Kılıçdaroğlu: “Anayasa Mahkemesi 10 yıl tutukluluk süresini iptal etti. Artık Silivri yargıçları kararlarını versinler”

“ Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin kararı çıkmıştır ve gereğinin yapılması gerekiyor”

“Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının resmi gazetede yayınlanmasını beklemeden bu ayıbı katmerli ayıplarla pekiştirmeyelim. Artık, Silivri yargıçları evrensel hukukun paralelinde, toplumun vicdanını kanatmayacak kararlarını versinler. Bu ayıptan Türkiye’yi kurtarsınlar”

“Bu konuda demokrasiye en büyük katkıyı yine CHP yaptı. Anayasa Mahkemesi’ne giden biziz, demokrasinin önünü açan biziz. Hukukun üstünlüğünü sağlayan biziz. Türkiye’nin dünyaya daha fazla rezil olmasını engelleyen de, Türkiye’nin saygınlığını koruyan da biziz”

“Anayasa Mahkemesi’ne gittik. Bu insan haklarına aykırıdır, bir insanı gereksiz yere 10 yıl hapiste tutamazsınız dedik. İçeri alacaksınız, dava dosyasına gizlilik kararı koyacaksınız.İçeriye atılan kişi ve avukatı dahil kimse bilmeyecek. Sadece hakim bilecek. 10 yıl içerde kalacak bu kişi. 10 yılın sonunda karar verilmezse hadi seni serbest bırakıyorum denecek. Bu bir cezadır.”

“Torba kanun torbayı geçti. Çuval desek oraya da sığmıyor artık. Bir torba yasa ile 65 yasada, 100-150 yasada değişiklik öngörülüyor”

“TBMM’nin Sayın Başkanı’na sesleniyorum. Bu torba yasa ayıbını bu parlamento ne kadar taşıyacaktır. Anayasa Mahkemesi Başkanı’na sesleniyorum. Torba – temel  yasayla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk, yıllar geçti neden karar vermiyorsunuz? Bu ayıp aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’nin ayıbıdır”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Parti Meclisi toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaparken “Anayasa Mahkemesi 10 yıl tutukluluk süresini iptal etti. Artık Silivri yargıçları kararlarını versinler” dedi. Kılıçdaroğlu bu konuda şunları söyledi;

“Değerli arkadaşlarım, parlamento gerçekten son derece zor durumda. Saygınlığı açısından söylüyorum. Tipik bir örnek vereceğim sizlere değerli arkadaşlarım. Bir yasa teklifi veriliyor torba yasa. 32 yasada değişiklik öngörüyor. Sonra bir bakıyorsunuz yasa teklifi veriliyor TBMM genel kuruluna gelmeden önce 32 yasada değişiklik öngörülüyor. Komisyonlarda görüşülüp genel kurula gelinceye kadar öngörülen yasa değişikliği sayısı 65’e çıkıyor. Bir kanunla 65 kanunda değişiklik yapıyorsunuz. Bakın bu bakanlar kurulunun imzasından çıkmış değil. AKP milletvekilleri veriyorlar her önüne gelen şu da olsun, her önüne gelen bu da değişiklik yapılsın diye. Peki vatandaşın bu değişikliklerden nereden haberi olacak? Bıraktık vatandaşları hakimlerin nereden haberi olacak? Bıraktık hakimleri avukatların nereden haberi olacak? Dünyanın hiçbir ülkesinde çok kanun yaptık diye parlamentonun itibari artar diye bir düşünce yok. Çok kanun yapan parlamentonun saygınlıkları tartışılır her zaman. Bunu nasıl bir parlamentodur ki sabah yaptığını akşam bozuyor derler. Böyle bir anlayış olabilir mi? Torba kanun. Torbayı geçti bu. Çuval desek oraya da sığmıyor artık bu. Bir yasa yapıyorsunuz 65 yasada değişiklik öngörüyor. Şuanda genel kurula inmiş durumda. Henüz bitmedi öngörülen yasa değişikliği sayısı 150’yi bulmuş durumda. Bir kanunla 150 kanunda değişiklik yapıyorsunuz. Bana böyle bir örneği dünya demokrasi tarihinde kimse gösteremez. Bu bir utanç sürecidir arkadaşlar. Ben merak ediyorum tek başına iktidarsın, istediğin yasayı çıkarıyorsun, muhalefete söz hakkı doğru dürüst vermiyorsun, eleştiriye tahammül edemiyorsun kalkıyorsun bir kanun teklifi getiriyorsun 150 yasada değişiklik yapıyorsun. Sonrada dönüp vatandaşa diyorsun ki bak resmi gazetede yayınlandı yarın sabahtan itibaren senin bilgin olacak. Olmazsa kusura bakma yasanın gereği yapılacak. Bu mudur demokrasi? Emin olun Hitlerin aklına bile gelmemiştir bu. Emin olun gelmemiştir. Nasıl bir demokrasi sürecidir bu? TBMM’nin Sayın Başkanı’na sesleniyorum. Bu torba yasa ayıbını bu parlamento ne kadar taşıyacaktır. Siz o parlamentonun başkanısınız. Anayasa Mahkemesi Başkanına sesleniyorum. Torba yasayla ilgili olarak temel yasa diye öngörülüyordu. Biz anayasa mahkemesine başvurduk neden yıllar geçti karar vermiyorsunuz. Bu ayıp aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin ayıbıdır. Demokrasilerde böyle bir şey olabilir mi?

Anayasa Mahkemesini eleştirdik ama izin verin birde kutlayalım. Çünkü doğruya doğruyu söyleyeceğiz. 10 yıllık süreyi iptal etti tutukluluk süresini. Unutmayın demokrasiye en büyük katkıyı yine Cumhuriyet Halk Partisi yaptı. Neden? Anayasa Mahkemesine gitti. Bu insan haklarına aykırıdır dedi. Bir insanı gereksiz yere 10 yıl hapiste tutamazsınız dedik. Gereksiz yere. İçeri alacaksınız, dava dosyasına gizlilik kararı koyacaksınız, avukatı bilmeyecek. Sadece hakim bilecek. Neyin ne olduğunu kimse bilmeyecek. İçeriye atılan kişide bilmeyecek. 10 yıl içerde kalacak bu kişi 10 yıl. 10 yılın sonunda karar verilmezse hadi seni serbest bırakıyorum denecek. Bu bir cezadır. Anayasa Mahkemesine giden biziz, demokrasinin önünü açan biziz. Hukukun üstünlüğünü sağlayan biziz. Türkiye’nin dünyaya rezil olmasının önündeki engel olanda biziz. Türkiye’nin saygınlığını da koruyan biziz.

Şimdi Anayasa Mahkemesinin iptal kararının resmi gazetede yayınlanmasını beklemeden bu ayıbı katmerli ayıplarla pekiştirmeyelim. Artık Silivri yargıçları kararlarını versinler. Evrensel hukukun paralelinde kararını versinler. Toplumun vicdanını kanatmayacak kararlarını versinler. Bu ayıptan Türkiye’yi kurtarsınlar. Tam bir rezalet. Pek çok uluslararası kuruluş, AB’nin ilerleme raporları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sosyalist Enternasyonal. Hemen her kurum, tüm dünyadaki insan hakları kurumları bu rezalete son verilmesini istiyorlar. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. En son Anayasa Mahkemesinin kararı çıkmıştır ve gereğinin yapılması gerekiyor.

Hepinize teşekkürler. Basın mensubu arkadaşlarımızı da teşekkürler. Biz Parti Meclisi toplantımızı sürdüreceğiz bizi yalnız bırakırsanız.”

    Cuma, 05 Temmuz 2013 13:46

Bağlantılı Konular