Tezcan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın bürosuna yazı gönderdi

CHP'nin Hukuk İşlerinden sorumlu Genel Başkan yardımcısı Bülent Tezcan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın bürosuna gönderdiği yazıda, CHP'den Cumhuriyet tarihi ile ilgili belgeler isteyen savcıya, "Savcılık makamı CHP'nin müştekisi olduğu soruşturma üzerinden hakaret suçunu değil, cumhuriyetimizin bir dönemini soruşturmaya, hatta tarihi yargılamaya kalkmaktadır." denildi.

Böyle bir talebin savcılığın görevi olmadığını belirten Genel Başkan yardımcısı Bülent Tezcan'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın bürosuna gönderdiği "Haddini Bil" yazısı şöyle;

"T.C. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı
Basın Bürosuna

İlgi : 21/04/2015  tarih, 2014/4999 Basın Soruşturma numaralı müzekkereniz.

 İlgi müzekkere ile, suç duyurusuna konu programda söylenen sözlerin düzmece olup olmadığının tespiti için, şüphelilerin konuşmalarında atıfta bulundukları tek parti döneminde, 1925-1960 tarihlerinde ülkemizde camii ve mescit sayılarını, yıllara göre sayılarda bir değişme varsa bunun nedenlerini, camii kapatma ve satma iddialarını, sayısal verilere dayanır şekilde dini eğitim kurumlarını, yazılarını, İslam'ı öğrenmek ve öğrendiği biçimde yaşamak isteyen vatandaşlarımıza baskı uygulanıp uygulanmadığını, Kur'an okunan yerlere yönelik jandarma baskını iddialarını, yapılan dini uygulamalara muhalif kalan kişilerin dönem içinde kendisini ifade edebilme hürriyetinin olup olmadığını, varsa bunların o dönem içinde yazılıp basında yayınlanmış yazılarını inceleyen, özetle anılan dönemde din hürriyetinin sosyal hayattaki pratiğini konu alan tarafımızca belirlenecek makul sayıdaki eserin ilgili bölüm fotokopileriyle birlikte ve varsa diğer delillerle beraber incelenip iade edilmek üzere sunulması rica olunmuştur.

Ayrıca birçok kuruluşa yazı yazarak buna ilişkin yazı ve belgeleri istediğiniz öğrenilmiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 161. maddesinde cumhuriyet savcılarının görevleri yazılıdır. Madde metninden açıkça görüldüğü üzere cumhuriyet savcılarının görevi adli soruşturmalara ilişkindir. Fakat görünen odur ki savcılık makamı Cumhuriyet Halk Partisi'nin müştekisi olduğu soruşturma üzerinden hakaret suçunu değil, cumhuriyetimizin bir dönemini soruşturmaya, hatta tarihi yargılamaya kalkmaktadır. Engin ve derin (!) tarih bilginiz ve siyasi kültürünüzle bir kısım ideolojik görüşleri destekleyici ve bu görüşün söylemlerini aklayıcı bir çaba içinde olduğunuz hissedilmektedir.

Madem cumhuriyet savcılıkları kanalı ile tarihsel metinlerin incelenip çözümlemesi yapılacaktı, bilimsel araştırmalar yapan üniversiteler ve tarih kurumlarına ne gerek vardı? Hakaret suçunun varlığını tespit ve iddianame düzenleyip düzenlememeye karar vermek için tarihsel eserlerin toplanıp incelenmesi, ülkemizin yetiştirdiği akademisyenlere ağır bir hakaret olduğu gibi savcıların görevi de değildir.

Cumhuriyet tarihinin arkasında, yüzleşemeyeceği bir kara lekesi yoktur. Hukukçu kişiliğinizi bir kenara bırakıp Kanunla yazılı göreviniz dışına çıkarak, cumhuriyet döneminin soruşturması ve çözümlemesini yapmak sizin yetkinizi de çapınızı da aşar.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. Maddesinde yazılı "cumhuriyet savcısının her türlü araştırmayı yapabilmesi" hükmünü modern ceza teorileri çerçevesinde algılayamadığınız anlaşıldığından herhangi bir kaynak veya eser sunmuyoruz.

Bilgilerinize sunulur."

    Perşembe, 07 May 2015 13:02

Bağlantılı Konular