CHP Uyardı; “Seçim için baskılanan faizler Eylül’de sert şekilde artabilir”

Genel Başkan yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinatörlüğünde hazırlanan 65. Ekonomik Görünüm Raporu’nda, “Mayıs ayı Sanayi Üretim Verisi” ile,  “TCMB’nin Dövize Müdahaleleri” şöyle değerlendirildi.

Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’In koordinasyonunda hazırladığı 65. Ekonomik Görünüm Raporunda Mayıs’ta sanayi üretiminin piyasa beklentilerinin oldukça altında arttığına, bir yıl önceye göre sanayide üretimin yüzde 4 artması beklenirken; gerçekleşmenin bunun yarısında kalarak yüzde 2 olduğuna dikkat çekildi. Raporda, bunun aynı zamanda 2009 krizinden bu yana, Mayıs ayları itibariyle en düşük üretim artışı olduğu da belirtilerek, “Mayıs’ta mevsim ve gün etkisinden arınmış üretim ise yüzde 0,6 düştü. 12 aylık ortalama üretim artış hızı da düşüş eğilimini korudu” denildi.

Mayıs ayında imalat sanayi üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 arttığına, buna karşın mevsim ve gün etkisinden arınmış imalat sanayi üretimi yüzde 0,5 gerilediğine vurgu yapılan raporda, “Üretim artışı, piyasalarda şaşkınlık yaratsa da ara malı ithalatındaki belirgin yavaşlama üretimin Mayıs’ta düşük geleceği konusunda ciddi sinyaller veriyordu. Nitekim Mayıs’ta ara malı ve enerji hariç ara malı ithalatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla, yüzde 6,7 ve yüzde 8,2 artarken; Nisan’da aynı artış hızları sırasıyla yüzde 18,3 ve yüzde 31,9 idi” denildi.

Öncü göstergeler haziran için karışık sinyaller veriyor
Yılın ilk yarısında üretimde belirgin bir yavaşlama olduğunun kaydedildiği raporda, “Üretime ilişkin öncü göstergeler Haziran için de karışık sinyaller veriyor” değerlendirmesinde bulunuldu. İmalat sanayi kapasite kullanım oranının Haziran’da bir önceki aya göre 0,7 puan artarak yüzde 75,3’e çıktığının ve “son 18 ayın en yüksek değerine “ulaştığının belirtildiği raporda, buna karşın üretimin temel girdilerinden elektrik tüketiminin artış hızında yavaşlama görüldüğü kaydedilerek, “Elektrik tüketimi Nisan ve Mayıs ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla, yüzde 5 ve yüzde 2,8 artarken; Haziran’da tüketim artışı sadece yüzde 0,3 oldu” ifadelerine yer verildi.

Sıcak para kar sağladı diye alkışladılar, şimdi kuşku buIutları toplanıyor
ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin 22 Mayıs tarihinde yaptığı açıklama ile dünyada bedava para döneminin sonuna yaklaşıldığının anlaşıldığının belirtildiği raporda, Bernanke’nin açıklamasının “son 10 yıldır küresel likidite bolluğu ve sıcak para ile çarkları çeviren” AKP Hükümeti için de kötü haber olduğu kaydedildi. Sıcak paranın gizlediği kusur ve hataların yeni dönemde gün yüzüne çıkacağının belirtildiği raporda, “Geçtiğimiz yıllarda sıcak paraya dünyanın en yüksek karlarını sağlaması nedeniyle alkışlanan Türkiye ekonomisi ve AKP üzerinde şimdi kuşku ve belirsizlik bulutları toplanıyor” denildi.

Türkiye en kırılgan ekonomi
Raporda, Türkiye’nin artık dünyada en kırılgan ülkeler arasında sayıldığı, OECD, Uluslararası Finans Enstitüsü ve Dünya Bankası’nın raporlarında Türkiye’nin yüksek cari açığına ve kısa vadeli borçlarına dikkat çektiği de hatırlatıldı. Böyle bir ortamda ABD istihdam verilerinin iyi gelmesinin de Türkiye’de piyasalarını salladığı ifade edilerek, “ABD ekonomisine ilişkin her iyi haber biz de ters dalga yaratmaya başladı. Ne de olsa ABD’de ekonomisine ilişkin her iyi haber, ucuz paranın kesilmesine bir adım daha yaklaşılması anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulunuldu.

Merkez tek kollu boksör gibi
ABD’de istihdam verilerinin iyi gelmesinin etkisiyle Türkiye’de dolar kurunun yeni rekorlar kırdığına dikkat çekilen raporda, Merkez Bankası’nın dolar kurunun 1,9735 TL seviyelerine kadar çıkması üzerine 7 döviz ihalesiyle toplam 2,3 milyar dolar satarak kura müdahale ettiği belirtildi. “Satılan döviz kabaca TCMB rezervlerinin yüzde 2’si demek. Ancak toplam 2,3 milyar dolarlık döviz satışına karşın gelen teklif 4 milyar dolar civarında oldu. Yani ihalelere gelen talep, döviz arzını aştı” denilen raporda yapılan rekor müdahaleye rağmen kurun ancak 1.95 seviyesine çekilebildiği anlatıldı. Raporda, “TCMB, Hükümetin talepleri ile ekonominin gerekleri arasında sıkışmış tek kolla ringde mücadele eden boksör görüntüsü veriyor” ifadeleri kullanıldı.

Faizi tutmak için döviz satıp rezerv eritiyorlar
Yaşanan gelişmeler karşısında hükümetin seçimlere kadar faizlerin düşük kalmasını arzuladığının, Merkez Bankası’nın da faizleri artırmamak için yoğun döviz satışlarını göze aldığının belirtildiği raporda, “Merkez Bankası faizi koruyabilmek için rezervleri eritiyor. Ancak döviz talebinin yoğunlaşması durumunda bunun daha ne kadar sürdürülebileceği de meçhul. Sonuçta rezervler zaten yetersiz” denildi.

Faizler sert şekilde artabilir
Raporda, Merkez Bankası’nın ekonominin içinden geçtiği kritik süreci kısa ve etkili parasal sıkılaştırma ile döviz satışıyla geçiştirme yolunu seçtiği ifade edilerek şunlar belirtildi:

“FED’ in Eylül ayında parasal sıkılaştırmanın yol haritasını çizerek ‘yeni oyun kurallarını’ açıklaması ile bugün baskılanan faizler daha sert biçimde artmak zorunda kalabilir. Türkiye aslında bu oyuna yabancı değil. Benzer oyun 2006’da da oynanmış ve baskılanan faizler daha sert biçimde artırılmak zorunda kalmıştı. Bunun sonucunda Türkiye küresel krize düşen bir büyüme ile yakalanmıştı. Bu nedenle Hükümet ekonomiye ideolojik gözlükler ile yaklaşmayı bırakmalı ve ekonominin gerektirdiği ne ise onu yapmanın yollarını aramalıdır. TCMB’de 2001’de kendisine verilen ‘bağımsızlığın’ bugünler için verildiğini unutmamalıdır.”

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 10 Temmuz 2013 13:24

Bağlantılı Konular