Böke: "Türkiye'nin, ekonominin kahramanları sanayicilerimizdir"

Selin Sayek Böke: "Kötü bir yönetimin içerisinde boğulan ülkede, ülkenin potansiyelini ortaya çıkartan ve müthiş bir gayret gösteren ekonominin kahramanları sanayicilerdir."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, Ostim Sanayici ve İşadamları Derneği'ni (OSİAD) ziyaretinde yaptığı konuşmada, ekonomiyi sanayicilerin ayakta tuttuğunu ifade ederek, "Bu kadar kötü giden, kötü bir yönetimin içerisinde boğulan ülkede, ülkenin potansiyelini ortaya çıkartan ve müthiş bir gayret gösteren sanayiciler. Yani esasında Türkiye'nin kahramanları sizlersiniz. Türkiye'nin, ekonominin kahramanları sanayicilerimizdir." dedi.

Türkiye'nin, sanayileşmişliğiyle dünyanın ilk 15 ekonomisi arasındayken, artık ilk 15 arasında bulunmadığını, 2000 yılından 2010 yılına kadarki sürede sanayinin, üretimdeki payının da 5 puan azaldığını dile getiren Böke, "Sanayisizleşen bir Türkiye'nin tekrar büyümesi, gerçekten istihdam yaratan büyüklükleri yakalaması ve yaşanabilir bir ülke olması için işte bu tablonun değişmesi gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Türkiye'deki üretim yapısının, gayrimenkulden rant elde etmeye dayanan bir yapıya dönüştüğünü savunan Böke, "Türkiye'de sorunlu olan şey sanayici değil, bunu zorunlu kılan yönetim anlayışıdır esasında" ifadesini kullandı.

Bakanlar Kurulu'nun, 2013 yılında verdiği kararların yüzde 60'ının, imarla ilgili olduğunu belirten Böke, "Çünkü Bakanlar Kurulu, Türkiye'nin üretmesi için değil, rant için iş yapan bir yönetim zihniyetiyle işine devam etmekte. İşte bu zihniyet değişmeli. Sanayicinin önünü açması gereken Bakanlar Kurulu'nun, kafayı imarla değil, esasında sanayicinin nasıl üretim yapacağıyla meşgul etmesi, sorunları dinlemesi ve çözüm üretmesi gerekiyor." dedi.

Türkiye ekonomisinin merkezinin inşaat olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade eden Böke, inşaatı rant yaratacak ve bunu da gayrimenkul üzerinden yapacak bir mekanizmadan hızla uzaklaşılması, inşaatın kalitesini artıracak bir sanayi üretiminin merkeze alınması gerektiğini söyledi.

Üretim için nitelikli iş gücü ihtiyacının da önemine dikkati çeken Böke, "Katma değeri yüksek üretim modellerine dönüştürmediğimiz yapıda, nitelikli işler de olmaz, nitelikli iş gücüne talep de olmaz. O zaman iş gücü kendini niteliklendirmek çabasına da girmez. O zaman nitelikli hayatlar da olmaz ve yaşanabilir bir Türkiye vaadi de içi boş kalmış bir vaade dönüşür." dedi.

Parti programında, KOBİ'lerin dönüşümünün mutlaka kamu tarafından desteklenmesi gerektiğinin dile getirildiğini aktaran Böke, AB üyeliği sürecini samimi olarak yürütebilecek bir iktidara ihtiyaç olduğunu da kaydetti.

Finansal istikrarın, üretim için önemini vurgulayan Böke, "Yarınını göremeyen, döviz kurunun nereye gideceğini Sayın Yiğit Bulut'un açıklamalarının ötesinde göremeyen, Cumhurbaşkanının ruh haliyle belirlenen bir döviz ve faiz çemberinden sizi çıkartmak için mutlaka burada siyasi riski ortadan kaldıracak, gerçekten kurumlara özerklik verecek ve kendisine çok güvenerek, bunların denetimini de muhalefete teslim edecek bir hükumete ihtiyacımız var." ifadesini kullandı.

Emeklilere verilecek çift maaş ve asgari ücretin artırılması konusundaki yaklaşımlarıyla üretimi canlandırmayı hedeflediklerini kaydeden Böke, sanayicilerle ilgili teşvik sistemindeki adaletsizliğin de çözülmesi gerektiğini söyledi.

Böke, parti olarak, Ar-Ge ve teknoloji üretiminde ve yüksek katma değerli üretimde, kamunun sadece teşvik eden değil, üretime ortak olan bir yapıya kavuşması için bir dizi öneri sunduklarını anlattı.

İmam hatip okullarına ilişkin görüşlerini de dile getiren Böke, "Gerçekten imam hatip eğitimi almak isteyenler, imam hatip okullarına gidecekler" dedi.

Selin Sayek Böke, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu eğitimi almak isteyenler, esasında şu anda imam hatiplerde olan öğrenci sayısından çok daha az. Sorduğunuz zaman neredeyse her aile kaliteli eğitim arıyor çocuğu için. Yani imam hatip eğitimi aradığını söyleyen kesim çok az. Biz özgür bir şekilde, o eğitimi almak isteyenlerin o eğitimi almasına engel olmayacağız. Ama ihtiyaçtan fazla imam hatip okulu varsa da o ihtiyaçtan fazla imam hatip okullarını, mesleki eğitim okullarına dönüştüreceğiz. Yani imam hatibin altında bir mesleki eğitim değil, gerçekten mesleki eğitime konsantre olmuş okullar olması gerekiyor."

Anahtar Kelimeler
    Cumartesi, 09 May 2015 10:21

Bağlantılı Konular