Gürsel Tekin, Radyo Beşiktaş'ın konuğu oldu

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Radyo Beşiktaş'ta İsmail Baştuğ'un konuğu oldu.

Gürsel Tekin siyasetin kirlendiğini ve Yerel Yönetimler Yasasının da değişmesi gerektiğini belirterek, "Berlin belediye Başkanı korumasız gezerken benim belediye başkanım niçin elli tane korumayla gezer? Biz korumayla gezmiyoruz Türkiye'nin her yerine de gidiyoruz. Haram yemediyseniz hiç korkunuz olmaz." dedi.

Gürsel Tekin, İstanbul'daki sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulunarak,"Gelin havanıza suyunuza toprağınıza sahip çıkın. Bir insanın hava ve suya ihtiyacı olduğu kadar hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. İstanbul'un havası da suyu da ne yazık ki gittikçe azalıyor.

Bakın, 3. Köprüyle ilgili feryat ettim ne yazık ki kimse anlamadı. Sayın Topbaş'a sesleniyorum; 3. Köprüyle ilgili siz Japon uzmanları getirdiniz mi? Uzmanlar sakın ha 3. Köprüyü yapmayın bu trafik sorununu çözmez demediler mi? İstanbul'a on tane de köprü yapsanız trafik sorununu çözemezsiniz. Ulaşım sorununu çözmenin yolu metrodur. Ama o kadar binalar yaparsanız bunu da zorlaştırısınız. Tüm bunlar CHP iktidarında çözülecektir."
şeklinde konuştu.


Tekin, aynı zamanda yaklaşan genel seçimler öncesi CHP olarak sahada çok ciddi çalışmalar yaptıklarını da dile getirdi.

Gürsel Tekin'in konuk olduğu yayının tamamı şöyle:

İsmail Baştuğ: Bir canlı yayında tekrar birlikteyiz, ben İsmail Baştuğ bugün ki konuğum CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin. Hoş geldiniz Sayın Tekin, duyuyor musunuz sesimi?
Gürsel Tekin: Duyuyorum hoş bulduk, iyi yayınlar diliyorum İsmail Bey.

İsmail Baştuğ: Teşekkür ediyorum yayınımıza katıldığınız için, Ankara'dasınız herhalde bugün.
Gürsel Tekin: Ankara'dayım evet.

İsmail Baştuğ: Öncelikle bu kentsel dönüşümle ilgili bir kaç sorumuz olacaktı size, daha evvelde bu türlü konularda hassasiyet gösterdiğinizi ve açıklamalar yaptığınızı biliyorum ama isterseniz öncelikle genel anlamda bir kaç şey söylemek istiyorsanız öyle girelim. Daha sonra hükümete yönelik eleştirileriniz var gördüğüm kadarıyla basından da takip ettiğim kadarıyla genel anlamda politikalarda ilgili söylemek istediğiniz. Buyrun size bırakıyorum sözü.
Gürsel Tekin:  Öncelikle tabi kentsel dönüşüm sadece İstanbul'u ilgilendiren bir mesele değil aynı zamanda Türkiye coğrafyasının tamamında bu kentsel dönüşümün yaratmış olduğu çok ciddi tahribatlar var. Önce izin verirseniz bizim coğrafyamızın durumu nedir? Yani hani doktora gittiğinizde doktor size öncelikle eğer bir operasyon ya da ameliyat yapacaksa ondan önce durumunuzun ne olduğunu işte tomografidir, filmdir, tahlildir bunları ister. Kısmen biz kısmen dünyanın gelişmiş ülkeleri Türkiye'nin tahlilini yaptı. Türkiye'nin tahlili yani fiziki durumumuz yüzde altmış altı fay hattının üstündeyiz, yani coğrafyamızın yüzde altmış altısı fay hattı üzerinde. Marmaraya gelince Marmara'da bu oran daha çok yükseliyor yüzde seksen üç oranlarında. Yani İstanbul ve İstanbul'un çevrelerindeki bölgelerin tamamı önümüzdeki süreçte her an bir depremle karşı karşıya kalabilecek durumdadır. Ne yaparsınız böyle tespit edilmiş bir durum varsa? Buna göre bir önleminizi alırsınız, işte dünyada örnekleri var. Japonyası uzakdoğusu benzer ülkelerde bunlar depremlerin sık sık yaşandığı için önlemler almış. Zaman zaman gazetelerimize de televizyonlarımıza da konu olur yüzde sekiz oran dokuz oran depremler olur ama hiç kimsenin burnu kanamaz. Şimdi bununla ilgili özellikle 1999 Marmara depreminden sonra Türkiye'de rahmetli Ecevit döneminde hızlı bir şekilde nasıl önlem alabiliriz, deprem dönüşümünde nasıl yol alabiliriz diye ciddi çalışmalar yapıldı ve bununla ilgili de birkaç yasa değişikliği oldu. İşte biliyorsunuz, deprem vergisi 66 Milyar Dolar deprem vergisi toplandı ama bunların hiç birisi depremde kullanılmadı. Maliye Bakanı da söyledi, biz onları duble yollarda kullandık. Bu aslında bir hukuk sisteminde bir bakanın söyleyebileceği bir cümle değildir, bu suçtur yani. Yarın deprem olsa ne diyeceğiz? Duble yola mı harcadık diyeceğiz? Yine keza İstanbul'da bu dönüşüm için kamuya ait devlete ait örneğin Beşiktaş'ta da çok önemli kamu yerleri nasıl dönüştüğünü biraz sonra da anlatacağım. Bütün bunlar devlete milli emlağa ait, bakanlığa ait yerler. Deprem dönüşümü ve kentsel dönüşüm için ayrılmıştı. Sonra bu AKP iktidarı özellikle 2005'den itibaren yani 2005'e kadar çok bu meseleleri şey yapamadılar. Çünkü biraz iyi kötü yargı sistemi işliyordu. İşte odalar ve sivil toplum örgütlerinin tepkileri olduğu için fazlaca tahribat yaratamadılar. Ne zamana kadar, 2008'den itibaren iplerini kopardılar ne kadar İStanbul'da, Ankara'da İzmir'de büyük kentler yani paraya, ranta dönüşebilecek yerler varsa parça parça bu kamu alanları şahıs alanları olmaya başladı. İşte AKP'li vekiller, AKP'li belediye başkanları AKP'li belediye başkanlarının çocukları, AKP'li belediye başkanlarının damatları, bakanların çocukları herkes 17-25 Aralık'a takılmış ama  şunu da net söylüyorum dünde bir yayında söyledim. Maalesef bu yolsuzluk AKP'nin fıtratında var. Hani cumhurbaşkanı fıtrat cümlesini çok kullanır, fıtratında var. Öylesine işlemiş ki fıtratlarına, kamuya yani millete ait yerlerin tamamını ne yazık ki kendi yandaşlarına ya da kendi çocuklarının damatlarına peşkeş çektiler. Bu alanlar bittikten sonra bu sefer kentsel dönüşüm yasası diye bir yasa çıkardılar. İşte bakanlığa bağlandı işte bunlar pratik şekilde kente dönüştüreceklermiş... 

İsmail Baştuğ: Sizde anladığım kadarıyla en büyük şikayetiniz yani hem parti olarak hem şahsi olarak, ben basın toplantılarınızdan da izledim görüşüyoruz da, burada söyledikleriniz sizin bu kentsel dönüşümün yanlış olduğu ve yanlış uygulama olduğunu. Şehircilik Bakanlığına değil de yerel yönetimlere bırakılması gerektiğinde sıkça duruyorsunuz anladığım kadarıyla.
Gürsel Tekin: Tabi ki şimdi şöyle bir şey bu kaldı ki kentsel dönüşüm olacaksa merkezi yerel yönetimlerdir yani şimdi Ankara'da ben genel merkezdeyim. Genel merkezin bitişiğinde biraz 10 metre ilerimizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı var. Bürokrasi burada çalışıyor. Şimdi düşünebiliyor musunuz hayatında Beşiktaş'a gitmemiş, Beşiktaş'ın mahallelerini bilmez, Ümraniye'yi bilmez insan Ankara'da neyin nasıl dönüştüreceğine karar verecek. Böyle bir şey kabul edilebili mi? Bu dönüşüm olacaksa bu dönüşüm tekelde olması lazım, merkezi yönetimde olması lazım. Bir kere Türkiye'nin temel sorunu şehirlerin şu anda neredeyse bitmiş noktaya gelmiş şehirlerin en büyük sıkıntısı ise farklı bakanlıkların imar yapma yetkisi. Bırakın sadece bakanlıkların imar yapma yetkisini kurumların işte özelleştirme idaresinin plan yapma yetkisi var. Böyle bir şey olabilir mi? Özelleştirme idaresinin plan yetkisi olabilir mi?

İsmail Baştuğ: Çarpık kentleşmede belki bundan doğuyor. İnsanlar...
Gürsel Tekin: Çarpık zihniyet, çarpık kentleşmeyi yaratır. Yönetenler çarpık bir kere zihniyetleri çarpık. Sadece her şeyi yasada hukukta aramak ayrı bir şey örneğin aynı hukukla aynı yasa ile Eskişehir'de farklı bir uygulama var. Gidin Eskişehir'de böyle çarpık kentleşme göremezsiniz. Gidin Eskişehir'de kentsel dönüşümde mağdur olan bir tek vatandaş göremezsiniz. Demek ki yasa aynı uygulama farklı. Bu uygulama, rantçı uygulama yolsuzluğa dayalı uygulama kentsel dönüşüm değil kentsel yıkım getiriyor. Şimdi bizi izleyen vatandaşlar haklı olarak "kardeşim iyi güzel, siz bütün bunları söylüyorsunuz, bu AKP kötü yönetiyor, CHP olarak siz ne yapardınız?" bu soru tabi ki akla gelir.

İsmail Baştuğ: Bir çarpıklık, yani sırf kentsel dönüşümle ilgili değil yani kişisel bazda da bir çarpıklık var. Mesela yerel yönetimler olarak başa geldiniz, evet iktidar oldu CHP. İlk olarak ne yapacak, yani vatandaşa yönelik ne yapacak, bize bir şey söyleyebilir mi diye benim sorularımın arasında vardı siz benden önce söylediniz.
Gürsel Tekin: Burada birincisi özellikle son on yıldır plan tadillerinde parsel bazında olan tadillerinde İstanbul'un büyüme oranı %16, yani dikey büyüme oranı %16. Kentsel dönüşüm için yani parsal bazında ya da ada bazında plan tadilleri yapmış olsaydınız İstanbul'a getireceği yük, bütünü için söylüyorum bakın. 150 AVM 50 tane AKP'li yandaş için söylemiyorum. Bütün İstanbul yani İstanbul'da şerefi ile onuru ile haysiyeti ile ev sahibi olmuş atasından, dedesinden kalmış evini dönüştürmemiz için yapılması gereken yani bunun için kullanmış olsaydı %12.

İsmail Baştuğ: Yani onlarında barınmak için iki ya da üç çocuğu oluyor, dört çocuğu oluyor eklentiler de yapabilir yani o tür şeylerde de parsel bazında bazı şeyler yapılabilir. Onlarla da ilgili bizim buralarda sorunlar var mesela sırf Beşiktaş'ta değil.
Gürsel Tekin: Biz CHP olarak, ben il başkanı olduğum dönemde de uyarılarımızı yaptık, dedik ki gelin örneğin şu anda sıkıntılı olan belli bölgeler var. Zeytinburnu, Avcılar, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa gerçekten buralar çok vahim durumda yine keza Ümraniye, Pendik'in üst tarafı...

Biz şöyle bir şey yaptık o zaman ilke kez, Türkiye'de bir siyasi parti sempozyum yapıyor. Aslında bütün dünyaya baktığınızda bunları üniversiteler yapar. Sempozyum yaptık, depremin dönüşümü için ulaşım için ve bütün bunlar 160 tane bilim insanı ile aylarca çalıştık ve bütün bu çalışmalarımızı Sayın Topbaş dahil olmak üzere devletin bütün kurumlarına gönderdik, bakın gelin depremle ilgili, ulaşımlar ilgili bunlar hepsi birbirine bağlı olan meselelerdir. Sağlıklı ve bilimsel bir çalışma yapılmış. Bu çalışmaların tamamından yararlanın ve önerilerimzin tamamını verdik. Sadece deprem dönüşümü yapmıyorsunuz kenti de dönüştürüyorsunuz. Ne yazık ki bütün bunların hiçbirisi ciddiye alınmadı ama bizim hazırlamış olduğumuz sempozyum kitapçıklarının tamamını üniversitlerde şu anda ders kitapçığı olarak okutuluyor. Çok hayırlı bir iş yaptığımızın farkındayız. Herkesi ikna ettik ama maalesef bu AKP yöneticilerini ikna etmek mümkün değil. Neden ikna olmuyorlar bu da başka bir soru. Siz bu kadar güzel şeyler yapmışsınız e niye bunlar, bunlar sadist mi kardeşim sizin güzel şeylerinizi hayata geçirmiyor. Bizim hazırlamış olduğumuz o projelerde rant yok, para yok, yolsuzluk yok, hırsızlık yok. Ne rant var? Vatandaşın faydalanacağı rant var. Mesela iki tane kentsel dönüşümle ilgili AKP'nin İstanbul'da yapmış olduğu iki tane yer var. Bunun bir tanesi Sultan Mahallesi, işte bizim bildiğimiz meşhur Sulukule dediğimiz. Aslında oranın adı Osmanlı'dan kalma Sultan mahallesidir. Sultan Mahallesinde oturan bizim roman yurttaşlarımızın İstanbul'daki tarihçesi 200 yıldır. Bugün İStanbul'u yönetenlerin hepsinin tarihçesi 40 yıldır. 200 yıldır İstanbul'da oturan roman yurttaşlarımızın evlerini dönüştüreceğiz dediler sosyal yaşamı paramparça ettiler. Dünyanın her yerinde roman yurttaşlarımızın bir sosyal yaşamı var, müzikle ilgilenirler, çalgı ile ilgilenirler farklı bir sosyal yaşamları var. Hayır bizi farklı bir şeye sokacağız, nerede sokacaksınız? Burayı dönüştüreceğiz... Efendim dönüştürmek için şu kadar para ödeyeceksiniz. Kardeşim roman garibanların maaşları yok, sosyal güvencesi yok, üç kuruş çalgıdan şuradan buradan para alıyor. Sana nasıl parayı ödeyecek. Tabi doğal olarak %70'i geri ödeyebilecek durumda değildi ve bu %70'in önemli  kısmını AKP yöneticileri satın aldılar ufak paralarla. Bunları nereye gönderdiler? TOKİ evlerine, 60 km öteye. Allah aşkına yasaya saygınız olmayabilir, insana saygınız olmayabilir. Şimdi iki gün sonra koşa koşa Cuma namazına gideceksiniz. Secdeye oturduğunuz o roman yurttaşların malını evini gasp ettiğiniz aklına gelmeyecek mi? Allahı da mı kandıracaksınız?


İsmail Baştuğ: Enteresan yerlerden yakaladınız.
Gürsel Tekin: Tabi, yeni mi bu keşke imkan olsada bin tane örneğini göstersem.

İsmail Baştuğ: Peki şöyle yapalım mı, hep eleştiriyoruz yapıyoruz falan da bu tür konularda. İşte soruların bir tanesi oydu ya. Mesela CHP geldi iktidara, yerel yönetimlerde ne yapacak bununla ilgili bir kaç tane somut... Benim çok anladığım işler değil bu imar tadilleri. Mesela vatandaşların evleri ile ilgili ne yapılacak?
Gürsel Tekin: Örneğin şu anda Beşiktaş'ta dönüşmesi gereken bir kaç mahalle var acil. Bunların bir tanesi Ortaköy. Bütün bunlar için CHP olarak biraz önce bahsetmiş olduğum kentsel dönüşümle ve deprem dönüşümü için hazırlanan projede ada bazında plan tadilleri. Yani ortalama tabi ki emsal artışı olacak ama çok abartılı emsal artışı değil. Bu emsal artışı aynı zamanda çünkü bölgedeki insanların çoğu emekli ufak paralarla çalışıyor. 30 yıl borçlanın bana para ödeyin demeye imkanınız yok.

İsmail Baştuğ: Bu tür şeyler var Ortaköy'de, Kuruçeşme'de ben biliyorum, işte yapılmış olan çatı yükseltmleleri sağdan soldan çarpıklıklar da oluyor. Dediğiniz gibi belki plan tadili yapılsa harika bir şey olabilir orası ve çok da temiz bir yer.
Gürsel Tekin: Evet bütün bu olumsuzlukları ve o kirlilikleri ortadan kaldıracaksınız. İkincisi en önemlisi tabi bütün bu dönüşümleri sağlayabilmek için kamuya, devlete ait olan arsaların buraya tahsis edilmesi gerekiyordu yani bu dönüşümden kullanılması gerekiyordu. İşte falan iş adamına ver AVM yapsın, işte iş adamına ver özel hastane yapsın, haramzadeye verin gazete patronuna verin ne yapsın dediğinizde zaten bunu daraltıyorsunuz. Daraltmış olduğunuz bu plan tadillerini ada bazındaki plan tadillerinde de ada atışı yapmanız tabi zorlaşıyor. Mesela soruyoruz, diyoruz ki örneğin daha çok yakın tarihimizde de biliyorsunuz 10 insan hayatını kaybetti Mecidiyeköy'de. Bakın burası insanların nefes alacağı yerlerdir. İnsanların bir kısmının burada yeşil olsun, bir kısmıda deprem dönüşümü ve kentsel dönüşüm için kullanalım dediği...

İsmail Baştuğ: Orada yeşil kalmadı herhalde.
Gürsel Tekin: E tabi kalmadı biliyorsunuz SSK'nın yeri vardı. Orası ranta döndü, Maliye Bakanlığı'nın yeri vardı Beşiktaş'ta orası ranta döndü. Ama şunu da söyleyim İsmail bey. Hiç kimse unutmasın doğanın tabiatın intikamı çok ağır olur. Çok örnekler var, tarihimizde de örnekleri var Türkiye'de de örnekleri var. Yeşili katleden, doğayı yok sayanlar bedelini çok ağır ödüyorlar. Şimdi bütün bunlar, İstanbul'da yapılması gereken bu kentsel dönüşümde ivedilikle ve çok ciddi bir deprem tehlikesi ile de karşı karşıya olduğumuz için... Bunun merkezi kentsel dönüşüm bakanlığı değildir, bunun merkezi İstanbul Büyükşehirdir, İstanbul büyükşehir ve acil olan ilçeler acil olarak toplanacaktır ve hangi bölgelerde kısmen bakın adını hemen söylüyorum kısmen parsel artışları ile yani imar artışı ile geri kalanı işte kamuya ait olan devlete ait olan yerleri onları da satarak bu dönüşümde kullanma imkanı elde edebiliriz. Aksi taktirde insanlara ya gel para öde, işte şu kadar öde senin evini dönüştüreceğim demek bir kentsel dönüşüm değil, bir kentsel yıkıma dönüşür. Örneğin mesela ben Erenköy'de oturuyorum. Erenköy'de benim komşularım var. 200-300 yıllık Erenköy'lüler, atadan dededen kalma. Çalmamış çırpmamış, yıllarını vermiş işte kamudan emekli olmuş... Şimdi 2Bin lira emekli maaşı alıyor. 2Bin lira emekli maaşı alan Fatma ablaya Mehmet amcaya gel senin evini dönüştüreceğiz sen bana 5Bin lira öde dersek bu Mehmet amca ne yapacak? Ödeyemecek. E ne olacak o zaman? Mehmet amcayı Kurtköy'e sürgün etmek istiyorlar. Roman kardeşlerimizi 60 km sürgün ettiklieri gibi, ben buradan özellikle AKP'ye oy verenlere sesleniyorum. AKP'ye oy verenler en çok kentsel dönüşümün olduğu yerlerdir. 2008 yılında Ümraniye'de, Pendik'te, Sultanbeyli'de toplantılar yaptığımda bu kentsel dönüşümle ilgili önümüzdeki günlerde buralardan ellerinizdeki tapuları alabilirler dediğimde çok tepki göstermişlerdi. Ama 2012 yılında Ümraniye'de maalesef tapuları ellerinden alınan ve kentsel dönüşümle mağdur olan insanlar Ankara'ya, Van'a geldiler, sen ne kadar haklıymışsın. Keşke haksız çıksaydık.

İsmail Baştuğ: Hala tapularını almayanlar da var.
Gürsel Tekin: Tapunuz olsa ne olur? Bu kentsel dönüşüm yasası aynı zamanda tapuyuda ortadan kaldırmış.

İsmail Baştuğ: Peki tekrar Beşiktaş geneline dönersek Ortaköy'de kalmıştık. Ortaköy dışında başka sizin plan ve projelerinizle igili düşünceleriniz var mı? Ön görünüm kısmı değil mi?
Gürsel Tekin: Efendim tabi ki, ön görünüm yasasına uygun ona hiç itiraz etmiyorum. Onu hiç bozmayacak şekilde yapacaksınız. Ama yukarılara mesela kafanızı kaldırdığınızda camınıza çıkın, kulelerden şapkanız düşer. Siz buraya nasıl bu emsalları verdiniz? Bütün bu emsaller hak da, yoksula fukaraya gelince mi haksızlık oluyor? Her AVM ne demektir biliyor musunuz İsmail Bey? Her AVM İstanbul'da küçük esnafın kaybolması demektir. Binlerce yoksul yaratmak demketir, bu kadar AVM'nin olduğu şehir dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Ama yakında bu AVM'lerin yarısı da boşa çıkar. Çünkü şu anda AVM'lerdeki esnafların önemli kısmı kiralarını ödeyebilecek durumda değildir. Bu modaydı, AKP modasıydı, bu modada bitti. AVM'lerin bir tek iyi şeyi var. Kışın insanlar ısınıyor, onun dışında hiçbir işe yaramıyor.

İsmail Baştuğ: Orada da klimaların altında ne kadar dolaşılır o da tam bir muamma.
Gürsel Tekin: Tabi bunların hepsinin anlaşılabilmesi için, bizim ve bugün kentsel dönüşümü savunanların. Bizim karşıkarşıya konuşmamız lazım ki yurttaşlarda kimin ne dediğini net anlasın.

İsmail Baştuğ: Bir araya gelemiyorsunuz.
Gürsel Tekin: İnşallah nerede gelebiliyorsunuz.

İsmail Baştuğ: Ama projenizi böyle anlatarak da en azından...
Gürsel Tekin: Bakın ben 2011 yılından itibaren bütün televizyonlara çıktığımda 100 milyar doların nasıl ranta çevirildiğini, 100 milyar doların nasıl talan edildiğini. 4 yıldır çağrıda bulunuyorum, bir tek allahın kulu hayır senin söylediğin doğru değildir yada karşına çıkıyoruz bu böyle değil diyebilecek bir tane cesur AKP'li bulamadım. İnşallah siz bulursanız, eğer karşıma bir AKP'li sadece İstanbul'daki rantı İstanbul'daki talanı tartışmak için bulabilirseniz yani sizi ödüllendiririm. Gelecek AKP'li kimse onu da tebrik ederim.

İsmail Baştuğ: Siz bunu il başkanı olduğunuzda da sık sık söylüyorsunuz radyo programında.
Gürsel Tekin: 6 yıldır söylüyorum. Ama niye gelemezler biliyor musunuz, şimdi başka bir proje açıklayacağım. Bu sefer rant haritasını değil rantı kimlerin bölüştürdüğünün isimlerini açıklayacağım. Hangi belediye başkanlarının çocukları, hangi milletvekilleri, hangi bakan çocukları, kaç taneydi kaç para kazandı, inşallah onları açıklayacağım ama ben yine İstanbul halkına seslenmek istiyorum. Gelin şehrinize sahip çıkın.

İsmail Baştuğ: "Bittiyse eğer söyleriniz siz geçenlerde böyle yine yerel yönetimler, ilçe bazına inersek. Geçenler Etiler'de bir basın toplantısı yaptınız bildiğim kadarıyla. Oradaki tam sorunu anlayabilmek adına bir kaç şey açıklayabilir misiniz?"
Gürsel Tekin: Tabi orası şimdi kaymaklı yerler oldu biliyorsunuz. Şimdi şöyle işliyor, geliyor işgüzar müteahhitler var haramzade müteahhitler. Tabi normal iş adamlarına hakkıyla iş yapan insanlara sözüm yok. Bu haramzade iş adamları aynı zamanda imar çetesi ile ilişkili olanlardır. Mesela 4 yıldır imar çetesi diyorum bir tanesi dava açmadı bize nasıl çete dersin diye. Geliyor vatandaşlara dönüşümlü olan kaymaklı yerleri, önce bunlarla anlaşıyorlar. İşte imar durumu nedir diyelim parselin şu an ki durumu 1 emsal. Böyle anlaşmasını yapıyor sonra gidiyor o imar çetesi ile anlaşıyor, o 1 emsalı 2 emsal yapıyor. Yani diyelim ki 100 daire çıkıyor oradan. 100 daireye göre vatandaş anlaşmasını yapmış, vatandaşında dairesini veriyor. Sonra gidiyor onu bir emsal daha arttırarak 200 daire yapıyor. O 100 daire kimin cebine gidiyor? İmar çetesi ile o haramzade iş adamlarının cebine gidiyor. Kimden çıkıyor bu? Vatandaştan çıkıyor. Geçen Sayın Topbaş Gezi parkı ile ilgili gerekirse referandum yaparım demiş. Mesela ben Topbaş'a soruyorum. Siz zorla yaparken Beşiktaş halkına referandum yapacağım diye sordunuz mu? SSK'nın yerini yaparken sordunuz mu? Soramazlar, çünkü orası rant yeri. Siz Mecidiyeköy'de 10 tane insanın katledildiği yeri sordunuz mu? Damatlarınızın, eniştelerinizin, kızlarınızın çocuklarınızın imar planlarını yaparken İstanbul halkına referandum düşündünüz mü? Hodri meydan diyorum bak. İnşallah bu hazırlıkları yapıyorum o damatları o bütün enişteleri yakında afişe edeceğim. Afişe değil açıklayacağım.

İsmail Baştuğ: Peki ne zaman? En azından bunun bir bilgisi var mı?
Gürsel Tekin: Sağlıklı çalışma yapıyoruz, biliyorsunuz İstanbul'un rant haritasını 2,5 yılda hazırladık, yanlış bir şey yapmayalım dedik. Yani yarın bu eksik oldu iftira attılar, yalan yazdılar... 147 milyar dolar çıktı. Arkadaşlara dedim ki siz 47 milyar doların emlak değerlerini düşürün. Çünkü anlatamayız CHP bu parayı bilmiyor, 100 milyar dolara indirdik.

İsmail Baştuğ: Anladım siz şu kadardı, şu kadar dedik diyorsunuz en azından.
Gürsel Tekin: O haramzade gazeteciler bazen sorarlardı, CHP'nin aile sigortası vardı, aile sigortası ile ilgili parayı nereden bulacaksınız. Aile sigortasında CHP'nin yoksula vereceği para ayda 2 milyar dolardı. 2 milyar doları nereden bulacaksınız diyenlere 100 milyar doları nasıl çalındığını tarif ediyorum ama bir tek Allah'ın kulu yazmadı.

İsmail Baştuğ: En etkili yaptığınız açıklamalardan bir tanesi oydu hatırlıyorum ben.
Gürsel Tekin: Evet bu rant haritası hep bunların rüyalarında kalacaktır.

İsmail Baştuğ: Peki, başka eklemek istediğiniz var mı? Bir kaç şey söylediniz, yerel yöneticiler ne yapması lazım mesela CHP'li yerel yöneticiler ne yapması lazım? Biz yeni yerel yöneticilere de zaman tanımak istiyoruz. Ne yapınlar büyükşehirle de ortak çalışacaklar belki bazı şeylerde ama. İşte parsel mi yapacak vatandaşın bazı sorunları var onu mu halledecek, kafasını sokacak şekilde evlerini düzenleyecek. Önce bunları yapması gerekmiyor mu? İnsanın konut sorunu var, Beşiktaş şey gibi gözüküyor ama köy gibi düşünmek lazım. Rantı bol gibi düşünmemek lazım, buranında sorunları var. Mesela ne yapılması lazım yerel yöneticilerin. Siz ne yaparsınız?
Gürsel Tekin: Birincisi ivedilikle CHP iktidar olur olmaz ilk işimiz yerel yönetim yasasını değiştirmek olacaktır. Şu anda ilçe belediyelerinin imar yapma yetkisi yok, uygulama yapma yetkisi yok, tamamen büyükşehire yetmedi kentsel dönüşüm yasasına, yetmedi bakanlığa, yetmedi Başbakanlığa bağlandı yani yerelden genele  gittik. Derhal bunun değişmesi lazım.

İsmail Baştuğ: Öncede daha çok yetki verilmişti değil mi, metropoliten bir sistem vardı, büyükşehirdi, ilçe belediyeydi...
Gürsel Tekin: Bakın Topbaş bile isyan etti. Şu an belediyelerimiz çöp toplamak ve kültür işlerinin dışında hiçbir yetkisi yok. İlçe belediylerinin ister AKP'li, ister CHP'li.
Şimdi tabi ki yetki tek tarafa bağlanabilir, uygulama konusuna bakarsanız uygulama konusunun tamamı yanlış. şimi örnek var mesela ben 2 gün önce isveçten geldim. İsveş'te hiçbir belediye başkanı makam aracı ile dolaşmaz. Mesela İsveç'te bakanların hiçbirisi 20 tane koruma ile dolaşmaz. Şimdi ben sorarım...


İsmail Baştuğ: İsveç ama şimdi örnek bir ülke.
Gürsel Tekin: Efendim bütün Avrupa öyle. Almanya, İngiltere'side öyle. Bu talancı anlayıştan bizim vazgeçmemiz lazım. Belediyelerimizin israfı, şeffaf, açık belediyecilik dünyanın her yerinde pik yapmış durumda ama halen bizim belediylerimiz, Türkiye'deki belediyeler maalesef üzülerek söylüyorum ne yazık ki Belediye başkanlarının da kontrol edemeyeceği şekilde usülsüzlük ve yolsuzlukla doludur. Bir kere imar uygulamarına baktığınızda yasada kaçak yapı yapanda yaptıran da üç yıl ceza yer. Hiçbir belediye başkanı ceza yedi mi? Ne bu yasayı yaptınız o zaman kardeşim. Bu yasa fukara için mi geçerli? Bir ülkenin başbakanı bir ülkenin cumhurbaşkanı yargı kararını tanımıyorum derse, vatandaşımız kime güvenecek? Belediyeside, siyasi partiler yasasıda bunların hepside çürümüş, kirlenmiş. siyaseti temizlemek istiyorsak temiz siyasetin yolunu bugün dünyada uygulanan temiz yasa ile bizim inşa etmemiz mümkün. Aksi taktir ne olur? Vallahi bu kirli siyaset hep tartışılır, sonuçta da bu kirli siyasetide ne temizler biliyor musunuz. Üzülerek söylüyorum başka şeyler temizler onuda söylemek istemiyorum. Gelin yapalım zor bir şey değil. Ana muhalefet olarak biz hazır olduğumuzu söylüyoruz.

İsmail Baştuğ: Yerel yönetimler yasasının yapılması şart diyorsunuz.
Gürsel Tekin: Ben şimdi soruyorum, Berlin belediye başkanı korumasız gezerken benim belediye başkanlarım niye 50 tane koruma ile gezer?

İsmail Baştuğ: Genel anlamda öyle bir şey var. Genel anlamda bir çok siyasetçi de dediğiniz gibi...
Gürsel Tekin: Hayır biz öyle korumayla gezmiyoruz. Türkiye coğrafyasına da gidiyoruz. İsveç'e gittiğim gibi Van'a Hakkariye'de gidiyorum. Ne olacak yani? Kardeşim haram yemediyseniz korkmayacaksınız.

İsmail Baştuğ: Yememiş ve yedirmemiş olduğunda da sorunlu oluyor.
Gürsel Tekin: Olmaz, hayır olmaz. Yılmaz Hoca geziyor Eskişehir'de.

İsmail Baştuğ: Ama yerel yöneticiler zaten vatandaşın içinde gezmesi lazım. Bunu bu şekilde lanse ediyorsak böyle korkunç bir olay. Kapı komşun ya da eşin dostun akraban, ismi üstünde yerel. Peki eklemek istediğiniz başka bir şey varsa?
Gürsel Tekin: Eklemek istediğim özellikle İstanbullulara çağrıda bulunmak istiyorum. Sivil toplum örgütlerine, çevre örgütlerine gelin doğanıza havanıza suyunuza sahip çıkın. Bir insanın suya, havaya ihtiyacı olduğu kadar hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Eğer bir şehirde bir insanın ihtiyacı hava ve su yoksa geri kalan ne olursa olsun hiçbir anlam ifade etmez. İnsan hava ile ve su ile yaşar. İstanbul'un havasıda suyuda ne yazık ki gittikçe azalıyor. Hepimiz oksijensiz yaşayan bir şehir haline dönüşeceğiz. Üçüncü köprü ile ilgili feryat ettim maalesef kimse anlamadı. Sokakta vatandaşların söylediği bir şey var. Bu kirli siyasetin aynı zamanda kirli argümanları da var. Basını medyası televizyonu... Vatandaşımızı kandırırlar, e trafik sorununu çözeceğiz. İsmail  bey Sayın Topbaş'a sesleniyorum. Sayın Topbaş, üçüncü köprü ile ilgili siz Japon ulaşım uzmanlarını getirdiniz mi? Japon ulaşım uzmanları sakın ha 3. köprüyü yapmayın. Üçüncü köprü ulaşım sorununu çözmediği gibi İstanbul'a yük getirir ve havanızı suyunuzu yok eder dedi mi? Sizde bunun üzerine 100 Binlik plan yaptınız mı? Ne olduda bunu alt üst ettiniz? 10 tane de köprü yapılsa İstanbul'un trafiğini çözmek mümkün değildir. Beşiktaş'ın merkezinde ki traifğin köprü ile ne ilgisi var? Mecidiyeköy'deki köprünün trafik ile köprü ile ne alakası var?  

İsmail Baştuğ: Ne ile çözülebilir peki, sizin düşüncenizi de alalım.
Gürsel Tekin: Çok kolay, metro ile. Bunun başka bir şeyi yoktur dünya metro ile çözmüş sizde metro ile çözeceksiniz. Aksi taktirde ulaşım sorununu çözmek mümkün olmaz ama bu kadar rant yaratırsanız, o kadar binalar yaparsanız tabi ki metroyu da zorlaştırırsınız. İnşallah CHP iktidarı ile bunları en kısa süre içerisinde çözülebilecek işlerdir.

İsmail Baştuğ: Genel seçimlerle ilgili isterseniz önümüzdeki aylarda müsait olduğunuzda konuşabiliriz.
Gürsel Tekin: Tabi ki başım gözüm üstüne.

İsmail Baştuğ: Olur ya sorup bitirmek istiyorum programı, start verdiniz mi?
Gürsel Tekin: Şu an sadece seçim startı değil aynı zamanda kurultaydan sonra bütün arkadaşlarımız sahada çok ciddi çalışmalar yapıyor, çok ciddi projelerimiz var, yolsuzlukları ortadan kaldıracak, yoksulluğu belli bir seviyeye düşürecek ve yasaksız bir Türkiye konusunda çok önemli projelerimiz var.

İsmail Baştuğ: Ne zaman başlayacak bunlarla ilgili çalışmalar?
Gürsel Tekin: Bunlar aslında parça parça Sayın Genel Başkanımız anlatıyor ama önümüzdeki günlerde daha kapsamlı paket halinde kamuoyuna sunulacaktır.

İsmail Baştuğ: Pekala çok teşekkür ediyorum bu arada Sayın Genel Başkandan bahsettiğiniz için Sayın Kılıçdaroğlu'na da başsağlığı mesajı iletmek istiyorum. İletirseniz çok seviniriz.
Gürsel Tekin: Sağolun, bende bütün izleyicilere saygılarımı sevgilerimi göndermek istiyorum.

İsmail Baştuğ: Sizlere çok teşekkür ederiz.
Gürsel Tekin: Sağolun iyi yayınlar dilerim.

    Salı, 25 Kasım 2014 13:59
Yandex.Metrica