Gürsel Tekin Radyo Trafik'te önemli açıklamalarda bulundu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Radyo Trafik'in konuğu oldu ve önemli açıklamalarda bulundu.

Gürsel Tekin, kentlerde bütünlük olmadığına ve yaşanan sorunlara değinerek, "Mesela Ankara'nın sahibi kimdir? Belediye midir, valilik midir, ulaştırma bakanlığı mıdır, plan yapma yetkisi olan 9 tane bakanlık mıdır? Tam bir maskaralık yaşıyoruz. Mesela şimdi bizim genel merkezin hemen yanı başında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı diye bir bakanlık var. Onun adı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı değil Beton Bakanlığıdır. Çünkü beton bakanlığının plan yapma yetkisi var. Özelleştirme idaresinin plan yapma yetkisi var. Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına? Bütün bu rezalete son vermemiz lazım. Dünyanın birçok yerinde kent bütünlüğünü sağlamak için kent yasası var. O şehre uygun kent yasası yapılmıştır. Paris yılda 50 milyon turist ağırlıyor. İstanbul 50 milyon turist alsa ne yapacak, Ankara ne yapacak? Ben İstanbul İl Başkanıyken Sayın Topbaş İstanbul Anayasasını yapacağım demişti. Çıktım açıklama yaptım. Sayın Topbaş siz İstanbul anayasasını yapın yani 100binlik planı yapın CHP olarak biz destek vereceğiz dedik. Planda eksikler olmasına rağmen gittik destek verdik. Sonra darmadağın edildi.
Böyle bir şehir olabilir mi? Bizim Almanya'da yaşayan çok yurttaşımız var. Almanya'da anayasa gibi plan yapmışlar. Kimsenin değiştirme şansı yok, aksi takdirde bütünlüğü bozarsınız. Kentte bütünlük yok, kentte altyapı yok, kentte ulaşım yok belediye başkanları çıkıyor ekrana biz başarılıyız diyor. Şaşkınlık içinde izliyorum. Başarının kriteri sizin temel görevinizdir. Bir ulaşımı çözmüşseniz, iki altyapı  sorununu çözmüşseniz, üç şehri planlayabilmişseniz dört yeşil alanları yaratmışsanız siz başarılı bir belediye başkanısınız. Ekonomist dergisi yaşanabilir şehirlerle ilgili araştırma yapıyor. İstanbul 90'lı yıllarda 30.sıradaydı şimdi 130. sıradayız. Biz bunu hak etmiyoruz. Betonu bir başarı gibi sergileyen belediye başkanlarını dünyada belediye başkanı yapmazlar."
dedi.

Geçtiğimiz hafta Özgecan Aslan'ın katledilmesini ve ardından Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı önlemler arasında toplu taşıma araçlarına panik butonu yerleştirilmesinin yer almasını değerlendirerek,  "Maalesef bizim coğrafyamızda bugüne mahsus değildir, kadın cinayetleri, kadının ikinci sınıf muamele görmesi, kadının şiddet görmesi tarih boyunca olmuştur. Ama şimdi sosyal medya ve teknolojinin de etkisiyle kadın örgütlerinin de bu direnişinden dolayı kadınların biraz sesleri yükselmeye başladı. İktidarın şöyle bir alışkanlığı var: panik iktidar. Yok, panik butonu, işte sıkıyönetim yasası çıkaralım. Öncelikle kendi vicdanlarımızı sorgulamak zorundayız. Bir toplumsal duyarlılık yaratmadan sadece yasalarla bunun önüne geçmek mümkün değildir. Bir kere kadın erkek eşitliğine inanmıyorsanız, kadının fıtratında bu var derseniz, kadını çalışma yaşamından tecrit ederseniz, kadının ekonomik özgürlüğünü kazandırmazsanız buton değil kadına el bombası verseniz yine bunların önüne geçemezsiniz. Bir kere devlet olarak kendimizi gözden geçireceğiz. Zihnimizdeki yasakçı anlayışların tamamını artık çöpe atacağız." dedi.

Gürsel Tekin, şehir planlamalarının kaç milyon insanın yaşayabileceğinin hesaplanarak planlanması ve alt yapısının ona göre yapılması gerektiğini belirterek, "Şehirde kaç milyon insanın yaşayacağını planladıktan sonra ona göre altyapısını ve ulaşımı planlayacaksınız. Hayır, bunun ucunu açık bırakacağım nereye giderse gider derseniz altında yıkılırsınız. O şehir olmaktan çıkar. Bu şiddet olayları genelde büyükşehirlerde oluyor. Sadece kadına şiddet değil, intihar, hırsızlık, gasp olağanüstü bir şiddet. Şöyle düşünün, Anadolu'da iyi kötü köyünüz var yaşıyorsunuz. Orada işsizliğin, yoksulluğun sonucu olarak bir umut büyük şehre geliyorsunuz. Tutunabiliyorsanız tutunuyorsunuz. Tutunamadığınız zaman ailenin huzuru bozuluyor, psikolojik sorunlar artıyor, ciddi sorunlar olmaya başlıyor. Dünyada bu kadar hızlı gelişen kentleşmeye izin vermezler. E yaptım. ne yaptın kardeşim beton yığınları yaptın TOKİ evlerine sıkıştırdın. İyi de kardeşim bizim yaşam ihtiyacımız var. Bizim aş ihtiyacımız, iş ihtiyacımız var. Temin edemiyorsan beni buralara getirme, bocalarım." diyerek değerlendirmede bulundu.

Gürsel Tekin Ankara'nın ana merkezlerinde trafik sorunu olduğunu da dile getirerek son üç yıldır Ankara'da yaşanan trafik yoğunluğunun çözülemediğini ve bunun ancak metro ile çözülebileceğini ifade etti.
 

Anahtar Kelimeler
    Salı, 24 Şubat 2015 18:31
Yandex.Metrica