürecek. Bugün ana oturumumuzda ve yarın öğlene kadar sürecek ana oturumumuzda kurultay katılımcılarının hepsinin aslında konuşmasını istiyoruz. Çünkü bir sloganımız var. “Emeğimiz varsa sözümüzde olacak”. “Sözümüz varsa gücümüz olacak”. “Gücümüz olduğunda biz kadınlar dünyayı değiştireceğiz”. Kurultayımızın hepimize gerçekten bir şey katacağını görüyoruz. Bugün buraya gelen ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz.

Sayın Selvi Kılıçdaroğlu, bizi hiç yalnız bırakmadınız. Yanımızdasınız ve sizden aldığımız güçle bu yola devam edeceğiz.

Kadın – erkek eşitliğine giden yolda bizler parti tarihimizin, gücümüzün ve enerjimizin farkında olarak Cumhuriyet Halk Partisinin şanlı tarihinin ve geçmişini bilerek, geçmişin getirdiği dersleri alarak ama artık onları bir yük olarak sırtında taşımayı reddederek, yeni filizlere, yine günlere ve aydınlık geleceğe hep birlikte beraber yürümeye hazırız. Diyoruz ki, solda açık, yol da açık. Hepimize kurultayın hayırlı olmasını dileyip sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Divan Başkanlığını yapan Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil de “Kadın Kolları Küçük Kurultayı iktidar yürüyüşümüzün hazırlığıdır. Bu iktidarın Başbakanı Sayın Kılıçdaroğlu olacaktır” dedi.

“Güzel günler göreceğiz” diyen Tamaylıgil, sözlerini şöyle tamamladı:

“Güzel günler göreceğiz kız kardeşlerim. Ve bu güzel günler CHP iktidarında gerçekleşecek. Demokraside, özgürlükte, kardeşlikte kadını özgürleştirme hareketi olan CHP’nin iktidarı da kadınların eseri olacaktır. Buna içtenlikle inanıyorum. İnanıyorum çünkü siz mücadelenin başında ve önderlerisiniz. Dün bu böyleydi. Bugünde öyle devam ediyor, yarında böyle olacak.”

Yarın da devam edecek kurultay, çalışmalarını pazar günü tamamlayacak.

    Cuma, 04 Ekim 2013 18:31

Bağlantılı Konular