Öztrak: "Putin tarzı başkanlık hevesleri ortaya çıktı"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, başkanlık sistemi talep edenlerin Kayseri'de iş adamlarını üstü örtülü şekilde Putin tarzı yönetimle tehdit ettiğini belirterek, "Başkanlık sistemini her fırsatta gündeme getirmeye çalışanların bu talebinin altındaki otoriter yönetim hevesi bu sözlerle ortaya çıkmıştır." dedi.

Faik Öztrak, serbest piyasa ekonomisinde yatırımların tehditle ve talimatla değil, yatırım şartlarının yönetim tarafından uygun hale getirilmesiyle ve yatırım ortamının geliştirilmesiyle gerçekleşeceğini vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:

İstediği başkanlık sistemi belli oldu
"Anayasa'nın kendisine çizdiği sınırları aşan ve ekonomiye müdahale etmeyi alışkanlık haline getiren Cumhurbaşkanı, Kayseri'de sivil toplum örgütüm temsilcilerine yaptığı konuşmada, iş dünyasını Putin tarzı yönetimle tehdit etmiştir. Yapılan açıklama her fırsatta başkanlık sistemini gündeme getirmeye çalışanların bu talebinin altındaki otoriter yönetim hevesini ortaya koymuştur.

Yatırım emirle değil şartların iyileştirilmesiyle olur
Öncelikle, bir yanlışı düzeltmek gerekir. Bahsedilen olayda dönemin Rusya Başbakanı Putin, yatırım yapmayan işadamlarına değil, kriz döneminde fabrikasını kapatıp işçi maaşlarını ödemeyen işadamlarına anlaşma imzalatmıştır.

Bununla birlikte Putin'i örnek gösterenlerin bilmesi gereken şudur:

Serbest piyasa ekonomilerinde yatırım emirle değil, yatırım şartlarının yönetim tarafından uygun hale getirilmesiyle ve yatırım ortamının geliştirilmesiyle gerçekleşir. Yatırımcılar, ekonominin gidişine sürekli müdahale eden, talimatla faiz indirmeye çalışan, hukuk devletini sürekli aşındıran siyasilerin yönetimde olduğu ülkelerde yatırım yapmaz. Nitekim, enflasyondan arındırılmış rakamlarla özel sektör yatırımlarının seviyesi 2011'de 25,5 milyar TL iken; 2014'de 24,5 milyar TL'ye düşmüştür. Türkiye sahip olduğu coğrafi avantaj ve genç nüfusla her yıl milli gelirinin yüzde 5'i kadar, yani 40-50 milyar dolar civarında doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekebilecekken geçen yıl bu, net 5,5 milyar dolarda kalmıştır. Yabancı yatırımcı malının ve mülkünün güvencede olmadığını hissettiği ülkeye gelmez, gelse de iş ve istihdam yaratacak kalıcı yatırım yerine kısa sürede kâr yazıp gideceği sıcak para yatırımı yapar; faiz ve rant kaymağını alır gider. Türkiye'de olan tam da budur.  

Anayasa'nın çizdiği sınırlara dönmeli
AKP döneminde uygulanan yanlış politikalarla ekonomide kırılganlıkları artıran, başta Kamu İhale Kanunu olmak üzere mevzuatı kalbura çeviren, ekonomide keyfi yönetim anlayışını hakim kılan, ihaleleri iki dudağının arasından çıkan bir sözle iptal ettiren, hukuk devletini yok sayan, saydamlığı aşındıran sorumluların yapması gereken, iş dünyasını tehdit etmek değil, Anayasa'nın kendilerine çizdiği sınırlara geri dönmektir. Ülkemiz için de, ekonomimiz için de en hayırlısı budur.

Başkanlık diyenler bu tabloya bakmalı
Bugün dünyanın insani gelişmişlikte ilk 20 ülkesinin 16'sı parlamenter demokrasiyle, 2'si başkanlık sistemiyle, 1'i ise yarı-başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Buna karşın insani gelişmişlikte en kötü durumdaki 20 ülkenin 15'inde başkanlık, 4'ünde yarı başkanlık ve sadece bir tanesinde parlamenter sistem vardır. Türkiye'de bir rejim ve sistem tartışması yaratmak isteyenlerin bu tabloya bir bakmaları gerekmektedir.

Yaşanacak Türkiye'ye 20 gün kaldı
CHP ile Yaşanacak bir Türkiye'ye 20 gün kalmıştır. 8 Haziran'dan itibaren bu ülkede hiç kimse Anayasa'dan almadığı bir yetkiyi kullanamayacak, herkesin malı mülkü hukuk devletinin güvencesi altında olacaktır."

    Pazartesi, 18 May 2015 15:10

Bağlantılı Konular