Elmadağ'dan iktidar rüzgarı esti, Elmadağlı iktidar sözü verdi

Kemal Kılıçdaroğlu: "CHP iktidarında her evde tencere kaynayacak, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek." dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Elmadağ mitinginde yaptığı konuşma şöyle;
 
"Hepinize teşekkür ederim. İnşallah 7 Haziran'da yeni bir başlangıç yapacağız. Kavganın olmadığı, işsizliğin olmadığı, herkesin rahatlıkla geçinebildiği, esnafın siftah yapabildiği, işsizliğin olmadığı, yoksulluğun olmadığı bir Türkiye'ye başlangıç yapacağız. Buna hazır mısınız? Artık bu millet kavgadan bıktı huzur istiyor, rahat yaşamak istiyor. Bizi ayrıştırıyorlar, bizi bölüyorlar o öyledir bu böyledir diye. Ben size söz veriyorum oy versin vermesin CHP iktidarında Başbakan olarak hiçbir vatandaşımı ayırmayacağım.

Vatandaşlarıma şunu söylüyorum. 13 yıllık kredi açtık. 13 yılda ne yaptılar? 6 milyon 250 bin işsizimiz var. Elmadağ'da işsizlik var mı? Emin misiniz? Niye söylüyorum biliyor musunuz? Hükümete göre işsizlik yok. Çünkü meclis tatile girmeden önce bir kanun getirdiler yabancıların çalıştırılması hakkında kanun teklifi. Sanki Türkiye'de işsiz yok, iş alanları var çalışacak adam yok. Dışarıdan getirecekler Türkiye'de çalıştıracaklar. Buna izin verecek misiniz? Benim sözüm söz bu ülkede eğer işsiz varsa huzursuzluk vardır. Sözüm huzursuzluğu bitirmektir. Sözüm herkesin iş, herkesin aş sahibi olmasıdır. Eğer bir evde gencecik bir çocuk işsizse o evde huzur yoktur. Anne baba bekler çocuğum ne zaman işe girecek diye. Demek ki siyasetçinin birinci görevi istihdam yaratmaktır. Sosyal devlet olmanın temel nedeni de budur.

İki; diyorlar ki Türkiye büyüyor. Evet Türkiye büyüyor. Türkiye kalkınıyor. Evet Türkiye kalkınıyor hiç itirazım yok. Peki soru şu; büyümeden, kalkınmadan her vatandaş hak ettiği nasibi alıyor mu, almıyor mu? Almıyor. Büyümeden bir avuç kişi yararlanıyor. Ben ne diyorum? Refahı tabana yayacağım. Nasıl? Emekliye ramazan bayramında, kurban bayramında birer maaş ikramiye vereceğim. Helali hoş olsun diyeceğim.

Ben bunu söylüyorum parayı nereden bulacaksın diyorlar. Sanki dünyanın parasını veriyoruz. Altı üstü ne Allah aşkına? 450 lira aylık alıyor 450 lira ikramiye vereceksin. 1000 lira alıyor 1000 lira vereceksin. Üstelik her ay değil bir ramazan bayramı, bir kurban bayramı. Bizim vefa borcumuz var emekliye. Bu ülke büyüdüyse, bu ülke kalkındıysa, fabrikalar, yollar yapıldıysa, tarlalarında insanlar çalıştıysa, esnafımız dükkanında çalışıp zamanında emekli olduysa bizim onlara minnet borcumuz var. Allah aşkına ramazan bayramında, kurban bayramında torunundan kaçan emekli olur mu? Ayıp günah değil mi? Diyorlar parayı nereden bulacaksın? Elmadağ'dan söylüyorum Ankara'daki beyler duysun. Sözüm söz o kaçak saraya bağlanan bütün hortumları keseceğim emekliye vereceğim.

1000 liranın altında emekli aylığı alan 8 milyon vatandaşımız var. Açlığa mahkum etmişiz bunları, yoksulluğa mahkum etmişiz bunları. Refah tabana nasıl yayılacak? Türkiye büyürken emekli nasıl buradan nasibini alacak? Kim verecek bunu? Onlar vermezler, onları kendilerini düşünürler, onlar ceplerini düşünürler, onlar yandaşlarını düşünürler. Sözüm söz ben sizi düşüneceğim, emekliyi düşüneceğim, çiftçiyi düşüneceğim.

Seymenlerimiz burada. Hepimiz Mustafa Kemal'in askerleriyiz. Onlar büyük mücadele verdiler. Şehit oldular, gazi oldular, bize güzel bir Türkiye bıraktılar. Bizim görevimiz ne? Bu güzel Türkiye'yi daha güzelleştirmek ve torunlarımıza daha güzel bir Türkiye bırakmak. Benim mücadelemde zaten bunun üzerine.

Bakın, bir şey daha söyleyeyim. Dedim ki, mazotu çiftçi için 1,5 lira yapacağım. Gene kıyamet koparıyorlar nasıl 1,5 lira yapacaksın mazotu, nasıl bunu vereceksin. Sen havaalanı yapan şoföre 1 lira 21 kuruşa verirken oluyor da ben çiftçiye 1,5 liradan verince niye olmuyor? Hangi gerekçeyle olmuyor? Ankara'daki beyler duysun. Sen yakutta, pırlantada, incide, mücevheratta KDV'yi, ÖTV'yi sıfırlarken sana bir şey dedik mi? Demedik. Bende mazotta sıfırlıyorum çiftçi üretiyor niye itiraz ediyorsun? Çünkü istiyor ki çiftçi aç kalsın, bana muhtaç olsun. Çiftçiyi aç bırakmayacağım. Çiftçi üretecek, çiftçi ekecek, alın terinin de karşılığını alacak.

Şimdi gelelim bu Başbakanlık işine. Güzel slogan atmak güzel. Ama bakın ben çalışıyorum. Emin olun ülkem için çalışıyorum, emin olun Türkiye için çalışıyorum. Emin olun bayrağım için çalışıyorum. Emin olun bu ülke nasıl daha güzel olabilir bunun için çalışıyorum. Ama benim sorumluluğum var ağır, sizin de sorumluluğunuz var. 7 Haziran'da sandığa gideceksiniz değil mi? Söz mü? Bu söz yetmiyor sizden bir söz daha istiyorum. Geçen seçimlerde şu veya bu nedenle CHP'ye oy vermemiş bir vatandaşımı daha ikna edeceksiniz. Diyeceksiniz ki, güzel kardeşim 13 yıl kredi açtık. İşsizlik var, 17 milyon yoksul var. 1000 liranın altında aylık alan 8 milyon emekli var. 6 milyon  250 bin işsizimiz var. Gel kardeşim bunlar bu işi 13 yılda beceremediler Kılıçdaroğlu diyor ki, ben öyle 12 yıl falan istemiyorum bana adam gibi 4 yıl yetki verin. 4 yıl yetki istiyorum. 4 yılda ben bu güzel ülkede, bu coğrafyada hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi inşa edeceğim. Yoksulluk olmayacak bu topraklarda. 17 milyon yoksul 21.yüzyılın Türkiye'sinde. Niye yoksulluk olsun? Onlar unuttular ben unutmam. Onlar unuttular. Kimi? Kübra bebeği unuttular. Samsun'da açlıktan ölen Kübra bebeği unuttular ben unutmadım. Onlar unuttular. Kimi? Ayaz bebeği. Konya'da bir gecekonduda camı kırık olduğu için zatürre olan ve ölen Ayaz bebeği onlar unuttular ben unutmadım. Ben iktidara geldiğim gün sözüm söz bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Aileler çocuklarını huzur içinde okula gönderecekler. Öyle beslenme çantası falanda yok. Okulda çocuk beslenecek. Her çocuk nasıl besleniyorsa hiçbir ayrım yapmadan bütün çocuklarımız yemeklerini yiyecekler okulda. Bunu yapacağız. Huzurlu bir Türkiye istiyorum, barış içinde yaşayan bir Türkiye istiyorum. Herkesin kazandığı bir Türkiye istiyorum. Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı bir Türkiye istiyorum. Güçlü bir sosyal devlet olsun diyorum Türkiye'de. Biz bunu yaratabilir miyiz? Yapabiliriz. Bunu yapmanın yolu sizden yetki istiyorum 4 yıl için. Göreceksiniz yolsuzluğun olmadığı bir Türkiye, haksızlığın olmadığı bir Türkiye.

Bakın dün İstanbul'da 100 yılın projesini açıkladım. Türkiye öyle bir yerdeki Afrika, Avrupa, Kafkasya, Orta Asya arasında bir pırlanta gibi duruyor. Olağanüstü güzel bir coğrafi üstünlüğü var Türkiye'nin. Bunu şuana kadar hiçbirisi değerlendiremedi. Projeyi hazırladık, bu projeyi sunduk. Bugüne kadar hiçbir iktisatçı bu proje yanlıştır demiyor. Bugüne kadar hiçbir siyasetçi Davutoğlu dahil yanlıştır demiyor. Neden? Her kuruşunu hesapladık. İşsizliği nasıl önleyeceğimizi hesapladık. Büyümenin nasıl olacağını hesapladık. Üç tarafımız deniz. Bu denizlerin nasıl kullanılması gerektiğini açıkladık. Onlar bilmezler biz biliriz. Neden? Çünkü onlar ceplerini düşünürler. Biz vatandaşı düşünüyoruz, Türkiye'yi düşünüyoruz.

11 milyon emeklimiz var.  11 milyon emekli kardeşime sesleniyorum eğer halinden memnunsan geçinip gidiyoruz diyorsan, ben daha fazla para istemiyorum diyorsan, ramazan bayramında, kurban bayramında olsun bende torunlarımdan kaçıyım diyorsan sana bir şey demiyorum. Ama hayır ben onurlu bir insan gibi yaşamak istiyorum, devlete vergimi verdim çalışırken, devlete primimi ödedim çalışırken. Türkiye büyüyorsa benimde nasibimi almam lazım. Benim ikinci sınıf vatandaş olmamam lazım diyorsan yerin belli, adresin belli Cumhuriyet Halk Partisi, CHP Mustafa Kemal'in partisi. Bunu yapacaksın.

Hepinize şükran borçluyum. Hepinize teşekkür ediyorum. Emekli kardeşlerimden sadece bir şey istiyorum. 8'inde iktidar olalım ilk ramazan bayramında ilk çıkaracağımız kanun emekliye 2 maaş ikramiye kanunu. Hemen bayramdan sonra vereceğim bu parayı.

Size en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun. Güzel Türkiye'yi, yaşanacak bir Türkiye'yi inşallah hep beraber birlikte kuracağız. Yaşasın Türkiye diyorum."

    Cuma, 22 May 2015 11:01

Bağlantılı Konular