"Hukuk kutup yıldızı gibidir. Dünya döner o yerinde durur"

"Başbakan dahil olmak üzere, hayır bunlar yolsuzluk yapmadı denilmedi. Sadece, yok paralel devletti, yok kumpastı falan filan denildi. Bırakın kumpası, evinde ayakkabı kutusunda 4,5 milyon dolar para bulunan bir bankanın genel müdürü, hiçbir şey olmamış gibi bir başka bankanın yönetim kurulu üyesi oluyor. Pes doğrusu."

CNN Türk'ün canlı yayınına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin gazeteci-yazar  Aslı Aydıntaşbaş'ın sorularını şöyle yanıtladı:

Aslı Aydıntaşbaş: İyi günler sayın seyirciler. Karşı gündeme hoş geldiniz. Bugün sıra dışı bir şey yapıyoruz. Bir siyasetçiyi ağırlıyoruz. Gürsel Tekin hoş geldiniz.
Gürsel Tekin:
Hoş bulduk, iyi yayınlar diliyorum.

Aslı Aydıntaşbaş: Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı. Yumrukla başlayalım. Çünkü bir basın toplantısı yaptınız. Profesyonel bir iş dediniz ama detay vermediniz. Tabi ki soru işaretleri var. 3 saat mecliste ne yapmış, niye cep telefonunu bırakmış. Neden, nasıl bilmiş. Ama sizin bildiğiniz başka bir şey var mı?
Gürsel Tekin:
Tabi şimdi elimizde çok sayıda ulaşan bilgiler, belgeler var. Ama  bunların ne kadar sağlıklı olup olmadığını biz bilemiyoruz. Umut ediyorum ki savcılık ciddi bir soruşturma yapacaktır. En azından bizim ya da kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini giderebilecek bu meseleler kamuoyunun da, Cumhuriyet Halk Partisi'nin de rahatlayabileceği bir duruma getirir diye düşünüyorum.

Şimdi polisin ifadelerine baktığımızda sadece sanığa nereden geldin, nereden gittin soruları sorulmuş. Aslında hepimizde çok iyi biliyoruz ki burada kritik sorular var. Örneğin tabi ki mutlaka savcılık soracaktır. Profesyonellik şuradan belli. Gelişi, güzergahı ilk kez... Bakın, parlamentoda 3 yıldır oranın üyesiyim halen koridorları öğrenebilmiş değilim. Zaman zaman şaşırıyorum. İlk kez parlamentoya gelen en stratejik yeri seçiyor.


Aslı Aydıntaşbaş: BDP grubuyla CHP grubunun kesiştiği yeri.
Gürsel Tekin:
Tabi ki. Orada şunu da ifade etmek istiyorum. O anda öylesi bir atmosferde bizler, Sırrı Sakık olmamış olsa bir başka atmosfer yaşanabilirdi.

Aslı Aydıntaşbaş: Sırrı Sakık, ben görüntülerde de gördüm gerçekten olayı yatıştırıyor.
Gürsel Tekin:
Yatıştırıyor o da bilmiyor kim olduğunu. Yani doğal olarak ilk etapta aklınıza bir BDP'li geliyor. Bir BDP'li olabilir ihtimali. BDP'li bizdendir diyebilir. Yani hepimiz o anda bir şok vaziyetteyiz. Yani seçim yeri çok kritik. Getiriyor orayı seçiyor ve o koridoru seçiyor.

İkincisi, TBMM'ye giriyor 3 saat ortada yok.


Aslı Aydıntaşbaş: Yemek yiyormuş, bir takım elbiseli biriyle konuştu diyorlar. Onun kim olduğu belli değil değil mi?
Gürsel Tekin:
Bir polisle sohbeti var kameralarda ama adres mi soruyor, birini mi soruyor bunlar hep soruşturmada sorulması gereken. Çok enteresan mesela şu sorulmamış. Hangi siyasi partiye üyesin ya da herhangi bir siyasi partiye yakınlığınız var mı diye.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama Alperen ocaklarındanım diyor yanıltıyor polisi ilk başta anladığım kadarıyla.
Gürsel Tekin:
İşte demek ki profesyonel bakın nereden vuruyor. AKP’ye üye olduğunu söylemiyor. Bir başka şeyi daha paylaşmak istiyorum. Sizde gazetecisiniz elinizi şöyle bir vicdanınıza koyun. Bütün gazetelere söylüyorum özellikle bugün iktidara yakın olan gazetecilerin tamamına. Birkaç kişinin vicdanına çok güvendiğim için onlara seslenmek istiyorum.

Aslı Aydıntaşbaş: Kim mesela?
Gürsel Tekin:
İsim vermeyeceğim ama yani gerçekten her şeye rağmen vicdanlarına çok güvendiğim orada birkaç gazeteci var. Bunun tersini düşünelim. Kazaren bir CHP üyesi Başbakana, bırakın Başbakanı herhangi bir AKP'liye saldırmış olsaydı vallahi herhalde Türkiye ne olurdu onu da siz tahmin edin.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama AKP'lilerin buna cevabı var. Bekir Bozdağ'a saldırıldı hiçbir şey yapılmadı deniyor.
Gürsel Tekin:
Kim yapacak? Devlet yapacak. Devleti biz mi yönetiyoruz? Verin bize biz çözelim. Bakın şu meselesi 24 saat içerisinde çözebilirsiniz. 24 saat içerisinde. Böylesi bir teknolojide o kadar kolay çözülecek ki. Telefon, mobese sistemleri, kamera sistemleri. Bunların hepsini görmeniz mümkün. Bir iki soru işareti var özellikle sizin aracılığınızla paylaşmak istiyorum.

Bir tanesi; Elmadağ belediye başkanıyla yakınlığı var mı? Onu özellikle soruyorum. Yakınlığı var mı, yakinen tanıyor mu, tanımıyor mu?


 İkincisi; esrar parası bulamayacak kadar aciz bir insanın 48 saat önce banka borcunu kim ödedi?

Aslı Aydıntaşbaş: Peki bunlar önemli sorular. Dün Fehmi Koru buradaydı. Fehmi beyde tabi uzun siyasi tecrübesi olan bir gazeteci. Yani böyle çok güzel formüle etti. Bu tarz dedi hassasiyeti yüksek vatandaşlar vardır dedi ve böyle dönemlerde kulaklarına bazen bir şey fısıldanır dedi. Kulağına bir şey fısıldandı ya da banka borcu ödendi, biri bir şey yaptırdı. Bunun AKP olduğunu niye varsayıyoruz? Çünkü AKP açısından dün Nurettin Canikli diyordu. Yani bizim böyle bir şey yaptırmamızın hiçbir mantığı var mı diyor.
Gürsel Tekin:
Elbette öyle bir iddiamız yok zaten.

Aslı Aydıntaşbaş: Açıkçası niye yaptırsınlar. Hem de adam üye çıktı, yani onlar için utandırıcı bir durum. Zaten seçimi kazanmışlar, beklemedikleri bir sonuçla kazanmışlar. Niye böyle bir şey yaptırsınlar?
Gürsel Tekin:
Bizim böyle bir iddiamız yok. Bunu AKP yaptırdı falan demiyoruz. Ama kim yaptırmış olursa olsun çok sağlıklı araştırılması gereken bir olaydır. Bu çok böyle klasik, münferit, işte hassasiyeti yüksek, milliyetçi duyguları yüksek bir insanın yapmış olduğu eylem değildir. Geçmiş yıllarımıza da baktığınızda bu manzaralar hep yaşanmıştır. Benzer unsurlar kullanılmıştır. Yani işte Hrant Dink olayı ve faili meçhul cinayetlere baktığımızda benzer olaylar. Genelde bu nitelikli insanlar kullanılır. Önemli olan bunlar değildir. Bunların arka planının araştırılıp sonuçlandırılması lazım.

Aslı Aydıntaşbaş: Niye dün ismen Melih Gökçek'ten söz ettiniz? Bir şey mi biliyorsunuz?
Gürsel Tekin:
Hayır. Gazeteci bir arkadaşımız şu soruyu sordu. Gökçek siyasilere suikast yapılacağını biliyorsunuz kamuoyuna ilan etmişti seçim öncesi. Bende eğer böyle bir siyasetçi kamuoyuyla çok önemli bir iddiayı paylaşıyorsa iki nedenden olabilir. Bir tane elinde bilgi olabilir, belge olabilir. Acaba bu bilgiler, belgeler var mı? Elbette bunlar sorulması gereken olaydır yani.

Aslı Aydıntaşbaş: Onun dışında bu şahısla Orhan Övet’le Melih Gökçek arasında ya da Melih Gökçek'le ilişkili karakterler arasında bir ilişki olduğuna dair bir tespitiniz var mı?
Gürsel Tekin:
Hayır hiçbir tespitimiz yok şuanda. Yani elimizde somut bir tespit yok.

Aslı Aydıntaşbaş: Peki dün yapılan yorumlardan biri, Fuat Avni'de yaptı bunu ama tabi siyasetçilerde yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi ve milliyetçi taban arasında olası bir yakınlaşmanın önünü kesmek gibisinden bir teori ortaya atıldı. Var mı aslı astarı?
Gürsel Tekin:
Hiç katılmıyorum. Yani böylesi klasik üçüncü sınıf bir provokasyonla böyle bir şey yaratmak mümkün değil. İkincisi, bunu özellikle bu Cumhurbaşkanlığı süreci içerisinde maalesef gazeteci dostlarımız, arkadaşlarımız akşamları bende izliyorum hep yanlış değerlendiriyoruz. Bir kere armutla elmayı hep karıştırıyoruz. Seçim yerel seçimle bir genel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimi çok farklı seçimlerdir.

İkincisi, bu hassasiyet sadece...


Aslı Aydıntaşbaş: Çok ilginç bir şey söylediniz şuanda. Neden Başbakanda geçen gün aynı metaforu kulandı, aynı argüman için elmalarla armutlar karşılaştırılıyor dedi.
Gürsel Tekin:
Başbakanda karıştırıyor oraya da geleceğim şimdi. Birinci bu. İkincisi, bu hassasiyet sadece Cumhuriyet Halk Partisi ve MHP'nin hassasiyeti değildir. Bu hassasiyet içerisinde olan AKP'li seçmenler var. Bu hassasiyet içerisinde olan BDP'li seçmenler var. Bu hassasiyet içerisinde olan her yurttaşımız var. Nedir bu hassasiyet? Herkesin güven duyabileceği, bu kadar korkunun yaratıldığı bir ortamda asgari evet sıkıştığında başvurabileceğin bir mekanizma olsun. Nedir orası? Cumhurbaşkanlığı mekanizması. Kim olmalı? Herkesin güvencesi olmalı. Herkesin güvencesi olabilecek aday konusunda birinci turda seçilebileceği inancı içerisinde değilim. Efendim yerel seçimde şöyle aldık, genel seçimde şöyle aldık falan. Bunlar tamamen hiç birbiriyle benzeşen işler değildir. Örneğin belediyeleri tek tek zamanınız varsa ele alabiliriz. Mesela birçok belediyeler o kadar rahat oy geçişleri var ki seçmen gerçekten çok duyarlı. Mesela Eskişehir'de normal 2011'i baz alırsanız AKP'nin belediyeyi kazanması lazım.

Aslı Aydıntaşbaş: Şimdi bir dakika Cumhurbaşkanlığında duralım. Herkesin üzerinde hemfikir olabileceği, güvenebileceği başka bir figür tabi Cumhurbaşkanlığı. Parti lideri, başbakan gibi değil ama yani birazcık da siyasetin realitesi var 30 Mart sonrası değil mi? %43, 44, 45 hangi hesaba göre bakarsanız almış bir AKP var ve gördüğüm kadarıyla iktidar partisinden insanlar son derece rahat. Tayyip Erdoğan’ı birinci turda seçtireceğiz diyorlar. Kürtler ise BDP deyim ve HDP valla bize CHP – MHP ittifakının verebileceği hiçbir şey yok. Biz ilk turda kendi adayımızı çıkartırız ama yani ikinci turda destek verebiliriz havasındalar. Haliyle yani biraz hayal dünyasında mı yaşıyorsunuz?
Gürsel Tekin:
Hiç hayal dünyasında yaşamıyoruz. Aslında Kürtler meselesinde de birkaç cümle etmek istiyorum. Türkiye'de en politize seçmen Kürtlerdir. Doğal olarak 30 yıllık bu siyasal süreç, faili meçhul cinayetler, köy boşaltılmaları falan filan derken daha çok politize olmuş. Yani Kürtleri böyle bir sadece BDP temsil ediyormuş şeyi de çok yanlış. Doğru değildir yani.

Aslı Aydıntaşbaş: Birde iktidar partisine gidiyor oyları. Realite o ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne gitmiyor.
Gürsel Tekin:
Akdeniz'in batıda, Ege'de milyonlarca Kürt var. Yani bu Kürt seçmenlerin kontrolü kimde? Yok öyle bir şey.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama CHP'de değil.
Gürsel Tekin:
İtiraz etmiyorum CHP'de de değil elbette. Ama onlarda en azından BDP'li kadar, CHP'li kadar, AKP'li kadar siyaseti yakinen takip eden insanlardır. Bir Türk işadamı burada bu baskılardan ne kadar rahatsızsa bir Kürt işadamı da o kadar rahatsızdır.

Aslı Aydıntaşbaş: Siyasi baskılar ekonomi üzerindeki.
Gürsel Tekin:
Tabi hem ekonomik, hem siyasi baskı. Yani örneğin bir işadamına sadece insani duygularını ifade ettiği için Başbakanın o tavrından dolayı benim yakinen bildiğim birçok Kürt işadamı geçmiş dönemde AKP'ye oy vermesine rağmen çok şiddetli tepki gösterdi. Yani insanlar koyun falan değildir. Yerel seçim tamamen hizmete dayalı bir seçim olmuştur.

Aslı Aydıntaşbaş: Yerel seçim tamamen şimdi cumhurbaşkanlığına döneceğiz ama biraz...
Gürsel Tekin:
İstanbul'u muaf tutuyorum tabi.

Aslı Aydıntaşbaş: Biraz yerel seçim konuşalım. Çünkü Sedat Ergin salı günkü yazısında iki hesabı da verdi. İki ayrı hesaplama yöntemi var. Birinci yönteme göre AKP 43.3, CHP 25.6 yani kusura bakmayın ama tamamen yerinde sayma tablosu 2011'e kıyasla. İkinci yönteme göre AKP 45.6, CHP 27.8. Her durumda bu kadar büyük skandal, bu kadar büyük soruşturma, kriz, twitter kapandı, dünya inliyor yani CHP'nin aldığı bu sonuç özür dileyerek söylüyorum ama başarısızlık ifade ediyor.
Gürsel Tekin:
Elbette bunu hiçbir zaman başarı olarak biz değerlendirmedik. Yani onu hemen ifade etmek istiyorum. Sayın Genel Başkanımızda bunu çok açık yüreklilikle yaptı ve şunu da söylemek istiyorum. Ben CHP'de 30 yıldır siyaset yapıyorum 5 tane Genel Başkanla çalıştım. Ortalama 20 saat çalışan bir tek Genel Başkanla karşılaştım o da Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu'ydu.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama eski CHP %25, Kemal bey 20 saat çalışıyor yeni CHP %25 ya da 26.
Gürsel Tekin:
Ama şunu söyleyeyim bu çok önemli. Bakın, siyasi değişimler, siyasi geçişler hep iki noktada olmuştur. Ya Türkiye'de kritik süreçler oluşmuştur, ekonomik krizler oluşmuştur. Seçmeni etkileyen temel unsur ekonomidir. Birinci öncelik ekonomi. Dünyanın her yerinde öyledir. Sadece Türkiye'de değil.

Aslı Aydıntaşbaş: Peki durun orada. Çok haklısınız ve bende seçimden hemen önceki yazımda AKP oyları niye düşmüyor diye bir analiz yaptım. Çünkü tablo netti. Yani işte hizmet, sosyal yardım, engelli yardımı, şu yardımı, bu yardımı, belediye hizmetleri vs. insanlar AKP'de gördüklerini Cumhuriyet Halk Partisi'nde bulamadılar.
Gürsel Tekin:
Belediye hizmetlerini bir taraftan tutmamız lazım. Çünkü belediye konusunda çok ciddi sorunlar var onu konuşabiliriz.

Aslı Aydıntaşbaş: Peki ama yani vatandaş sizin gibi düşünmüyor. Ekonomi dediniz en belirleyici olan. Ama kampanyanızı bunun üzerine kurmadınız.
Gürsel Tekin:
Aslında kurduk kurmaz değiliz. Bakın sizde gazetecisiniz, gazeteci tekniğini bilirsiniz, televizyonları bilirsiniz. Sayın Genel Başkanımızın ben 50 tane mitingine katıldım. İnsanlar zannediyor ki sadece o tapedeki yolsuzlukları anlattı. Düşünün Tokat'a gidiyorsunuz Tokat'ın meselelerini anlatıyorsunuz. Çorum'a gidiyorsunuz, Ardahan'a gidiyorsunuz, Kars'a gidiyorsunuz orayla ilgili bütün bunlara baktığınızda tarım, hayvancılık, çiftçilik, ekonomi, bunların hepsi anlatıldı. Ama basınımızın, medyamızın birinci önceliği bunlar olmadığı için doğal olarak sürekli bu tapeler ya da bu yolsuzluklar öne çıkınca sanki CHP'nin bu konuda söyleyebileceği bir şey yokmuş gibi. Şunu haksızlık yapmadan, bazen bize çok ciddi haksızlık yapılıyor onun farkındayım. 2011, 2010 yılında Sayın Genel Başkanımız aynı zamanda ekonomiden gelen bir insandır. Gerçekten bugün ekonomi piyasasına sorduğunuzda bu meseleleri en iyi kavrayabilecek insanda Sayın Genel Başkanımızdır.

Aslı Aydıntaşbaş: Bürokrasiden gelen.
Gürsel Tekin:
Tabi. Devleti bilir, bürokrasiyi bilir, hesap uzmanıdır parayı bilir. Bütün bunlar ve bilirin ötesindedir yani o camiada herkes bilir.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama Tayyip Erdoğan'ın kurduğu imaj Kemal Kılıçdaroğlu imajına, o algıya hapsoldu. O algıda evet memur, iyi bir memur belki, dürüst bir insan ama hani sonuç olarak Türkiye’de büyük projeler, büyük yollar, kalkınma, hamleler, işte vatandaşa yardım, sosyal hizmet. Bunu ben yapabilirim ancak dedi Başbakan ve insanlar AKP'yle ilgili bütün yoklamalar gösteriyor ki yolsuzluk olduğuna inanıyorlar. Ama sonuçta yolsuzluk var ama çalıyorlar ama işte yapıyorlar mantığı seçmen nezdinde yankı buldu.
Gürsel Tekin:
Aynen. Bu Türkiye'de olup biten yolsuzluklar konusunda vatandaşlarımızın %85'i en az benim kadar farkında.

Aslı Aydıntaşbaş: %80'e yakın bir rakam çıkıyor.
Gürsel Tekin:
%85'i en az sizin kadar farkında. Ama şöyle bir durum var. Maalesef tabi çürümüş bir sistem. Aslında bütün bu sistemi sorgulamamız lazım. Ama ne yazık ki, bugüne kadar sistem sorgulanabilmiş değildir.


Aslı Aydıntaşbaş: Ama insan malzemesini değiştiremeyeceğimize göre Cumhuriyet Halk Partisinin bir alternatif yaratması...
Gürsel Tekin:
İnsan malzemesine göre sistem kuramazsınız. İnsanı sisteme uydurursunuz. Şuanda gelişmiş bütün ülkelere baktığımızda hiç kimse siyasilerle meşgul değildir. Daha çok iyi bir sistemle. İyi adam, kötü adam devri bitmeli. İyi sistem, kötü sistem. İşte Obama yani müsaade ederseniz bunu bir okumak istiyorum. Şimdi önümüzde bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bu sistem içerisinde cüppeli Ahmet seçilmiş önemli değil. Beni çok ilgilendirmez. Eğer gerçekten bir hukuk sistemi evrensel kurallar oluşmuşsa herhangi bir işadamı, herhangi bir vatandaş kaygı duymayacaksa kim seçilirse seçilsin bunun ne önemi var. Ama budar arızalı bir sistemde doğal olarak da...

Aslı Aydıntaşbaş: Ortada sistem arızalı. Bakın bu anayasa mahkemesiyle ilgili şimdi iktidar partisinin başlattığı taarruz utanç verici. Demokrasi, herhangi bir ülkede demokrasi. Ve bunun kalemşörleri, ideologları oluşu gerçekten insanlara Avrupa tarihinden tatsız sayfaları hatırlatıyor ama yani iktidar partisinin otoriterleşme eylemi neredeyse anayasa mahkemesini kapatacaklar ve buna da kılıf bulacak köşe yazarları var yani bugünkü gazetelerde. Pes diyoruz artık. Ama...
Gürsel Tekin:
Ben tarihe dip not düşsün diye bir şey söylemek istiyorum. Özellikle son dönemlerde hukukun ayaklar altına alındığı ama en önemlisi her şeye rağmen anayasa mahkemesi hepimizin tepki gösterebiliriz, eleştirebiliriz ama saygı duyabileceğimiz başka bir mekanizma yok. Bununda iktidar tarafından böylesine olası anayasa mahkemesi başkanı cumhurbaşkanı adayı olabilir ihtimali üzerinde bu tartışmalar oluyor. Bakın, düne kadar Sayın Gül'de Gül çocuktu, şimdi bakıyorum bugün ciddi saldırılar var. Böyle otoriter, tek adam, biz istediğimizi yaparız falan anlayışı. Ama şunu unutmamalı. İktidar yetkilileri şunu çok iyi bilmeli ki gazetecileri, yandaş gazeteciler dahil. Hukuk size de lazım. Sizi biz bile kurtaramayız.

Aslı Aydıntaşbaş: Bence yandaş gazetecilerden bir bölümü şimdi sağlam kalemler var iktidarı destekleyen, gerçekten de hani demokrasiyi içselleştirmiş ve bu hareketin içinden gelmiş yani damdan düşmüş, geçmiş dönemlerdeki sıkıntıları yaşamış ve özgürlüğün değerini bilen insanlarda var. Birde sonradan monte edilmiş arkadaşlar var ki onlar Başbakan o gün ne derse onun gerekçesini yazıyorlar. Şimdi yani anayasa mahkemesi kararını bugün 367'ye benzeyen yani anayasa mahkemesinin kararı çok sarih ve iç hukuk yolları konusunda dahil olmak üzere evrensel hukukla Türk yasaları çeliştiği zaman nasıl temel hak ve özgürlükleri evrensel hukuk kuralları örnek alacağını anlatıyor. Fakat bugünkü köşe yazarlarına bakıyorum tam anlamıyla hükümete yakın isimler. Bazıları anayasaya mahkemesine yaylım ateşi başlatmış vaziyette. Ama bu bir demokrasi mücadelesi değil. Bu bir güç mücadelesi. Sizde bu güç mücadelesindesiniz ve bu güç mücadelesinde güç AKP lehine işliyor sürekli.
Gürsel Tekin:
İşlemeyecek buna emin olun.

Aslı Aydıntaşbaş: Neye dayanarak emin olayım?
Gürsel Tekin:
Neye dayanarak. Tabi ben burada bir başka şey daha söylemek istiyorum. Belki de bugün iktidarın ya da iktidara yakın olan insanların böyle bir kampanya götürmesi kendi açılarından çok doğru. Niçin doğru? Bir; gerçekten olağan yani hukuk sisteminin işlediği bir ortamda bakanlar kurulunun 3/1'inin suçüstü yakalandığı, siyasetin bu kadar kirlendiği, suç unsurlarının bu kadar büyüdüğü bir dönem görülmemiş. Ne dünyada var, ne de Türkiye'de var.

 Şimdi mesela çok tartışılır, konuşulur. Efendim hiçbir siyasi Başbakan dahil olmak üzere hayır bunlar yolsuzluk yapmadı demediler. Sadece ne dediler? Yok paralel devletti, yok kumpastı falan filan. Bu başka bir şey. Bırakın kumpasını siz örneğin en azından gerçekten bazen düşünüyorum vicdanım sızlıyor. Bir banka genel müdürünün evinde ayakkabı kutusunda 4,5 milyon dolar para bulunuyor ve bu adam hiçbir şey olmamış gibi bir başka bankanın yönetim kurulu üyesi oluyor. Pes doğrusu.

Aslı Aydıntaşbaş: Ve oldu tamam. Ama oldu.
Gürsel Tekin:
Bakın bu meseleleri hiçbir rey kurtarmaz. İktidar belki bunun farkında değildir. Unutmasınlar bu toplumun bir vicdanı var. Size oy verenlerinde bir vicdanı var.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama sonuç ortada. Yani şu ya da bu şekilde insanlar ayakkabı kutusundaki parayı görmezden gelmişler ya da %45 diyelim.
Gürsel Tekin:
Doğru %73 aldı diyelim itiraz etmiyorum. Hadi %45'ten…

Aslı Aydıntaşbaş: O zaman bir bardak soğuk su içmek dışında yapacak bir şey yok.
Gürsel Tekin:
Yargıyı işletmeyelim değil mi yani suç...

Aslı Aydıntaşbaş: İşletmiyorlar. Anayasa mahkemesini kapatacaklar neredeyse.
Gürsel Tekin:
Şunu müsaade edin bir okuyum ne olursunuz. Kamuoyu da çok merak edebilir. ABD Başkanı Obama ABD tarafından sığınma talebi reddedilen ve Boston'da devletin geçim sıkıntısı çekenler için yaptırdığı konutlarda yaşayan halası Onyango…

Aslı Aydıntaşbaş: Kenyalı bir halası vardı değil mi? Boston'da fakir evinde bulundu. Obama seçime giderken galiba.
Gürsel Tekin:
2000 yılında seçime giderken. Ve bu mülteci olarak talep etti ve mülteci olarak da yargıda reddedildi.

Aslı Aydıntaşbaş: Mülteci iltica talebi vinkart başvurusu herhalde evet.
Gürsel Tekin:
Ama hukuk Obama'ya yakınlığı olduğu için Afrika'ya dönerse herhangi bir can güvenliği sorunu olabilir ihtimaliyle sığınma evine aldı. Burada bakın, hukukun aldığı kararlara bakın. Obama burada müdahale edemez miydi? Halası sığınma alamadı, yoksullar için tahsis edilen konutta yaşadı, Obama sığınma verin veya villa tahsis edin demedi.

Aslı Aydıntaşbaş: Mümkün değil Amerika'da.
 Gürsel Tekin: Edemez. İşte benimde istediğim sistem hiç kimsenin bireylerin, kişilerin, siyasetçilerin müdahale edemeyeceği bir hukuk sistemi. Nasıl ki İngiltere...

Aslı Aydıntaşbaş: Ama böyle bir demokrasi yok karşımızda. Maalesef gittikçe de hukuk sistemi gerçekten güç üzerine şekilleniyor.
Gürsel Tekin:
Alman Cumhurbaşkanı % kaçla seçilmişti? Efendim ben %65’le seçildim ne demek ben hesap mı vereceğim dedi mi? Aslanlar gibi gitti istifa etti, istifa ettikten sonra Alman yargısına hesap verdi geçen bir ay öncede aklandı. Şimdi böyle bir şey olabilir mi? Ben %60 aldım, %45 aldım efendim hırsızlıklarımın üstüne yatacağım. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu insanen, vicdanen, dinende kabul edilmez. Yani bizim bırakın hukuku din hukukumuz buna müsaade etmez.

Aslı Aydıntaşbaş: Çok haklısınız. Ama bakın, Rusya'da da durum böyle. Türkiye artık tam teşekküllü bir demokrasi olarak sayılmıyor dünyada, raporlarında yarı demokrat bir ülke sayılıyor ve buradaki en önemli unsurlardan biri yargı, yargının politize olması. Aslında bütün dünya uluslararası camia deyim 2010 referandumundaki reformları destekledi ve kağıt üzerinde reformlar önemli. Yani anayasa mahkemesinin seçim sürecinin daha şeffaflaşması, çeşitlenmesi. Aynı şekilde HSYK, aynı şekilde Yargıtay. Bunlar kötü unsurlar değillerdi ama şuan gelinen noktada iktidar partisinin HSYK'dan başlayarak yargı üzerinde bunun bir ileri aşaması kuşkusuz Yargıtay'ı dizayn etmek olacak, Danıştay'ı dizayn etmek olacak. Bunlar herkesin gözü önünde. Siz bana diyorsunuz ki olmayacak. Rusya’da oldu, burada niye olmasın?
Gürsel Tekin:
Bütün bu korkularından bunu yapıyorlar. Korkmasınlar. Hukuka inansınlar. İnanın çok korkuyorlar. Şimdi zaman zaman vatandaş sokakta karşılaştığım vatandaşların şöyle bir tereddütleri var. Ne olacak şimdi? Vatandaş korkmayacak…

Aslı Aydıntaşbaş: Sorun şu anlatamadım derdimi. Vatandaşın bundan şikayeti yok belli ki. Yani vatandaş çoğunluk üzerine kurulu bir yasama, yürütme, yargı ayrımının, kuvvetler ayrılığının biraz zedelendiği ve çoğunluğun gücünün yeteni, gücü gücüne bir demokrasiye razı gibi gözüküyor.
Gürsel Tekin:
Hayır aslında tam da öyle değildir. Tabi aslında demokrasi dediğiniz birincisi vatandaşın temel beklentisi önce demokrasi değildir. Ekonomik özgürlüktür. Yani insanların bu kadar sefalet içinde olduğu, yoksullukla boğuştuğu bir dönemde birinci önceliği elbette demokrasi olmaz. Demokrasi bizim için birinci öncelik olabilir. Ekonomik özgürlüğünü kazanmış insanlar için olabilir. Halen 250 liraya mahkum olan bir kadında niye demokrasiye sahip çıkıyorsun demekte çok doğru bir tespit değildir.

İkincisi, bütün buna rağmen ben karamsar değilim. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de çok şey değişecektir. Cumhurbaşkanlığı konusunda vatandaşın sağduyusuna çok güveniyorum. Çünkü çok sayıda ben 81 ili iki kez dolaşan bir siyasetçiyim. Birçok AKP'li seçmen siyasetçiyi de tanırım. Onlarda gerçekten bu gidişattan çok rahatsız. Bu kadar olumsuzlukları baskıcı, ben bilirim, ben yaparım, ne diyorsam o olur. İkincisi; anayasa mahkemesi Cumhurbaşkanına da bir eleştirim var. Bakın çok kritik özellikle 17 Aralıktan sonra hakim ve savcılara yapılan operasyon konusunda anayasa mahkemesinin, Cumhurbaşkanının suskun kalması bütün olup bitenlerin suç ortağı olarak değerlendiriyorum. Her şeye konuşuyorlardı. Bu kadar kritik bir dönemde konuşulmaz mı?


Aslı Aydıntaşbaş: Cumhurbaşkanı anayasayla çelişen noktaları aslında belirledi ve anladığım kadarıyla bir değişiklik talep etti. Mecliste yapıldı, bazı istekleri gerçekleşti ama ondan sonra evet imzaladı. İmzalaması aynen gelecekti düşüncesiyle imzaladı. Top anayasa mahkemesinde. Ne yapacaklarını bilmiyorum ama bence anayasa mahkemesinin twitter yüzünden bu kadar yaylım ateşine tutulması aslında HSYK kararını veto etmesini engellemek için. Yani anayasa mahkemesi şuanda ciddi baskı altında tutuluyor. Normal bir demokraside ne olur? Normal bir demokraside zaten anayasa mahkemesinin meşruiyeti tartışılmaz. Amerika'da dediniz ben Amerika'da 10 yıl yaşadım. Anayasa mahkemesi yani kutsal kitap gibi ve toplumun tüm kesimlerinin saygı duyduğu bir kurum.
Gürsel Tekin:
Hukuk kutup yıldızı gibidir. Böyle bir şey olamaz yani. O sürekli yerinde durur. Dünya döner o yerinde durur. Anayasa mahkemesi dediğinizde budur ya da hukuk sistemi dediğiniz budur. Birincisi bu. İkincisi başka bir şey var. Aslında bu saldırı psikolojik bir saldırı. Anayasa mahkemesinin başkanı, üyeleri vicdanlarıyla cüzdanları arasında sıkışmayacaklar. Önemli bir karar alacaklar. HSYK'yla ilgili geriye dönük mü? Nasıl bu karar? Aslında kararın bu baskının temel nedeni de birazda bu.

Aslı Aydıntaşbaş: Aynen öyle. Peki Haşim Kılıç'ın ismini siz telaffuz ettiniz.
Gürsel Tekin:
Nereye?

Aslı Aydıntaşbaş: Biraz önce dediniz bütün bu yaygaranın bir sebebi de Haşim Kılıç'ın potansiyel bir cumhurbaşkanı...
Gürsel Tekin:
Olabilir evet potansiyel aday olabilir.

Aslı Aydıntaşbaş: Nasıl bakıyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi açısından? Sizin adayınız mı?
Gürsel Tekin:
Benim kafamda adayım var kişisel olarak sorarsanız.

Aslı Aydıntaşbaş: Kim?
Gürsel Tekin:
Cumhuriyet Halk Partisi koskoca 90 yıllık bir siyasal süreci olan pırıl pırıl, gerçekten siyasal duruşuna ve vicdanına güvenebileceğimiz çok sayıda insan var. Bu benim kişisel şeyim. Ama tabi ki Genel Başkanımız haklı olarak çok doğru bir tarif yaptı. Herkesin Cumhurbaşkanı olabileceği, sadece bir siyasi partinin Cumhurbaşkanı değil, bütün siyasi partilerin, bütün mazlumların, bütün haksızlığa uğramış insanların güven duyabileceği bir adayın olması elbette bizim arzumuzdur.

Aslı Aydıntaşbaş: Açık bir şekilde sağa da hitap eden bir aday olması gerekiyor.
Gürsel Tekin:
Vicdanlara hitap etsin sağa sola değil.

Aslı Aydıntaşbaş: Peki gerçekten Haşim Kılıç seçeneğini değerlendiriyor mu, böyle bir nabız yokladınız mı?
Gürsel Tekin:
Hayır partide konuşulmuş bir şey değil. Biz tabi kamuoyuna yansıyan kısmıyla anayasa mahkemesi başkanının da böyle bir düşündüğü, Sayın Gül. Hatta kritik kriz olursa Sayın Cemil Çiçek ismi dolaşıyor parlamentoda. Bunlar böyledir biliyorsunuz bazen. İzleyeceğiz daha çok şey önümüzde.

Aslı Aydıntaşbaş: Meral Akşener?
Gürsel Tekin:
Meral Hanımın ismi dolaşıyor kamuoyunda tartışılıyor. Ama Meral Hanımla ilgilide özellikle MHP'li yöneticilerin...

Aslı Aydıntaşbaş: Çok sıcak bakmadığı doğru mu?
Gürsel Tekin:
Evet demeçleri çok beni şaşırttı geçen gün.

Aslı Aydıntaşbaş: Devlet Bahçeli çok netti iki gün önce grup konuşmasında. Dedi ki, yani bir dakika öyle kendi kendinize gelin güvey olmayın ortak konusunda. O size bir mesajdı doğruyu söylemek gerekirse. Yani ben biraz amiyane ifade ettim ama ben öyle okudum grup konuşmasındaki ortak aday konusundaki. Ham dedi bu tarz tartışmaları ham ve çiğ olarak yorumladı.
Gürsel Tekin:
Pişmişini kendisi talep etsin bilmiyorum bizde hamı var şu anda.

Aslı Aydıntaşbaş: Elmadağ Belediye Başkanı aramış, ismini rica edeceğim arkadaşlardan beyefendinin ama bu şahısla yani Orhan Övet'le herhangi bir ilişkisi olmadığını, Elmadağ'da herkesi tanırım ama bu şahsı tanımıyorum demiş. Onu da iletelim.
Gürsel Tekin:
Sorun yok.

Aslı Aydıntaşbaş: CHP içinden çıkabilir dediniz ama bugün Emre Uslu'nun yazısında şöyle bir unsur var. Bir gerçeği kabul edelim. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Alevi kimliği ve CHP'nin tarihsel geçmişi muhafazakar seçmeni CHP'den uzak tutan en önemli iki gerekçe. Ancak CHP bunlardan ilkini, yani Kılıçdaroğlu'nun Alevi kimliğine ilişkin çekinceleri büyük ölçüde aştı. Önce bunu soruyum doğru mu?
Gürsel Tekin:
Ben şeyi çok merak ediyorum. Muhafazakar seçmen kimdir, nedir yani muhafazakar? Benim rahmetlik babam muhafazakardı. Hak yemezdi, hırsızlık bilmezdi, yalan konuşmazdı. Bütün bu kriterler işte Kılıçdaroğlu'nda var. Ne ararsan. Ben Sayın Kılıçdaroğlu'yla ilgili özellikle kamuoyunun bilmesi açısından eski bir AKP milletvekili ve uzun süre Devlet Denetleme Kurulunun Başkanlığını yapmış bir şahsiyetin Sayın Kılıçdaroğlu'yla ilgili yazmış olduğu yorumları bütün AKP'liler okusun.

Aslı Aydıntaşbaş: Peki bu yazıdan devam edebilir miyim?
Gürsel Tekin:
Tabi edebilirsiniz.

Aslı Aydıntaşbaş: Emre Uslu'da diyor ki, Kılıçdaroğlu'nun Alevi kimliği bir sorun teşkil etmiyor artık diyor. Ben emin değilim. Çünkü bazı bölgelerde gerçekten AKP bunu çok kullandı.
Gürsel Tekin:
Kullanıyor ama buna rağmen ettiğini zannetmiyorum yani.

Aslı Aydıntaşbaş: 2010'da kullandı, 2011'de kullandı ve İç Anadolu'da etkili olduğunu düşünüyorum. Ama tabi sizin araştırıyorsunuz, ediyorsunuz, nabız tutuyorsunuz onu bilmiyorum. Asıl sorun tarihsel nedenlerle CHP'nin muhafazakar seçmen ile bir türlü kuramadığı doğru ilişki. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni CHP açılımı ile CHP muhafazakar seçmene ulaşmak istiyor. Ancak bu konuda atılan adımlar ve geliştirilen stratejiler yetersiz. Türkiye'nin barış içinde birlikte yaşaması için CHP'nin muhafazakar seçmenden nasıl oy alacağını adam akıllı masaya oturması lazım. Bu 4 yıl öncede yazılabilirdi. Yani 4 yıl sonra aynı noktada mıyız?
Gürsel Tekin:
Hayır aynı noktada değiliz.

Aslı Aydıntaşbaş: 4 yıl öncede yazıldı benzer yazılar.
Gürsel Tekin:
Bakın, CHP'de çok şey değişti. Aslında parça parça değiştiği için belki...

Aslı Aydıntaşbaş: Oy oranı değişmedi.
Gürsel Tekin:
Efendim hiç önemli değil. Patates ekseniz bile 6 ay sonra biçiyorsunuz. Aslında tarihsel olarak çok oraya katılmıyorum ama tarihsel olarak şöyle bir algı var. Çok kısa tarihimizde örneğin orta yaş insanları işte 80 öncesi kıtlık dönemi halen hafızalarında var. Bunu kabul etmek lazım. Yani herkesin kafasındaki kalıcı olan ekonomidir. Yine 2001 ekonomisi her ne kadar bizim dışımızda da olsa rahmetlik Ecevit tabi ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin sembolik Genel Başkanıydı. Halen o korkular, o şeyler var. Bu bizim fark ettiğimiz, gördüğümüz.

İkincisi, tabi uzun süre biz, biz özeleştiride yapacağız. 20 yıl ne yazık ki özellikle 12 Eylül'den sonra 12 Eylül öncesi CHP'ye baktığınızda 12 Eylül öncesi CHP’nin en çok oy aldığı oralardır. Şimdi diyor ya muhafazakar. En çok orada. Niye orada alıyordu? Çünkü şundan alıyordu. Sayın Ecevit’in hem politikası ekonomiyle ilgili, işsizlikle ilgili, yoksullukla ilgili ve aynı zamanda 80 öncesi örgütlü bir toplumdu. Yani 44 milyon nüfusumuzun 8 milyonu örgütlüydü. 2,5 – 3 milyon sendikalı işçi vardı. Şimdi sendikaya bakın, sendika ilan vermiş dik dur. Dik dur bizi daha çok çal. Böyle bir sendika olur mu?


Aslı Aydıntaşbaş: Bakın, temel teşhiste size katılmıyorum. Şöyle ki, bende iyi kötü geziyorum Anadolu'da ve şunu görüyorum. Yani bu gelir en düşük %15, en düşük %20 diyelim. Bunun içinde bir orta sınıflaşma var ve insanlar temelde haklısınız bu seçim sonuçları ekonomik okumak lazım ama durumlarının o kadar da kötü olmadığını düşünüyorlar. Siz çıkıp diyorsunuz ki, durumunuz çok kötü, çok fakirsiniz, bunlar size sadaka veriyor vs. O diyor ki, ben 10 yıl önce...
Gürsel Tekin:
Daha iyisine biz ikna edememişiz. Aslında kötü değil demek şey değil kötü. Yani sonuç itibariyle bu sosyal politika dediğimiz işte bizim tam da aile sigortası dediğimiz sosyal devlette olması gereken vatandaşa...

Aslı Aydıntaşbaş: Bunun benzerleri var. Dul yardımı var, engelli yardımı var, kız çocuk yardımı var, çocuk yardımı var, yoksulluk yardımı var.
Gürsel Tekin:
İtiraz etmiyorum. Bunları ayakta tutan...

Aslı Aydıntaşbaş: Mesela hiç Kemal Bey'den şunu duymadım. İktidara gelirsek bu yardımları devam ettireceğiz hatta arttıracağız.
Gürsel Tekin:
Bir milyon kere söyledi. Ama bu şu değildir. Yani böyle bir aspirin tedavisiyle yani kaymakamlık fonundan 200 lira al, belediyeye git 50 lira al. Bu insan onuruna yakışan bir tablo değildir. Sosyal devlette olması gereken devlet memuru gibi, devletin işçisi gibi bunun maaş almasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak aile sigortası dediğimiz bu. Dünyanın her yerinde uygulanıyor. Yani Almanya’daki işsiz Türk bu muameleyi mi görüyor? Belediyeye git 50 lira mı al diyorlar? Hayır diyor kardeşim ben sana iş bulana kadar sen işsizlik fonundan bu maaşı alacaksın diyor.

Aslı Aydıntaşbaş: Ama beni değil insanları, ben size katılıyorum ama insanları ikna etmeniz lazım.
Gürsel Tekin:
İkna edilir, ben ikna ederim.

Aslı Aydıntaşbaş: Çok temel bir sorun var. Sarıgül yanlış aday mıydı? Kime sorduğumun da farkındayım. Siz bu konuda zaten muhalif durdunuz ama şimdi bir seçim sonrası değerlendirme.
Gürsel Tekin:
İzin verirseniz, ben böyle bir soru geleceğini biliyordum. Şu harita, şu haritaya baktığınızda hani 17 Aralık hikayeleri falan söylenirdi ya bu haritada 100 milyar dolar yolsuzluk var. Bu İstanbul haritası 100 milyar dolar. Hayır burada ben aksini iddia ediyorum diyecek bir babayiğit varsa gelsin sizin programınıza ben tek tek anlatayım.

Aslı Aydıntaşbaş: Bu sorunun cevabı bu mu?
Gürsel Tekin:
Oraya geleceğim. Şimdi bütün bu çalışmayı 2 yıl önce sadece kamuoyuyla paylaşmadım ve Sayın Başbakanın kendisine mektupla gönderdim.

Aslı Aydıntaşbaş: Hatırlıyorum onu İstanbul’un rant haritasını çıkardınız.
Gürsel Tekin:
Şimdi oradan niye buraya geldim? Bütün bu olumsuzluklara rağmen mesela Topba'’ın bir projesi var mıydı aklınızda kalan bir proje var mı? Ya da herhangi bir belediye başkanının?

Aslı Aydıntaşbaş:  Yani Topbaş değildi ki aday Tayyip Erdoğan'dı İstanbul'da. Ve aklımda kalan proje var. Kanal İstanbul, Marmaray, 3.köprü ve bunlar insanları heyecanlandırıyor.
Gürsel Tekin:
Aslı Hanım kimi heyecanlandırıyor Allah'ınızı severseniz.

Aslı Aydıntaşbaş: Seçmeni heyecanlandırıyor.
Gürsel Tekin:
Şu Ayamama deresinde bakın hemen burnunuzun dibinde Ayamama deresinde 36 tane insan hayatını kaybetmiş. Siz Ayamama deresini ıslah edememişsiniz kalkıp ben bilmem kanal ne yapacağım demesi hayal. Burada bakın bizim işlememiz gereken Mustafa Bey yanlış mıydı, doğru muydu bu saatten sonra bunları söylemek doğru değil.

Aslı Aydıntaşbaş: Niye?
Gürsel Tekin:
Ama şunu söylemek istiyorum. Bu konuda halen iddialıyım. Çok ciddi çalışma yaptım. Yani İstanbul'la ilgili 39 tane ilçenin tomografisini çeken bir siyasetçiyim. Hangi seçmenden nasıl oy alacağımızı biliyorduk. En az burada %4, %5 AKP'ye fark atardım ben aday olsaydım. Buna emin olun. Anlatamadık. Bak birincisi şu; böylesi bir talan edilmiş şehir 1 milyon, bakın önümüzdeki en önemli tehlikelerin bir tanesi 1 milyon kent mağduru olacak. Özellikle Ümraniye'de, Sultanbeyli'de, Başakşehir'de o koşa koşa götürüp AKP'ye oy verenlerin önümüzdeki günlerde evlerinin başına yıkılacağı manzarayı hep beraber göreceğiz. Ve bununla ilgili bir siyasetçi olarak, İstanbul milletvekili olarak birinci, ikinci ve üçüncü bölgede arkadaşlarımla da konuştum milletvekili arkadaşlarımızla 3 ayrı ofis açacağız. Ne kadar kent mağduru varsa, ne kadar imarla ilgili sorun varsa bu 3 şubemizde profesyonel ve sivil toplum örgütlerinden destek alacağız.

Bir başka şey daha söyleyeyim. Buradan da Topbaş'ı uyarmak istiyorum. Sakın ha bugüne kadar parsel bazında ranta dayalı plan tadilleri yaptınız. En ufak bir plan tadilinde hiçbir şey olmasa da Gürsel Tekin olarak kendimi kalkan edeceğimi de bilmenizi istiyorum.


Aslı Aydıntaşbaş: İnsanlar kentsel dönüşümden sizin anlattığınız kadar şikayetçi mi?
Gürsel Tekin:
Evet.

Aslı Aydıntaşbaş: Peki. Bilmediğim sularda yüzmek istemiyorum ama bana böyle grafikler gösterilince, işte şunu yapıyoruz, bu böyle olacak, tepeden uçan falan deyince insanların hoşuna gidiyor.
Gürsel Tekin:
Ama size yalvarıyorum ne olursunuz bir karşı karşıya getirin bizi. Beni de ikna etsin, bende ikna olmak istiyorum. Teşekkür etmek istiyorum. Bunlar hepsini yalan söylüyorlar. Bakın, kentsel dönüşüm. Şuanda iki tane yer söyleyeyim. Bunlar biliyorsunuz işte kentsel dönüşüm, kentsel dönüşüm falan hikayesi. Sultan mahallesi, 300 yıl, 250 yıldır İstanbul'a yerleşmiş Roman yurttaşlarımız sürgüne tabi tutuldu. Evleri ellerinden alındı. Böyle bir kentsel dönüşüm olabilir mi? Beyoğlu'ndaki Kürtlerin tamamı sürgüne tabi tutuldu. Kentsel dönüşüm bu.

Aslı Aydıntaşbaş: Bunu ben takdir edemiyorum. Şöyle ki, evet burada mağdur olan kitleler var ama büyük çoğunluğun genelde bu projelerden hoşlandığını düşünüyorum ama iddialı değilim.
Gürsel Tekin:
Daha başlamadı bu projeler ama.

Aslı Aydıntaşbaş: Biliyorum ama tantanası var. Sırrı Süreyya Önder bu ekrana çıktı yani CNNTÜRK'e çıktı seçim öncesinde. Ben iktidara gelirsem TOKİ'yi kaldıracağım dedi. Ben böyle bir şey duymadım hayatımda. Yani bu tamda söz ettiğimiz şey. TOKİ'den o kadar memnun ki insanlar. Evet bana çirkin geliyor TOKİ'nin yaptığı şeyler estetik açısından tam bir garabet. Arsa alımlarında işte tartışmalar var vs. ama insanlar TOKİ'den memnun. Birçok insan TOKİ sayesinde konut sahibi oluyor. Tam da söz ettiğimiz şey. Şimdi CHP'ye dönmek istiyorum. Teşkilat İstanbul'da çalışmadı deniyor. Ve gerçekten de İstanbul'da bir CHP rüzgarı yoktu esmedi. Hadi diyorum bizim mahallelerde yoktu Bağcılar'da vardı. Bağcılar'da soruyorum yok. Orada soruyorum yok. Yani Mustafa Sarıgül bazı mitingler organize ediyor arkasında teşkilat yok.
Gürsel Tekin:
Ona katılmıyorum.

Aslı Aydıntaşbaş: Gerçekten İstanbul teşkilatının ben asıldığını görmedim.
Gürsel Tekin:
Şöyle bir şey vardı. Şimdi İstanbul, bu insan doğasında vardır hepimiz öyleyiz. Kaza yaparız, bir sıkıntı yaşarız mutlaka onu bir gerekçelendiririz. Yani düz yolda kaza yaparız hiçbir şey bulamazsak kaldırımda kusur buluruz. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri çok vefalı örgütlerdir. 60 yıldır iktidar olmayan bir siyasi partinin örgütleri dimdik ayakta. Önemli olan o örgütleri çalıştırabilmektir. 2009 yılında bu örgütler can hıraç çalıştı. Aynı şekilde 2014'te de çalıştı. Ama önemli olan bu örgütü motive edecek, bu örgütün lokomotifi aday olacak. Sayın Kılıçdaroğlu 2009'da bütün örgütü ayağa kaldırdı. Kendisinin yaratmış olduğu sinerjiyle ilgili. Mesela ben doğrusu Sayın Sarıgül'ün Sayın Topbaş'a bu yüzmilyar doların hesabını sormasını çok isterdim. Yani kentsel dönüşümdeki mağdurların hesabını sormasını çok isterdim.

Aslı Aydıntaşbaş: Yani Sarıgül'ün hatası mı oldu fazla pozitif kampanya, hiçbir şekilde yolsuzluklara çok bulaşmadı. El ele, kol kola, omuz omuza…
Gürsel Tekin:
Ben şimdi bir başka tartışma var onu da özellikle kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Ben CHP'liyim, yani CHP kimliğiyle, CHP kültürüyle büyüyen bir insanım. Elbette adaylık talebimi açtım olurdu, olmazdı başka bir şey. Olmadı kıyamet koparacak durumda değilim ve kampanyayı ben götüreyim talebi olmasına rağmen arkadaşlarımız hayır dediler biz negatif bir kampanya götürmek istemiyoruz dediler...

Aslı Aydıntaşbaş: Bu çok büyük bir stratejik hataydı bana sorarsanız. Ben bunu seçim öncesinde de söyledim bu ekranda.
Gürsel Tekin:
Tabi şöyle, efendim Gürsel Tekin yoktu falan tantanası bir sürü cahil cühela gazetecilerde yazıyor. Onlar bir daha yazarsa başka şey söylerim. Ben onu da söylemek istemiyorum ama herkesin bilmesi gereken ben her şeyden önce CHP'liyim. CHP kültüründen, CHP okulunda okuyan bir insanım. İsmet Paşa Bülent Ecevit'in karşısında kongreyi kaybettiği gün gitti önünü ilikledi. Ben bu kültürden geliyorum.

Aslı Aydıntaşbaş: Ankara'ya asılmanız lazımdı daha fazla. Bu da bir ikinci stratejik hataydı. Çünkü sonuçlar o kazandı, bu kazandı tartışmalı bir seçim. Şimdi burada bir şey telaffuz etmeyim ama Ankara'ya biraz daha asılsaydınız alacaktınız.
Gürsel Tekin:
Kesinlikle. Bu konuda kendi iç dünyamızda ve MYK'mızda da bunları tartışıyoruz. Sadece Ankara değil Ankara, Mersin, Adana, Antalya lokal olarak birkaç yerde çok ciddi hatalarımızın, eksiklerimizin olduğunu biliyoruz, tespit ettik. Ama keşke olmasaydı oldu. Ankara’da evet bırakın yarım puanı bir 2 - 3 puan farkla alabilme imkanımız çok yüksekti.

Aslı Aydıntaşbaş: Mansur Yavaş Cumhurbaşkanı adayınız olur mu?
Gürsel Tekin:
Şimdi böyle bir fantastik şeyler oluyor. Mansur bey çok kıymetli bir insan. Çok geç tanıdım. Bir de şunu fark ettim. Çok enteresan hepimizin doğasında var. Tanımadığımız her insanla ilgili çok yorum yaparız. Siyasetin en büyük hastalıklarından bir tanesi bu. Ama ben birçok insanla tanışınca bir bakıyorum bizden çok farklı değil. Mansur beyde çok makul bir insan ve sadece ben değil bütün CHP kitlesi de sevdi Mansur Beyi.

Aslı Aydıntaşbaş: İlginç bir mesaj veriyorsunuz. Çok teşekkür ederim. Daha çok konu var tabi gelemedik. Cemaatle ittifak ters mi tepti?
Gürsel Tekin:
Hiç öyle bir ittifak yoktu. Biz vicdanlarla ittifak ettik. İki, cemaat konusu tamam cemaat şu bu mutlaka bir gerekçelendirirler ama iktidar unutmayın sizi uyarıyorum kendinize çekidüzen verin. Hem bu milletin vicdanı var, hem de bu devletin vicdanı var.

Aslı Aydıntaşbaş: İktidara bir uyarı.
Gürsel Tekin:
Evet. Çaldım, çırptım kimse bana hesap sormaz falan filan.

Aslı Aydıntaşbaş: Bu seçim sonucuna rağmen böyle bir şey deme hakkınız var mı?
Gürsel Tekin:
Var.

Aslı Aydıntaşbaş: Çünkü Kemal beyin röportajını okudum Hürriyet’te Deniz Zeyrek’le seçimden sonra. Sanki %45’i o almış gibi Cumhurbaşkanı şöyle olur, böyle olur diyor. Tayyip Erdoğan’da o anlamda çıkıp eleştirmekte bir anlamda haklı.
Gürsel Tekin:
Şunu da söyleyeyim. Yani efendim %45 aldı da şu, bundan sonraki bütün argümanlarımız bu yolsuzluklarla hesaplaşacağız. Bunları unutmayacağız.

Aslı Aydıntaşbaş: Peşini bırakmayacağız diyorsunuz.
Gürsel Tekin:
Kesinlikle. Ve bunun %1’idir şuanda kamuoyuna yansıyan. %99’u da gelecektir.
Aslı Aydıntaşbaş: Peki çok teşekkür ederiz.

    Perşembe, 10 Nisan 2014 16:47
Yandex.Metrica