Koç: "Türkiye kimsenin babasının çiftliği değildir, herkes ayağını denk alsın"

CHP Sözcüsü Haluk Koç suç duyurusunda bulunularak müfteriler ile onların tetikçilerinden hesap sorulacağını belirtti.

CHP Sözcüsü ve Genel Başkan yardımcısı Haluk Koç TBMM'de basın toplantısı yaparak, iftira, şer ve kumpas çetesi ile onların tetikçileri hakkında açıklamalarda bulundu ve şunları söyledi;

"Değerli arkadaşlarım, bir yer değişikliği oldu bugün basın toplantısı için. Her zaman Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde yapıyorum Parti Sözcüsü olarak. Bugün TBMM'deki mesainin yoğun olduğunu da biliyorum. Açıklamayı zorunlu olarak burada yapma ihtiyacı doğdu.

Değerli basın mensupları, birkaç gündür havuz bataklığına mensup sermayesi haram üzerine kurulu birkaç medya organında Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal kimliği, Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanı ve milletvekillerine dönük akla ziyan senaryoların sergilendiğine tanık oluyoruz. Haramdan beslenip düzenlerini sürdürmeye çalışanlar en alçak, en pespaye iftiralar dahil her yola başvurabileceklerini örnekleriyle ortaya koyuyorlar. Her kim ki bunların hırsızlıklarının, yolsuzluklarının, aldıkları rüşvetlerin, kapattıkları, peşkeş çektikleri arazilerin, ortada dönen tüm hukuksuzlukların üzerine gider mutlaka bir şekilde etkisizleştirilmelidir. Bir şekilde susturulmalıdırlar. Bir dokunulmazlığı yoksa bir tezgah suçlama ile tutuklanıp hapse atılmalıdırlar. Sokaktaysa gerekirse öldürülmelidirler, siyasette ise itibarsızlaştırılmalı, yalan dolan dolu kendilerinin bile inanmadığı senaryolarla konu haline getirilmeliler.

Birçok kişi belki ekmek parası uğruna bu organlarda görev yapmak zorunda. Ama bunu tarihte gösterecek, Türk basınının da bir tarihi var. Türk basın tarihinin en karanlık örnekleri önümüzde. Bunlar bu birkaç gazete kendilerine aktarılan ve talimatla yayınladıkları güya haberlerle maalesef bu işin aracı haline getirilmiş durumdalar. Ben sizlerin ifa ettiği mesleği, sizlerin bireysel onurlarınızı ayırarak bu tespitlerimi yapmak zorundayım.

Şimdi bazı bilgilerimizi sizinle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Söyleyeceğim süreçlerle ilgili, şimdi ifade edeceğim süreçlerle ilgili Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu'nun bir ilgisinin bulunmadığını da ifade etmek istiyorum. Bu önemli bir noktadır. Açıklamalarıma geçmeden önce MİT içinde bu işlere bulaşmayan, bulaştırılamayan namuslu, onurlu, yurtsever MİT çalışanlarını da biraz sonra söyleyeceklerimden ayırıyorum, onları da tenzih ediyorum.

Bir; bu gazetelerde Cumhuriyet Halk Partisi konu alan ve bazı Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri tarafından gönderildiği ifade edilen doğrudan mesajlar bir fabrikasyon ürünüdür ve en tepedeki zalimin emriyle oluşturulan MİT içerisindeki bir grup tarafından hazırlanmıştır.

İki, Bu ekip, 4 kişilik bir ekiptir. 2 stratejik analiz başkanlığından , diğer iki kişi ise istihbarata karşı koyma başkanlığından getirilmiştir. Bunların hepsi psikolojik harekat konusunda da uzmandırlar ayrıca.

Üç; görev tevzi en tepeden yapılmaktadır. Talimat en tepeden gelmektedir.

Dört; uzun zamandır MİT içinden CHP'ni paralel yapıyla ilişkilendirilmek için istihbarat ve tezgah mühendisliğine soyunduklarını kamuoyuna ilan etmiştik. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi değil, diğer muhalefet partilerinin de bu tezgahlara sokulması için çeşitli tezgahlar çevrildiğini basınımızda değişik dönemlerde işledi, yazdı, belgeledi.

Beş; bugün Cumhuriyet Halk Partisi etrafında ortaya koydukları, kustukları, iftira ve yalanlar bu merkezdeki ekip tarafından saraya sıkı sıkı bağlı, hukuk tanımazlığı ile ünlü bir bakanın onayından geçiyor ve ondan sonra en tepedeki muktedire sunuluyor ve oluşturulan kara haberler haram medyasına talimatla yayınlatıyorlar.

Söylediklerim açık, net. Daire veriyorum, kişi veriyorum, zincir veriyorum bu tezgahın nasıl kurulduğuna dair. Süreç bu şekilde işletiliyor. Biz bu dönemlerin nasıl çevrildiğini, hangi tezgahlardan geçirildiğini, buralarda kimlerin korktukları için, kimlerin bir gelecek beklentisiyle bu kirli işlere soyunduklarını net bir şekilde isim isim biliyoruz. Bu bilgiler bize de geliyor.

Değerli arkadaşlarım, kimlerin Cumhuriyet Halk Partisi aleyhine oluşturulan bu aptalca planlarda rol aldığını, görevlendirildiğini çok iyi biliyoruz ve bizde izliyoruz.

TBMM'den şuanda Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün bile yarını hiç söylemiyorum bugün bile hesabını veremeyecekleri suçlamalara bulaşan bu kadroyu açıkça uyarıyorum. Bu arada MİT içindeki yasadışı bu faaliyet odağı bundan sonra çok dikkatli davranmak zorunda. Türkiye Cumhuriyeti bir devlettir ve MİT doğrudan Başbakanlığa bağlıdır. Burada Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu da başka bir şekilde uyarmak istiyorum. Size bağlı olan bir kurum özel bir ekip oluşturularak Türkiye'de siyaset mühendisliğine soyunup tezgah içine girebiliyorlar Sayın Başbakan. Sizin bu işlerle ilginiz olmadığını söyledim ama bu kurum size bağlı. Görevinizin sizde ayırdında olmanızın gerektiğini ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kadronun tümü vebal altındadır. Yaptıklarının altından kalkamayacakları kadar ağır bir karşılığı vardır. Ahlak, fazilet, sorumluluk, inanç dünyasının bunlara öğütlediği doğruluk, hak, hukuk, adalet. Bu kavramların hepsini bir grup hırsızın iktidarını sürdürmek hırsına teslim edenlere sesleniyorum buradan.

Tabi MİT içindeki bu gruba ve ayakçılık yapan gazete sorumlularına da sesleniyorum. Onurlarıyla yaşamış ve bugünkü firavun diktatörlüğüne karşı direnen bu ülkenin namuslu insanlarına karşı yürüttüğünüz bu kara çalma kampanyasından utanmıyor musunuz siz? Bu devlet size maaş veriyor. Adınızın önüne milli eki koymuş çalıştığınız kuruma. Türkiye'nin iç ve dış güvenliğinden sorumlusunuz ve bir muktedirin iktidar hırsı uğruna Türkiye'de neler oluyor bitiyor belli değil, asıl görevinizi bırakmışsınız nelerle uğraşıyorsunuz.

Yarın bu işlediğiniz suçların, bu ahlaksızlıkların hesabını isim isim birebir vereceğinizin hala farkında değilsiniz. İlelebet bu düzen gidecek diye düşünüyorsunuz. Bu medya organları bu ülkeyi birbirine düşürmek için çok iyi hatırlayacaksınız Kabataş yalanı senaryosunu pazarlamadı mı Haziran 2013'te? Yalan, gıybet, iftira, tezgah gerçekten inanan bir Müslüman'ın rehberi olabilir mi değerli arkadaşlarım.

O kişiye ve kişilere benim bildiğim Müslüman değil münafık derler. Tam da bu tanım içindesiniz bakın. Cumhuriyet Halk Partisi parti tüzel kişiliği ve çevrilen yalanlarda isimleri üzerinde kampanya yürütülen tüm milletvekillerimiz bugün itibariyle yasal yollardan bu pislikte rolü olanlar hakkında hukuk girişimin başlatmışlardır. Türkiye'yi ve geleceğini gerektiğinde her hukuksuzluğa başvurabilecek bu gözü dönmüş çeteden arındırmak için gücümüzün son noktasına kadar demokrasi mücadelesini sürdüreceğimizin bilinmesini istiyorum.

Şuanda hukukçularımız, bütün bu sorumlular iftira ve hakarette bulunanlar, tezgahlayanlar ve bunları yayanlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuyorlar. Savcının vereceği karara göre Türkiye'deki yargının içine düşürüldüğü pozisyonu sizlerde biliyorsunuz, bizlerde biliyoruz. Buradan çıkacak karara göre sonrasında ise Asliye Ceza Mahkemesine başka bir başvurumuz olacak. Ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinde de manevi tazminat davası yönündeki davalarımızı ayrıca açacağız.

Ben bu bilgileri bu çerçevede adresleri de mümkün olduğu kadar tarif ederek sizlerle paylaştım. Müsaade ederseniz bu açıklamalarda kalacağım, soru almayacağım. Bu çerçevede konunun başka yönlere çekilmesi noktasında soru almamamı mazur görün. Konuşmaktan rahatsız olan bir insan değilim.


Soru: Suç duyurusu içerisinde MİT mensuplarını da kapsıyor mu suç duyurusu?
Haluk Koç: Göreceksiniz. Ben net bir şekilde söyledim. Herkes ayağını denk alsın. Türkiye kimsenin babasının çiftliği değil. Türkiye hiç kimsenin hukuksuzluğuna, devletin en önemli kurumlarına alet ederek iktidar hırsını sonsuza kadar sürdürmek için her alanı kullanabileceği bir ülke değil. Genel bir yanıt oldu"

    Perşembe, 19 Şubat 2015 16:51

Bağlantılı Konular