CHP'den RTÜK ziyareti

Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ziyareti gerçekleştirdi ve RTÜK'ün taravsız görev yapması gerektiğini ifade etti.

Başkanı Davut Dursun’un şehir dışında olması nedeniyle Başkanvekili Hasan Tahsin Fendoğlu ile, CHP kontenjanından RTÜK üyeliğine seçilen Ali Öztunç, Süleyman Demirkan ve  MHP kontenjanından seçilen Esat Çıplak’ı ziyaret etti.

Gürsel Tekin, RTÜK’ten ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada, uzun süredir çok tartışılan, konuşulan ve basın camiasında yaşanan sorunları bir kitapçık olarak başkanvekili ve kurul üyelerine ilettiğini söyledi.

Görüşlerini açıklarken RTÜK’ün anayasal bir kuruluş olarak medyanın güvencesi olduğunu belirten Tekin, RTÜK’ün tarafsız görev yapmasının önemini vurguladıktan sonra soruları da yanıtladı:

"Değerli arkadaşlar, öncelikle arkadaşlarımı ziyaret ettim ve uzun süredir aslında çok tartışılan, konuşulan, Türkiye’nin her mecrasında olduğu gibi basın iletişim, televizyon ve gazetelerde de yaşanan sorunları bir çalışma kitapçığı olarak hazırladık ve üst kuruldaki arkadaşlarımıza ilettik. Bir tanesini de arkadaşlarımız Sayın Başkan döndükten sonra Sayın Başkana iletecekler.

Biliyorsunuz RTÜK aynı zamanda basın, medyanın güvencesi gibi. Yani anayasal kuruluş olarak tarafsız görev yapması gereken ve birçok gazetelerin, televizyonların güvencesi olarak kurulmuş bir sistemdir. Burada zaman zaman sıkıntıların, aksaklıkların olduğunu biliyoruz. Bir rapor halinde arkadaşlarımıza verdik. Umut ediyorum ki bundan sonraki süreçte daha dikkatli davranırlar. En azından anayasanın kendilerine vermiş olduğu yetkiyi kullanarak bundan sonraki süreçte siyasi partilerin dağılım konusunda daha adil davranması gerektiğini arkadaşlarımızla paylaştık. İnşallah bundan sonra bu sıkıntılar olmaz diye düşünüyoruz."


Efendim Başbakan Erdoğan’ın yaptığı bugün bir açıklama vardı. Cumhuriyet Halk Partililerin fişlendiğine yönelik iddialarla ilgili fişleme gibi bir sanatımız yok ifadesini kullandı Başbakan. Acaba nasıl bir değerlendirmeniz olacak?
Valla çok üzüldüm. Sayın Başbakan bizde dinleniyoruz demiş. Doğrusu avukatın düşkünü derdini mübaşire anlatırmış. Sayın Başbakan bu kadar çaresizse o görevleri, o yetkileri bize devretsin bir ay içerisinde bu ülkede kimin izlendiğini, kimin dinlendiğini çok net bir şekilde Sayın Başbakanının da önüne getiririz. Bu vesileyle Sayın Başbakanda dinlenmemiş ve izlenmemiş olur. Bu kabul edilebilir mi değerli arkadaşlar? Yani hükmeden, ülkedeki kurumların başındaki bir Başbakan bu kadar basit bir şekilde evet bizde dinleniyoruz ne yapalım bizim böyle bir geleneğimiz yok. Kim bizi dinliyor o zaman? Bu belgeler kime ait Sayın Başbakan? Bu belgelerin tamamı iki ay önce bir gazetede yer aldı  ve bundan dolayı savcılar yasak getirdi. Biz iktidarın yetkililerinden, Başbakandan, yetkililerden yalanlama beklerken yasaklama geldi. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu gerçekten çok vahim bir olay. Sayın Başbakanın bu tavrından sonra ben Sayın Cumhurbaşkanının bu konudaki tavrını da çok merak ediyorum.

Cumhurbaşkanının BDK’yı harekete geçilmesi yönünde talepte bulunacak mısınız?
Elbette. Yani Sayın Başbakana biz bugün asgari düzeyde evet ben talimat verdim bir soruşturma başlayacak demesini beklerken bu kadar magazinsel bir cevapla herhalde Sayın Cumhurbaşkanını göreve davet edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı devletin kurumlarını harekete geçirmek zorunda. Yarın CHP’lilere ya da CHP dışında herhangi iktidara muhalif olabilecek insanların başına herhangi bir şey gelirse bunun sorumlusu da bu iktidarın Başbakanı ve yetkilileri olacaktır.

Efendim bu fişlemelerle ilgili peki siz bir suç duyurusunda bulunmayı düşünüyor musunuz? Ya da meclis gündemine getirmeyi planlıyor musunuz?
Elbette. Yani bizim bu konuda Sayın Başbakan ve yetkililerde doğrusu bir soruşturma ya da detaylı bir cevap bekliyorduk. Bugün Sayın Başbakan gereken cevabı verdi. İkinci cevap olarak da Sayın Cumhurbaşkanının devletin kurumlarını harekete geçirip geçirmeyeceğini düşünüyoruz. Ondan bir cevap bekliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi çaresiz bir siyasi parti değildir. Elbette gerek iç hukuk, gerek dış hukukun tamamını kullanacaktır.

Irak ziyaretiyle ilgili bir gelişme var mı? Dışişlerinin CHP’yi uyardığı, daha doğrusu takdir sizin ama gitmeseniz iyi olur dediği gibi mesajlar var.
Sayın Genel Başkanımızın ne kadar kararlı olduğunu sizlerde biliyorsunuz. Bu kararlılık çerçevesinde elbette gidilecektir. Dışişlerinin uyarıları dikkate alınacaktır. Bu siyaset CHP’nin organize etmiş olduğu bir seyahat değildir. CHP buraya davetli. Sadece Irak’ı değil, önümüzdeki günlerde Ortadoğu coğrafyasında birçok ülkede olacak Sayın Genel Başkanımız. Ne yazık ki 10 yıllık yanlış dış politikanın getirmiş olduğu sonuçları yaşıyoruz. Daha dün küresel oyuncuyuz diyenler Türkiye’yi ne yazık ki Ortadoğu’da bir küresel oyuncak haline getirdiler. Sayın Genel Başkanımızda bu dış politikadaki sorunların Türkiye lehine dönüştürülmesi için ciddi çaba sarf edecektir. “

Gürsel Tekin, 3 Aralık 2012 tarihinde Başbakan’ın makamında bulunan dinleme cihazlarıyla, tadilat adı altında yapılan operasyonu TBMM’nin gündemine getirmişti. İşte soru önergesi:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan Başbakanlık makam odası Ekim ayı içerisinde detaylı bir tadilat sürecinden geçirilmiştir. Bu tadilat kapsamında kültürel varlık olduğu için sökülmesi sakıncalı olan yer döşemeleri sökülmüş, ahşap lambri duvar kaplamaları, kapı ve dolaplara ek olarak elektrik ve su tesisatları değiştirilmiştir. Tadilat kapsamında yapıldığı öne sürülen bu çalışmaların güvenlik güçlerince yapılmış olması tarafımızca kuşku ile karşılanmaktadır.

Dikkatlerden kaçmayan bir diğer nokta, tadilat sürecinin başbakanlık makamında beş yıla yakın bir süre güvenlikten sorumlu olan ekibin görevden alınması sonrasına denk gelmesidir.

Görevden ayrılan ekipten bir görevliye makamda bulunan odasında “ çocuğunun yanında” silah çeken yeni güvenlik ekibine mensup görevlilerle ilgili haberler de basına yer almıştı.

Olaylı bir şekilde değişen kadro ve takibinde gerçekleşen tadilat çalışmaları, makamı korumakla görevlendirilmiş onlarca emniyet memurunu zan altında bırakmakla kalmayıp, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın makamının dinlediğine dair güçlü şüpheleri beraberinde getirmektedir.

Bu bağlamda konuya dair aşağıdaki soruların yanıtlanmasını rica ediyorum.

1)    Tadilat çalışmaları yeni atanan Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı ve Koruma Müdürü talebiyle mi gerçekleştirilmiştir?

2)    Tadilatı gerektiren tehdit unsurları nelerdir, kimlerden şüphelenilmektedir?

3)    Eylül ayında görevi teslim eden ekip şüpheliler arasında mıdır?

4)    Görevden ayrılmış, odasını boşaltmakta olan bir görevliye hem de çocuğunun yanında silah çeken görevliler, hangi şüpheyle böyle bir harekette bulunmuştur?

5)    Tadilat sonrasında bulunduğu iddia edilen iki adet dinleme cihazı hangi güçlere aittir?

6)    Eski Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal ve Genel seçim sürecini etkileyen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi yöneticilerini istifaya zorlayan yasadışı dinleme ve görüntüleme ekibi şüpheliler arasında mıdır?

7)    Bu bağlamda makamınıza kadar ulaşan yasadışı yapılanmayla ilgili bir soruşturma başlattınız mı?”

Anahtar Kelimeler
    Perşembe, 15 Ağustos 2013 15:46
Yandex.Metrica