Toprak: Spor Bakanlığı ‘Doping teşvik ve Organizasyon” şirketi mi oldu?

Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, dünya medyasının Türk sporcuların, “yaygın Doping” skandalını manşete taşıdığını belirterek, “Bu süreç, Türkiye’nin Dünya, Avrupa çapındaki çeşitli organizasyonlardan men edilmesiyle sonuçlanabilir. Gençlik ve Spor Bakanlığı ne yapıyor? Spor bakanlığı ‘Doping ve Organizasyon Şirketi’ oldu da haberimiz mi yok?” dedi.

Toprak, peş peşe gelen doping skandallarına karışan sporcu sayısının 30’u aştığını 6 ayda 90 sporcunun dopingli çıktığını belirterek şunları söyledi: “Süper Lig’deki 2 köklü futbol takımı Beşiktaş ve Fenerbahçe, şike gerekçesiyle 1 ve 2 yıl Avrupa kupalarından men cezası alan, ev sahipliğini yaptığımız Akdeniz oyunlarında 30 sporcusu doping nedeniyle müsabakalardan çekilen, 8 haltercisi ve 8 rekortmen atleti dopingli çıkan, onlarca sporcusunun doping incelemesinde ilk aşaması pozitif çıkıp, şimdi B numunelerinin sonucu beklenen bir ülkede, Sporu yönetenlerin hiç yüzleri kızarmıyor mu? Akdeniz Oyunları öncesinde, teşvik yönetmeliğini çığırından çıkartıp, şampiyonlukta 100 olan altını 500’e yükselten zihniyet, sporu ticarileştirip, sporcuyu dopinge teşvik eden, sporcunun ahlâkını bozan, zihniyettir. Sporculara yapılan madalya baskısı nedeniyle, doping rezaleti altında ezilen, ikincilikle avunan bir Spor yönetimi, en saygın spor organizasyonu olan Olimpiyatlara ev sahipliği yapmayı hangi yüzle talep etmektedir?

Türk sporunun, doping bataklığına sürüklenmesinden sporcu mu sorumludur sadece? Sporu yönetenlerin hiç mi sorumluluğu yoktur?  Türkiye Dopingle Mücadele Kurulu’nun açıkladığı rapora göre, 2013’ün ilk 6 ayında numune alınan 648 sporcudan 90’ı dopingli çıktı. Dünyada kabul gören doping tehlike sınırı yüzde 1,5-2 iken, Türkiye’de bu oran 13,88. Bazı dallarda (Atletizm, Halter vb.) yüzde 45’e kadar çıkıyor!

Ülkenin en saygın iki futbol takımı şike ithamıyla kendilerini savunmaya çalışırken, spor Bakanı, kurumları, adı var kendi yok Özerk Futbol Federasyonu nerdedir? Kulüpleri, sporcuları, yalnı bırakıp, organizasyon işleriyle, harcanacak milyarların paylaşımıyla ihalelerin kimlere verileceğiyle meşgul olan bir Spor Bakanlığı ve federasyonlar, spordaki bu utanç tablosunun baş sorumlularıdır. Halka, spor kamuoyuna hesap vermek zorundadırlar.”

Toprak, 7 Eylül’deki nihai oylama öncesinde, Lozan’da yapılan değerlendirmede de Sporu yönetenlerin iyi bir sınav veremediğini belirterek Gezi olaylarındaki polis şiddeti ve hükümetin tavrının dünya spor medyasında da gündemin ilk sırasına oturduğunu, sorulara, Bakanların yanıt vermekte zorlandığını söyledi.

Erdoğan Toprak şöyle devam etti:

“Dünya Anti Doping Ajansı (WADA) ve Dünya Atletizm Federasyonu, Türkiye ile ilgili son kararını vermek için B numunelerinin sonucunu beklemektedir. Moskova’daki Dünya Atletizm Şampiyonası’na katılımımız riske girmiştir. Gezi olaylarında polis şiddeti Uluslararası Olimpiyat Komitesi delegelerini dehşete düşürmüştür.  Doping skandalı ise tüm bunların üzerine tüy dikmiştir. Spor Bakanının görevi nedir merak ediyorum. Bakanlık, yoksa sadece milyarların paylaşıldığı bir Organizasyon ve ihale şirketi midir?”

Anahtar Kelimeler
    Perşembe, 11 Temmuz 2013 14:52

Bağlantılı Konular