Kılıçdaroğlu: "Akan kanın sorumlusu Kaçak Saray'ında oturuyor!"

Kemal Kılıçdaroğlu: "Ülkenin Cumhurbaşkanı şehit cenazesini siyasi çıkarları için kullanıyor.Elinde mikrofon şehit annelerine 'ne mutlu size diyor çocuğunuz şehit oldu'. Cumhurbaşkanına seslenmek isterim. Niye sen o mutluluktan kaçındın?"
Parti Meclisi öncesi yaptığı açıklamalarda, son günlerde yaşadığımız terör olaylarına da değinen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti;
 
"Suruç katliamı. Çocuklarımız öldü, gencecik çocuklarımız. Üstlenen kim? IŞİD terör örgütü. O terör örgütünü gencecik çocukların heyecanı diye tanımlayan kim? Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı. Açıkça IŞİD'ı terör örgütü olarak bile tanımlamaktan uzun süre kaçındılar.
  
Değerli arkadaşlarım, biz bütün görüşmelerimizde hep önce Türkiye dedik. Bu ülkenin çıkarlarını savunduk. Siyasette varlık nedenimizde budur bizim. Bu ülkenin çıkarlarını savunmayıp koltuk merakıyla bir başka seçimden nasıl rövanş alabilirim diye yola çıkanlara bu ülkenin sağduyulu insanlarının izin vermemesi gerekir. Yazık günahtır bu ülkeye. Bu ülkenin insanlarının irfanına güveniyorum, sağduyusuna güveniyorum, erdemine güveniyorum. Eğer bu ülke gerçekten büyüyecekse beraber çalışmak zorundayız. Sağduyulu davrananlara destek vermek zorundayız. Önce Türkiye diyenleri iktidara taşımak zorundayız. 
 
Değerli arkadaşlarım, bizim toplumsal barışa ihtiyacımız var. Her gün şehit cenazeleri geliyor. Şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapıyorlar bazıları. Akan kandan beslenen siyasetçiler var. Ülkenin Cumhurbaşkanı şehit cenazesini siyasi çıkarları için kullanıyor. Elinde mikrofon şehit anneleri ağlıyor gözyaşları içinde. Elinde mikrofon ne mutlu size diyor çocuğunuz şehit oldu. 
 
Ben o Cumhurbaşkanına seslenmek isterim. Niye sen o mutluluktan kaçındın? Hangi gerekçeyle kaçındın? Çocuklarını niye askere göndermedin? Bu ülkenin fakir fukara çocukları şehit oluyor, başlarında oturup edebiyat yapıyorsun. O annelerin dramını biliyor musun sen? Hani analar ağlamayacaktı? Şimdi kandan besleniyorsun. 7 Haziran'da seçim oldu, 8'inde Türkiye demokrasiye uyandı. Şimdi kaosta kendi iktidarlarını korumak istiyorlar. Akan kanın sorumlusu Çankaya'da değil, kaçak sarayında oturuyor. Akan kanın sorumlusu odur, kaosun sorumlusu odur. Terörün sorumlusu odur. Kaçacak yeri yoktur. Yazık günahtır bu ülkeye, bu ülkenin insanlarına. Şehit cenazelerinde şehit cenazesinin annesini, babasını ve yakınlarını görüyorsunuz. Emin olun insanın yüreği parçalanıyor. O annenin haykırışlarını dinleyen birisinin o gece uyumaması lazım. Uyuyamıyoruz da zaten. Neredesin evladım diye bağırıyor. 
 
Değerli arkadaşlarım, bu dramı, bu tabloyu Türkiye'ye musallat eden kim? Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, bütün vatandaşlarıma. Terörsüz bir iktidar devraldılar. Türkiye kan gölü içinde, ateş çemberinde bir Türkiye, kaosu yaşayan bir Türkiye. Türkiye'yi bu hale kim getirdi? Kim getirdi Türkiye'yi bu hale? Önce bu soruyu otur kendi vicdanına sor değerli vatandaşım. Kendi vicdanına sor. 13 yıldır bunlar yönetiyorlar. Bir ortakları da yok. Suçlayacakları hiç kimse yok. Kaçak Saray2dan yandan eleştiriler geliyor. Ülkeyi bu hale muhalefet getirdi diye. İnsanda biraz utanma olur. Utanma olur biraz. Ar damarı olur bir insanın. Muhalefet ne yaptı size? Siz bir önemli karar aldınız da muhalefet engel mi oldu? Kan gölüne Türkiye'yi çevirdiniz. Kaosun batağına soktunuz Türkiye'yi. Sizi uyardık hayır dediniz bize. Biz daha iyi yönetiriz dediniz. 
 
Değerli arkadaşlarım, işi o boyutlara getirdiler ki, bunlardan birisi de kalktı dedi ki, benimde arzum bende bir gün şehit olacağım. Yani bu ülkenin insanlarıyla ancak böyle dalga geçilir. Şehit üzerinden yapıyorlar bunu. Bunu söyleyen bakanda 20 korumayla geziyor şehit olacakmış beyefendi. Altında da kurşun geçirmez arabalar var. Şehit olacakmış bu beyefendi. Sen şehit olmak istiyorsan o koltuğu bırak, kırmızı plakalı arabayı da bırak, korumaları da bırak, yandaşının maden şirketine git orada işçiler nasıl çalışıyorsa bir çalış bakalım. O zaman şehit olursun. Ben sana yolunu gösteriyim. Yapabilir mi bunu? Yapamazlar. Çünkü onlar her şeyi sömürdükleri gibi şehitliği de kendi çıkarları için sömürmeye başladılar. 
 
Bakın, Erzurum'da bir şehit yakını, şehidin amcası ne söylüyor değerli arkadaşlarım. Cumhurbaşkanı bununla gurur duysun diyor. Diyordu ya ne mutlu aileler şehit verdiniz diyordu. Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Kendi kardeşimi gönderdim cesedini alıyorum diyor. Cumhurbaşkanı bunu bilsin. Ben bunu bu yaşa getirene kadar ne çektim biliyor mu? Allahtan hiç korkuyor mu? Son cümlenin yanıtını veriyim. Emin olun Allah'tan korktuğu konusunda ciddi endişelerim var. Allahtan korkan bunu yapmaz zaten. Vicdanı olan bunları yapmaz. 
 
Kocatepe'de bir şehit cenazesine katıldım. Bana da, Davutoğlu'na da, Bahçeli'ye de şehit babası aynı şeyleri söyledi. Bizim ocağımız söndü, başkalarının ocağı sönmesin. Neden bir araya gelmiyorsunuz? Neden hükümet kurmuyorsunuz? Niye birleşmiyorsunuz diyor. Bu şehit babasına sesleniyorum. Sevgili kardeşim, bu tabloyu senin istediğin noktaya getirmek için ben elimden geleni yaptım Allah şahittir. Açık söylüyorum Allah şahittir. Kişisel çıkar gütmedim, parti çıkarı gütmedim. Sadece ve sadece bu ülkede kan aksın diye değil, kan akmasın, analar ağlamasın diye elimden gelen her şeyi yaptım. Senin için yaptım. Bu ülkenin güzel insanları için yaptım. Ama onlar el vermediler. Kaosu tercih ettiler. Bir araya gelmediler. Gelmek istemediler. Çünkü onların derdi senin çocuğun değil. Onların derdi senin huzurun değil. Onların derdi kendi koltukları. Bunu çok iyi bilmeni isterim değerli vatandaşım çok iyi bilmeni isterim. Bu ülke bu noktaya kolay gelmedi. Bilinçli olarak getirildi buraya. Bir kaos ortamı yaratıp bakın bizi seçmediniz ülke bu hale geldi. Bu mesajı vermek istiyor sana değerli vatandaşım bu mesajı vermek istiyor. Neden oyunu bana vermedin? Bende sana göstereceğim. Senin iradene saygı duymuyor o kişi. Kendi iradesini sana kabul ettirmeye çalışıyor acıyla ve gözyaşıyla. Buna izin verme. İzin vermemeliyiz. Yazık oluyor bu ülkeye. Hepimizin görevi var. Benimde görevim var. Eksiğim varsa bana söyle, yanlışım varsa bana söyle, kusurum varsa bana söyle. Yoksa elini vicdanına koy ve sandığa giderken düşün. Yeter de artık yeter. Yeter de. 
 
Bakın dolar yükseliyor. Diyor ki, dolar yükseldi bizim kaygımız yok. Sizin zaten kaygınız olamaz ki, siz çok memnunsunuz. Vatandaşın dolar hesabımı var? Sizin dolar hesabınız var. Siz zaten dolar yükseldikçe köşeyi dönüyorsunuz. Sen vatandaşımı düşünüyorsun? Kesinlikle bütün vatandaşlarımın emin olmasını istiyorum. Siyaset samimiyet işidir, siyaset doğruluk işidir, siyaset hesap verme işidir, siyaset ülkeyi düşünme işidir, siyaset işsizleri düşünme işidir. Bunları bırakıp siyaseti araba ve koltuğa indirgeyen, zenginleşme aracı olarak siyaseti tercih edenler bu ülkeye ağır bedeller ödettiler. Her vatandaşımın bunu bilmesini isterim. Daha düne kadar ayrım yapıyorlardı, etnik kimlik üzerinden siyaset yapıyorlardı. İzin verme. İnanç üzerinden siyaset yapıyorlardı. İzin verme. Yaşam tarzı üzerinden siyaset yapıyorlardı. İzin verme. Vermeyelim. Beraber vermeyelim, beraber mücadele edelim. Siyaset koltuğunda benim zenginleşmem Türkiye'ye bir şey kazandırmaz. Senin zenginleşmen Türkiye'ye kazandırır, Türkiye'yi uçurur, Türkiye'yi iyi noktalara taşır. 
 
Bakın değerli arkadaşlarım, bugün bir gazetemizde bir polis memurunun gönderdiği bir mektup yayınlandı. Sayın Candaş Tolga Işık'ın köşesinde. Polis memurumuz şunu söylüyor. Evet haklısınız biz artık ölmek istemiyoruz. Yanlış anlamayın korktuğumuzdan, çekindiğimizden asla değil. Bu ülkeye, bu vatana 30 yıldır çözülemeyen bir meselenin çözümüne ölerek hizmet edemeyeceğimizi anladığımızdan diyor. Daha ne desin bu polis memuru? İşte biz bu polis memuru kardeşimiz gibi düşünüyoruz. İşte biz bu vatandaşımız gibi düşünüyoruz. Birbirimizi öldürerek bu ülkeye hizmet edemeyiz. Bunları aşmak zorundayız. 
 
Değerli arkadaşlarım, bu sorunu da biz çözeriz, toplumsal barışı da biz sağlarız. Onlar yapamazlar biz çözeriz biz. Biz samimiyiz. Bizim verilmeyecek hesabımız yok. Biz ülkemizin birliği ve bütünlüğü içinde şanlı bayrağımızın altında bu sorunu çözeriz biz. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Koltuk sevdalısı değiliz biz. Zenginleşmek için siyaseti seçtik değiliz biz. Böyle bir düşüncemiz yok. Hayatımızdan özveride bulunuruz biz bu ülkenin huzuru için, bu ülkenin barışı için."
    Pazar, 23 Ağustos 2015 15:20

Bağlantılı Konular