Kılıçdaroğlu: Artık eylem ve hareket zamanıdır

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda güncel olayları değerlendirdi, CHP'nin temel yaklaşımşlarından özetler sundu.

Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Hukuken sıfırlanmış bir süreci yaşıyoruz. Şunu özenle herkesin bilmesini isterim. Birinci sınıf demokrasiyi istiyoruz bu ülkede. Birinci sınıf demokrasiyi. Ahlaki değerlere sahip olmak ve onları yüceltmek istiyoruz. Hukuksuzluk, yolsuzluk, hırsızlık, adam tanımamazlık. Bunların tamamını çöp sepetine atmak istiyoruz. Temiz siyaset, ahlaklı siyaset, halkına hesap veren siyaset, malvarlığını açıklamaktan korkmayan siyaset, İsviçre bankalarında paran var mıdır, yok mudur bunun telaşına kapılmayan bir siyaset. Yoksulluğu sıfırlamış, yoksulluğu idare eden değil, yoksulluğu bitiren, bitirme konusunda azimli olan bir siyaset. İstediğimiz budur.

Şimdi İstanbul'dayız. 27 bin 500 seçim sandığımız var. Bize yönelik eleştiri; neden sandıklara sahip çıkmıyorsunuz. Madem İstanbul'dayız, en büyük kentimizdeyiz. Hatta Avrupa'nın neredeyse en büyük kenti. Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış olan bir kent. Sandıklara sahip çıkacağız. Bizim şikayet etme lüksümüz yok. Artık oturup düşünme ve eylem zamanıdır, hareket zamanıdır. Demokrasi gidiyor, ahlaksızlık diz boyu, en kutsal değerlerimiz siyasete kurban edilmiş durumda. Etnik kimlik üzerinden siyaset yapılıyor, inanç üzerinden siyaset yapılıyor, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapılıyor. Buna dur demek lazım. Dur diyecek tek organ vardır onun adı da Cumhuriyet Halk Partisi'dir herkesin bilmesini isterim.

Demokrasiyi savunuyoruz ama hangi demokrasiyi? Birinci sınıf demokrasiyi savunuyoruz biz. Uygar ülkelerde hangi kurallar geçerliyse bizim ülkemizde de aynı kurallar olsun. Uygar ülkelerde siyasi etik, siyasi ahlak ne kadar önemliyse bizim ülkemizde de bunlar olsun. Adı yolsuzluğa bulaşan bir siyasetçi köşesine çekilmeli yargıya gidip hesap vermekten korkmamalı. Biz bunları istiyoruz. Toplantı ve gösteri yürüyüşü, bütün ülkelerde temel bir haktır bu. Bizim anayasamıza göre de haktır. Elimizden alınmak isteniyor. Anayasası çalışmayan, askıya alınan, hukuku askıya alınan, yasama organı yani TBMM yürütme organının arka bahçesi haline dönüşen, yargıyı siyasallaştıran bir sistem doğru bir sistem değildir. Bu sisteme karşı direnmek hepimizin temel görevidir. Bu direnme evrensel bir haktır. Herkesin bunu bilmesini isterim ve bu kural hepimizin unutmaması gereken temel bir kuraldır.

İstanbul'da çalışacağız. İstanbul'da yaşayıp denizi görmeyen çocuklarımız var. İstanbul'da yaşayıp denizi görmeyen kadınlarımız var. İstanbul'da belli yerler yoksulluğun merkezi haline gelmiş durumda. İstanbul'u uygar bir dünya kenti haline getirmek bizim boynumuzun borcudur. Hep beraber çalışacağız. 4 milyon hane var İstanbul'da. 4 milyon ev, 4 milyon konut var, 4 milyon hane. 4 milyon haneye gireceğiz. İl başkanımız söz verdi gireceğiz.

40 bin kadın 4 milyon eve girecek. Her evde yaşanan sorunların hem tanığı olacağız, hem çözümcüsü olacağız. Onlara geleceği güvenli bir Türkiye'yi, bir İstanbul'u vereceğimizi vaat edeceğiz. Hiçbir ev birilerine muhtaç olmayacak. Her yoksul kesinlikle sosyal devletin koruması altında olacak. Hiçbir kişi birilerine el avuç açmayacak ve Türkiye'de hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bunun güvencesini vereceğiz. Biz halka hesap vermeyi namuslu görev kabul eden bir siyasi gelenekten geliyoruz, böyle bir anlayıştan geliyoruz. Her kuruşun hesabını vereceğiz millete, korkmadan vereceğiz. O nedenle hepimize büyük görevler düşüyor. Özelliklede kadınlara büyük görevler düşüyor. Demokrasi ayaklarımızın altından kayıyor. Gelecek açısından ciddi kaygılar yaşıyoruz diyorsak en büyük kaygıyı yaşayan bu ülkedeki kadınlar olduğunu unutmayın.

Daha 3 - 4 gün önce Şanlıurfa'daydım. 6 metrekarelik bir hastane odasında 9 kadın var çocuklarıyla beraber yatıyorlar. Bu manzara 21.yüzyılın Türkiye'sinde yaşanan manzara, 19.yüzyılda yaşanan bir manzara değil. Sağlıkta devrim yaptıklarını söylüyorlardı. Gitsinler Şanlıurfa'yı görsünler. Kendilerine kaçak saray yaptırırlar ama bu ülkeye hastane yaptırmıyorlar. Biz yapacağız.

12 yıllık süre verdiler bu iktidara 12 yıl. Biz 12 yıl istemiyoruz. Türkiye’nin sorunlarını çözmek için 4 yıl istiyoruz 4 yıl. 4 yılda göreceksiniz çağdaş, uygar bir Türkiye, sorunları çözülmüş bir Türkiye. Hem içerde, hem dışarıda sorunları çözülmüş bir Türkiye görecekler.

Ve emekliler her Ramazan bayramında, her kurban bayramında artı ikramiye alacaklar görecekler Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında. 2 milyon taşeron işçisi var 2 milyon. Taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz. Herkesin kadrosu olacak, herkesin sendikası olacak. Herkesin toplu sözleşme hakkı olacak. Çünkü biz sosyal demokrat bir partiyiz.

Bizim amacımız insanların mutlu olması, her evde huzurun olması. Her eve ekmek girmesi, her evde tencerenin  kaynaması. Bizim arzumuz bu. Bunu yapacak olan biziz. Yoksulluğu idare ediyorlar. Kendi esirleri olarak görüyorlar yoksulları. Biz yoksulluğu yönetmeyeceğiz yoksulluğu bitireceğiz. Aile sigortası gelecek. Her evin sigortası olacak. 5 kuruş ödemeden sigortası olacak. Her yoksul evde kadının banka hesabına para yatacak. Gidecek işçi gibi, memur gibi, emekli gibi parasını çekecek istediği yerden alışverişini yapacak. Sadece o mu? Hayır. Açıklayacağız çok güzel projelerimiz var. Öyle yüzlerce, binlerce proje değil adam gibi 3 veya 4 projeyi anlatacağız. Türkiye'yi rahatlatacağız, kutuplaştırmayacağız.

Kavgadan uzak bir Türkiye olacak. Sadece içerde değil dışarıda da öyle olacak. Suriye'de sorunları çözeceğiz, Irak'ta sorunları çözeceğiz. Göreceksiniz Ortadoğu'ya barışı Cumhuriyet Halk Partisi getirecek. Ortadoğu'ya huzuru Cumhuriyet Halk Partisi getirecek. Bunlar Müslüman kanı dökülsün diye tırlarla silah gönderdiler. Biz bunun önünü keseceğiz. Müslüman kanının akmasına engel olacağız, kardeş kardeşi öldürmeyecek. Bunların hepsini yapacağız. Bunları yapmak zor bir şey değil. Bunları yapmak için bir; namuslu adam olacaksınız. İki; verdiğiniz sözde duracaksınız. Üç; halka hesap vermekten korkmayacaksınız. Dört; her kuruşun hesabını bu millete vereceksiniz. Bunları yapmaya söz verirseniz zaten bu sorunların tamamını çözersiniz ve çok daha önemlisi bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz. Bizim gibi düşünmeyen insanlarında düşüncelerini özgürce dile getirdiği bir Türkiye'yi inşa edeceğiz.

Yolunuz aydınlık olsun. Zulme karşı direnmek hepimizin görevidir. Haksızlığa karşı direnmek hepimizin görevidir. Yoksulluğa karşı direnmek hepimizin görevidir. Açlığa karşı direnmek hepimizin görevidir. Düşüncelerimizi özgürce söyleyeceğimiz bir ortamı yaratmak hepimizin görevidir. Herkesin inancını özgürce yerine getirebileceği bir Türkiye'yi inşa etmek hepimizin görevidir. Onlar baskıdan yana, biz özgürlükten yanayız. Onlar yoksulluktan yana biz yoksulluğu tarihe gömeceğiz diyoruz. Onlar etnik kimlik siyaseti yaparlar. Biz her insanın kimliği ne olursa olsun baş tacı ederiz. Onlar inançları sömürürler, biz her inanca saygı duyarız.  Bunu her partilimizin çok iyi bilmesi lazım ve çok iyi anlatması lazım. Evlere girdiğiniz zaman bizim projelerimizi çok iyi anlatın. Kulun kula mahkum olduğu bir düzeni ortadan kaldıracağız.

O nedenle bize büyük görevler düşüyor. 2015 Haziran seçimlerinde hepimize büyük görevler düşüyor. Sadece kendimiz için değil, sadece partimiz içinde değil, çocuklarımız için ve Türkiye'nin geleceği için hep beraber çalışacağız. Nasıl çocuklarınızın geleceği için olağanüstü çaba harcıyorsanız 2015 seçimlerinde Türkiye'nin geleceği içinde olağanüstü çaba harcayacağız. Bizim çabamız tarihe not düşme çabasıdır. Bizim çabamız uygarlaşma çabasıdır. Bizim çabamız Mustafa Kemal Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlığı yakalama çabasıdır.

O nedenle hepimize büyük görev düşüyor ve çalışacağız. Söz mü? Bu söz bana yeter. İstanbul'a daha çok geleceğim. Çok güzel bir örgütlenme yapılmış durumda, devam ediyor. Kadınlara büyük görev düşüyor. Bu seçimlerde kadınlara büyük görev düşüyor.

Bu vesileyle sadece CHP'li kadınlara seslenmiyorum çocuğunu seven, ülkesini seven, geleceğe umutla bakmak isteyen bütün kadınlara sesleniyorum. İster doğuda, ister batıda, ister güneyde, ister kuzeyde huzurlu bir ev mi istiyorsunuz, akşam evinizde tenceremi kaynasın istiyorsunuz, çocuklar okula sevgiyle mi gitmek istiyor? Bunu mu istiyorsunuz? Anneler çocuklarını güler yüzle mi okula göndersinler bunu mu istiyorsunuz? Kavgadan uzak huzurlu bir Türkiye mi istiyorsunuz? Adres belli. Gelin 4 yıl için yetki verin. 4 yıl için göreceksiniz çok farklı bir Türkiye, çok güzel bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz ve bu inşaatın temel harcını da bu ülkenin kadınları atacaktır sizlere güveniyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum."

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 11 Şubat 2015 15:31

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica