Kılıçdaroğlu Fuar İzmir'in açılışına katıldı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu: "Ankara'yı parsel parsel sattı diyorlar. Birileri yönettiği kenti parsel parsel tezgahlıyor, pazarlıyor, birileri yaşadığı kenti parsel parsel görkemleştiriyor. Aradaki fark budur. Bu CHP farkıdır." dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu İzmir'de fuar açılışında alkış, coşku, "Başbakan Kemal" sloganları arasında kürsüye çıktı ve şunları söyledi;

"Sayın Vali Yardımcım, değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız, değerli Milletvekilleri, Belediye Başkanlarımız, hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum.

İşverenlerimizi ve ihracatçılarımızı yani onların temsilcilerini, Belediye başkanlarımızı  dikkatle dinledim. Önce size küçük bir anımı anlatayım. Yanlış hatırlamıyorsam bundan bir veya iki yıl önce Ankara'da makamımdayken bir işveren ısrarla benimle görüşmek istediğini söylüyor, ısrarla ama. Bende bağlayın bir görüşeyim dedim.

Mermer fuarında bir yer istiyor. Ne olursunuz Aziz beye telefon edin bize bir yer versin. Bende dedim ki tabi niye olmasın. Yani siz fuarda bir yer istiyorsunuz, mermerleri sergileyeceksiniz, belediye başkanımız herhalde engel çıkarmaz. Aradım Aziz beyi dedim ki Aziz bey böyle bir olay var, yer mi yok? Vallahi dedi yer yok dedi. Benim oğlumda bu işlerle uğraşıyor, benim oğluma da yer yok dedi. Çünkü bende torpil yok dedi. Ama arkasından ekledi yakında inşallah beraber temel atacağız Türkiye'nin en büyük fuarını İzmir'de yapacağım ve kısa süre içinde de açacağım dedi.

Geldik İzmir'de bir başka vesileyle gerçekten de yaklaşık 2 yıl önce buranın temelini attık. Şimdi hizmete açıyoruz. Hayatımda gördüğüm en güzel olaylardan birisidir.

Cumhuriyet Halk Partisini hep CHP hep demokrasiyi savunur, hukuku savunur vs. vs. ama CHP ekonomiye fazla ağırlık vermez diye bir eleştiri gelir çoğu zaman değişik çevrelerden. Ama o çevrelere şunu hatırlatmak isterim. Demokrasinin ve hukukun olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Demokrasi ve hukuk hepimiz için ortak alandır. Ama biz ekonomiyi asla ve asla unutmayız. Ekonomi bizim için çok ama çok önemlidir. Neden? İşareti Mustafa Kemal Atatürk 1920'lerde vermiştir. Ne demiştir o büyük komutan bilge insan? Savaş meydanlarında kazanılan zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça bağımsızlığınızı uzun süre devam ettiremezsiniz demiştir. Doğru mu? %100 doğru. Eğer güçlü olmak istiyorsanız, söz sahibi olmak istiyorsanız, bütün dünyanın size saygı duymasını istiyorsanız ekonominiz güçlü olacak. Dünyaya bakışınız o zaman daha farklı olur. Ekonominin güçlü olması bizim en büyük arzumuzdur. Arzu edenler bizi ekonomik açıdan eleştirenler istirham ediyorum gelsinler fuar İzmir'i gezsinler. Gelsinler İzmir'e baksınlar. Laf aramızda bunlardan birisi sözde bir Büyükşehir Belediye Başkanı İzmir'e geliyor ve Aziz beye sözde ders verecek. Efendim İzmir kötü yönetiliyormuş. Az önce söyledi borçları vadesinden 6 ay önce bitirdim dedi. Türkiye'de borçsuz ender Belediye Başkanlarından birisidir İzmir. İzmir Büyükşehir'in kredi notu Türkiye Cumhuriyetinin kredi notundan daha iyidir. Ankara'dakiler bunu iyi duysunlar.

Sayın Kocaoğlu bir şey söyledi. Tek isteğimiz var, bizim için ayrımcılık yapmasınlar dedi. Yüzülebilir körfezden söz etti. Kanal yapılacak oraya. 2 yıldır Ankara'dan ÇED raporu gelmiyor 2 yıldır. Engel çıkarıyorlar. Ama hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar İzmir'i Türkiye'nin incisi, gözbebeği yapacağız ve kararlıyız.

Bu arada yine Sayın Kocaoğlu güzel bir tanımlama yaptı. Dedi ki, fuar alanını almak için geldim, tek tek görüştüm, parsel parsel görüştüm tamamını satın aldım ve bu görkemli eseri ortaya çıkardım dedi. Birde Ankara'yı düşünün. Parsel parsel lafı size bir şeyler hatırlatıyor herhalde. Ne diyordu hükümet sözcüsü. Hükümet sözcüsü kendi büyükşehir belediye başkanı için söylüyor. Bakanlar kurulu toplantısından sonra söylüyor. Ben onu çok iyi tanırım diyor Ankara büyükşehir belediye başkanını. Ankara'yı parsel parsel sattı diyor.

Evet birileri yönettiği kenti parsel parsel tezgahlıyor, pazarlıyor, birileri yaşadığı kenti parsel parsel görkemleştiriyor. Aradaki fark budur. CHP olarak bizim bir özelliğimiz var herkes bilsin, herkes duysun. Bizim temel özelliğimiz şudur; her kuruşun hesabını vermek bizim boynumuzun borcudur. Her kuruşun hesabını vermek. Neden söylüyorum bunu? Başka bir örnek vereceğim Sevgili İzmirli kardeşlerime. Metro yapılıyor burada. İzmir'de metro yapılıyor, Ankara'da metro yapılıyor, İstanbul'da metro yapılıyor. Ankara ve İstanbul'un büyükşehir belediye başkanları uzun yıllar sonra havlu attılar biz bu işi beceremiyoruz diye. Ulaştırma bakanlığı devraldı. Ama İzmir ne yapıyor? Ben kendim yapacağım, kendi kaynaklarımla yapacağım. Neden? Çünkü burada her kuruşun hesabı verilir, her kuruşun arkasında durulur.

Daha farklı bir açıklama yapayım. İzmir metronun kilometresini 60 milyon liraya yapıyor. Ankara kilometresini 100 milyon liraya yapıyor. İstanbul kilometresini 150 milyon liraya yapıyor. Farka bakın, 3 misli fark var. Neden borçlarımı ödedim diyor? Her kuruşun hesabını verdiği için. Neden ben metromu kendim yapıyorum diyor? Her kuruşun hesabını verdiği için. Sadece her kuruşun hesabını vermek değil, bütün İzmirlilere saygı duyduğu için. Sadece bunu İzmir yapmıyor tabi Aydın'a gidin aynı başarıyı orada görürsünüz. Muğla'ya gidin aynı başarıyı orada görürsünüz. Tekirdağ'a gidin aynı başarıyı orada görürsünüz. Nerede bir Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkanı varsa orada hayat var, orada özgürlük var, orada demokrasi var, orada ekonomi var, orada sokaklarında özgürce yürüyen vatandaşlar var.

Daha farklı bir örnek vereyim size. İstanbul'u düşünün. İstanbullu nefes almak için nereye gider? Beşiktaş'a gider, Kadıköy'e gider, Sarıyer'e gider, Bakırköy'e gider. Hep buralara gider. Neden? Buralarda hayat var, buralarda kültür var, buralarda sanat var, buralarda özgürlük var. Buralarda her şeyden önemlisi insana saygı var. 11 kilometre olarak devraldım raylı sistemi diyor. Şimdi 130 kilometreye çıkardım diyor. Para geliyor mu Ankara'dan? Hayır. Ankara'dan engel geliyor. Unutmayın Aziz beyle ilgili operasyonda yapıldı. 400 küsur yılla yargılanıyor hala yargılanıyor. İster 400 yıl, ister 1400 yıl biz inandığımız doğrudan asla ve asla dönmeyiz, dönmeyeceğiz. Tek hedefimiz halka hizmet etmektir.

Değerli arkadaşlarım, İstanbul ve Ankara yaşanabilir bir kent olmaktan çıktı. Eğer Amerika'daki sivil toplum örgütleri İzmir kentini dünyanın en saygın kentlerinden birisi olarak kabul ediliyorlarsa burada sosyal demokrat bir belediye başkanının varlığı nedeniyledir. Eğer İstanbul yaşanabilir bir kent olmaktan hızla uzaklaşıyorsa orada AKP'li bir belediye başkanının olmasındandır. Her şeyi sattılar, ranta verdiler her şeyi.

Bakın burada tarihi bütün yerler, fabrikalar satılmadı. Parsel parsel satılmadı. Ne yapıldı onlar? Eskişehir'de olduğu gibi kültür merkezi yapıldı. İnsanlar gidiyorlar oraya. Fabrikanın yapısı, dokusu değişmedi. Ama o kültür merkezinde sanatını icra ediyor. En güzel sanat merkezleri de burada. Yeni sanat merkezleri yapılacak. Bütün Avrupa'nın baktığı, bakacağı güzel opera binasının da İzmir'de yakında temeli atılacak. Çünkü İzmir sadece Türkiye'nin değil İzmir bir dünya kenti olacak bunun sözünü veriyoruz size.

21.yüzyıl büyük metropollerin birbiriyle yarıştığı yüzyıldır. New York, Moskova, Milano, Paris, Roma birbirleriyle yarışırlar. Kim daha fazla turist çekecek, sanat kimde daha görkemli olacak, hangi kent daha entelektüel olacak, hangi kentin yaratıcılığı öne çıkacak? Şimdilik bu alanda en ciddi rekabeti yapan İzmir Büyükşehir'dir, İzmir'dir. İzmir'in şanını, unvanını inşallah bütün Avrupa'ya, bütün dünyaya duyuracağız. Bu fuar yapıldı. Kim kazandı bununla? İzmir kazandı, İzmirliler kazandı. Otellerde yer yok. İzmirliler kazanıyor, esnaf alışveriş yapıyor. Taksi şoförü onlar kazanıyor. Lokantacılar onlar kazanıyor. Herkes kazanıyor. Kim kaybediyor? Kendi yönettiği kenti parsel parsel satanlar kaybediyorlar, kaybedecekler.

Şunu da söyleyeyim. Türkiye'ye yerel yönetimlerde ilk yenilikleri getirenler CHP'li belediyeler olmuştur. İlk metro, kazması Ankara'da vurulmuştur. İlk tercihli yol, ilk kentsel dönüşüm, ilk yurtlar. Bunların tamamı CHP'li belediyeler tarafından yapılmıştır.

Şimdi en büyük fuar merkezini açıyoruz. Herkesin kazanacağı bir fuar merkezini açıyoruz. Aynı zamanda Türkiye'nin en büyük doğal yaşam parkı da İzmir'de. O nedenle İzmir'le gurur duyuyoruz. Yılda 1 milyon kişi doğal yaşam parkını geziyor. Kime katkıda bulunuyor? İzmir'e ve İzmirlilere katkıda bulunuyor.

Şimdi önümüzde bir süreç var 7 Haziran. Yolda gelirken bir vatandaşım dedi ki, ne olursun bizi bu haramilerden kurtarın dedi. İzmirlilere sesleniyorum, İzmir'den bütün Türkiye'ye sesleniyorum. Kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu kabul ediyorsanız, halka hesap vermenin siyasetin namusu olduğunu kabul ediyorsanız 7 Haziran geliyor tercihiniz belli olmalı artık. 7 Haziran geliyor Türkiye'nin yeniden dirilmesi ve şaha kalkması lazım. Bunun için 4 yıl için yetki istiyorum bütün Türkiye'den 4 yıl. 4 yılın içinde yeni bir Türkiye olacaktır, özgür bir Türkiye olacaktır, büyüyen bir Türkiye olacaktır. Ayrımcılık yapan değil, birleştiren bir Türkiye olacaktır. Hiç kimsenin etnik kimliğiyle, hiç kimsenin yaşam tarzıyla, hiç kimsenin inancıyla ilgilenmeyen, herkese saygı gösteren yeni bir siyaset anlayışını Türkiye'de egemen kılacağız. Bunun sözünü veriyorum size. Ve bu sözün arkasında duracağım.

İzmir'de sanattan söz ettim. İzmir fuarlar kenti ama İzmir aynı zamanda sanatında kentidir, sanatında odağıdır. Sanat bir toplumun yaşam kalitesini belirler. Eğer bir toplumu güçlü kılmak istiyorsanız, onun yaratıcılığını ön plana çıkarmak istiyorsanız sanata ve sanatçıya değer vereceksiniz. Görüşü ne olursa olsun sanatı ve sanatçıyı yücelteceksiniz. İzmir bunu yapıyor, Muğla bunu yapıyor, Eskişehir bunu yapıyor. CHP'li belediyelerin olduğu her yerde bunların tamamı yapılıyor. Size söz veriyoruz daha çok şey yapılacak. Daha çok şeyi birlikte başaracağız. İzmir'de başarıyoruz, diğer belediyelerimizde başarıyoruz. Sıra geldi Türkiye'ye. Türkiye'de de başaracağız. Türkiye'yi de yücelteceğiz. Türkiye'yi tecrit edilmiş bir Türkiye'yi değil uygar dünyayla entegre olan bir Türkiye'yi yeniden ayağa kaldıracağız.

Bu dileklerle hepinize en içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Hepinize, bütün Türkiye'ye, bütün dünyaya İzmir'den sesleniyoruz. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine olmalıdır. Bu dileklerle tekrar hepinize selamlar, saygılar sunuyorum."

    Çarşamba, 25 Mart 2015 14:10

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica