Loğoğlu: “ Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nı AKP’nin arka bahçesi haline dönüştürmeyi amaçlamaktadır”

Faruk Loğoğlu yazılı bir açıklama yaparak, Dışişleri Bakanlığı Teşkilat Yasası’ndaki değişikliklere dikkat çekti ve şunları söyledi:

“İktidar partisi AKP, son bir girişimle, “ulusal hak ve çıkarların savunulması ve korunmasıyla” görevli ve siyaset dışı tutulmasına bütün Cumhuriyet Hükümetlerince öteden beri özen gösterilen Dışişleri Bakanlığı Teşkilatı’nın kurumsal yapısı, bütünlük ve işlevsel özgürlüğüne kalıcı ve ağır bir darbe vurmuştur.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nı AKP’nin bir arka bahçesi ve kendi inanç-mezhep-Osmanlı eksenli çağdışı dış politika anlayışının uygulayıcısı haline dönüştürmeyi amaçlamaktadır. 11 Temmuz’un erken saatlerinde iktidar partisinin alelacele TBMM Genel Kurulu’na getirdiği 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’da değişiklik yapılmasına ilişkin önerge görüşülmüş ve bir oldu-bittiyle, adeta yangından mal kaçırırcasına torba yasaya eklenerek kabul edilmiştir.

Değişiklik, Bakanlık dışından istisnai olarak atanan Büyükelçi ve Daimi Temsilcilerin, yurtdışındaki görevlerini tamamladıktan sonra Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatında Müsteşar, Müsteşar Yardımcılığı ve Genel Müdürlük ile eşdeğer noktalarda görevlendirilebilmelerini ve meslekten gelenlerle aynı hükümlere tâbi olup aynı haklardan yararlanmalarını öngörmektedir. Değişiklik,  daha önce bir başka kamu kurum veya kuruluşuna mensup olma şartını da kaldırarak, siyasi iktidarın işaret ettiği herhangi bir şahsın Büyükelçi veya Daimi Temsilci olarak atanmalarını mümkün kılmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı’nın teşkilat yasasında yapılan bu değişiklik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun emrettiği yarışma sınavı esasını bertaraf etmekte ve istisna yoluyla 657’ye aykırılık yaratmaktadır. Düzenlemenin TBMM Genel Kurulunda ele alınış biçimi de TBMM İçtüzüğü’nün “Değişiklik Önergeleri” başlıklı hükümlerine uymamaktadır.  Sonuç olarak, söz konusu yasa değişikliğinin, Anayasa’nın kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümlerine izmeti Görevlaykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Öte yandan, muhalefet partilerinin gerek usul, gerek içerik yönünden Komisyon ve Genel Kurul safhalarında dile getirdikleri bütün uyarı ve itirazlara rağmen, iktidar partisine mensup milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen bu değişiklik, ülkemizin ulusal hak ve çıkarlarının savunulması ve korunması,  güvenliği ve saygınlığı bakımından son derece sakıncalıdır.  Bu değişiklik, aynı zamanda, Dışişleri Bakanlığı’nda görev yapan meslek memurlarına karşı da saygısızlık ve onları etkisizleştirme gayretidir.  AKP zihniyetinin kariyer Büyükelçilerine karşı öteden beri duyduğu rahatsızlığın ve onları çekememezliğin son halkasıdır.

Son yıllarda ideolojik ve maceracı hayali kıstas ve hedeflere göre izlenen dış politikanın Türkiye’nin inandırıcılığında ve saygınlığında yarattığı tahribat ortadadır.

Dışişleri Bakanlığı’nda bu zamana kadar titiz bir eğitim, zorlu sınavlar ve uzun meslek yıllarının süzgecinden geçilerek kazanılan liyakat ve tecrübe üzerine kurulu Dışişleri teşkilatımız, bu değişiklikle iktidarın, dar ve partizan siyasal emel, tercih ve lütuflarına tabi kılınacaktır.  6004 sayılı Teşkilat Yasası’na göre büyükelçiler merkeze döndüklerinde genel müdür seviyesinden aşağı görev alamayacaklardır. Başka bir ifadeyle, yıllarını diplomasiye vermiş Bakanlık mensuplarının bir kenara itilerek yerlerine siyasi iktidara yakın isimlerin üst düzey görevlere getirilmesinin yolu açılmıştır.

İktidar partisinin getirdiği bu düzenleme; yanlış, tehlikeli ve zararlı bir tasarruftur.  Dışişleri Bakanlığı, hep siyasetin dışında duran, her devirde karar verici durumundaki siyasilere en doğru, ülke çıkarlarına en uygun kararları alabilmeleri için bilgi ve seçenekler sunan bir kurumdur.  Dışişleri Bakanlığı, kurumsal kültürü olan, bilgi ve birikimini ülkemizin çıkarları için kullanan ve kendi içinde sağlam bir sınav sistemi ve güçlü bir meslek içi eğitim düzeni olan bir teşkilattır. Bu köklü ve güzide teşkilat, günlük siyasetin dışında tutulmalı ve birikimleri üstlenilecek sorumluluklar bakımından yetersiz kalması kaçınılmaz olan derleme şahsiyetlerle doldurulmamalıdır. Birikim ve deneyim diplomasi mesleğinin vazgeçilmez unsurlarıdır.  Bir yabancı ülkede 3–4 yıl Büyükelçilik veya kuruluşta Daimi Temsilcilik yapmak kişiye unvan kazandırabilir,  ancak merkez teşkilatında görev yapabilme ehliyeti bakımından gerekli birikimi ve diplomasi yeteneğini kazandıramaz. Dışişleri Bakanlığı, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalı, tam aksine Türkiye’nin kalesi olarak kalmalıdır.

Bu yasa değişikliğinin uygunsuzluk, yanlışlık ve sakıncalarının muhalefet tarafından kuvvetle vurgulanmış olmasına ve Anayasa ilkelerine açık aykırılığına rağmen TBMM’den çoğunluğun oylarıyla geçirilmiş olması, AKP’nin, ulusal çıkarları değil, devlet aygıtında partizan kadrolaşmayı tamamlamak hedefini esas aldığının en bariz göstergesidir.  AKP, bu yaklaşımıyla bir kez daha demokrasi ve uzlaşı kültüründen ne kadar uzakta olduğunu sergilemiş bulunmaktadır.

CHP, değişiklik yasalaştığı takdirde konuyu Anayasa Mahkemesine götürecektir.  Bu noktada ise Sayın Cumhurbaşkanın ülkemizin geleceği, ulusal güvenliği ve çıkarları açısından ciddi sakıncalar doğuracak bu düzenlemeyi tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye iade etmelidir.  Dışişleri Bakanlığı teşkilatının siyaset dışı kurumsal yapısı mutlaka korunmalıdır.

    Perşembe, 18 Temmuz 2013 15:12

Bağlantılı Konular