"Bakanların derhal istifa etmeleri gerekiyor"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı İnanç Yıldız ile birlikte düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:

Soru: Bugün sabah İstanbul’da başlayan bir operasyon var. Üç bakanın oğlunun gözaltında olduğu, Fatih Belediye Başkanı'nın gözaltında olduğu bilgisi var. Siz bu konularda ne söylersiniz?
Gürsel Tekin: Aslında çok bilinmeyen bir süreç değildi. Zaman zaman sizlerle de paylaştığımızda hatta iki yıl önce yolsuzluk haritasını açıkladığımızda bunlar çok somut bildiğimiz şeylerdi.

İki; Sayıştay raporlarını galiba maalesef gazeteci arkadaşlarımız çok inceleyebilmiş değiller. Sayıştay raporlarına da baktığımızda, daha önce bizim de kamuoyuyla paylaştığımız bu yolsuzluk haritasını çok somut bir şekilde görebilirsiniz.

Soruşturma devam ediyor. Ama soruşturma devam ederken kabinenin en önemli bakanlarının halen görevlerinde olması doğrusu hukuken kabul edilecek bir şey değildir. En azından soruşturmanın daha sağlıklı yürüyebilmesi için bakanların derhal istifa etmeleri gerekiyor. Yani bütün demokratik ülkelerdeki yöntem budur. Sizin çocuğunuz gözaltındayken sizin o koltukta oturmanız demokraside kabul edilecek ya da hukuken kabul edilecek bir yöntem değildir. Ve umut ediyorum ki herhalde bugün en azından bu soruşturmaların daha sağlıklı yürüyebilmesi için mevcut bakanların görevlerini bırakmaları gerektiği inancı içerisindeyim.


Soru: Efendim bu operasyonlar İçişleri eliyle yapılıyor ama İçişleri Bakanı'nın bilgisi dahilinde midir? Bu konuda bir gözleminiz var mı?
Gürsel Tekin: Gördüğüm kadarıyla tabi sosyal medyada, yazılı ve görsel medyada bunları takip etmek biraz zorlaştı. Ama sosyal medyayı takip edince onu çok somut bir şekilde görüyoruz. Birçok bakanın sabah sosyal medyadan bunu fark ettiğini görüyoruz. Sayın Bakan'ın bilgisi var mı, yok mu bilmiyorum ama büyük olasılıkla Sayın Başbakan'ın bu operasyondan bilgisinin olduğu inancı içerisindeyim.

Soru: Devamı gelir mi sizce?
Gürsel Tekin: Daha başlamadı.

Aslında Sayın Başbakan'ın bir cümlesiyle ifade etmek istiyorum. Ankara’nın derin dehlizleri demişti. Değerli arkadaşlar, şu listeye baktığınızda şu liste kabinenin tamamını kapsıyor. Türkiye’de yapılması gereken uzun yıllardır ne yazık ki Türk siyasetinin nereden kirlendiğini, nasıl kirlendiğinin de en önemli fotoğraflarından bir tanesidir. Zaman zaman ufak tefek de olsa gerek sosyal medyada, gerek yazılı basında, internet haberlerinde birçok bakan çocuklarının kavgaları olmasına rağmen bunların da kamuoyuna yansımadığını görüyoruz. Tabi partiler aynı zamanda şeffaftır. Yani kamuya açık alanlardır. Bütün siyasi partiler en az CHP kadar şeffaf olmalı, perdesiz olmalı, her şey görünebilmeli. Bu görünürlüklerin basına yansımaması da çok dikkat çekicidir. Özellikle iki, üç tane bakanın çocuğunun ihaleler arasındaki kavgaları neden yansımadı. İnşallah önümüzdeki günlerde bu yolsuzlukların derin dehliz dediğimiz derin dehlizlere kadar iner ve Türk siyaseti bu kirlilikten arınmış olur diye düşünüyorum. Bu bir başlangıçtır ve bu başlangıcın sonunu bekliyoruz. Buna da Cumhuriyet Halk Partisi olarak başta Türkiye’de bu yolsuzlukla mücadele etmiş Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ve bizler çok ciddi şekilde katkı sunarız. Önemli olan gerçekten Türk siyasetinin bu kirlilikten arınması gerekiyor.

Değerli arkadaşlarımız, bakın hepiniz izliyorsunuz. Şu anda Van’da binlerce insan çaresiz. Sokaklara gittiğinizde özellikle metropol kentlerde, sokakta yaşayan insanlar, kağıt toplayan çocuklar varken bakan çocuklarının böylesi bir servet içinde olması vicdanen de, dinen de kabul edilebilecek bir anlayış değildir. Sayıştay raporlarının dikkatle takip edilmesi gerektiği inancı içerisindeyim. Takip edilmesi gerekiyor.

Soru: Bu Büyükşehirler Yasası görüşülürken yani yaklaşık 1,5 sene önce siz şöyle bir uyarı yapmıştınız. Yani rant ve yerel yönetim ilişkisini bitirelim. Gelin taşın altına elimizi koyalım. İstanbul’daki adaylığınızda da rant kesimlerinin ve bu çetecilerin değil ve hani halkın adayıyım diye kendi adaylığınızı ilan etmiştiniz. Acaba yapısal bir dönüşüm için, yapısal bir müdahale için operasyonlar gelir geçer. Bugün sırası mıdır? Yani bir yerel yönetim rant ilişkisini kesme anlamında.
Gürsel Tekin: Değerli arkadaşlar, aslında bu yolsuzlukların ve bu gidişatı görmek için müfettiş, savcı ya da Sayıştay denetçisi olmaya gerek yok. Siyasetçilerin malvarlıklarına baktığınızda özellikle kamu adına görev yapan bakanların, belediye başkanlarının çocuklarının malvarlıklarına baktığınızda bu fotoğrafları çok net bir şekilde görebilirsiniz. Bunun için büyük bir şeye gerek yok.

Ben doğrusu gerçekten de anlam verebilmiş değilim. İki yıl önce TBMM’de rant haritasını açıklarken büyük bir hassasiyet içerisinde çalıştık ve o rant haritasındaki bütün belgeleri, bilgileri Sayın Başbakan'ın kendisine gönderdim. Yani şöyle bir düşünün herhangi bir gelişmiş ülkede Almanya’da, İngiltere’de, Fransa’da, Belçika’da, Yunanistan’da Ana Muhalefet'in temsilcisi milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı böyle bir iddia koyduğunda bu iddiaya cevap verilmiyorsa hepimizin bir düşünmesi gerekiyor. Bizim itirazımız, o günkü itirazımız büyükşehir, bütünşehir hiçbir anlam ifade etmez. Elbette bunlar da tartışılabilir. Ama ortada ranta dayalı bir sistem var. Bu ranta dayalı sistemi ortadan kaldırmadığımız sürece milyonlarca yurttaşımızın barınma sorununu çözmemiz mümkün değil. Halen deprem sorununu çözebilmiş değiliz. Halen kentlerin sorunlarını çözebilmiş değiliz. Niye çözemiyoruz? Çünkü birinci önceliklerimiz kendi çocuklarımız, kendi ailelerimiz olunca elbette yurttaşların sorunları da ötelenmiş oluyor.

Ben sizden rica ediyorum. O rant haritasını tekrar bir gözden geçirirseniz ve Sayıştay raporlarını tekrar bir gözden geçirirseniz bütün bu manzaraları görebiliriz. İnşallah bu bir başlangıçtır önümüzdeki süreçte. Dünyada olduğu gibi İtalya’da, Yunanistan’da benzer ülkelerde olduğu gibi bu temizlik hareketinin Türk siyasetine bir nefes kazandıracağı inancı içerisindeyim.


Soru: Henüz gözaltı yok ama Kadıköy Belediyesi'nin de bir arazisiyle ilgili soruşturmanın olduğu bu operasyon kapsamında TOKİ’ye verilen bir arazi. Yani CHP’li bir belediye. Bu noktada bu süreç CHP’ye de yani CHP’lilere de bu tutumunuz ne olur?
Gürsel Tekin: Bilmiyorum. Bu konuyla ilgili ben ilk kez sizden duyuyorum. Sorun CHP, AKP, MHP, BDP sorunu değil. Sorun bir sistem sorunudur. Yani burada bir olumsuzluk varsa bu olumsuzluk kime kadar gidiyorsa gitsin. Hiç o konuda tereddüdünüz olmasın. Bu konuda efendim burada CHP’lide varmış mı, yokmuş mu algısı içerisinde değiliz. Buna en büyük desteği verecek insanda yolsuzlukla mücadele etmiş ve yolsuzluk kahramanı olan Kemal Kılıçdaroğlu destek verir. Yeter ki, Başbakanın bilgisi dahilinde yürüyen gecikmiş, o gecikmiş olmasına rağmen yürüyen bir operasyonun devamının gelmesini talep ediyoruz. Devamı geldiğinde buna Cumhuriyet Halk Partisi çok ciddi katkı sunacaktır.

Soru: Konuyla pek alakası yok ama Mansur Yavaş konusu var konuşuluyor…
Gürsel Tekin: Bugün daha önemli bir şey yoktur. Yani Türkiye’nin en temel sorunu bu yolsuzluk sorunu, yoksulluk sorunu, yasaklar sorununun konuşulduğu bir gündemde Sayın Mansur Yavaş da yarın, öbür gün, daha sonra da konuşabiliriz.

Sayın Tanrıkulu’na sorunuz varsa ya da Gençlik Kolu Genel Başkanımız'a onlar da cevap versin. Ama ben kısaca bir şey daha söylemek istiyorum. Bugün çok talihsiz bir olay yaşandı. Helikopter düştü ve helikopterde şehit olan kardeşlerimize, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Türkiye’nin başı sağolsun.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır mücadelesini vermiş olduğumuz özellikle parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılması... Dokunulmazlıkların kaldırılmasını Cumhuriyet Halk Partisi'nin ısrarla istemesinin temel şeyi, işte bu yolsuzlukların ya da kamuda görev yapan bakan, genel müdür düzeyindeki insanların rahatlıkla soruşturulabilmesi, rahatlıkla hesap verebilmesi açısındandı. Bu büyük bir engeldi. Ama görüyorum ki bu engeller de aşılıyor. Buna da çok sevinçliyiz, mutluyuz. Şu tablo aslında iktidarın çöküş tablosudur. Tekrarlamak istiyorum. Bu soruşturmanın daha sağlıklı yürüyebilmesi için bakanların derhal istifa etmesi gerekiyor.

Ufak bir eleştiri olacak ama değerli arkadaşlar, en meşru hakkımız olan özellikle İzmir’deki operasyon bütün gazetelerin, televizyonların gün boyu, hatta bir hafta boyu meselesi oldu. Bundan da hiç rahatsız değiliz. Son derece olması gereken bir şeydi. Ama televizyonlarımız verirken bazı bakanlar. Ne demek bu? Çok somut bakanların isimleri, çocukların isimleri varken bunların en azından İzmir’deki hassasiyet kadar kamuoyuna ilan edilmemesi büyük bir eksiklik olarak görüyorum. Bunu da bir dipnot, bir eleştiri olarak kabul edin. Gerçi sosyal medya bunların hepsinin önüne geçti.

Birebir paylaşmış olduğumuz fotoğraflar vardı. Birebir paylaşmış olduğumuz konuşmalar vardı. Bakan çocuklarına bakın demiştik. Demek ki iktidar yetkilisi olmayınca demenin bir anlamı yok yani.”

    Salı, 17 Aralık 2013 16:05
Yandex.Metrica