Kılıçdaroğlu Ardahan'da Başbakan Kemal sloganları ile karşılandı

Kemal Kılıçdaroğlu: "7 Haziran çok önemli. 7 Haziran'da sandığa gideceğiz, mührümüzü altıokun altına basacağız, yaşanacak bir Türkiye'ye, çocuklarımız için, torunlarımız için, ülkemiz için, bayrağımız için yeniden merhaba diyeceğiz."

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Başbakan kemal" sloganları ve alkışlar arasında şunları söyledi;  

"Nasılsınız, iyi misiniz? Sizin için çalışacağım. Bu ülkeyi kavgadan uzak tutacağım. Sözüm söz bu ülkeye huzuru getireceğim. Sözüm söz bu ülkede hiç kimseyi ama hiç kimseyi inancından dolayı, kimliğinden dolayı, yaşam tarzından dolayı asla ve asla ötekileştirmeyeceğim. Bütün insanları kucaklayacağım.

İnşallah o da olacak, sizin desteğinizle olacak. 13 yıldır iktidardalar, 13 yıldır Allah aşkına ne yaptılar? Ben size bir tablo koyuyum önünüze 13 yıl. Ardahan'da işsizlik var mı? Ama onların çocukları işsiz değil. Niye sizin çocuğunuz işsiz? Sözüm söz Kılıçdaroğlu sözü, işsizlik sorununu mutlaka çözeceğiz. Her evde tencere kaynayacak.

13 yıldır iktidardalar. 13 yılın sonunda Türkiye'nin geldiği nokta; 6 milyon 200 bin işsizimiz var. 13 yıldır iktidardalar, 17 milyon yoksulumuz var. 3 milyon 750 bin hanede 17 milyon yoksulumuz var. 13 yıldır iktidardalar, izledikleri dış politikanın sonucu olarak 2 milyon Suriyeli şuanda Türkiye'de. 2 milyon Suriyeli için harcadıkları para 5,5 milyar dolar. 13 yıldır iktidardalar, Ardahan'a ne yaptılar Allah aşkına? Sözüm söz et ve süt kurumunu, yeni adı et ve balık kurumu olmayacak. Et ve süt kurumunu yeniden inşa edeceğiz, yeniden besicinin dostu olacak o kurum.

Bir milletvekiliniz var. Onu sadece Ardahan tanımıyor aslında. Onu bütün Türkiye tanıyor. Nerede besicinin bir sorunu varsa ister Afyon, ister Balıkesir, ister Ardahan, ister Kars önce onun ismi aklımıza geliyor. Ensar bey öyle değil mi?

Bakınız, Türkiye bir dönem sadece kendi ülkesini değil bütün Ortadoğu'yu beslerdi. Türkiye canlı hayvan ihraç ederdi. Bugün geldiğimiz noktada oturup hepimizin düşünmesi lazım neyimiz eksikte, ne oldu da bu ülke saman ithal etti? Ne oldu da bu ülke canlı hayvan ithal etti. Ne oldu da bu ülkeye kurbanlık koyun ithal etti? Suyumuz mu eksik, insanımız mı eksik, meramız mı eksik, güneşimiz mi eksik, neyimiz eksik? Ben size söyleyeyim eksik olan sadece bir şey var akıllı siyaset eksik, dürüst siyaset eksik, namuslu siyaset eksik. Cebini düşünen siyaset var bu ülkede.

Size sözüm söz CHP iktidarında ilk 100 günde çıkaracağımız kanunun adı temiz siyaset kanunu, siyasi ahlak yasası. Bunu çıkaracağız. Böylece siyaseti kirlilikten kurtaracağız. Dürüst insanlar siyaset yapsın, namuslu insanlar siyaset yapsın. Halkı düşünen insanlar siyaset yapsın. Siyaset halka adanmışlıktır, siyaset halkın sorunlarını çözmek için yapılır. Siyaset ülkede yoksulluk olmasın bunun için yapılır. Siyaset ülkede çocuklar yatağa aç girmesin. Bunun için siyaset yapılır. Onlar niçin siyaset yapıyorlar? Ceplerini düşünüyorlar, yandaşlarını düşünüyorlar. Sözüm söz benim için yandaş yok, benim için vatandaş var.

11 milyon emeklimiz var. 11 milyon emeklinin 8 milyonunun aylık geliri 1000 liranın altında. Dedik ki, emeklilere ramazan bayramında ve kurban bayramında birer maaş ikramiye vereceğiz. Koro halinde bağırıyorlar veremezsin. Niye veremezsin? Kaynak yokmuş. Niye kaynak yok? Senin kaçak sarayına kaynak var, Suriyeliye kaynak var, emekliye gelince kaynak yokmuş. Bu ülkenin kaynağı var. Bütün mesele şu; kaynağı kimin için kullanacaksın. Yandaş için mi, vatandaş için mi? Ben ne diyorum? Vatandaş için kullanacağım. Sözüm söz kaynağı bulacağım, kaynak zaten var. Emekliye ramazan bayramında ve kurban bayramında birer maaş ikramiye vereceğim söz sözdür.

Bizim emekliye vefa borcumuz var. Emekli yıllar yılı çalıştı, emek harcadı emekli. Ülkenin kalkınmasına katkıda bulundu. Kimisi tarlada, kimisi fabrikada çalıştı, kimisi bakkal dükkanında çalıştı, kimisi devlet memuru oldu. Herkes bir haliyle primini yatırdı ve emekli oldu. Ama emekli aylığıyla geçinemiyor. Geçinemediği için esnafsa yine çalışmaya başlıyor. Sen misin çalışan, sen misin esnaf, onun emekli aylığından çalıştığı için %15 sosyal güvenlik destek primi kesiyorlar. Esnaf kardeşim unutma o %15 sosyal güvenlik destek primini de keseceğim sen aylığını tam alacaksın. Hiç endişen olmasın.

Size bir soru soruyum. Emekli iki maaş ikramiye alınca ne yapacak Allah aşkına? Onların aklına şu geliyor; emekli iki maaş ikramiye alınca götürüp İsviçre bankalarına yatıracak diye düşünüyorlar. Emekli iki maaş ikramiye alınca gidip bakkaldan alışveriş yapacak. Kim kazanacak? Hem esnaf kazanacak, hem emekli kazanacak? Kim kazanacak? Toptancı kazanacak. Kim kazanacak? Sanayici kazanacak. Bu işin zarar edeni yoktur. Kim zarar edecek? Hortumcular zarar edecek. Ardahan'dan söylüyorum Ankara'dakiler duysun sözüm söz kaçak saraya bağlanan bütün hortumları Allah'ın izniyle keseceğim.

Son 13 yılda iki Trakya büyüklüğünde arazi ekilmiyor. Çiftçi diyor ki, ektiğim zaman zarar ediyorum niye ekiyim diyor. Mazot pahalı, gübre pahalı, elektrikte pahalı biliyorsunuz. Elektriğe gelen faizleri de ben çok iyi biliyorum. Vatandaşın nasıl perişan edildiğini çok iyi biliyorum. Üreten Türkiye diyoruz üreten Türkiye. Eğer bir ülke üretirse güçlü olur, bir ülke üretirse saygınlığı olur. Size çok basit bir örnek vereceğim. Hollanda Konya'dan küçük. Konya'dan küçük Hollanda'nın yıllık tarım ürünü ihracatı 120 milyar dolar. Türkiye'nin 12 milyar dolar. Allah aşkına neyimiz eksik Hollanda'dan? Güneşimiz daha fazla, toprağımız daha fazla, insanımız daha fazla, daha çalışkan. Genç nüfusumuz daha fazla. Eksik olan ne? Eksik olan temiz siyaset. Eksik olan vatandaşını değil, cebini düşünen siyaset. Yeni bir sayfa açacağız, düzgün bir sayfa açacağız, adaletli bir sayfa açacağız. Refahı tabana yayacağız. Bakın unutmayın bu cümleyi refahı tabana yayacağız. Nasıl olacak?

Rakam vereceğim unutmayın. Yıl 2002; Türkiye nüfusunun %1'i Türkiye'deki bütün servetin %39'una sahip. Yıl 2014; Türkiye nüfusunun %1'i toplam servetin %54.3'üne sahip. Refahı ne yaptılar? Tavanda topladılar refahı. Bir avuç insanda topladılar. Biz ne yapacağız? Refahı tavanda değil, tabana yayacağız. Refahtan vatandaş faydalanacak. Böylece bu ülkede yoksulluk tarihe gömülecek. Bunun sözünü veriyorum size.

Ben sizden birisiyim, Anadolu çocuğuyum ben. Annem Allah rahmet eylesin, ablam okuma yazma bilmiyorlar, bilmediler, öğrenemediler. 7 kardeşiz. İçlerinden üniversiteye giden sadece benim. Benim kardeşlerimin adını bilmezsiniz, çocuklarımın da adını bilmezsiniz. Hiçbirisi de köşeyi dönmedi. Ama hepsi alınlarının teriyle geçiniyorlar. Benim çocuklarımın gemileri yok, benim kardeşlerimin gemileri yok. Nasıl siz yaşıyorsanız onlarda öyle yaşıyorlar. Siz nasıl ülkenin geleceğinden endişe duyuyorsanız onlarda aynı endişeyi duyuyorlar. O nedenle söylüyorum ben sizden birisiyim, ben sizin kardeşinizim, ben bu ülkenin insanım, ben sizden birisiyim, sizin derdinizi en iyi bilen benim.

Benim inancımda, benim siyasal anlayışımda kul hakkı yemek yoktur. Benim inancımda, benim siyasal anlayışımda siyaset köşeyi dönme sanatı değildir. Siyaset halka adanmışlıktır, siyaset halka hizmet etmek demektir. Onun için gelin 7 Haziran'da yeni bir sayfa açalım, güzel bir sayfa açalım, yeni bir başlangıç yapalım. Güzel Türkiye'miz için, yaşanacak bir Türkiye için yeni bir sayfa açalım. Huzur ülkemizde, kavga olmasın hiçbir alanda. Anneler çocuklarını sabahleyin okula güler yüzle gönderebilsinler. Her evde akşam tencere kaynasın, işsizlik olmasın, yoksulluk olmasın. Yoksulluğu nasıl bitireceğiz? 17 milyon yoksulumuz var. 13 yılda yoksulluğu yönettiler yoksulluğu bitirmediler. Ben sizden sadece ve sadece 4 yıl için yetki istiyorum. 4 yılda güzel bir Türkiye göreceksiniz.

Hiçbir ailenin geliri 720 liranın altında olmayacak. 500 liramı gelir elde ediyor 220 lirasını devlet verecek. Hiç mi geliri yok? 720 lirasını devlet verecek. Dolayısıyla aile sigortasını getireceğiz. Her ailenin güvencesi olacak. Her ailede para kadının banka hesabına yatacak. Kadın alacak çoluk çocuğunu o da markete gidecek, o da esnafa gidecek, o da alışveriş yapacak. O sosyal devletin güvencesi altında olacak. Neden sosyal devletin güvencesi altında olacak? Çünkü benim siyaset anlayışımda da, çünkü benim inancımda da temel kural şudur; sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Bu ülkede huzur ve barış olacak.

Dedik ki, asgari ücreti 1500 lira yapacağız. Vay efendim nasıl 1500 lira yaparsın. 1500 lira yapmak işçiye zulümdür diyor Maliye Bakanı. Ben şimdi Ardahan'dan ona soruyorum. Sen ayda 13 – 14 bin lira para alırken zulüm değil de işçi 1500 lira aldığı zaman mı zulüm oluyor? Buraya gelecekmiş Sayın Başbakan. Ona sorun Allah aşkına 1500 lira ne zamandan beri zulüm olmaya başladı.

Ben size bir zulüm tablosu anlatayım oturun vicdanınızla hesaplaşın. 5 kişilik bir aile düşünün, anne, baba ve 3 çocuk. Günde sadece her öğün bir çay ve bir simit yesinler. Bir çay, bir simit 2 lira. Bir öğün 5 kişi için 10 lira. 3 öğün 30 lira. Bir ayda 900 lira. Asgari ücret ne kadar? Onu da bilmiyorlar. 949 lira. 900 lirayı düşün çay ve simit hesabı geriye kalıyor 49 lira. Şimdi sorun Sayın Başbakana 49 lirayla bu aile elektrik parası mı versin, mutfak masrafını mı versin, otobüs parası mı versin, çocuğun okul masrafını mı karşılasın? Nasıl yapacak bunu? Asıl sen bana bunun formülünü söyle de bu millette rahat etsin. Ben söylüyorum 1500 lira yapacağım asgari ücreti.

Hayatım boyunca hiçbir zaman devletin düşünmenin ötesinde bir şey yapmadım. Vatandaşımı düşündüm, Türkiye'yi düşündüm. 27,5 yıl bu devlete hizmet ettim. Soruyorlar kaynağı nereden bulacaksın diye. Onlara açık ve net söyledim. Nerede söyledim? TOBB Genel Kurulunda söyledim. Dedim ki, ben eski hesap uzmanıyım, maliyeyi bilirim, vergiyi bilirim, nasıl toplanır, nasıl harcanır, bütçe nasıl yapılır bütün hayatım bununla geçti. Sorun dedim, kendi danışmanlarınıza sorun, kendi uzmanlarınıza sorun bu işi Türkiye'de eğer 10 kişi iyi biliyor diyorsanız o 10 kişiden biriside bu kardeşinizdir. Bu konuda mütevazi değilim.

Size hizmet edeceğim bu ülkenin insanına. Söyledim hiçbir yurttaşımı ayırmayacağım. Kimliği ne olursa olsun benim başımın tacıdır, inancı ne olursa olsun benim başımın tacıdır. Yaşam tarzı ne olursa olsun benim başımın tacıdır. Benim görevim ne? Çocuğu işsizse iş bulacağım, akşam tencere kaynamıyorsa onun tenceresi kaynayacak bunun formülünü bulacağım. Aile sigortasını onun için getiriyorum. 3 milyon 750 bin haneye huzur getireceğiz, barış getireceğiz, kardeşlik getireceğiz. Hiç kimse büyük kentlerin sokaklarında trafik lambalarının bulunduğu yerde dilencilik yapmayacak. 13 yılda yoksulluğu bitirmediler, 4 yılda ben bu coğrafyada yoksulluğu tarihe gömeceğim.

Güzel bir Türkiye'yi, yaşanacak bir Türkiye'yi beraber inşa edeceğiz. 13 yıl verdiniz, 13 yıl ülkeyi yönettiler. Hiç kimse önlerinde engel diye bir şeyde çıkarmadı. Ama 13 yıl kendilerini düşündüler, 13 yıl bu halkı düşünmediler, yandaşlarını düşündüler. Yeni bir sayfa, güzel bir sayfa, güzel bir başlangıç yapalım. Geçmişte hangi partiye oy verdiyseniz verdiniz hiç benim için sorun değil ama sorun 7 Haziran'da beraber yola çıkalım. Bunu sorun yapmadan bu ülkenin güzelliği için, bu ülkenin huzuru için, bu ülkenin kardeşliği için beraber yeniden yola çıkalım. Sözüm söz bütün Türkiye duysun. Bu ülkeye barışı getirecek olan parti Cumhuriyet Halk Partisidir. Bu ülkeye kardeşliği getirecek olan parti CHP'dir. Bu ülkede yoksulluğu bitirecek olan parti CHP'dir. Bu ülkede 6 milyon 200 bin işsizin sorununu çözecek olan parti CHP'dir. Bu ülkede emeklilere ramazan bayramında ve kurban bayramında iki maaş ikramiye verecek olan parti CHP'dir. Bu ülkede her ailenin geliri 720 liranın altında olmayacaktır diyen parti CHP'dir. Bu ülkede taşeronluğu bitirecek olan parti CHP'dir.

Taşeron işçilik var biliyorsunuz. Yani devlet işçi çalıştırıyor ama başlarında bir taşeron var. Devlet parayı taşerona ödüyor, taşeronda işçiye ödüyor. İşçinin iş güvencesi yok, çalışma saati yok, garantisi yok. Sadece taşeronun iki dudağı arasında. İşine son verdimi çekip gidiyor. Biz bunu insan haklarına aykırı buluyoruz. Taşeronu kaldıracağız dedim vay efendim taşeronu nasıl kaldırırsın. Devlete yük oluyor diyor. Söylüyorum, zaten o parayı devlet ödüyor. Kime ödüyor? Taşerona ödüyor. Ben ne diyorum? Taşeronu kaldırıyorum aradan sen doğrudan işçiye öde kardeşim. Niye işçiye ödemiyorsun? Taşeronu ortadan kaldırıyoruz. Ne oluyoruz? Köle tüccarını kaldırıyoruz. Herkesin örgütlü olmasını istiyoruz, herkesin sendikalı olmasını istiyoruz. Herkesin iş güvencesi olsun istiyoruz. Bunu istiyoruz. Mazotu 1,5 lira yapacağım dedim yine koro halinde bağırıyorlar efendim nasıl oluyor mazotu 1,5 lira yapıyorsun. Mazotu biz dışarıdan alıyoruz, petrolü dışarıdan alıyoruz. Bende biliyorum dışarıdan alıyoruz. Bende biliyorum dolarla alıyoruz. Peki rafineri çıkış fiyatı ne? Yani petrol geliyor Türkiye'ye, gemilerle boşaltılıyor, rafineride işleniyor, rafinerinin karı var. Kaça satıyor? 1 lira 21 kuruş. Ben çiftçiye kaça söz veriyorum? 1,5 lira. Zarar eden var mı? Kimse zarar etmiyor. Herkesin karı var mı? Herkesin karı var. Çiftçi üretecek mi? Elbette üretecek. Çıkıp desinler rafineri çıkış fiyatı 1 lira 21 kuruş değildir desinler bakayım. Alınlarına o 1 lira 20 kuruşun nasıl hesaplandığını söz veriyorum yapıştıracağım.

Efendim mazottan KDV'yi ve ÖTV'yi nasıl kaldırırsın diyorlar. Kardeşim sen yakuttan, pırlantadan, inciden KDV'yi, ÖTV'yi kaldırdın sana bir şey dedik mi? Hayır. Sen ondan kaldırıyorsun bende çiftçinin mazotundan kaldırıyorum. Çünkü ben çiftçiyi düşünüyorum. Çünkü çiftçi üretiyor. Sen kendi çocuklarının gemilerine mazotu kaçtan veriyorsun? 1 lira 21'inde altında bir fiyatla veriyorsun. Ben kaçtan veriyorum mazotu? 1,5 liraya veriyorum. Devlette kar ediyor buradan. Ne diyorum? ÖTV'yi, KDV'yi kaldırıyorum. Bitti bu kadar basit.

O nedenle söylüyorum bizim projelerimiz halktan yana projeler, bizim projelerimiz ülkenin sorunlarını çözen projeler. Bizim projelerimiz yoksulluğu tarihe gömen projeler. Bizim projelerimiz emeklinin de ikinci sınıf yurttaş olmadığını, emekli bu ülkenin birinci sınıf yurttaşıdır diyen projeler. Bizim projelerimiz çiftçinin ürettiği, alın terinin karşılığını aldığı projeler. Bizim projelerimiz besininde kazandığı, alın terinin karşılığını aldığı projeler.

O nedenle söylüyorum 7 Haziran çok önemli. 7 Haziran'da sandığa gideceğiz, mührümüzü, bakın şurada yazıyor 'Gelin oy verin' diyor. Evet gideceğiz 7 Haziran'da altıokun altına mührümüzü basacağız, yaşanacak bir Türkiye'ye, çocuklarımız için, torunlarımız için, ülkemiz için, bayrağımız için yeniden merhaba diyeceğiz.

Hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Hepinizi yürekten selamlıyorum, yürekten kucaklıyorum. Hepiniz sağ olun, hepiniz var olun, hepiniz Allah'a emanet olun."

    Pazartesi, 04 May 2015 11:15

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica