Gürsel Tekin'den Haşim Kılıç'a çağrı

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, "Haşim Kılıç, baskıyı kimlerin yaptığını anlatmak için emekli olmayı beklemesin" dedi.

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın ''daha açık konuşması'' gerektiğini söyledi. Tekin, "İktidarın mafyatik yöntemler kullanarak, mahkemeyi baskı altına almaya çalıştığı görülüyor. Sayın Kılıç, bu baskıyı kimin ve hangi yöntemlerle yaptığını kamuoyuna açıklamalıdır" dedi. Tekin, TÜSİAD ile polemiğe giren Davutoğlu'na da kendi sözlerini hatırlattı.

"Emekli olmayı beklemeyin..."
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk'e konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a çağrıda bulundu. Tekin, "Sayın Kılıç, 13 Mart'ta emekli oluyor. Yapılan baskıları anlatmak için emekli olmayı beklemesin" dedi.

Haşim Kılıç'ın "Üyelerimize baskı yapılıyor" sözünün "paralel paranoya ile geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğu''nu belirten Tekin, "İktidarın, mahkemeyi baskı altına aldığı tam bir ay önce söylemiştik" dedi. Anayasa Mahkemesi üyelerinin yüzde onluk seçim barajını kaldırmaması için baskı altına alındığını bir süre önce kamuoyuna duyurduğunu hatırlatan Tekin, "Ne ilginçtir ki; o açıklamamızın ardından, AKP iktidarından tek bir itiraz dahi gelmedi. Böylece, iddiamızı kabul etmiş oldular" ifadesini kullandı.

"İktidar mafyatik yöntemler kullanıyor"
İktidarın yaptığı yasaların anayasaya uygun olup olmadığını denetleyen mahkemenin üyelerinin baskı altına alındığının en yetkili ağız tarafından itiraf edildiğini söyleyen Tekin, "Haşim Kılıç'ın sözlerini bir isyan, bir çığlık ve bir haykırış olarak nitelendiriyorum. Sayın Kılıç, bu sözleri dile getirerek, yurttaşların mahkemenin bağımsızlığına sahip çıkmasını istiyor. İktidar, mafyatik yöntemler kullanarak, sadece AYM'yi değil, tüm mahkemeleri baskı altına alıyor" dedi.

"Bağımsız olmayan mahkemeler tarafsız olamaz" ilkesinin bugün de geçerli olduğunu belirten Tekin, "AKP iktidarı, Anayasa Mahkemesi'ni baskı yaparak kendisine bağımlı kılmaya çalışıyor. Böylece ihtiyacına yönelik kararlar çıkartmak istiyor. Bu kabul edilemez bir tutumdur" ifadesini kullandı.

"Mahkeme tehdit altındadır"
Anayasa Mahkemesi'nin açık bir tehdit altında olduğunu belirten CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, "Mahkeme, öyle bir baskı altında ki; gündemini internet sitesine koymaktan çekinir hale gelmiş... Bu şekilde baskı altına alınan mahkemenin tarafsız ve adil bir karar vermesi beklenemez" dedi. Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir çoğunun çeşitli tehditlere maruz kaldığını ve bu tehditlerin iktidarla organik bağı olan çevrelerce yapıldığını dile getiren Tekin şöyle konuştu:

İktidar 12 Eylül'ün faşist yasasının kalkmasından korkuyor
"İktidarın en büyük korkusu, 12 Eylül faşist cuntasının anayasaya koyduğu yüzde onluk seçim barajının kalkması... Bu faşist yasa orada durduğu sürece, iktidarlarını garanti olarak görüyorlar. Varlıklarını faşist bir yasanın varlığına bağlamışlar... Bu yasa kalktığı taktirde, TBMM'de toplumun tüm kesimlerinin temsil edilmesinden ve iktidarı kaybedecek olmaktan korkuyorlar. Bu yüzden, AYM üyelerine baskı yaparak, barajın kaldırılmasını engellemeye çalışıyorlar.

Savcılar harekete geçmelidir
Buradan tüm Cumhuriyet Savcılarına suç duyurusunda bulunuyorum. Haşim Kılıç'ın sözleri ihbar kabul edilmeli ve mahkemeye baskı yapanlar hakkında derhal soruşturma açılmalıdır. Ki; Sayın Kılıç'ın sözleri de aslında cumhuriyet savcılarına açık bir ihbardır... Savcılar, gereğini yapmalıdır."

İktidarın, Haşim Kılıç'ın sözlerini "paralel paranoya" ile geçiştiremeyeceğini de belirten Tekin, "Medyaları bu gece hemen harekete geçer ve Kılıç ile paralel bağlantısını kurar. Mesele bu kadar basit değil.. Mesele bu şekilde geçiştirilemez" dedi.

TÜSİAD Başkanı, Davutoğlu'nu Başbakan sanınca...
AKP'nin Türkiye'nin temel sorunlarını artık çözemedeğini ve ne dediğini bilmez bir hale geldiğini de belirten Tekin, TÜSİAD - Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu arasındaki polemiğe de değindi. Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, sözde Başbakan Davutoğlu'nu gerçek Başbakan sanıp bir söz söyledi. Dinçer, "Bizim muhatabımız Başbakan'dır" dedi. Çünkü bu sözü, sözde Başbakan Davutoğlu bir süre önce dile getirmiş ve Genel Başkanımız sayın Kılıçdaroğlu'na "Muhatabınız benim" demişti. Dinçer de bu sözden yola çıkarak, muhataplarının başbakan olduğunu söyledi. Sen misin bunu söyleyen! Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD'a öfke saçtı... Peşinden sözde Başbakan Davutoğlu devreye girdi ve (TÜSİAD'a ben de gitmem) dedi. Erdoğan'ın gitmeyeceği bir yere, Davutoğlu zaten gidemezdi. Davutoğlu TÜSİAD'a gitse, abisi kızardı."

Davutoğlu, varlık sebebini inkar etti
Tekin, TÜSİAD Başkanı Dinçer'in aslında doğru bir söz söylediğini belirterek şöyle konuştu: "TÜSİAD Başkanı, demokrasinin gereğini yerine getirdi ve(Muhatabımız Başbakan'dır) dedi. Ki; gerçeği de budur.. İşadamının Cumhurbaşkanı ile ne işi olur? İşadamları, sanayiciler, icranın başı olan Başbakan ile konuşur, sorunlarını çözer. Ama bu polemik gösterdi ki; Davutoğlu sözde Başbakan'dır. Gerçek Başbakan Erdoğan'dır. Davutoğlu'nun hiçbir hükmü yoktur. Davutoğlu, TÜSİAD'a gitmeyeceğini söyleyerek, varlık sebebini de inkar etmiştir. "

Basına baskılar artıyor
Tekin, açıklamasında gözaltına alınan Gazeteci Sedef Kabaş'a yönelik baskıları da eleştirdi. Tekin, "Gazeteci Sedef Kabaş, 17 Aralık dosyasını kapatan savcının fotoğrafını yayınlıyor ve "Bu kişiyi unutmayın" diyor. Bunda yanlış olan ne? Gazetecinin görevi, zaten kamu adına hareket etmek ve olan biteni unutturmamaktır. Gazeteci toplumun hafızasıdır'' dedi.

Kabaş'ın topluma gözdağı verilmek için gözaltına alındığını belirten Tekin, "Gazetecileri baskıyla, tehditle, işsiz kalmakla susturacaklarını düşünüyorlar.Sedef Kabaş'ın gözaltı sonrası tavrı, iktidarın nasıl bir çaresizlik içine düştüğünün en somut göstergesidir. Kabaş, "Hırsızlık yapanlar korksunlar, biz neden korkacağız" diyerek, iktidara ders vermiştir."

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 02 Ocak 2015 14:54
Yandex.Metrica