"Türkiye’de yaşanan kadın sorunu aynı zamanda demokratikleşme ve eşitlik sorunudur."

"Değerli Yol Arkadaşlarım, Mustafa Kemal’in yolundan giden Cumhuriyet Kadınları, Her birinizi tek tek selamlıyorum."

Değerli Arkadaşlar, Türkiye’de yaygın bir emek sömürüsü vardır ama emekçiler arasında kadın emekçiler çok daha fazla sömürüye maruz kalmışlardır. Hala da kadın emekçiler her anlamda daha fazla sömürülen, her anlamda daha fazla acı çekenlerdir. Bugünün Türkiye’sinde kadınlar hala güvencesiz, esnek, düşük ücretle, kayıt dışı çalışmakta, her türlü şiddete, tacize, tecavüze maruz kalmaktadır. Bursa’da yanarak ölen tekstil işçisi kadınlar, Ceylanpınar’da boğularak ölen tarım işçisi çocuk yaştaki kadınlar hepsi kayıt dışıydı. Türkiye’de  kadın istihdamı  sorunu son 20 yıldır giderek artarak varlığını sürdürüyor.

Türkiye’de kadın çalışma yaşamından dışlanmakta, erkek egemen toplumun adı konmamış kodları nedeniyle ötekileştirilmekte, eşitsiz bir durumla karşı karşıya kalmaktadır. Bu yüzden Türkiye’de yaşanan kadın sorununu aynı zamanda özgürleşme, aynı zamanda demokratikleşme ve aynı zamanda eşitlik sorunudur. AKP iktidarı da gerici söylemini kadın üzerinden, kadın bedeni üzerinden inşa ediyor. Bu yüzden Başbakan üç çocuk diye tutturuyor, bu yüzden iş gücü bırakıp kürtaj konusunda ahkâm kesiyor. Bu yüzden her fırsatta kadını aşağılıyor. Ama kurtuluş mücadelesi vermiş aydınlık kadınların torunları da tehlikenin farkındalar. Onlar hayatlarının nasıl zindana çevrilmek istendiğini bildikleri için başkaldırıyorlar, isyan ediyorlar.

Haziran Direnişi günlerinde sokakları meydanları dolduranlar işte o kadınlardı. Polisin şiddetine, hükümetin nefretine karşı boyun eğmeyen o kadınların hepsine selam olsun. Simsiyah elbisesi ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle TOMA’nın karşısına dikilen bir kadındı. Kıpkırmızı elbisesi ve kolunda çantasıyla, iplerini koparmış bir erkeğin sıktığı biber gazına rağmen dimdik ayakta duran bir kadındı. Sizlerin sayesinde, sizlerin direniş gücü sayesinde Türkiye yerinden oynadı; dünya yerinden oynadı. Ve sizler “kadının adının olmadığı” bu coğrafyada, tıpkı kurtuluş günlerinin kahraman kadınları gibi kadına ad kazandırdınız, kadınları bir kez ayağa kaldırdınız. Tıpkı Nene Hatunlar gibi Halide Onbaşılar, Kara Fatmalar, Gaziantepli Yirik Fatmalar gibi.

Değerli Yol Arkadaşlarım, Türkiye bugün, Dünya Ekonomik Forumu “Dünya Cinsiyet Ayırımı” 2012 raporunda 135 ülke arasında 124. sırada, hatta Avrupa ve Orta Asya ülkeleri arasındaki sıralamada son sıradadır? Çağdaş Türk Kadını bunu hak etmemektedir. Söz konusu rapordaki sırlamaya göre, sadece İran, Pakistan, Suudi Arabistan, Yemen gibi ülkelerin önünde yer almaktadır. Devrimci Türk Kadını en ön sıralarda yer almayı hak etmektedir.

Cumhuriyet Kadınları, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimi aynı zamanda bir kadın özgürleşme hareketiydi. Baskı altında tutulan, anne kimliğine hapsedilen Türk Kadını’na kadın kimliğini veren Cumhuriyet Devrimidir. Sizler bu devrimin ürünlerisiniz. Buralara kolay gelinmedi. Ödenen bedellerle, acı ve gözyaşıyla bugünlere gelindi. Bunu en iyi bilenler de sizlersiniz.

Ancak bu noktada bir özeleştiri yapmak zorundayız. İtiraf etmeliyim ki, Cumhuriyeti kuran kadroların azim ve kararlılığından çok uzaktayız. Görevim gereği Anadolu’nun dört bir yanına gidiyorum. Örneğin bir toplantı salonuna gittiğimde karşımda 30-40-50 ya da daha fazla insan oluyor. Ve maalesef bunların çok azını kadınlarımız oluşturuyor.

Değerli Arkadaşlarım, Hiç kimse bu durumu küçük yerlerin muhafazakârlığıyla açıklamasın lütfen. Bizler sosyal demokrat insanların, bizler Cumhuriyet devrimine inanan insanlarız. Bizler kadın ve erkeğin eşitliğine inanan insanlar olarak, hayatın her alanında dayanışmayı da savunmak zorundayız.

Siyaseti erkekleşerek, erkek dilini ve erkek bakış açısını egemen kılarak yükselebileceğini düşünenler var. Değerli Kadınlar, Erkekleşerek ulaşılabilecek hiçbir yer yoktur. Tam aksine kadın kimliğinize sahip çıktığınız sürece, erkek dilini reddettiğiniz sürece siyasete de, ülkeye de kalite gelir. Bu yüzden egemen söyleme hayır demeliyiz. Bu yüzden Başbakan’ın dediği gibi birilerinin “hanım kardeşleri” olmaya hayır demelisiniz. Kadın kimliğinizi siyasetin her alanında egemen kılmalısınız.

Sayın Genel Başkanımız da bu düşüncelere sahip olduğu için %33’lük cinsiyet kotasını getirirken biran bile tereddüt etmedi. Siyasette o kadar kadın yok dediler. Kadınlar başarılı olamaz dediler. Erkeklere haksızlık olur dediler. Ama biz cinsiyet kotasını getirerek aslında tarihi bir adım attık. Bu tarihi adımın sorumluluğu ise sizlere ait…  Gelecek kuşakların sorumluluğu sizlerin omuzlarında. Sizler başarılı olmak zorunda olan kadınlarsınız. O kadar ki, cinsiyet kotasından erkekler faydalanana kadar duramazsınız. Bunu başarmak zorundasınız. Siyasete kalite getirmek, kadını kadın kimliğiyle hayatın her alanında erkeklerle tam manasıyla eşit noktaya getirmek zorundasınız. Çünkü Mustafa Kemal’in manevi mirasçıları için amaç budur. Cumhuriyet Devrimine inanlar için hedef, Kadın Devrimini tamamlamaktır.

Değerli Yol Arkadaşlarım, Önümüzde yerel seçimler var. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere kazanmak zorunda olduğumuz seçimlere giriyoruz. Bu seçimler sadece bir belediyeyi almak ya da almamak demek değil. Tam aksine gericiliğe ve karanlığa dur demek ya da dememekle ilgili bir durum. Bu yüzden her zamankinden fazla çalışmaya hazır olmalısınız. Kapı kapı dolaşan sizlerdiniz yarınlarda daha fazla dolaşacaksınız.

Bunu sadece kendiniz için yapmayacaksınız! 8 tane koyunu kaybetti diye öldürülen kız çocukları için, okula gönderilmek yerine koca evine gönderilen sübyanlar için, sokak ortasında bıçaklanarak öldürülen, iş yerinde, otobüste, evde taciz edilen, tecavüz edilen, kimliği yok sayılan, kadın olması engellenen, tercihleri hiçe sayılan, emeği görmezden gelinen, onuru kılınan, bir eşya gibi muamele edilen, gericiliğin girdabında boğulmak istenen bütün kadınlar için de bunu yapmak zorundasınız.

İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da, Adana’da, Güvenpark’ta, İzmir’de, Gündoğdu Meydanı’nda, Denizli’de, Taksim Gezi Parkı’nda direnen kadınlara, başkaldıran, isyan eden kadınlara inandığım gibi sizlere inanıyorum.

Yolunuz açık, başınız her daim dik olsun.  Saygılar sunuyorum.

    Cumartesi, 05 Ekim 2013 17:15

Bağlantılı Konular