Gürsel Tekin ve Mustafa Balbay ortak bir basın toplantısı düzenledi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ile CHP  Milletvekili Mustafa Balbay TBMM’de birlikte düzenledikleri  basın toplantısında, yerel medyanın sorunlarına değindiler.

CHP Milletvekili Balbay, "Türkiye'de artık gazeteler işten çıkarılıyor, medya hayatından uzaklaştırılıyor"

 Tekin; "Önümüzdeki günlerde Diyanet İşleri Başkanı'nı da siyasete bekliyoruz. En önemli kurumumuz denilen Diyanet İşleri'nin de çürümesi hepimizi çok üzmüştür"

Balbay; "Sosyal medyayı yasaklamaya girişmek, Sibirya'dan gelecek soğuk havanın Bakanlar K
urulu kararıyla gelmemesine karar verdik demek gibi bir şey…"

Basın toplantısında ilk sözü alan Balbay, son dönemde 40 ile ziyaretlerde bulunduğunu ve yerel medya ile bir araya gelerek sıkıntılarını dinlediğini açıkladı.

Sosyal medyaya getirilen yasakları da eleştiren ve bu durumu Bakanlar Kurulu kararı ile hava durumu raporu hazırlamaya benzeten Balbay, "Sibirya'dan gelecek soğuk havanın Bakanlar Kurulu kararıyla gelmemesine karar verdik demek gibi bir şey sosyal medyayı yasaklamaya girişmek" değerlendirmesinde bulundu.

Yerel gazetelerin Basın İlan Kurumu'nun, ilan politikası sonucu merkezi bir kararla toplulaştırılmaya çalışıldığını belirten Balbay, "Örneğin Mersin'de 12 yerel gazete vardı. Basın ilan kurumunun Ankara’dan belirlediği kararlar çerçevesinde 8'e indirildi. Şimdi tekrar haber gitti "bu gazeteleri 4'e indireceksiniz" dediler" diye konuştu. Yerel basının, ulusal basının ana pınarlarından biri olduğunu belirten Balbay, söz konusu yaklaşımın basın özgürlüğünün önündeki en büyük tehlike olduğunu söyledi.  Balbay, "Türkiye'de artık gazeteler işten çıkarılıyor, medya hayatından uzaklaştırılıyor" dedi.

İnternet haber siteleri üzerinde de baskı oluşturulmaya çalışıldığını dikkat çeken  Balbay, "Hükümetin bir çalışması var, aldığımız bilgi. Yanlışsa hükümet üyeleri "böyle bir çalışmamız yok" diyebilirler. İnternet medyasına da Basın İlan Kurumu'nun ilan vereceği ama kurallarını kendisinin koyacağı bir çalışma söz konusu. Bunun devamında ticari ilanların da yine kontrollü bir şekilde merkezi bir ajanstan geçip internet sitelerine verilmesi çalışması var" şeklinde konuştu. Balbay, bunun medyayı ilan eliyle kontrol altına almak olduğunu ifade ederek, tek sesliliğin hedeflendiğini söyledi.

Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de iktidarın aşama aşama basını kontrol altına aldığını söyledi. Bunun bir korkunun ifadesi olduğunu belirten Tekin, "Sosyal medya, ulusal medya yetmedi yerel medyayı da baskı altında tutalım anlayışı bir korku ifadesidir. Adamların anlayışı, hani bir parça var ya "ya benim olursun ya toprağın…" Hiç kimse sizin olmayacak. Yerel basın da ulusal basın da sonuna kadar her türlü demokratik haklarını kullanacaktır. Siz korkmaya devam edeceksiniz" dedi.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürsel Tekin, 17 Aralık soruşturmasında tutuklanan ve ardından serbest bırakılan Rıza Sarraf'ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye kendisine yönelik sözleri nedeniyle tazminat davası açtığının ifade edilmesi ve değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Böylesi bir iktidar ortamında, bu rezilliklere baktığınızda bu kirli işadamının kendisine bu yolu hak bulmasını son derece doğal görüyorum" dedi.

Sarraf gibi işadamlarının sıkı güvenlikle korunduğunu belirten Tekin, ofisinin çevresindeki MOBESE görüntülerinin ya da özel güvenliğe ait kamera kayıtlarının izlenmesi halinde her şeyin ortaya çıkacağını, ofisine kimlerin gelip gittiğinin görüleceğini ifade ederek, gerçeklerin ortaya çıkması için bu kayıtların kamuoyuyla paylaşılmasını önerdi.

Mustafa Balbay da "Ola ki tazminat davasını kazanırsa parayı nasıl gönderelim? Saat olarak mı yollayalım, kutuda mı gönderelim?" diye sordu.

Gürsel Tekin, "CHP'yi işgal et" eyleminin hatırlatılması ve neler yapacaklarının sorulması üzerine de 18 Nisan'dan sonra çok şeyler yapacaklarını söyledi.

TBMM'de Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıyla ilgili soruları da yanıtlayan Tekin, saldırıya ilişkin ellerinde yeni bir bilgi olmadığını, kafalarındaki soru işaretlerinin giderilmediğini, konuyu yakından takip ettiklerini söyledi.

Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu'nun korunmasına yönelik özel bir yaklaşım içinde olmadıklarını belirterek, "Özel bir korunaklılığa ihtiyacımız olmadığını herkes bilsin. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hiç ihtiyacı yok. Ancak suç işleyenlerin, çok özel korunmaya ihtiyacı olduğunu görüyoruz" dedi.

Bir başka soruyu yanıtlarken de Gürsel Tekin, Başbakan Erdoğan'ın Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde yaptığı konuşmayı eleştirdi. Tekin, "Diyanet İşleri'nin de sanki bir AKP il toplantısı gibi davranmasını şiddetle kınıyorum. Önümüzdeki günlerde Diyanet İşleri Başkanını da siyasete bekliyoruz. En önemli kurumumuz denilen Diyanet İşleri'nin de çürümesi hepimizi çok üzmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

Gürsel Tekin, cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin soruları yanıtlarken de CHP'nin adayının anayasaya, hukuka saygılı, 76 milyonun güveneceği bir kişi olacağını, bu profile uyan onlarca insan olduğunu söyledi. Diğer siyasi partilerle bir ittifakın söz konusu olup olamayacağına yönelik bir sonu üzerine ise Tekin, "Yurttaş ittifak edecek" dedi.

    Pazartesi, 14 Nisan 2014 15:36
Yandex.Metrica