Mezhepçi-siyasal İslamcı dış politikanın faturası ekonomiye

AKP, Mısır'ı da kaybettiriyor
Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın, Mısır’da yaşanan son askeri darbe ve Türkiye’nin tutumunun, ikili ekonomik ilişkilere yansımasını ele aldığı basın açıklaması şöyle:

Mısır’da gelinen noktanın ikili siyasal ve ekonomik ilişkilerimize nasıl yansıyacağı konusu her iki ülke ve bölge için büyük önem taşıyor. Türkiye ile Mısır arasında ticaret hacmi 2012 yılında 5 milyar doları aştı. Bunun 3.7 milyar dolarla üçte ikisini Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı ihracat oluşturuyor. Mısır, 83 milyon nüfusu ile Kuzey Afrika’nın en önemli ülkesi. GSYH’si 200 milyar doların biraz üzerinde olan Mısır, dünyanın 27. büyük ekonomisi. Mısır’da kişi başına geliri 2 bin dolar civarında. Mısır’ın yıllık ihracatı 25 milyar, ithalatı ise 50 milyar dolar civarında. Mısır’da toplam 250 kadar Türk yatırımcısının 2 milyar dolar dolayında yatırımı bulunuyor. Türk işadamlarının yaptığı yatırımlarda 65 bin kişi istihdam ediliyor.Mısır’daki Türk yatırımlarında tekstil başı çekse de, kimya, perakende ve müteahhitlik hizmetleri de öne çıkıyor.  Türkiye, Mısır’da en çok yatırımı bulunan 28. ülke. LC Waikiki, Colin’s, Taypa, Aksa Akrilik, Küçükçalık Perde, Abalıoğlu İplik, Kipaş Konfeksiyon, Mavi Jeans, De Facto, FLO Ayakkabı, Sarar, Baydemirler Perde, Evyap, Hayat Kimya, Filli Boya ve BİM, Mısır’da öne çıkan Türk yatırımcıları. Erdoğan’ın, Mısır’da darbeyi gerçekleştiren El Sisi’ye 2 ay önce verdiği 250 milyon dolarlık savunma kredisi ile Hazine ve Eximbank tarafından Mısır’a açılan 2 milyar dolarlık ihracat kredisi de halen yürürlükte. AKP hükümeti aklını başına almalı! İkili ilişkilerin ve Türk işadamlarının Mısır’da yaptıkları yatırımların riske girmemesi için temasların devam etmesi gerekiyor. İkili ekonomik ve ticari ilişkilerin yanında Mısır, dış ticarette Arap dünyasına ve Afrika’ya açılan önemli bir kapı olması nedeniyle de stratejik önem taşıyor. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da bir “Sünni blok” kurma, AKP dış politikasının temelini oluşturuyor. Bu mezhepçi ve “siyasal İslam” temelli dış politika ile Türkiye’yi Suriye, Irak merkezi yönetimi ve diğer komşularıyla sorunlu hale getiren AKP, aynı hatayı Mısır’da tekrarlıyor. AKP, komşularla ilişkileri bozarak, ördüğü kalın duvarlar içine Türkiye’yi hapsediyor. Mısır’da siyasal istikrar ve toplumsal barışın sağlanması tüm bölgenin yararına. Erdoğan, açıklama ve girişimleriyle istikrar yerine, kutuplaşmaya, iç savaşa destek veriyor . Seçilmiş yönetimlerin darbe ile devrilmesine karşıyız. Ancak “seçildim artık istediğimi yaparım” anlayışı da demokrasi değildir. Mısır’a bu kadar müdahil olmak 76 milyonluk Türkiye’yi Mısır’daki iç savaşın bir tarafı yapmak yanlıştır. Buna kimsenin hakkı yoktur. Hükümet öncelikle Mısır’da bulunan işadamlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği konusunda gereken adımları atmalıdır. Mısır’la dış ticaret kanallarının açık kalması, bu ülkedeki Türk yatırımlarının güvenliği için gerekli güvencelerin alınması, istikrar ve barış ortamının tesisi, hükümetin önceliği olmalıdır.


Mısır’da patlak veren halk hareketleri sonucu Hüsnü Mübarek yönetiminin devrilmesi sonrasında iş başına gelen Müslüman Kardeşler menşeli iktidarın da yeni halk hareketleri ve bir askeri müdahale ile devrilmesinden sonra baş gösteren iç savaş tehlikesi, Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor.

Mısır’da yaşanan siyasi ve sosyal olaylarda gelinen aşamanın, bu ülkeyle ikili ekonomik ilişkilerimiz ve Türkiye’nin bölgesel çıkarlarına nasıl yansıyacağı büyük önem taşıyor.

5 milyar dolarlık ticaretimiz var
Türkiye ile Mısır arasındaki dış ticaret hacmi, özellikle 2000′li yıllarda yükselişe geçti, 2012 itibariyle 5 milyar doları aştı. Bu hacmin 3.7 milyar dolarla yaklaşık üçte ikisini Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı ihracat oluşturuyor.

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2003′de 346 milyon  dolar düzeyinde bulunan Mısır’a ihracatı 2008 itibariyle 1 milyar doları aştı, 2012 itibariyle de 3 milyar 679 milyon dolara ulaştı.  Aynı dönemde Mısır’dan yapılan ithalat ise 118 milyon dolardan 1 milyar 342 milyon dolara çıktı. 2012 itibariyle Türkiye, Mısır’la olan ticaretinde 2 milyar 337 milyon dolar fazla verdi.
Bu yılın ocak-mayıs döneminde ise Türkiye’nin Mısır’a ihracatı 1 milyar 379 milyon, bu ülkeden ithalatı 675 milyon dolar oldu.

Mısır’da, 250 Türk şirketinin 2 milyar dolar yatırımı var
Mısır’da yaşanan toplumsal çalkantı ve bu süreçte Türkiye’nin izlediği politika,  bu ülkede 2 milyar doların üzerinde yatırımı bulunan 250 Türk şirketi ve bu ülkeye yılda 4 milyar dolara yaklaşan ihracat yapan Türk girişimciler için hayati önem taşıyor. İzleyen süreçte yaşanacaklar, Mısır’daki gelişmelerin hangi yöne evrileceği, ülkede toplumsal huzur ve siyasal istikrarın bir an önce sağlanması, Türk firmaları ve Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Mısır’da bulunan işadamlarımız ve vatandaşlarımızın güvenliği, birincil konu olarak öne çıkıyor.

Mısır’daki Türk yatırımlarının ağırlık merkezini tekstil üretimi oluşturuyor. Ancak, Türk perakendeciler de son yıllarda Mısır pazarında giderek artan oranda yer almaya başladı. Mısır’daki yatırımlarında ayrıca, kimya, perakende ve müteahhitlik hizmetleri de öne çıkıyor. Türk işadamlarının yaptığı yatırımlar kapsamında 65 bin Mısırlı istihdam ediliyor. Türkiye, Mısır’da en çok yatırımı olan 28. ülke konumunda.

Özellikle ABD’ye gümrüksüz olarak gönderilme avantajı nedeniyle Mısır’ın ünlü pamuğundan üretilen tekstil ürünleri Mısır’daki fabrikalarda üretiliyor. İç karışıklık ve istikrarsızlığın uzun sürmesi durumunda, özellikle AB ve ABD’li alıcıların sipariş vermeyi durdurabileceği belirtiliyor.

Bu ülkede yatırımı bulunan firmaların başında şu isimler geliyor:

* LC Waikiki,
* Colin’s,
* Taypa,
* Aksa Akrilik,
* Küçükçalık Perde,
* Abalıoğlu İplik,
* Kipaş Konfeksiyon,
* Mavi Jeans,
* De Facto,
* FLO Ayakkabı,
* Sarar,
* Baydemirler Perde,
* Evyap,
* Hayat Kimya,
* Filli Boya,
* BİM,
* Yeşim Tekstil,
* Şahinler Holding

RO RO seferleri yapılamaz oldu
Mısır’da yaşanan karışıklıklar ve iç savaş tehlikesi, Türkiye’deki değişik iş kollarının bu ülkeye TIR’larla yaptıkları mal sevkiyatını olumsuz etkilemeye başladı. Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girmesi sonucu Mısır’ın Port Said limanında bekleyen Türk TIR’ları, Ro-Ro gemisi ile Türkiye’ye geri dönmek zorunda kaldı. Bundan sonraki süreçte seferlerin olup olmayacağı hala belirsizliğini koruyor. Ro-Ro ile yapılan ticarette görev alan Türklerin can güvenliği yanı sıra, işlemlerin sağlıklı yürütülmesi ortamı bulunmuyor.

Mursi yönetimine 2.2 milyar dolar kredi açtık
Başbakan Erdoğan’ın, Mısır’da darbeyi gerçekleştiren Abdulfettah Halil El Sisi’yi Mayıs ayındaki Uluslararası Güvenlik ve Savunma Fuarı (IDEF – 2013) sırasında İstanbul’da bizzat kabul ederek verdiği 250 milyon dolarlık savunma kredisi ile Hazine ve Eximbank’ın Mısır’a açtığı 2 milyar dolarlık ihracat kredisi halen yürürlükte bulunuyor. Erdoğan, Mısır’daki “darbeyi” gerçekleştiren Sisi ile 9 Mayıs’ta bir araya gelmişti. Bu görüşmede, Türkiye’nin özellikle sınır ve sahil güvenliği alanlarında Türkiye-Mısır ortak savunma üretim ve tedariki projelerinin gerçekleştirilmesi için 250 milyon dolar tutarında Türk Eximbank kredisi verilmesi kararı çıkmıştı. Türkiye, Mısır’a ayrıca ihracat için 1 milyar dolarlık Hazine, 1 milyar dolarlık da Eximbank kredisi açmıştı. Bu kredinin 1 milyar doları 17 Mayıs’ta serbest bırakıldı.

Türk firmalarınca Mısır’a gerçekleştirilecek sermaye malı ihracatı ve Türk müteahhitlerince bu ülkede yapılacak projelerin finansmanının bu kredi üzerinden gerçekleşmesi öngörülmüştü. Kredinin kullanımı için Mısır Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı’nın Eximbank’a resmi kredi talebinde bulunması gerekiyor. TAI tarafından üretilen insansız hava aracı ANKA’ların Mısır’a satışı için de görüşmeler sürüyor. TAI, bu ülkeye 10 adet ANKA satmak için görüşmeler yürütüyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı kaynakları, hem bu ülkeye açılan 250 milyon dolarlık savunma kredisinin hem ANKA sözleşme görüşmelerinin yürürlükte olduğunu belirtiyor.

Türkiye’yi yalnızlaştıran dış politika
AKP, iktidarı boyunca, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesinden ruhunu alan Türk dış politika geleneğine aykırı biçimde, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da bir “Sünni blok” kurmanın mücadelesini verdi. Bu mezhepçi ve siyasal İslamcı tavır, AKP’nin dış politikasının temelini oluşturdu. Erdoğan’ın, Mısır’da Mursi ve Müslüman Kardeşler’e yönelik desteğinin de temelinde, “demokrasiye karşı yapılan askeri darbeye” karşı çıkmak değil, asıl bu faktör yatıyor.

Erdoğan ve Davutoğlu’nun hararetle izlediği mezhepçi ve siyasal İslamcı dış politikanın Türkiye’yi getirdiği konum ise hiç de parlak değil. AKP’nin muhalif terörist çetelere açıktan silah ve her türlü desteği vererek yönetimini devirmek istediği Suriye ile Türkiye’nin diplomatik ilişkisi bitti, sınır güvenliği de yer yer kalmamış durumda. Barzani’den yana tercihle Irak merkezi yönetimi ile ilişkilerde soğuk rüzgarlar esiyor. Gazze’de Hamas’ı merkeze koyan siyaset nedeniyle Filistin’in laik kanadı Fatah ile ilişkiler kötüleşti. Lübnan’ın Şii yarısıyla Suriye nedeniyle ilişkiler hasar gördü. Mısır’la da ilişkilerin kesilmesi ya da zayıflaması ile Türkiye giderek tamamen yalnızlaşıyor, kabuğuna çekiliyor.

Mısır’ın önemi
Bir milyon kilometrekareyi aşan yüzölçümü; yüzde 90 Sünni, yüzde 9 Kıpti, yüzde 1 diğer mezheplerden oluşan 83 milyonluk nüfusu ile Kuzey Afrika’nın en önemli ülkesi olan  Mısır, Arap dünyasının hem lideri hem de İsrail-Arap barışının garantörü konumunda . GSYH’si 200 milyar doları aşan Mısır, dünyanın 27. büyük ekonomisi… Mısır’ın kişi başına geliri 2 bin dolar dolayında bulunuyor. İhracatı 25 milyar, ithalatı 50 milyar dolara yaklaşan Mısır’ın dış ticaret hacminde Türkiye önemli bir yere sahip bulunuyor. Mısır ile 2005′te yapılan serbest ticaret anlaşması Mart 2007′de yürürlüğe girmişti.

Erdoğan’ın önceliği Mısır’daki vatandaşlarımız ve yatırımlar olmalı
Herhangi bir ülkede yaşanan siyasal istikrarsızlık ve toplumsal çatışma süreci, önce o ülkenin insanına ve ekonomisine, giderek de o ülkeyle ilişkileri olan ülkelerin ekonomilerine zarar verir.
Başbakan Erdoğan ve hükümetinin İzlediği mezhepçi ve “siyasal İslam” temelli dış politikanın Mısır’daki yansıması ise bu ülkede huzur ve istikrarın bir an önce sağlanmasına değil, inatlaşmaya yönelik nitelikte.
AKP’nin bu dış politika anlayışı ile bölgesinde giderek yalnızlaşan Türkiye’nin ekonomik ve siyasal çıkarları, bir kez daha tehlike altında
Bu yaklaşımı ile Türkiye’yi Suriye, Irak merkezi yönetimi ve diğer komşularıyla sorunlu hale getiren AKP, aynı hatayı Mısır’da tekrarlıyor.

AKP, komşularla ilişkileri bozarak, ördüğü kalın duvarlar içine Türkiye’yi hapsediyor.
Türkiye, AKP’nin siyasal İslamcı Mursi ve ekibine yönelik ideolojik desteği nedeniyle 5 milyar doları aşan ticaret hacmi, 2 milyar dolarlık Türk yatırımı bulunan ve 2 milyar dolar Hazine ve Eximbank kredisi açtığımız Mısır’la olan ekonomik ve siyasi ilişkileri tehlikeye atarak, Türkiye’nin çıkarlarını kendi ideolojik hedeflerine feda ediyor.
Suriye’de Müslüman Kardeşler ve paralel güçleri iktidar yapmak için uluslararası tepki çeken Başbakan Erdoğan, Mısır’da da Türkiye’yi taraf yapıyor, ikili ilişkiler ve bölgesel çıkarlarımızı tehlikeye atıyor.
Mısır’da siyasal istikrar ve toplumsal barışın sağlanması tüm bölgenin yararına. Erdoğan ise açıklama ve girişimleriyle istikrar yerine, kutuplaşmaya, iç savaşa destek veriyor.
Seçilmiş yönetimlerin darbe ile devrilmesine karşıyız. Ancak “seçildim artık istediğimi yaparım” anlayışı da demokrasi değildir. Mısır’a bu kadar müdahil olmak 76 milyonluk Türkiye’yi Mısır’daki iç savaşın bir tarafı yapmak yanlıştır. Buna kimsenin hakkı yoktur.
Hükümet öncelikle Mısır’da bulunan işadamlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği konusunda gereken adımları atmalıdır.
Mısır’la ekonomik ve siyasal ilişkilerin devam etmesi, dış ticaret kanallarının açık kalması, bu ülkede istikrar ve barış ortamının tesisi, Türk yatırımlarının güvenliği için gerekli güvencelerin alınması hükümetin önceliği olmalıdır.

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 15 Temmuz 2013 09:14

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica