CHP, Mecidiyeköy'de Danıştay kararına uyulmamasını protesto etti

CHP üyesi bir grup, Mecidiyeköy'de bulunan eski likör fabrikasının yerine yapılan inşaatla ilgili Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına uyulmamasını protesto etti. Partililere Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Genel Başkan Yardımcıları Şafak Pavey ve Sezgin Tanrıkulu da destek verdi.

 Konuyla ilgili konuşan Gürsel Tekin, "Hemen arkamda gördüğünüz burası daha Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın imar uygulamasını 2010 yılında yargıya taşıdık. Alınan yargı kararında yürütmeyi durdurma kararı alındı. Yürütmeyi durdurma kararına rağmen maalesef üzülerek söylüyorum sadece bizim kendi belediyelerimizi değil aynı zamanda kendilerinin iktidar olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde baypas ederek sadece belediyeyi baypas ederek değil yargı sistemini de baypas ederek bu uygulamayı başlattılar. Bir ülkede yargı kararları uygulanamayacak durumdaysa yargı kararları uygulanamayacak duruma gelmişse bu ülkede hiçbir kimsenin güvencesinin kalmadığı demektir. Ben sadece burası değil buna benzer uygulamaların son bulması adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı ve kamuyu uyarmak istiyoruz. Burada da Danıştay kararı olmasına rağmen bu kararın çıkmasını bildikleri için burada aynı zamanda bilirkişi raporları var bilirkişi raporlarını incelediğinizde yürütmeyi durdurma kararının nasıl alındığını göreceksiniz. Ama bakanlık burada birileri rant elde edecek diye bu planları iptal ederek yargıyı baypas ederek yeniden planlar yaparak bu kaçak yapının devam etmesine olanak sağlamıştır." dedi.

Davutoğlu'ndan kamuoyunu tatmin edici bir açıklama bekliyoruz
Protestonun ardından gazetecilerin Türkiye'nin Suriye'yle savaşa gireceği iddialarına hükümet kanadından "Kaynağını açıklasın" şeklindeki cevabını hatırlatması üzerine Tekin, "Benim kaynağımın kim olduğunun bir önemi yok. Bir hükümet yetkilisinden bir bakandan şu cümleleri duymak istiyoruz; Asla ve asla Türkiye Cumhuriyeti Ortadoğu projesindeki bu kirli savaşın bir parçası olmayacak. Bunu söylerse ben sayın bakana sadece teşekkür etmek isterim. Eğer uluslararası basın, medya ve diplomatik kaynaklara bakarsa onlarca yüzlerce kaynağı kendisi de görür. Bugün Türkiye'nin en önemli gazetelerinden biri silahların kuzey ve güneyde nasıl biriktirildiğini Türkiye bu silah olayının bir parçası mıdır değil midir bunlara cevap verecek. Bizim amacımız yurtta barış cihanda barış ilkesini ilke edinmiş bir siyasi parti olarak, kendimizi sorumlu hissederek iktidarın bu söylentiler konusunda bir tavır koymasını bekliyoruz. Ama bu saate kadar bir tavır belirlenmiş değildir galiba sayın Atalay aynı zamanda AKP sözcüsü ona bir açıklama yapmış. Doğrusu bu açıklamalar sadece beni değil Türkiye'yi tatmin edecek açıklamalar değil. Çok net cümleler duymak istiyoruz sayın Davutoğlu'ndan "Hiç merak etmeyin 77 milyon, asla ve asla Türkiye Cumhuriyeti Ortadoğu coğrafyasındaki bu kirli sürecin parçası olmayacaktır" cümlesini duyarsam başta sayın Davutoğlu'na ve hükümet yetkililerine sadece teşekkür ederim. Ben komuta kademesinin başında değilim. Böyle gün söylentisi söylemem mümkün değildir. Ama iddialar çok doğru iddialardır. Bu iddialar sürekli tartışılan uluslararası medyada sürekli yazılan iddialardır. Biz sadece barış özlemi içinde olan yurttaşlar olarak, siyasetçiler olarak bunu kamuoyuyla paylaşmak istedik. Benim kaynağımın önemi yok; bugüne kadar söylemiş olduğumuz Süleyman Şah Türbesi, düşürülen uçağımızla ilgili, Reyhanlı'da 53 vatandaşımızla ilgili söylemiş olduğumuz cümleler çok özenerek seçilmiş cümlelerdir ne yazık ki onlarda yanılmadık. Burada yanılmak istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak bu mesele de yanılmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

    Perşembe, 07 May 2015 17:23
Yandex.Metrica