Gök: "Faşizmin ayak sesleri duyulmuştur"

Levent Gök: "Bugün sesinizi çıkarın! Yarın sizi duyan kimse olmaz!"

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, AKP saldırganlığını düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi. Gök basın toplantısında şunları söyledi:

"AKP faşizmi denemeye çalışıyor. Kurmak  istediği polis devletini  Önce Meclis'te kendi militan kadroları ile denemeye çalışıyor. Milletvekillerine gözdağı vererek,  milletvekillerini tehdit  ederek  Milletvekillerinin görev yapması engelleniyor.

Dün, CHP olarak bizi demokrasiden uzaklaştıracak  faşist bir devlet anlayışının bütün uygulamalarına imkan verecek bu yasaya,  Türkiye'yi faşist sisteme götürecek bu yasaya karşı, milletimizden aldığımız yetkiyle demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü korumak için   kendimizi, göğsümüzü  siper ettik.

Demokrasinin bir bedeli var. Biz CHP milletvekilleri olarak bu bedeli ödemeye hazırız. Halkımız adına, ülkemiz adına bu bedeli ödemeye hazırız. Kimse bizi korkutamaz, kimse bizi yıldıramaz.


Hedef halkı sindirmek ve faşist düzeni yerleştirmektir
Bu yasayla AKP kendi silahlı gücünü kurmak istiyor. Polisiyle, jandarmasıyla masum halkımızı üzerinde en barışçıl gösteriyi gerçekleştirecek, en masum isteklerini haykıracak halkımıza, sivil topluma, sendikalara, tüm Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına karşı kendi silahlı gücünü kurmak istiyor. Buna geçit vermeyeceğiz.

Bu faşist yasalara, bu anti demokratik yasalara geçit vermeyeceğiz. Bu yasalar daha görüşülürken kana bulanmıştır. Bu yasa daha görüşülmeden kanlı bir yasadır. Daha bu aşamada bu yasal düzenlemeye şiddet ve kan bulaşmıştır. Daha görüşülürken kan
akmıştır. Bu yasa daha görüşülmeden demokrasiyi, hukuku, insan haklarını katleden bir yasa olduğunu daha görüşmeler başlamadan göstermiştir.

AKP'li milletvekillerinin ve Meclis Başkanvekilinin TBMM İç tüzüğünden aldığımız haklarımızı gasp etmesine izin veremezdik, vermedik, vermeyeceğiz… Kimin haddinedir CHP'nin haklarını çiğnemek? Kimin haddinedir, halkımızın CHP Milletvekillerine verdiği bu yetkiyi kullanmasını engellemek?

Dün mecliste parlamento tarihinin en kanlı günlerinden biri yaşanmıştır. Çekiçlerle, kopartılan sandalyelerle milletvekillerimize ağır saldırılar yapılmıştır.  Sizler bu saldırıları kapalı oturumda olduğu için göremediniz.

Bu saldırıyı, bu saldırgan bir güruhun, demokratik haklarını kullanmak isteyen milletvekillerine karşı yaptığı bu kanlı saldırıyı göremediniz. Ama tüm yurttaşlarımız bilmelidir ki, AKP kendi faşist yasalarını önce mecliste milletvekilleri üzerinde denemek istemiştir.


Faşizmde yalan, riyakarlık, çarpıtma atbaşı gider hep
4 vekilimiz AKP'li milletvekillerinin saldırıları sonucu maalesef yaralanmıştır.

Bugün AKP Grup Başkanvekili sayın Elitaş  bir açıklama yapmış, "bize saldırdılar" demiş.


 4 yaralı milletvekili CHP'lidir.  Yalan söylüyorlar. Meclisi gerginliğe bilerek itiyorlar. Çünkü biliyorlar ki, bu yasa çıktıktan sonra Türkiye'de herkesin sesi kısılacak, herkesin nefesi dinlenecek ve Türkiye artık AKP'nin polisiyle, jandarmasıyla, silahlı kuvvetleriyle, her türlü kamu gücüyle bastırıldığı, sindirildiği bir ülke olacaktır.

Milletvekillerine daha yasa çıkmadan bunu yapanlar bu yasa çıktıktan sonra masum halka, derdini anlatmak için çırpınan halkımıza karşı neler yapmazlar!

Böylesine vahim olan bu tabloda bu kan ve şiddetin bulaştığı bu yasa görüşülmeden geri çekilmelidir.


Bugün sesinizi çıkarın! Yarın sizi duyan kimse olmaz!
Israrla söyledik, bu yasa daha gündeme ilk geldiğinde hatırlarsınız, ben bu yasanın atom bombası olduğunu ifade etmiştim. Patlayacağını ve herkesi sarsacağını ifade etmiştim. Söylediklerimiz tek tek çıkıyor. Biz geleceği gördük, iktidarı ve halkımızı uyardık.

Ama iktidar, muhalefetin bu haklı görüş ve eleştirilerini, uyarılarını dinlemiyorsa, bilsinler ki mecliste bundan sonraki mücadelede bütün meşru haklarımızı kullanacağız ve yasanın geçmemesi için elimizden geleni yapacağız.

Elbette bu yasa çıktığı zaman bütün toplumu etkileyecek. Bütün halkımıza sesleniyorum, sivil topluma sesleniyorum: Sesinizi yükseltin. Bu yasa çıktıktan sonra kimsenin sesini yükseltmesine izin verilmeyecektir.

Türkiye'yi uygar dünyadan kopartacak bu yasaya karşı herkes sesini yükseltmeli bu yasaya karşı herkes gücünü birleştirmeli.

Bu konuda biz CHP olarak tarihsel bilincimizin gereğini yerine getirmeye kararlıyız. Bunun idraki içindeyiz.

Dünkü saldırı sıradan bir saldırı değildir. AKP'li milletvekillerinin her biri bu yasanın çıkması için bütün muhalif milletvekillerine saldırması karşısında gerçekten dehşete kapıldık.  4 vekil yaralanmış, Toplantı kapatılsın biçimindeki önerimiz, AKP görüşülmeyi istiyor diye   geri çevriliyor. 4 vekilin canından önemli mi bu yasa. 4 vekilin hastahaneye kaldırıldığı bir ortamda  görüşme yapılabilir mi? Bir geçmiş olsun demek bile yok, görüşmeleri durdurmak yok, neymiş?  AKP yasanın görüşülmesini istiyormuş!.. Batsın bu yasa. Candan daha mı önemli bu yasa?

Feci bir manzara yaşandı. Kaldı ki, meclis açıldığında hepimiz Mersinde katledilen Özgecan için şiddeti kınadık. Ama mecliste AKP'nin istekleri olmayınca şiddetle karşılaşıyoruz. Sayısal çoğunluk meşruyet değildir. Şiddet AKP'nin bir unsuru olmuş. Sayısal çoğunluk hiçbir zaman bir meşruiyetin göstergesi olamaz.


Faşizmin ayak sesleri duymazdan gelinmez
Bu yasa çıkarsa seçimler bile tehlikeye girer. Bir polis çıkar benim toplantımı engellemeye kalkar. Vali emir verir. Zaten polis AKP polisi, vali AKP valisi. Biz bu tarihsel uyarıları paylaşıyoruz.

Durum herkes için ayrı ayrı tehlikelidir. Ben bu yasa beni ilgilendirmez diyenlerin dahi her birini ayrı ayrı ilgilendiren, çok önemli tehlikeleri barındırdığını hatırlatmak istiyorum.

Hepiniz bu yasanın basın mensupları olarak sizler ve tüm halkımız mutlaka mağdur olacaksınız. Mutlaka bir aracınızla giderken bir trafik polisi önünüzü kesecek, kimliğinizi isteyecek, elinizi kelepçeleyecek, gözaltına alacak bunları yaşayacaksınız.

Durum bu kadar vahim midir? Durum bu kadar vahimdir değerli arkadaşlarım. Birkaç gün önce yine burada basın toplantısıyla bir arkadaşımızın bir trafik denetimi sırasında kelepçelenerek ölümüne giden süreci beraber paylaştık.

Yazık değil midir bu insanlara değerli arkadaşlarım. Bu süreçler giderek artacaktır. Türkiye'de polisin ve AKP'nin emrinde olan kamu gücünün otoritesinin kullanılmasıyla mağduriyetler artacaktır, acılar artacaktır. Bu yasa Türkiye'ye huzur getirmeyecektir.


Arkasına saklandıkları suçların yasalarımızda cezaları vardır
Eğer bonzainin, molotof kokteylinin arkasına sığınıyorlarsa,  bu konuda biz elimizden geleni yapmaya hazırız. Bunlar zaten yasalarımızda suçtur. Molotof kokteylinin de cezası vardır. Bonzainin, uyuşturucu kullanmanın cezası vardır. Ama  bonzaiyi önleyeceğim diye, Molotofu önleyeceğim diye tüm 77 milyonun hak ve özgürlük alanlarının daraltamazsınız, yok edemezsiniz.

Siz kanunları uygulayın yeter. 2007 yılında 38 bin kişi uyuşturucudan dolayı tedavi oluyordu. 2013 yılında bu rakam 258 bine çıkıyor. Rakamlara bakın. Bunun sebebi bu iktidardır.

Bu bir eğitim işidir, bilinç işidir. Bonzaiyle, Molotof kokteyli ayrı, ama paketteki diğer maddelerin hepsi çok farklı. Bu konuda kimseyi kandırmasınlar. Senin elini tutan mı var? Molotof kokteyli atanı yakalamak zaten senin görevin, adalete teslim etmek senin görevin, bunları yapmak zaten senin görevin ey iktidar. Elini tutan mı var bu konularda.

Durumun ciddiyetini tekrar tekrar sizlerle paylaşıyoruz. Bu yasayla birlikte artık Türkiye ne demokrasiyle, ne insan haklarıyla, ne hukukun üstünlüğüyle, ne de başka demokratik haklarla yan yana anılan bir ülke olmayacaktır. Uygar dünyada hızla yerimizi kaybettik. Daha da dibe giden bir anlayış çerçevesinde Türkiye'nin itibarı sıfırlanmak üzeredir.


Avrupa Birliğine bakma! Bu anayasamıza aykırıdır
Başbakan diyor ki; biz bu yasayı Avrupa Birliği ilkeleri çerçevesinde hazırladık. Hemen Avrupa Birliğinden cevap geldi. Gel o zaman otur bu yasayı beraber tartışalım diye. Güçleri yeter mi Avrupa Birliği ile bu yasayı tartışmaya, yetmez. Niçin Avrupa Birliğine bırakıyoruz zaten biz bu işi. Bu yasa bizim anayasamıza aykırı değerli arkadaşlarım. Bu yasa bizim demokratik teamüllerimize aykırı, insan haklarına aykırı. Biz Avrupa birliğine niye bırakacağız bu işi. Biz kendimiz çözemiyoruz bu işi, Türkiye insanına biz demokrasiyi, insan haklarını layık görmüyoruz. Bu gidişat, AKP'nin içinde bulunduğu yolsuzluk batağından kurtulmak, yolsuzluk soruşturmalarını önlemek ve kendi polis devletini kurmak için.

AKP'nin yarattığı bu iklimde cam candan önemli sayılıyor
İstanbul basın mensubu kartopu oynarken bir esnafın camına zarar verdiği için esnaf tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Sizlere baş sağlığı dilerim.Bu olay, benim esnafım gerektiğinde polistir anlayışının ürünüdür.  Camın candan daha değerli sayıldığı bir tabloyu ortaya koyuyor.Yarattığın eserinle övün."

    Çarşamba, 18 Şubat 2015 11:28

Bağlantılı Konular