CHP Kadın Bakanlığı kurulması istemiyle kanun teklifi verdi

Sezgin Tanrıkulu Kadın Bakanlığı kurulması istemiyle TBMM Başkanlığı'na Kanun Teklifi sundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu tarafından Kadın Bakanlığı kurulması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunulan Kanun Teklifi şöyle;

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na

Kadın Bakanlığı Kurulması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Gerekçe

Türkiye'de kadına yönelik şiddetin, devletin etkin mücadelesi söz konusu olmadığı sürece her geçen gün daha da artacağı ortadadır. Kadın cinayetleri son 7 yılda yüzde 1400 artarken her 4 kadından 1'i fiziksel, ekonomik, ruhsal, sosyal ve cinsel şiddete uğramaktadır. Erkek egemen sistemin kadının bedeni, ruhu, emeği üzerinde kurduğu tahakküm her müdahil olunmadığı takdirde sınır tanımamaktadır. Devletin önlem almaması sonucu son yıllarda kadına yönelik şiddet hızla artmıştır.

Kadının Statüsü genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüş ve ICON Institut Public Sector Gmbh, BNB Ltd. Şirketi ve Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü konsorsiyumu tarafından 2009 yılında bitirilmiş olan "Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması", Türkiye'de kadınların maruz kaldıkları şiddetin boyutların altını çizmektedir. Söz konusu araştırmada elde edilen bazı veriler şu şekildedir:

2015 yılında TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu'nda İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden Tarıkhan Çetiner'in yaptığı sunuma göre, 2014 yılı içinde 77 bin 288 kadın, 9 bin 793 erkek olmak üzere 87 bin 81 kişi hakkında geçici koruma tedbiri kararı alınmış, halen 38 kadın, 5 erkek toplam 43 kişinin yakın koruma, 24 bin 406 kadın, 3 bin 357 erkek olmak üzere toplam 27 bin 763 kişiye çağrı üzerine koruma olmak üzere toplam 27 bin 806 kişi hakkında da geçici koruma tedbir kararı uygulanmaktadır.

Çetiner, geçici koruma tedbiri uygulanırken 23 kadının hayatını kaybettiğini, "21 kadın ise haklarında çağrı üzerine koruma kararı varken ani gelişen olaylar sonrasında çağrıda bulunamadığı için hayatını kaybettiğini" ifade etmiştir.

Aile içi şiddet olaylarına ilişkin yıllara yönelik rakamsal veriler de aktaran Çetiner, 2014 yılında 118 bin 14 kadın, 29 bin 419 erkek ve 16 bin 140 çocuğun bu tür olayların mağduru olduğunu, 133 kadın, 76 erkek ve 25 çocuğun ise olaylarda hayatını kaybettiğini söylemiştir. Çetiner, aile içi şiddet olayları ve mağdurları açısından 2014 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 33 artış yaşandığını da belirtmiştir.

Çetiner, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile kanundan önceki 30 ay ile sonraki 30 ay arasında aile içi şiddetle ilgili emniyete yapılan başvurularda yüzde 75 oranında artış olduğunu da ifade etmiştir.

Çetiner ayrıca "6284 sayılı Kanun'da şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişilerin korunmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması öngörülmüştür. Ancak mağdurlara yönelik koruyucu tedbirler uygulanırken, şiddet uygulayana yönelik etkin önleyici tedbirler uygulanamamaktadır. Kanun kapsamında mağdur odaklı yaklaşımla şiddet mağdurları daha da mağdur edilmektedir. Şiddet uygulayana yönelik etkin tedbirler uygulanabilmesi fail odaklı yaklaşım tarzı benimsenmesi gerektiği değerlendirilmektedir." İfadesi ile sistemdeki eksikliklerin altını çizmiştir.

TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu'nda sunum yapmak üzere davet edilen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun toplamış olduğu verilere göre de 2013 yılında 237 kadın cinayeti işlenmiş 2015 yılında da sayı artarak 297'ye ulaşmıştır. Kadın cinayetlerinin tam sayısı konusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kesin veriler sunamamaktadır.

Türkiye'deki kadın cinayetlerinin bir çizelgesi sunan Anıt Sayaç da ortaya 2008 ve 2015 yılları arasında kadın cinayetlerinin artan sayısını ampirik olarak ortaya koymaktadır:

Türkiye'de cinsiyetçi politikalar sonucunda, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri artarak süregelmektedir. İç hukukumuzun parçası haline gelen İstanbul Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'deki kadın cinayetlerine ve kadına karşı şiddete ilişkin olarak verdiği ihlal kararları da dikkate alındığında (Opuz- Türkiye Kararı ve Durmaz-Türkiye Kararı), bir Kadın Bakanlığı'nın kurulması, kadına karşı şiddetin durdurulması için gösterilmesi gereken bir kararlılığın nişanesi ve hukuki ve toplumsal bir zorunluluktur.


Kadın ve Çocuk Bakanlığı Kurulması Hakkında Kanun Teklifi

Madde 1-(1) Bu Kanun amacı, Kadın Bakanlığının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.
Madde 2- (1) Kadın Bakanlığının görevleri şunlardır:

Kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek, kadının insan haklarını korumak ve geliştirmek,  kadına karşı şiddetin önlemek, kadınların toplumsal hayatın tüm alanlarında hak, fırsat ve imkânlardan eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesini koordine etmek, kadınlara yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak. Şiddete maruz kalan kadınlara her türlü hukuki desteği sağlamak, koruma tedbirlerinin etkin bir şekilde talep eden kadınlara verilmesini temin etmek, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerine ilişkin davaları takip etmek, sığınma evi açmak ve maddi destekte bulunmak. Kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanması için diğer kurumlarla ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapmak.

Madde 3- (1) Bakanlık, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatından meydana gelir.

(2) Bakanlık merkez teşkilatı ekli (I) sayılı cetvelde gösterilmiştir.

Madde 4- (1) Bakanlığın en üst amiri olan Bakan, Bakanlık icraatından ve emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden Başbakana karşı sorumlu olup aşağıdaki görev, yetki ve sorumluluklara sahiptir:

Bakanlığı, Anayasaya, kanunlara, hükümet programına ve Bakanlar Kurulunca belirlenen politika ve stratejilere uygun olarak yönetmek. Bakanlığın görev alanına giren hususlarda politika ve stratejiler geliştirmek, bunlara uygun olarak yıllık amaç ve hedefler oluşturmak, performans ölçütleri belirlemek, Bakanlık bütçesini hazırlamak, gerekli kanunî ve idarî düzenleme çalışmalarını yapmak, belirlenen stratejiler, amaçlar ve performans ölçütleri doğrultusunda uygulamayı koordine etmek, izlemek ve değerlendirmek. Bakanlık faaliyetlerini ve işlemlerini denetlemek, yönetim sistemlerini gözden geçirmek, teşkilat yapısı ve yönetim süreçlerinin etkililiğini gözetmek ve yönetimin geliştirilmesini sağlamak.

Faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.

Madde 5- (1) Müsteşar, Bakandan sonra gelen en üst düzey kamu görevlisi olup Bakanlık hizmetlerini, Bakan adına ve onun emir ve yönlendirmesi doğrultusunda, mevzuat hükümlerine, Bakanlığın amaç ve politikalarına, stratejik planına uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçla, Bakanlık birimlerine gereken emirleri verir, bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar. Müsteşar, bu hizmetlerin yürütülmesinden Bakana karşı sorumludur.

(2) Müsteşara yardımcı olmak üzere  dört Müsteşar Yardımcısı görevlendirilebilir.

Madde 6- (1) Bakanlığın hizmet birimleri şunlardır:
Kadın Hakları Genel Müdürlüğü Denetim Hizmetleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı Hukuk Müşavirliği Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği Özel Kalem Müdürlüğü

Madde 7- Bakanlığın birimlerinin görev ve işleyişi yönetmelikle belirlenir.
Madde 8- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 9- Bu Kanun hükümlerim Bakanlar Kurulu yürütür."

    Cuma, 06 Mart 2015 17:04

Bağlantılı Konular