'Zaman barışın aleyhine işliyor'

Tanrıkulu: "Örgüt üyeleri Türkiye'den çıkmazsa, Türkiye'ye demokrasi gelmeyecek mi?"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, PKK'lıların çekilmesiyle ilgili Başbakan Erdoğan'ın, "Yüzde 15'i çekildi" sözüne atıfta bulunarak, "Yani şimdi örgüt üyeleri Türkiye'den çıkmazsa, ülkeye demokrasi gelmeyecek mi? Belki de hiç çıkmadılar, o zaman ne olacak?" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, "Toplumsal Barışı Demokrasi ile Güvence Altına Almak" adlı CHP'nin yasama çalışmalarının yeraldığı kitabı basına tanıttı. 220 sayfadan oluşan kitapla ilgili bilgi veren Tanrıkulu, TBMM'nin Cumartesi günü 2'inci yasama yılını kapattığını belirterek, ne zaman açılacağının belli olmadığını söyledi.
Kürt sorunun çözümü için gösterdikleri çabaya rağmen CHP'ye karşı bölgedeki algının çok pozitif olmadığını ifade eden Tanrıkulu, parlamentoda kanun ve araştırma konusuna dönüştüremedikleri teklif ve önergeleri kitap haline getirerek dağıtacaklarını kaydetti.

"Hak ve özgürlükler pazarlık konusu yapılamaz"
Başbakan Erdoğan'ın danışmanları ve kurmaylarıyla kapalı kapılar ardında toplantılar yapmasına gerek olmadığını belirten Tanrıkulu, şöyle dedi:

"Başbakan, bakanlarıyla, danışmanlarıyla 8 kişi toplanıyor, konuşuyor. Hiç toplanmalarına gerek yok. Bir rapor sunmalarına gerek yok. Türkiye'de demokrasinin, Kürt meselesinin çözülmesi noktasında, arkadaşlarımız tarafından parlamentoya sunulmuş. Hazırladığımız kitapta da bunların hepsi var. Bütün bunlar hem Türkiye'de, hem demokrasi eksikliği meselesi ve buna bağlı olarak Kürt sorunun demokratik çözümünün yol haritasıdır, tümü de sunulmuştur. Türkiye'de hak ve özgürlürler, pazarlık konusu yapılamaz. Eğer bu demokrasi meselesiyse, hiç bir şeye bağlı olmadan, bu adımların atılması lazım. AKP, 11 yıldır iktidarda, eğer bu saydıklarımız Türkiye'de bir sorun ise, aynı zamanda demokrasi sorunuysa, bunun için beklemeye gerek yok."

"Zaman barışın aleyhine işliyor"
Bir gazetecinin Başbakan Erdoğan'ın çözüm sürecinde, PKK'lıların geri çekilmesiyle ilgili kaygısının sorulması üzerine CHP'li Tanrıkulu, "Bizim kaygımız barıştan yanadır. Bu zaman dilimi içerisinde bir yurttaşımızın yaşamını yitirmemesi, Ocak ayından bu yana, sürecin devam etmesinden yanayız. Çekildi, çekilmedi, yok yüzde 15 çekildi tartışmalarını bir kenara bırakarak, biz bu tartışmanın tarafı değiliz. Bizim durduğumuz yer, demokrasiden ve barıştan yana olan tutumdur. Zaman gerçekten barışın aleyhine işliyor. İnsanlar kaygılı ve endişeli. İnsanların umutlarını boşa çıkarmayalım. Bu sorunu ve çözümü güvence altına atacak adımları mecliste atalım ve 7-8 aylık süreci boşa çıkarmayalım. Geçmişte yaşanmış çok olumsuz örnekler var ve bedeli çok ağır olmuştur" dedi.

"Belki de hiç çıkmadılar o zaman ne olacak"
AK Parti'nin 11 yıldan beri iktidarda olduğunu anımsatan Tanrıkulu, bu süreçte hükümetin mevcut sorunların çözümü için adım atmadığını ileri sürüp, "Kim barıştan yana, kim değil? Şimdi tüm bunların yapılması konusunda hangi engel var. 11 yıldır neden yapılmadı? Hadi 11 yılda yapılmadı, 12 Haziran'dan itibaren neden bunlar bir şarta bağlanıyor? Örgüt üyeleri çıktı, çıkmadı? Yani şimdi örgüt üyeleri Türkiye'den çıkmazsa, Türkiye'ye demokrasi gelmeyecek mi?" diye konuştu.

"CHP'ye karşı bölgedeki negatif algıyı değiştireceğiz"

Bir soru üzerine CHP'ye karşı bölgedeki olumsuz algının değiştirilmesine yönelik büyük çaba içerisinde olduklarını belirten Tanrıkulu, şunları söyledi:
"Geçmiş, geçmişte kaldı. Ama 2 yıldır çalışıyoruz. Gerçekten tamam da, başka bir siyasi parti hakkında negatif algı kalmyor. Ama partimizle ilgili, 59 insan doğru şeyler söylüyor, 1 insanın söylediği olumsuz fikirler yurttaşlarımızın aklında kalıyor. Çalışmalarımız burada. Yurttaşlarımızın algısını bildiğimi düşündüğüm için bakın yaptığımız çalışmalar burda, meclis damgasını görsünler. Parlamentoda ve örgütlerimiz sayesinde, bu yanlış algıyı kaldırmaya çalışıyoruz."

Öcalan'ın sağlık konusu
Abdullah Öcalan'ın sağlık sorunları ile ilgili bir soru üzerine Tanrıkulu şunları söyledi:
"Biz bütün tutukluluların, hükümlülerin, ne olursa olsun, azami sağlık koşullarından faydalanmasından yanayız. İsmi, kimliği, sıfatı ne olursa olsun, bundan yanayız. Hasta tutuklu ve hükümlüler noktasında hükümetin uyguladığı politika son derece yanlıştır. Sadece Adli Tıp'tan rapor alınması noktası yanlıştır. Bunu çok ifade ettik. Adli Tıp'a bir tutukluyu 2 yılda göndermek mümkün değil, bir yılda gönderip rapor aldırmak mümkün değil. Şimdi Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi var, Türkiye'de 80 tane Tıp Fakültesi var. Her ilde devlet hastaneleri var. Yani Adli Tıp'a eş değer kurumlar var. Bunlardan alınacak raporlarla hasta tutuklu ve hükümlüler konusunda daha hızlı bir sonuç almak mümkündür."

Haber:DHA

    Salı, 16 Temmuz 2013 14:43

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica