AKP döneminde çok sayıda yazar ve muhabirin işine son verilmiş olmasına karşın Dışişleri Bakanı basın özgürlüğüne ilişkin ironik yanıt veriyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın, Katar Veliaht Prensi Tamim Bin Hamad ile yaptığı görüşmede El Cezire’ye sansür uygulanmasını talep edip etmediği yönündeki sorusuna Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan ironik bir yanıt geldi.

Türkiye’de basında sahiplik yapısının tamamen değiştiği AKP döneminde, milyar TL’lik vergi incelemelerinin gündeme gelmiş olması ve çok sayıda yazar-muhabirin işine son verilmiş olmasına karşın Bakan Davutoğlu’nun, “Basın ve ifade özgürlüğü demokrasinin en temel kavramları arasında yer almakta olup, hükümetimiz ve bakanlığım bu ilkeleri esas alarak çalışmalarını yürütmektedir” demesi dikkat çekti.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na mart ayında bir soru önergesi yönelterek, 25 Ekim 2011 tarihinde Katar Veliaht Prensi Tamim Bin Hamad ile yaptığı bir toplantının notlarının ulusal ve uluslararası medyada yer aldığın anımsattı.

Katar Prensi ile El Cezire’yi konuştunuz mu?
Bakan Davutoğlu’nun basın mensuplarında acı bir tebessüme yol açan iki satırlık yazıyı göndermesine yol açan önergede yer alan ve yanıtsız bırakılan sorular ise şöyleydi:

1- Katar Veliaht Prensi Tamim Bin Hamad’a “Sizinle görüşmek istediğim bir konu var. El Cezire bizim pozisyonumuza yönelik eleştiriler yöneltmektedir, bu iyi değil” demeniz hangi anlama gelmektedir, bu tarihe kadar göreviniz süresince yaptığınız ziyaretlerde başka ülkelerin yetkili şahsiyetlerine o ülkede faaliyet göstermekte olan basın organları ile ilgili eleştirilerinizi ifade ettiniz mi, kendilerinden basın organlarını uyarmalarını veya yayın politikasını değiştirmesini istediniz mi?

Muhataplarınızdan da benzeri talepler geliyor mu?
2-  Görevinize başladığınız günden bu tarihe kadar yapılan herhangi bir uluslararası ziyarette meslektaşlarınız, devlet yöneticileri, bakanlar veya devlet görevlileri tarafından Türkiye’deki ulusal medyada yer alan eleştiriler ile ilgili, ulusal medyayı “uyarmanız” noktasında bir taleple karşılaştınız mı? Bu talebin sonucu ne oldu?
3- Göreve başladığınız günden bugüne kadar ulusal medyada pozisyonunuzu eleştirenlerin uyarılması yönünde Başbakanlıktan veya ilgili ulusal medya yöneticilerinden sizin veya basın müşavirliğiniz yoluyla bir talebiniz olmuş mudur, bu talep nasıl sonuçlandı?
4- Katar Veliaht Prensi veya Dışişleri Bakanı tarafından Katar Havayolları’na yönelik olarak bir talep şahsınıza iletilmiş midir, bu talebin sonucu ne olmuştur?

    Perşembe, 18 Temmuz 2013 11:57

Bağlantılı Konular