"Vatandaş vergisini veriyorsa, hükümet de hesabını verecek"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Yaklaşan yerel seçim hazırlıklarını izlediklerini belirterek Tekin, AK Parti’nin aday adaylarının tanıtımını eleştirdi.

Demokratik ülkelerde seçimin güvenliğinin devlete ait olduğunu kaydeden Gürsel Tekin, “Bütün hukuk sistemlerinde seçim güvenliği devletin kontrolünde olur. Yani Yüksek Seçim Kurulu’nun denetiminde olur.” diye konuştu.

İstanbul ile ilgili iki yıl önce hazırladıkları rant haritasını da hatırlatan Gürsel Tekin, üstünden iki yıl geçmesine rağmen bugüne kadar bir tek cevap alamadıklarını söyledi. 10 aydır Suriye-Türkiye ilişkilerinden kaynaklı soru önergelerine cevap verilmediğini kaydeden Tekin, “Kaç Suriyeli var? Bunlar nerede yaşar? Bunlar TC yurttaşı oldu mu olmadı mı? Olduysa hangi gerekçeden oldu?” sorularına cevap alamadıklarını ve Mersin’de kendi imkânlarıyla buldukları Suriyeli vatandaşın kimliğini açıkladıklarında Başbakan’ın tepki gösterdiğini ifade etti. İçişleri Bakanı’nın Suriyeli 78 kişiyi yurttaş yaptıklarına dair açıklamalarına ilişkin olarak ise Gürsel Tekin, “78 kişi kim, hangi kriterlere göre vatandaş yaptınız.” diye sordu. Gürsel Tekin, bu sorunun cevabını alamazlarsa kendi imkanlarıyla bulacaklarını kaydetti.

"Vatandaş vergisini veriyorsa, hükümet de hesabını verecek"
TBMM’deki bütçe görüşmelerine de değinen Gürsel Tekin, “Bütçe görüşmesi denilince dünyanın her demokratik ülkesinde harcanan paranın hesabıdır. Nereye ne harcanmıştır, parlamentoda yurttaşla, vatandaşla paylaşımıdır?” dedi.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sayıştay raporlarına dair açıklamalarına değinen Gürsel Tekin, “Bunun üzerine bizde yurttaşların bu sürece duyarlı olabilmesi için çok mütevazi billboard niteliğinde talebimiz oldu. Yani ne yazıyor, ‘Vatandaş vergisini veriyorsa, hükümette hesabını verecek’. Ben ödediğim vergilerin nereye harcandığını bilmek istiyorum. Bu benim en doğal hakkım, en anayasal hakkım.” ifadelerini kullandı.
 
CHP’nin reklam mecralarındaki bazı yerlerin kullanılması için talepte bulunduğunu belirten Gürsel Tekin, “Yetkili arkadaşımız siz neyi kullanacaksanız onu bir gönderin demişler. Belgenin kullanıp kullanılmayacağına sen mi karar vereceksin. Yasal mıdır, gayri yasal mıdır? Ben bunun hesabını CHP olarak yargıya verdim.” şeklinde konuştu.

YSK'ya çağrı
İstenilen bilgilerin iyi niyetle gönderildikten sonra “emniyetten izin alınması gerekiyor” dendiğini söyleyen Gürsel Tekin, emniyeti aradıklarını ve onların işi olmadığı cevabını aldıklarını belirterek, “Bu kez seçim yasaklarına giriyor dediler. Arkadaşlarımız hemen YSK’daki yasaya giriyorlar, acaba böyle bir yasağa giriyor mu diye bakıyorlar. Böyle bir yasağın söz konusu olmadığını görüyoruz. Bunun üzerine CHP olarak CHP’ye ait 8-14 Aralık haftasında yayınlanması planlanan İzmir’de 30 adet billboard, İstanbul’da 50 adet megalight, Ankara’da 25 adet megalight, 200 adet billboard vs. vs. söz konusu görsellerin hangi yasa konusunda girdiğini bize bildirin. Firma kendine vazife edinmiş, yargı görevi de yapıyor.” değerlendirmesini yaptı.
 
Sonra firmaların kim olduğunu araştırdıklarını belirten Gürsel Tekin, bu açık hava şirketlerinin İstanbul ve Ankara’ya bakıldığında, hangi firmaların aldığına baktıklarında iktidara yakın olduğunu ileri sürerek, ‘ihalelerin organize yolsuzluğu’ diye tanımladığı belgeleri gösterdi. Şartnamede İstanbul ve Ankara için kullanılan adetlerin şuanda üç katı olduğunu söyleyen Gürsel Tekin, “Firmaların önemli kısmının iktidar PR’nı yapan şirketler olduğunu görüyoruz. Burada YSK’yı göreve davet ediyoruz. YSK anayasadaki görevini ihlal ediyor. Televizyonlar konusunda, yayınlar konusunda ve hayaldi geçek oldu reklamlar konusunda. Şu rezalete kim cevap verebilir doğrusu merak ediyorum. Kim bu şirketler? Yani ana muhalefet bir siyasi parti kendisinin derdini anlatacak bir mecra bulamıyorsa yarın yurttaş ne yapacak? Umut ediyorum ki önümüzdeki seçim sürecinde seçimin sağlıklı yürüyebilmesi için YSK’nın bu konuya el atması gerekiyor. Özellikle devlet kanalları, aynı zamanda değişmiş bu özel sektördeki televizyonları, gazeteleri kontrol etmek için vardır ama bizdeki devlet kanalları adeta iktidara tahsis edilmiştir. Bunu da şiddetle kınıyorum. Aksi takdirde yargı yoluna başvuracağız.” diye konuştu.

"Adaylığımın devam ettiğini hepiniz biliyorsunuz"
Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Tekin, bir gazetecinin reklamının yayınlanıp yayınlanmadığını sorması üzerine, “Hayır yayınlanamadı. Çünkü yasağa giriyor. Sayın Başbakan sinirleniyormuş bunlara.” dedi.
 
İstanbul’dan Mustafa Sarıgül’ün adaylığını açıklayacağı hatırlatılarak, “Sizin de aday adaylığınız söz konusu. Bu açıklama geldikten sonra bir çekilme olacak mı sizin kanadınızdan? Ve bugün Başbakan’ın danışmanlarından birisi bir makale yayınlamış genel seçimlerle ilgili, orada 2014’te erken bir seçim yapılabilir deniyor. CHP’nin seçimin 1 yıl önceye alınmasına nasıl baktığını merak ediyoruz?” sorusu üzerine Gürsel Tekin şunları söyledi:
“Adaylığımın devam ettiğini hepiniz biliyorsunuz. 2014’teki erken seçimle ilgili 30 Mart aynı zamanda klasik bildik bir belediye başkanlık seçimi değil, aynı zamanda her iki seçim içinde genel seçim içinde bir referandum niteliği taşıyacak. 30 Mart’a bakacağız. Elbette CHP hiçbir zaman seçimden kaçmaz. İsterlerse genel seçim yerel seçim birlikte yapabiliriz."

Haber: İHA

Anahtar Kelimeler
    Perşembe, 12 Aralık 2013 10:59
Yandex.Metrica