Ağbaba'dan denetimli serbestlik üst sınırı hakkında kanun teklifi

Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasında çocuklar, çocuklu kadınlar ve hastalığı bulunanlar için üst sınırın artırılmasını teklif etti.

Özellikle, çocuklu anneler ve hasta mahpuslar için denetimli serbestlik hükümlerinin genişletilmesi gerektiğini ifade eden Ağbaba, çocukların ve hastaların cezaevinde tutulmaya devam edilmesi geri döndürülemez hak kayıplarına sebep olmaktadır dedi.

CHP'li Ağbaba tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan kanun teklifi, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da değişiklik öngörüyor. Teklif, denetimli serbestlikte üst sınırı çocuk hükümlüler, çocuğu olan kadın hükümlüler ve hasta hükümlüler açısından genişletilmesini öngörüyor. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da değişiklik öngören teklif; denetimli serbestlikte üst sınır çocuk hükümlüler için 1 yıldan 2 yıla, 0-6 yaş grubunda çocuğu olan kadın hükümlüler için 2 yıldan 3 yıla, ağır bir hastalık, engellilik ve kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyenler için ise 3 yıldan 4 yıla çıkarılmasını içeriyor.

Teklifin gerekçesi şu şekilde:

Cezaevine girmek uslandırıcı fonksiyona hizmet etmeyebilir
Bireyin çeşitli sosyal, iktisadi ve kültürel sebeplerle örgüt ile temas etmesi isteğe bağlı gerçekleşebileceği gibi, zorunlu olarak da vuku bulabilir. Gerek çevresel ve gerekse bireysel bazı etkiler neticesinde örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkûm olan bireyin, aleyhe yorum yapılarak örgüt yöneticilerinin de bulunabileceği bir kapalı cezaevine girmesinin, her zaman cezanın uslandırıcı fonksiyonuna hizmet edeceğini söylemek zordur. Uygulama, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden bireyin, kapalı cezaevinde gerçek anlamı ile örgüt hiyerarşisine dahil olduğunda, çok farklı ve olumsuz sonuçların doğduğu örneklerle doludur. Bu sebeple, hiyerarşik yapıya dahil olmayan bireyin, örgüt üyesi olarak kabul edilmesi yorumu terk edilmesi gereken bir anlayıştır.

Toplumsal gereksinimler
Bu sebeplerle, toplumsal gereksinimler de göz önüne alınarak denetimli serbestlik sürelerinin birer yıl uzatılması ve tüm hükümlülere eşit ve ayrımsız şekilde uygulanması toplumsal barışın tesisi ve ayrımcı uygulamalara son verilmesi bakımından da önemli olacaktır.

Bu noktada, önerilen kanun teklifi ile denetimli serbestlik hükümleri tüm suçları kapsayacak şekilde genişletilecek ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması noktasında üst sınır çocuk hükümlüler için 1 yıldan 2 yıla, 0-6 yaş grubunda çocuğu olan kadın hükümlüler için 2 yıldan 3 yıla, ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyenler için 3 yıldan 4 yıla çıkarılacaktır.

    Pazartesi, 16 Şubat 2015 12:03

Bağlantılı Konular